RAGMÎ, Kâsım Big

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Azeri)

Asıl adı Kâsım’dır; mahlası ise Ragmî’dir. Doğum ve ölüm tarihleri hakkında elde bilgi mevcut değildir. Herât Beylerbeyi Ali Kulu Han’ın karısının kardeşidir (Kuşoğlu 2012:272). Sadıkî iyi bir delikanlı olduğundan bahseder; şairliğini de iyi olarak niteler. Farsça şiirlerinden örnekler verir. Sadıkî’nin, şairin Türkçe şiirlerine örnek vermemesi şairin sadece Farsça yazdığını düşündürmektedir. Eserlerinin varlığına dair elde bilgi olmamakla beraber Sadıkî’de bir gazeli, bir rubaisi ve iki ayrı beytine örnek verilmiştir.

Kaynakça

Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUNİSE KOÇ
Yayın Tarihi: 13.12.2017

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Dil zi-reşk-i gayr em-şeb yâd-ı hicrân kerde bûd

Dîden ü nâ-dîdenet ber-hîş yeksân kerde bûd

Şeb be-bezm-i gayr bûd cân-ı men gûyâ ki subh

Bûy-ı nevmîdî dimâgem-râ perîşân kerde bûd

Cân-ı men çâk-ı girîbânet çi mî-porsî ki çîst

Bâ-ecel-i mâ-râ gamet dest ü girîbân kerde bûd

Bâz bî-tâbî tû kerdî Ragmî vü reftî bereş

Ver-ne în dil-i yek-dü rûzî ho be-hicrân kerde bûd

(Gönül, yabancının kıskançlığıyla bu gece ayrılığı hatırlamıştı. Seni görmeyi ve görmemeyi kendisine aynı saymıştı. Gece benim canım yabancının şölenindeydi. Sanki sabah ümitsizlik kokusu dimağımı altüst etmişti. Benim canım “yakanın yırtığı nedir” ne diye soruyorsun, bizimle ecel elimiz birbirimizin yakasında kalmıştı. Ey Rağmî! Yine sabırsızlık yaptın ve onun yanına gittin. Yoksa bu gönül bir iki günlüğüne ayrılığa alışmıştı.) (Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)

Rubai

Şemâ miyân-ı mâ vü tû sohbet harâm şod

Tû dîr zî ki zindegî-i mâ temâm şod

Ol ferişte-râ be-harîm-i tû reh ne-bûd

Âhir çi şod ki sohbet-i hâs-i tû âm şod?

(Ey mum, bizimle senin aranda sohbet haram oldu. Sen çok yaşa, bizim hayatımız sona erdi. İlk önce

melek bile senin haremine yol bulamazdı. Sonunda ne oldu da senin özel sohbetin genel oldu?)(Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)

Beyit

Der-âteş-i gam sûhtem ü yâr ne-dânist

Hâşâ ki muhabbet eserî dâşte bâşed

(Gam ateşinde yandım da yâr bilmedi. Hâşâ sevginin bir etkisi olmuş olsa da.)(Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)

Beyit

Dü rûz şod ki visâleş be-müddeâ-yı men est

Zemâne tâ diger ey dil çi müddeâ dâred

(İki gün oldu, onun kavuşması bana iddia ediliyor. Ey gönül, devran ne zamana kadar nice iddialar edecektir?)(Kuşoğlu, M. Oğuzhan (2012). Sâdıkî-i Kitâbdâr'ın Mecma‘u’l-Havâs Adlı Eseri: İnceleme - Metin – Dizin.  Doktora Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi.)