RÛHÎ, Abdülkerim Ruhi Efendi

(d. 1840/? - ö. 1905?/1323)
tekke şairi
(Tekke / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Şiirlerinde Rûhî mahlasını kullanan mutasavvıf şairin asıl adı Abdülkerim Rûhî Efendi’dir. Rûhî, 1840 yılında İstanbul’da doğmuştur. Abdülbaki Gölpınarlı’nın Melâmîlik ve Melâmîler adlı eserinde verilen bilgilere göre, enderuna girmiş, bir müddet sonra çıkıp tütüncülük ve badehu arzuhalcilik yapmıştır. Tasavvufa meraklı olduğu için pek çok meşayihle görüşmüş, nihayet Safî Efendi’den tarikatı Rifaiyyeye sülûk edip hilafet almıştır. 1288’de Safî Efendi ile beraber Boyacı köyünde Haririzade’nin yalısında Seyyid Muhammed Nûr ile görüşmüş ve melamete süluk eylemiştir. Seyyit Rumeli'ye döndükten sonra Abdülkerim Efendi muhtelif tarihlerde iki kere gidip kendisiyle görüşerek nihayet melami hilafeti almıştır. Şehremini'ndeki Rifai tekkesiyle melevihane kapısındaki Tarsus Rifai Tekkesi, Şeyh Şâfî Efendi’nin sorumluluğundayken Abdülkerim Efendi Muhammet Nûr’un emriyle Tarsus tekkesini Şâfî Efendi’den alıp meclisi meşayih tarafından kendisine tefviz ettirerek haftadan haftaya zahiren bir Rifai mukabelesi yapmak şartıyle melamiliği neşre başlamıştır. Abdülkerim Rûhî Efendi, Bursa’da 1323’te, 65 yaşlarında iken vefat etmiştir (2011: 318).

Pek çok müridi olduğunu belirten Gölpınarlı, eserinin “Abdülkerim Efendinin Halifeleri” başlığı altında ise Kantarcı Aziz Baba, Terlikçi Sâlih, Şâir Ahmet Hamdî B. (Nâzimül hikem), Seyyah Manastırlı Hacı Ahmet Baba, Elmas Efendi, Cengârî Mustafa Efendi, Yakovalı Hâfız Süleyman Baba, Pirzerinli Topal Recep Efendi, Şeyh Hüseyin Sıdkı Efendi, Osman Zevkî Efendi, Mehmet B., Osman Şadi Efendi ve Kaymakam Ahmet Bey gibi isimlere yer vermiştir (2011: 320-325). Rûhî’nin yaşamı ve şairliği cönk ve mecmualar üzerine yapılacak çalışmalarla aydınlatılabilir.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi’nde Abdülkerim Rûhî Efendi’nin şiirlerinin dilinin akıcı olduğu ve Melamilik hakkında Şehadetü’l-Hak adlı bir risalesi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca kendi şiirlerinin dışında Seyyid Niyâzî Şerhi’ni tamamladığı ve zeyl ettiği ifade edilmiştir (1977: 21). Abdülbaki Gölpınarlı ise, Abdülkerim Rûhî Efendi’nin diğer Melami halifeleri gibi vezin ve kafiyeye yabancı olmadığını dile getirmiş ve Rûhî’nin “Melâmî, tahtı kenzin matlaı ma’nâyı insandır/ Melâmî, huhbi zâtın mazharı mahbubi yezdandır/ Melâmî, tâifânı kudsiyâna kıbledir cânâ/ Melâmî, ehli vicdana muallâ Arçı Rahmandır” beyitleriyle başlayan uzun bir manzumesiyle “Canlara canan olan Seyyit Muhammed Nur'dur/ Dertlere derman otan Seyyit Muhammed Nur'dur” matlalı bir methiyesinin ihvanı arasında meşhur olduğunu belirtmiştir (2011: 318).

Kaynakça

“Abdülkerim Rûhî Efendi” (1977). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 1. İstanbul: Dergah Yay. s. 21.

Gölpınarlı, Abdülbaki (2011). Melâmîlik ve Melâmîler. İstanbul: Milenyum Yay. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ZEYNEP SAFİYE BAKİ
Yayın Tarihi: 18.02.2015

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Ey vücud etvarına cevlân Habibi kibriyâ,

Vey vücud esrarına seyran Habîbî kibryâ!

