RÜŞDÎ, Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdî Paşa

(d. 1245/1829-30 - ö. 1291/1874)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1245/1829-30 yılında Amasya’da doğdu. Nakşibendî tarikatının Hâlidiye kolu şeyhlerinden İsmâil Sirâceddîn Efendi’nin oğludur. Ailesi Şirvân’dan (Dağıstan) Amasya’ya göç etmiştir. Bu yüzden Şirvânî-zâde sanıyla meşhur olmuştur. Amasya’da babası ve ağabeyi Abdülhamîd Efendi’den İslami ilimler tahsil ettikten sonra 1267/1850-51 yılında İstanbul’a geldi. Burada eğitimine devam ederek Vidinli Mustafa Efendi’nin icazet aldı. Ardından Beyazıt Camii Medresesi’nde ders okuttu. 1270/1853’da Amasya Evkaf müdürü olarak tayin edildi ancak 1271/1854-55 yılında bu görevden istifa ederek tekrar İstanbul’a döndü. Şeyhülislam olan Ârif Efendi’nin oğluna ders vermekte iken zekâ ve yetenekleri ile bu kişinin dikkatini çekti ve ruus alıp müderrisliğe başladı. Mahkeme-i Teftîş-i Evkāf ve Evkaf Teftiş Mahkemesi kassamlığına tayin edildi. Bir müddet Ahmet Cevdet Paşa’nın başkanlığı altında kurulan arazi komisyonuna üyelik yaptı. Meşreb-zâde Mehmed Ârif Efendi dairesine intisapla devletin ileri gelenleriyle özellikle de Keçeci-zâde Fuâd Paşa’yla yakınlık kurdu. 1860 yılı yazında Şam ve Lübnan’da Dürzîlerle Mârûnîler arasında çıkan kanlı çatışmaların artması üzerine Hariciye Nazırı Fuâd Paşa, Suriye’ye Şam valisi olarak görevlendirilince Mehmed Rüşdî Efendi de onunla birlikte Şam’a gitti. Şirvânî-zâde’nin yaptığı çalışmalardan çok memnun kalan Keçeci-zâde Fuâd Paşa, onun mahreç kadılıklarından birine tayin edilmesini tavsiye etti. Fakat bu tavsiye, Şeyhülislam Mehmed Sadeddîn Efendi’nin itirazı üzerine yerine getirilmedi. Yine Keçeci-zâde Fuâd Paşa’nın tavsiyesi üzerine 1278/1861’de “Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye” üyeliğine tayin edilen Rüşdî, 1279/1863’te ise vezir rütbesi verilerek Şam valiliğine getirildi. 1280/1864’te de Şam, Sayda vilayetleri ile Kudüs Sancağı’nın birleştirilmesiyle oluşturulan yeni Suriye vilayeti valiliğine atandı. 1282/1865’te İstanbul’a dönen Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdî Efendi, evkaf nazırı olarak görevlendirildi. Aynı yıl maliye nazırı yapıldı ve 1284/1868 yılında bu görevine hazine-i hassa nazırlığı da eklendi. 1285/1869’da hazine-i hassa nazırlığı kendinde kalmak üzere yeni kurulan dâhiliye nezareti nazırlığı görevi verildi. Fakat Şirvanî-zade Mehmet Rüşdî Paşa’nın doğrudan doğruya sarayla temasa geçmesi, bazı konularda sadrazama danışmadan hareket etmesi ve hatta sadrazama muhalif tutumlarından dolayı Sadrazam Mehmed Emîn Âli Paşa ile arası açıldı. Bunun üzerine 1286/1870’te Dâhiliye Nazırlığı görevinden alınarak ikinci defa Maliye Nazırı görevine getirildi. Bu görevde iken Şehzâde İzzeddîn Efendi’nin Dolmabahçe Sarayı’ndaki sünnet düğününe nezaret etti. Fakat bu sırada fahiş fiyatla satın aldığı çuhaları maliye mahzeninde çürütmesi, saraya hediye ettiği atların ve konağına döşettiği halıların parasını hazine-i hassa masrafları arasında göstermesi gibi sebeplerle 1287/1871’de Maliye Nazırlığından azledildi. Burada yaptığı bazı icraatlar Padişah Sultan Abdülazîz tarafından beğenilmeyip azledilerek sürgüne gönderilmesi istendi. Fakat sadrazam Mehmed Emîn Âli Paşa, sarayın hükümet işlerine karışmasını hoş görmeyip padişahın bu isteğini kabul etmedi. Fakat Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdî Paşa’yı maliye nazırlığından alarak ona nafia nazırlığı görevini verdi. 15 gün sonra da divan-ı ahkâm-ı adliye nazırı olan Edhem Paşa ile yeri değiştirildi. Fakat bu yeni görevine başladıktan birkaç ay sonra 1287/1871’de kendisine hamilik yapan Sadrazam Mehmed Emîn Âli Paşa’nın ölümüyle yerine atanan Mahmûd Nedîm Paşa, kendine aleyhtar olarak gördüğü Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdî Paşa’yı nazırlıktan azlederek Amasya’ya sürgüne gönderdi. 1289/1872-73’te sadrazamlıktan azledilen Mahmûd Nedîm Paşa’nın yerine atanan Mithat Paşa, Şirvânî-zâde’yi sürgünden affetti. İstanbul’a dönünce de onu orman ve maadin nazırlığına atadı. Aynı yıl daha önce ilga edilerek şeyhülislamlıkla birleştirilen Evkaf Nezareti tekrar kurulunca Orman ve Maadin Nazırlığından bu yeni nezarete nakledildi. Ardından Mütercim Rüşdî Paşa’nın başkanlığında kurulan kabinede yeniden Maliye Nazırı oldu. Şirvânî-zâde Mehmed Rüşdî Paşa, 17 Safer 1290 (16 Nisan 1873) tarihinde sadaret makamından azledilen Sakızlı Ahmed Es'âd Paşa’nın yerine sadrazamlığa atandı. Ancak Hüseyin Avni Paşa, Sultan Abdulazîz’i tahttan indirme hususunda kendisiyle iş birliği yapmadığı için, Rüşdî Paşa’yı İstanbul’dan uzaklaştırmak için harekete geçti. Sadrazamı, Abdülazîz’in huzurunda Şehzâde Murâd Efendi ile haberleştiği gerekçesiyle suçlayarak 1291/1874’te sadaretten azline sebep oldu. Seraskerlik uhdesinde kalmak üzere sadrazamlığa atanan Hüseyin Avni Paşa, 1291/1874 yılında Rüşdî Paşa’yı Halep valiliğine tayin ederek İstanbul’dan uzaklaştırdı. Rüşdî Paşa’nın Halep’e varışından hemen sonra görevi Hicaz valiliğiyle değiştirildi. Rüşdî Paşa, yeni görevine başladıktan kısa bir müddet sonra 11 Şaban 1291/23 Eylül 1874 yılında Tâif’te kara hummadan vefat etti. Sahabeden Abdullah b. Abbas’ın kabri civarına defnedildi.

