PÎRÎ, Pîrî Beg Döger

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Çağatay)

Asıl adı bilinmemektedir. Şiirlerinde “Pîrî” mahlasını kullanmıştır. Doğum ve ölüm tarihi bilinmemektedir. Türkmenlerin Döger/Döğer aşiretindendir (Kuşoğlu 2012:612, Sümer 1976:183). Sadıkî, kendisinden “sıcakkanlı, her türlü sohbete açık bir dost” diye bahseder (Kuşoğlu 2012: 612). Bu da şairin Sadıkî’nin tezkireyi yazdığı sıralarda hayatta ve onunla arkadaş olduğunu düşündürmektedir. Sadıkî, Pîrî’nin ahlaklı ve hoşsohbet bir genç olduğunu belirttikten sonra musiki ilminde bilgi sahibi, çok sayıda bestesinin olduğunu belirtir. Şiirlerinin de bu ilmi doğrultusunda yazıldığını vurgular. İsmail Hikmet, Sadıkî’nin şairden örnek verdiği şiirlerden hareketle şairin elemli ve hicranlı birisi olduğunu söyler. Bunun sebeplerini de musikişinas olması ve karakterinin hüzne eğilimli olmasına bağlar; şairin şiirlerinde dinî ve tasavvufî bir iz olmadığını belirtir. İsmail Hikmet, Pîrî’nin tamamıyla hayatî ve kalbî olduğunu vurgular (Bayram 2013:345). Sadıkî, şairin Farsça ve Türkçe yazmış olduğu şiirlerinden örnekler verir. Eserleri hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. 

Kaynakça

Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.

Sümer, Faruk (1976). Safevî Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü (Şah İsmail ile Halefleri ve Anadolu Türkleri), Ankara: Güven Matbaası.

Bayram, Parvana (hzl.) (2013). İsmail Hikmet, Azerbaycan Edebiyatı Tarihi I-II, Ankara: Akçağ.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUNİSE KOÇ
Yayın Tarihi: 19.12.2017

Eserlerinden Örnekler

Farsça Şiirleri

Rubai

Ez-vasl-ı tû ey nigâr dûrî tâ key

Her çend ki bâşed în zarûrî tâ key

Goftî ki sabûr bâş Pîrî vü menâl

Kurbân-ı seret şevem sabûrî tâ key

(Ey güzel sevgili! Senin kavuşmandan uzak kalmak ne zamana kadar? Bu zorunlu olursa da ne zamana kadar sürer? Ey Pîrî! Sabırlı ol, inleme dedin. Başına kurban olayım, sabırlılık ne zamana kadar?) (Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)

Rubai

Ey kâş demî k’ez tû cudâ mî- geştem

Yâhûd rûzî ki âşinâ mî-geştem

Der-pây-ı tû cevr-pîşe mî-dâdem cân

Ber-gerd-i ser-i tû bî-vefâ mî-geştem 

(Keşke bir an senden ayrı gezseydim. Ya da bir gün seninle tanıştığımda mesleği zulüm olan senin ayağında sen vefasızın başının etrafında dönseydin.) (Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)

Türkçe

Sadıkî, şairin bu Türkçe rubaisi fena değildir deyip aşağıdaki şiiri örnek verir:

Bî-hast köngüldin yana efgân kéleyor

Közdin dagı bî-sebeb bu kün kan kéleyor

Vaslıga karanma köp dagı şâd olma

Esbâb-ı gam ét köngül ki hicrân kéleyor

(Bu isteksiz gönülden yine feryat yükseliyor. Gözümden de bugün sebepsiz kan geliyor. Ona kavuşma anını bekleme, çok da sevinme! Ey gönül, gamın gereğini yap, hicrân geliyor.) (Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)