OSMAN KURU

(d. 1956 / ö. -)
âşık
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Osman Kuru, Trabzon’un Düzköy ilçesine bağlı Gürgendağ köyünde 1956 yılında dünyaya gelmiştir. Babasının adı Raşit, annesinin adı Fadime’dir. Yörede Kuruoğlu olarak bilinen sülaledendir. Beş kardeştir. İlköğrenimini köyünde tamamlayan Kuru’nun hayatı maddi manevi sıkıntılarla geçer. Askere gitmeden hemen önce 1976 yılında Huriye Hanım ile evlenir ve bu evlilikten dört çocuğu dünyaya gelir. 1976-1977 yılları arasında askerliğini yapar. Acemi birliğini İskenderun’da, usta birliğini Karadeniz Ereğli’de bahriyeli olarak tamamlar. Gençliği çobanlık, çiftçilik, inşaat işçiliği ve dede mesleği olan hızarcılıkla geçer. Çocukluğunda halk ozanı olan dedesi Âşık Süleyman Kuruoğlu başta olmak üzere yöre âşıklarından Alazlı köyünden Cebrail lakaplı İsmail Çelik, Koryanalı Hüseyin Köse ve Işıklar köyünden Eminonbaşı’ndan etkilenir. Neşat Aydın, Yaşar Reyhanî ve Murat Çobanoğlu’nu kendine usta kabul eder. Özellikle İstanbul’da ikamet ettiği yıllarda çeşitli televizyon ve radyo programlarına katılır, çeşitli gazete ve dergilerde dizeleri yayımlanır. İşsizlik sebebiyle 1988 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç eder. İstanbul’da köyü adına dernek kurar ve dört yıl başkanlığını yapar. Dernek faaliyetlerinden dolayı çalışmaları ödüllendirilir. Hâlen İstanbul’da yaşayan Osman Kuru emeklidir (Çakır 2020).

Kuru, çocukluk yıllarından beri yazdığı ve söylediği türküleri derler ve  “Gönüllere Yolculuk” adlı kitapta 2015 yılında yayımlar. Yaşadığı çeşitli olaylardan etkilenerek farklı konularda şiirler ve türküler kaleme alır. Şiirlerinde; genel olarak dinî ve millî temaları işler. Allah sevgisi, memleket ve Karadeniz aşkı gibi hisli duyguların yanı sıra bazen gurbet acısı, özlem, sitem gibi konulara da yer verir. Dili sade ve anlaşılır olan kuru, yer yer yöresel ağız özelliklerini şiirine yansıtır. Hece ölçüyle yazar. Genelde koşma tipinde yazar, bazı şiirlerini beyit şeklindedir, beyit hâlinde yazdıkları bu şiirleri ise iç kafiyelidir. İrticalen türkü söyleyebilen Kuru, taşlama türünde atma türkü söylemeyi eğlence de olsa kimseye hakaret etmek istemediği için tercih etmediğini ifade eder (Çakır 2020).

Kendisinden önceki halk şairlerinden etkilenir. Özellikle Murat Çobanoğlu, Reyhani Baba, Erkan Ocaklı gibi âşıklara atfen şiir yazar: “Çobanoğlu” başlıklı şiirinden iki parça şöyledir: “Çobanoğlu derler bir koca çınar/Kandiller yandı mı fenerler söner/İsmin anıldı mı yüreğim yanar/Şu deli gönlümde yan Çobanoğlu”. “Sümmani Baba’nın yoldaşı olsam/Reyhanî’ye sorup sana ulaşsam/Derdimi anlatıp sırdaşın olsam/Bu dertten anlayan yok Çobanoğlu” (Kuru 2015: 64). Erkan Ocaklı’nın vefatı üzerine duyduğu üzüntüyü ve ona sevgisini dile getiren bir ağıt yazar: Ağıtın birkaç dörtlüğü şöyledir: “Tarih zor yetiştirir/Erkan Ocaklıları/Ağladı Karadeniz/Devrildi bir çınarı/Eller semaya kalktı/Duacı Yaradan’a/Allah rahmet eylesin/Bu Maçkalı Erkan’a. Kendisine usta kabul ettiği Reyhanî’nin vefatı üzerine de şiir yazar ve onu ustası kabul ettiğini bu şiirinde de belirtir: “Sözüne âşık olduğum/Kendime örnek aldığım/ Yaradan için sevdiğim/Bir üstadımı kaybettim” (Kuru 2015: 76).

