PERVANÎ, İsmail Çelik

(d. 05.03.1931 / ö. -)
âşık, fırıncı
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı İsmail olan âşığın mahlası Pervanî’dir. Artvin'in Yusufeli ilçesine bağlı Havuzlu (eski adı Okar) köyünde, 5 Mart 1931 tarihinde doğmuştur. Tellioğulları (sonradan Salihoğulları) sülalesindendir. Babası Ali Efendi, annesi Ayşe Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Mehmet İkrârî (1841-1904) de âşıktır. Pervanî, köyündeki ilkokulu bitirdikten sonra okuyamaz, ancak kendi kendini geliştirir. Babasını on dört yaşında kaybeder. Çocukluk ve ilk gençlik çağında kendi köyünde çiftçilik ve hayvancılıkla meşgul olur. Âşık olduktan sonra Nisan 1950’de altı yıl sürecek olan bir Anadolu seyahatine çıkar. Bu seyahat sırasında Oltu, Narman/Samikale, Erzurum, Erzincan, Sivas, Tokat, Eskişehir gibi pek çok şehre gider. Bu seyahatin ardından köyüne dönen âşık, 1955'te kendi köyünden Ayşe Hanım’la evlenir. Bu evlilikten dört kız ve bir erkek çocuğu dünyaya gelir. 1956'da Kars/Sarıkamış’a göç eder ve burada fırıncılık yapmaya başlar. Burada Murat Çobanoğlu, Bardızlı Nihanî ve Mevlüt İhsanî ile tanışır. Sekiz yıl Sarıkamış’ta çalıştıktan sonra, hemşerilerinin olduğu Eskişehir’e taşınmaya karar verir ve bu kararını 1963'te uygular. Burada bir fırın açarak 1992'de emekli oluncaya kadar bu mesleği sürdürür. Emekliliğinin ardından kendini tamamen sanatına verme imkânı bulur (Artvinli 2001: 21-26). Günümüzde Eskişehir’de yaşamını sürdürmektedir.

İsmail Çelik, badeli bir âşıktır. Nisan 1949’un ilk haftasında Saatol mezrasına gidip tarlaları ekime hazırlamak için buradaki tarlalara gider. İşe ara verdiğinde bir ağacın altında uyuyakalır. Rüyasında üç derviş (Gökalp [t.y.]’da Hızır, İlyas ve Kutup Nebi) görür. Bunlar “Seni âşıklığa ulaştıracağız.” diyerek ona bir kız gösterirler ve asıl adı Ayşe olan bu kızın âşıklar meclisindeki adı Nazlıhan olup Mısır’ın Kenan ilindendir. Her ikisine de üçer tane üzüm (www.youtube.com) tanesi verip bunları birbiriyle nişanlayıp bu dünyada kavuşmayacaklarını söylerler. Hızır İlyas ile gezerken ikisi dönmeyen, biri çok hızla dönen değirmenler (Günay 1999’da değirmen üç taşa sahiptir.) görürler. Hızla dönen değirmene İsmail, “pervane gibi” deyince, Hızır İlyas, İsmail’e “Pervanî” mahlasını verirler (Günay 1999: 140-142; Uğuroğlu-Çağlar 2008: 321-323). Pervanî, köydeki marangoza saz yaptırır. Önceden tulum ve zurna çaldığı bilindiğinden bu durum şaşkınlık yaratır. Pervanî bâde içtiğini altı ay saklar. Tüm yaz boyunca köylüleri Pervarî’ye saz çaldırıp ve türkü ve şiir söyletirler. Pervanî, bâdeli âşık olduğunu ilan edince, iddiasına başta inanılmaz, hatta yakın köydeki usta âşık Huzurî, Pervanî’yi imtihan etmesi için çağrılır. Bu imtihanda başarılı olan Pervanî’nin yakın çevrede ünü giderek artar. 1950 yılının Nisan ayında altı ay sürecek bir Anadolu gezisine çıkar. Bu gezi sırasında Oltu’da Ümmanî, Sivas’ta Davut Sularî, Erzincan’da Âşık Güllühan, Eskişehir’de Posoflu Zülâlî ile karşılaşmalar yapar (Gökalp [t.y.]: 193-194). Pervanî, 1950 yılında Ankara Radyosu’nda, 1997'de ise Kanal 7 ve Mesaj TV’de yayınlanan programlara konuk olur. 1974'te Konya’daki Âşıklar Bayramı’na katılıp atışma dalında birincilik alır (Artvinli 2001: 26-27).