Rüşdî Paşa, âlim, fazıl, münşî, zeki, cömert, uyumlu ve ılımlı biriydi. Orta boy­lu, tıknazca, güler yüzlü bir yapıya sahipti (Akbayar 1998: 1404).

İbnü'l-Emin Mahmud Kemal İnal, Şirvânî-zâde Mehmet Rüşdî Paşa’nın önceleri öğrenim gördüğü, sonraları ise devlet işleriyle uğraştığı için önemli eserler yazmaya fırsat bulamadığını söyler. Bazı şiirlerini topladığını ancak Rüşdî’nin şairlikle bir alakasının olmadığını, bu durumdan kendisinin de farkında olduğu için nazımla uğraşmakta ısrar etmediğini ve divan tertipleyemediğini belirtir (1982: 478-79). Eserleri şunlardır:

1. Düstûrü’l-Vüzerâ: Rüşdî’nin, Ebu’l-Hasan Muhammed bin Habîbî Mâverdî’nin Kavâninü’l-Vüzerâ adlı eserinin Arapçadan Türkçeye yaptığı çevirisidir. Yerli ve yabancı kütüphanelerde bazı nüshaları bulunan eserin bir nüshası İstanbul Hüseyin Kocabaş Kitaplığı Türkçe Yazmaları, S.H.M.H.K.Yaz. 34’te kayıtlıdır.

2. Hâşiye ale’l-Burhân fî İlmi’l-Mizân: İsmail Gelenbevî’nin el-Burhân fî İlmi’l-Mizân adlı Arapça eserine yazılmış bir haşiyedir. Tek nüshası Çorum Hasan Paşa İl Halk Kütüphanesi 19 Hk 2456’da kayıtlıdır.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1998). Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî (Yâhud Tezkîre-i Meşâhir-i Osmânî). C. 5. İstanbul: KB-Tarih Vakfı Ortak Yay.