Kuru, babaannesinden dinlediği ve dedesine ait bir türküden esinlenerek “Hamidiye” şiirini yazar. 1. Dünya Savaşı’nda Yemen Cephesine Trabzon’dan asker sevkiyatının anlatıldığı bu şiire ait bir dörtlük şöyledir: “Hamidiye gemisi yanaştı Trabzon’a/ Geldi asker alacak, demir attı limana” (2015:91). Kuru’nun bu şiiri sözlü tarih çalışmaları açısından önemlidir.

“Anadolu’m” şiiri şöyledir:  “Kırıp dökmen bu vatanı/ Tarih affetmez bizleri/Unutmayın bu vatanda/Şehit yatan yiğitleri” (Kuru 2015: 119). “Yok ki” başlıklı şiirinde (Kuru 2015:180)  ise kendisinden önceki dinî tasavvufi şahsiyetlerden Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bayram Veli, Ak Şemseddin’e övgüde bulunur. Ayrıca bu şiirinde Leyla Mecnun, Aslı ile Kerem, Nuh tufanı, Hazreti Ömer’in adaleti, Adem ve Havva’ya telmihte bulunur. “Yorgun Muhacirler”  adlı şiiri ise şöyledir: “Geldi düşman gemileri, yakıp yıkıyor sahilleri/ Moskoflar dul bıraktı kınalanmış gelinleri” (Kuru 2015: 183). “Çanakkale Destanı’ adlı şiirinde de tarihî ve millî duyguları dile getirir.

İnternet ortamında Yahya Birinci’nin kemençe eşliğinde seslendirdiği bir türküsü bulunmaktadır (www.youtube.com). Şiirinin bir kısmı, yöre sanatçıları tarafından bestelenmiştir.

Kaynakça

Çakır, Emine (2020). Osman Kuru, 1956 Trabzon Düzköy doğumlu, ilkokul mezunu, halk şairi [8 Aralık 2020 tarihinde Emine Çakır tarafından  Osman Kuru ile yapılan görüşme kaydından alınmıştır].

https://www.youtube.com/watch?v=UkYXyb6qxsg; erişim tarihi 7 Aralık 2020.

Kuru, Osman (2015). Gönüllere Yolculuk. İstanbul: Zafer Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: Dr. Öğretim Üyesi Emine ÇAKIR
Yayın Tarihi: 18.12.2020
Güncelleme Tarihi: 18.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Gönüllere YolculukZafer Matbaası / İstanbul2015

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1İBRAM/İBRAHİM/GÜLPINAR, İbrahim Gülpınard. 01.07.1971 - ö. 27.01.2016Doğum YeriGörüntüle
2MESİHULLAH RIZAÎd. 1939 - ö. 26.07.2016Doğum YeriGörüntüle
3NABURLU BADAMd. ? - ö. 1950/1964?Doğum YeriGörüntüle
4Şükrü Karacad. 10 Kasım 1956 - ö. 5 Ocak 2014Doğum YılıGörüntüle
5Sezer Ateş Ayvazd. 11 Ağustos 1956 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Metin Balayd. 22 Ekim 1956 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Şükrü Karacad. 10 Kasım 1956 - ö. 5 Ocak 2014Ölüm YılıGörüntüle
8Sezer Ateş Ayvazd. 11 Ağustos 1956 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9Metin Balayd. 22 Ekim 1956 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Şükrü Karacad. 10 Kasım 1956 - ö. 5 Ocak 2014MeslekGörüntüle
11Sezer Ateş Ayvazd. 11 Ağustos 1956 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Metin Balayd. 22 Ekim 1956 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Şükrü Karacad. 10 Kasım 1956 - ö. 5 Ocak 2014Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Sezer Ateş Ayvazd. 11 Ağustos 1956 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Metin Balayd. 22 Ekim 1956 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Şükrü Karacad. 10 Kasım 1956 - ö. 5 Ocak 2014Madde AdıGörüntüle
17Sezer Ateş Ayvazd. 11 Ağustos 1956 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Metin Balayd. 22 Ekim 1956 - ö. ?Madde AdıGörüntüle