Pervanî, başta dedesi Âşık İkrarî olmak üzere, Narmanlı Sümmanî, Muhibbî, Mahirî ve Huzurî’den etkilenir. Bu isimlerden Muhibbî’yi rehber, Sümmanî ve Huzurî’yi ise usta olarak kabul eder. İlahilerinde ve hayatında ise Yunus Emre’yi kendisine örnek alır (Artvinli 2001: 29). Bu sayılanların içinde özellikle Sümmanî’nin âşığı çok etkilediği söylenebilir. Hatta Artvin âşıkları içinde Sümmanî’nin etkisinin en çok görüldüğü âşık, Pervanî’dir (Öksüz 2013: 307). Pervanî, halk şiirinin tüm şekil ve türlerinde esen vermiş velûd bir âşıktır. Şiirlerini defterlere tarihiyle birlikte kaydetmiştir. Bazı şiirlerin altına şiirle ilgili notlar düşmüştür (Artvinli 2001: 32). Şiirleri Artvinli (2001) ve Buttanrı (2017) tarafından neşredilmiştir. Ayrıca 1997'de Anadolu’nun Sesi isimli bir kaset çıkarmıştır. Bu kasette kendine ait şiirleri saz eşliğinde okumuştur (Artvinli 2001: 27).

Pervanî, şiirlerinde ahengi oluşturmak için geleneksel enstrümanlar olan redif, yarım, tam ve zengin kafiyeleri kullanır. Bazı şiirlerinde kafiye yapısı bozulmakta, şiirin ahengi sadece redife emanet edilir. Nazım birimi olarak dörtlüğü yeğleyen ozanın divanîlerde beyti de tercih ettiği görülmektedir. Başta koşma olmak üzere, destan, semai, ilahi ve divanî gibi nazım biçim ve türlerini rahatlıkla kullanan âşığın şiirleri üç devrede incelenebilir. İlk devrede aşk şiirleri ağırlıktadır. İkinci devre ise şairin toplumla ilgili sorunları ağırlıklı olarak ele almayı tercih ettiği bir zaman dilimine tekabül eder. Son devrede ise din ve tasavvufun ağırlık kazandığı görülür. Ancak tüm bunların daha üstünde olan tema, gurbettir. Hayatı boyunca Artvin’den uzakta kalmanın duygularıyla âşık, bu temayı pek çok şiirinin merkezine oturtmuştur. Bâdeli Hak âşığı olmasının sonucu olarak şiirlerinde dinî-tasavvufi renk daha belirgindir. Toplumsal sorunlara da duyarsız kalmamış; adaletsizlik, kültür değişmesi, gelir dağılımındaki eşitsizlik gibi pek çok sorunu işler. Âşığın ciddi bir mizaca sahip olması sebebiyle şiirleri arasında mizahî olanlara pek az rastlanır.

Kaynakça

Artvinli, Taner (2001). Yusufelili Âşık Pervanî Hayatı, Şiirleri, Karşılaşmaları. Ankara: Üran Yay.

Buttanrı, Müzeyyen (2017). Eskişehir’de Bir Âşık -Pervanî İsmail Çelik- Âşıklık Geleneği Hayatı Sanatı ve Basılmamış Şiirleri. Eskişehir: Özkâğıtçılık Matbaacılık.

Gökalp, Mehmet [t.y.]. Artvin Saz Şairleri. İstanbul: Asır Ajans Yay.

Günay, Umay (1999). Türkiye’de Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi. Ankara: Akçağ Yay.

https://www.youtube.com/watch?v=VuDxul_TT4c [Erişim tarihi 21.05.2019].

Öksüz, Musa (2013). Artvin Âşıklık Geleneği. Doktora Tezi. Trabzon: Karadeniz Teknik Üniversitesi. 

Uğuroğlu, Gonca, Tuğçe Çağlar (2008). “İsmail Çelik (Âşık Pervanî)”. Sazın Sözün Sultanları Yaşayan Halk Şairleri I. Ed. Fatma Ahsen Turan vd. Ankara: Gazi Kitabevi. 321-343.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜROL PEHLİVAN
Yayın Tarihi: 10.06.2019
Güncelleme Tarihi: 10.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1GÜL BABA HALİMd. 1855/1856 - ö. 1908/1910Doğum YeriGörüntüle
2BAĞRIYANIK, Ali Özkurd. 1952 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3DUR ABDAL, Abdullah Yükseld. 1881 - ö. 1946Doğum YeriGörüntüle
4GÜL BABA HALİMd. 1855/1856 - ö. 1908/1910Doğum YılıGörüntüle
5BAĞRIYANIK, Ali Özkurd. 1952 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6DUR ABDAL, Abdullah Yükseld. 1881 - ö. 1946Doğum YılıGörüntüle
7GÜL BABA HALİMd. 1855/1856 - ö. 1908/1910MeslekGörüntüle
8BAĞRIYANIK, Ali Özkurd. 1952 - ö. ?MeslekGörüntüle
9DUR ABDAL, Abdullah Yükseld. 1881 - ö. 1946MeslekGörüntüle
10GÜL BABA HALİMd. 1855/1856 - ö. 1908/1910Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11BAĞRIYANIK, Ali Özkurd. 1952 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12DUR ABDAL, Abdullah Yükseld. 1881 - ö. 1946Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13GÜL BABA HALİMd. 1855/1856 - ö. 1908/1910Madde AdıGörüntüle
14BAĞRIYANIK, Ali Özkurd. 1952 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15DUR ABDAL, Abdullah Yükseld. 1881 - ö. 1946Madde AdıGörüntüle