Beyhan, Mehmet Ali (2010). “Şirvânîzâde Mehmed Rüşdü Paşa”. TDV İslâm Ansiklopedisi. C. 39. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yay. 209-210.

Çiftçi, Ömer (hzl.) (yty). Fatîn Davut, Hâtimetü’l-Eş’âr, (Fatîn Tezkiresi). Ankara: KTB. Yay. E-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83503/fatin-davud---hatimetul-esar.html [Erişim Tarihi: 01.02.2014].

İnal, İbnü’l-Emin Mahmud Kemal (1982). Son Sadrazamlar. C. I. İstanbul: Dergâh Yay.

İpekten, Halûk, Mustafa İsen, Recep Toparlı, Naci Okçu ve Turgut Karabey (1998). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay.

Kuneralp, Sinan (1999). Son Dönem Osmanlı Erkan ve Ricali (1839 - 1922) Prosopografik Rehber. İstanbul: İsis Yay.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî -  Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri.  C.I. Ankara: Bizim Büro Yay.

Pakalın, M. Zeki (1940). Son Sadrazamlar ve Başvekiller-II. İstanbul: Ahmet Sait Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. YUNUS KAPLAN
Yayın Tarihi: 25.05.2014
Güncelleme Tarihi: 01.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Birdir safâ-yı vasl safâ bir degilse de

Birdir cefâ-yı hecr cefâ bir degilse de

Bâlâ vezîri bir görürüm fart-ı neşveden

Birdir gözümde arz u semâ bir degilse de

Birleşdi reng-i zülf ü binâgûş nazrada

Birdir bana sabâh u mesâ bir degilse de

Bîmâr-ı aşkım istemem aslâ ilâc-ı derd

Birdir yanımda derd u devâ bir degilse de

Rüşdî sühan-şinâs bilir tarz u şîvesin

Birdir edâ-yı şi’r edâ bir degilse de

(Çiftçi, Ömer (hzl.). Fatîn Dâvud, Hâtimetü’l-Eş’âr, (Fatîn Tezkiresi). Ankara: KTB. Yay. E-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83503/fatin-davud---hatimetul-esar.html [Erişim Tarihi: 01.02.2014]. 171-72.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ŞERMÎ, Osman Şermî Çelebid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ALÎ BİN HÜSEYİN EL-AMASÎ, Alî bin Hüseyin el-Amasî Alâeddîn Çelebid. ? - ö. 1470-71 ?Doğum YeriGörüntüle
3Salih Aydemird. 10 Ocak 1967 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ŞERMÎ, Osman Şermî Çelebid. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5ALÎ BİN HÜSEYİN EL-AMASÎ, Alî bin Hüseyin el-Amasî Alâeddîn Çelebid. ? - ö. 1470-71 ?Doğum YılıGörüntüle
6Salih Aydemird. 10 Ocak 1967 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7ŞERMÎ, Osman Şermî Çelebid. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8ALÎ BİN HÜSEYİN EL-AMASÎ, Alî bin Hüseyin el-Amasî Alâeddîn Çelebid. ? - ö. 1470-71 ?Ölüm YılıGörüntüle
9Salih Aydemird. 10 Ocak 1967 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10ŞERMÎ, Osman Şermî Çelebid. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
11ALÎ BİN HÜSEYİN EL-AMASÎ, Alî bin Hüseyin el-Amasî Alâeddîn Çelebid. ? - ö. 1470-71 ?MeslekGörüntüle
12Salih Aydemird. 10 Ocak 1967 - ö. ?MeslekGörüntüle
13ŞERMÎ, Osman Şermî Çelebid. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ALÎ BİN HÜSEYİN EL-AMASÎ, Alî bin Hüseyin el-Amasî Alâeddîn Çelebid. ? - ö. 1470-71 ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Salih Aydemird. 10 Ocak 1967 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ŞERMÎ, Osman Şermî Çelebid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17ALÎ BİN HÜSEYİN EL-AMASÎ, Alî bin Hüseyin el-Amasî Alâeddîn Çelebid. ? - ö. 1470-71 ?Madde AdıGörüntüle
18Salih Aydemird. 10 Ocak 1967 - ö. ?Madde AdıGörüntüle