Vâcidü mevcüd seni mir’ât edindi şüphesiz,

Sireti Hak, sûrati Rahman Habibi kibriyâ!

Şanını tebcil içic geldi ……

İşte bnrhan; şahidim Kur'an Habîbi kibriyâ!

Vasfı Kur’an, hulku Kur'an, sahibi …..

Sırrı yezdan, zahirim fürkan Habîbi kibriy!

Veçhi pâkin nûri şemsi zâtı Hak meclâsıdır

Cümle âlem hüsnüne hayran Habîbi kibriyâ!

Tahriü Hâdî vü Yâsın, Hâyi Hakkın mîmisin,

Nûnü Sâdü Kaf …. Habîbi kibriyâ!

Hubbi zâtın mazharı, kenzi vücudun matlaı,

Mebdei kül aslına burhan Habîbi kibriyâ!

Hâsılı Hak, zâtını mahbub edüp ba'seyledi,

On sekiz bin âleme sultan Habîbi kibriyâ!

….. nutku îkandır bize

Görünen, senden gören Sübhan Habîbi kibriyâ!

Hizmeti na’ti şerifin ile Rûhî fahreder,

Mahzı lutfundan diler ihsan Habibi kibriyâ

Gölpınarlı, Abdülbaki (2011). Melâmîlik ve Melâmîler. İstanbul: Milenyum Yay. 319.

Gazel

Tahtigâhı dilde iclâs eyledi sultanı aşk'

Kürsii sadra kuruldu bir azim eyvânı aşk..

Reşşeder envârı aşkı mübtelâ uşşakına

Mestedip üftadegânı oldular hayranı aşk.

Nevhai Nûh’a sebep oldiysa ger aşkın yeli,

Garkeder uşşakını baştan başa tufânı aşk!

Görmedinmi Mustafa’yi, rehnüması aşk idi;

Leylei esrâ’da cilve eyledi Sübhânı aşk!

Bâi … i aşkı şerhedrsen Rûhiyâ,

Noktai Sırrı Ali’den faşolur Kur’anı aşk!

Gölpınarlı, Abdülbaki (2011). Melâmîlik ve Melâmîler. İstanbul: Milenyum Yay. 319.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1RÂŞİD, Râşid Ali Efendi, İstanbullud. ? - ö. 1894Doğum YeriGörüntüle
2Bahar Feyzand. 08 Temmuz 1979 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3FAZÎL, Cemâlzâde Fazîl Çelebi b. Zenbilli Ali Efendid. 1514 - ö. 1583Doğum YeriGörüntüle
4SABRÎ, Hüseyin Sabrîd. 1840 - ö. 1905Doğum YılıGörüntüle
5FAZLÎ, Mahmûd Fazlî Efendi, Rusçuklud. 1840 - ö. 1909Doğum YılıGörüntüle
6SÂKİNE HATUN, Sakine Bacıd. 1840 - ö. 1935Doğum YılıGörüntüle
7SABRÎ, Hüseyin Sabrîd. 1840 - ö. 1905Ölüm YılıGörüntüle
8FAZLÎ, Mahmûd Fazlî Efendi, Rusçuklud. 1840 - ö. 1909Ölüm YılıGörüntüle
9SÂKİNE HATUN, Sakine Bacıd. 1840 - ö. 1935Ölüm YılıGörüntüle
10SABRÎ, Hüseyin Sabrîd. 1840 - ö. 1905MeslekGörüntüle
11FAZLÎ, Mahmûd Fazlî Efendi, Rusçuklud. 1840 - ö. 1909MeslekGörüntüle
12SÂKİNE HATUN, Sakine Bacıd. 1840 - ö. 1935MeslekGörüntüle
13SABRÎ, Hüseyin Sabrîd. 1840 - ö. 1905Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14FAZLÎ, Mahmûd Fazlî Efendi, Rusçuklud. 1840 - ö. 1909Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15SÂKİNE HATUN, Sakine Bacıd. 1840 - ö. 1935Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SABRÎ, Hüseyin Sabrîd. 1840 - ö. 1905Madde AdıGörüntüle
17FAZLÎ, Mahmûd Fazlî Efendi, Rusçuklud. 1840 - ö. 1909Madde AdıGörüntüle
18SÂKİNE HATUN, Sakine Bacıd. 1840 - ö. 1935Madde AdıGörüntüle