SADIK, Hüseyin, Kara Hüseyin

(d. ?/1850? - ö. ?/?)
Tekke Şairi
(Tekke / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Şiirlerinde Sadık mahlasını kullanan âşığın asıl adı Hüseyin’dir ve Kara Hüseyin olarak tanınmaktadır. Sadık’ın doğum tarihi ile ilgili kaynaklarda kesin bir bilgi olmamakla birlikte İsmet Zeki Eyuboğlu Aşık Sadık (Kara Hüseyin) adlı kitabında âşığın, 1850’li yıllarda Gemerek’in Kuruözü köyünde doğduğunu ifade etmiştir. Eyuboğlu, yoksul bir aileden gelen Kara Hüseyin’in geçimini sağlamak için Ermeni Nakkaşoğlu denen bir kimsenin yanında çalıştığını belirtmiştir. Ayrıca 1865-1866 dolaylarında Bektaşi Çelebi’den el aldığının sanıldığından, on beş - on altı yaşlarında kendince koşuklar söylemeye başladığından ve at kuyruğundan bir keman yaparak çalgı öğrenmeye koyulduğundan söz etmiştir. Kara Hüseyin, Kuruözü köyünde koşuklar düzenlemeyi sürdürünce, köyün kadınları arasında kadınlara ve kızlara sataştığına dair bir dedikodu başlamış ve halk, bu arada Amasya’dan dönen Hacı Bektaş ermişlerinden Ali Celâleddin Çelebi’ye (1817-1871) Kara Hüseyin ile ilgili şikâyette bulunmuştur. Çelebi ise, gerçeği öğrenmek için Kara Hüseyin’i yanına çağırmış, Hüseyin’in çalgısını ve koşuklarını dinleyerek onda özlü bir yeteneğin bulunduğunu sezmiş, koruyuculuğu altına almış ve Kara Hüseyin’e “Sadık” tapşırmasını verdiğini açıklamıştır. Sadık, uzun süre Çelebi’nin yanında kalmış, şiirini ve çalgı çalmayı ilerletmiş ve köyün ünlü bir kişisi durumuna gelmiştir. On yıl sonra döndüğü köyünde (1876 dolayları), halk yine dedikodular çıkarınca olay Tokat Beyi’ne duyurulmuş ve beyin adamları tarafından Sadık boynundan zincirle bağlanarak Hekimhan’a sürülmüştür. Orada yıllarca tutuklu kaldıktan sonra ölmüştür. Sadık’ın aynı yerde bir de türbesi bulunmaktadır (Eyuboğlu 1997: 7-8). Alim Yıldız ise Sivaslı Şairler Antolojisi adlı kitabında on yıl kadar Ali Celâleddin’in yanında tekkede kalan Hüseyin’in tekrar köyüne döndüğünde hakkında çıkan dedikodular sebebiyle Hekimhan beyi tarafından Hekimhan’ın Güveç köyüne sürüldüğünü ifade etmiştir (2003: 757). 

Sadık’ın, İsmet Zeki Eyuboğlu’nun Aşık Sadık (Kara Hüseyin) adlı kitabında ve Alim Yıldız’ın Sivaslı Şairler Antolojisi adlı kitabında şiirleri yayımlanmıştır (Eyuboglu 1997: 11-105; Yıldız 2003: 757-760). İsmet Zeki Eyuboğlu, bu kitapta yer alan şiirleri emekli tarih öğretmeni Sakıp Özbek’ten aldığını belirtmiştir (1997: 5).

Kaynakça

Eyuboğlu, İsmet Zeki (1997). Aşık Sadık (Kara Hüseyin). İstanbul: Pencere Yay.

Yıldız, Alim (2003). Sivaslı Şairler Antolojisi. İstanbul: Sivaslılar Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ZEYNEP SAFİYE BAKİ
Yayın Tarihi: 17.02.2015
Güncelleme Tarihi: 11.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Nefes

Cebrail o demde üç şal getirdi

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

Getirdi de Muhammed'e yetirdi

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Biri sarı bir kırmızı bir siyah

Üçü bir madenden ne güzel mubah

Çeşmi kabağından döküldü beytullah

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Adem bin yıl yattı kusurum dedi

Adem özün birleyip hakkını buldu

Ehli Beyt cümleye serfiraz oldu

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Nedir gökten yere yağan rahmet

Rahmetten izhar oldu nebatat

Kırklar meydanında sürülen vahdet

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Kalksın aradan senlik benlik hatalar

Benliğe yuh dedi gerçek atalar

Çekilen gülbanklar yenen lokmalar

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Takdiri ilahiden budur nazarı

Gerçek andelibler çeker bi zarı

Kerbela'da hür şehidin mezarı

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Hasan Hüseyin'dir gözümün nuru

İmam Abidin'dir Seyid'in piri

Severim Bakır'ı İmam Cafer'i

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Musa-yı Kâzıma dosdoğru yoldur

Rıza'ya ermek bir özge haldır

Taki'yi sevenler Naki'ye kuldur

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Askeri'ye asker olan kardaşlar

Mehdi'ye beden olan münkiri taşlar

Bu didemden akar kan ile yaşlar

Hasan ile Hüseyin'in aşkına

 

Sadık der bu demde ağlamak çarem

Derunumda sızlar yeniler yarem

Ahmed'i severim Ali'den kerem

Hasan ile Hüseyin’in aşkına

Eyuboğlu, İsmet Zeki (1997). Aşık Sadık (Kara Hüseyin). İstanbul: Pencere Yay. 13-14.

 

Yola Bak Yola

Gönül yüksek uçma katı havadan

Hâke in turaba yola bak yola

Kur’anda okunan kelama inan

Çık yetmiş ikiden hala bak hala

 

Kamiller müşkilin özünden seçer

Hakk’ın emrin tutar nehyinden kaçar

Ârifler katreyi özünden içer

Rahmet deryasından göle bak göle

 

Sarraf gevherini alana satar

İlm-i hâlin bilen mürşide yeter

Yarın mahşer günü peşinden tutar

Sıdkile yapışan ele bak ele

 

Ferdi Ali vahit oldu Muhammed

Onların aşkına yapıldı cennet

Museyri öldürdü canına minnet

Hudâ sensin diyen dile bak dile

 

Er olanlar seçer goncayı harı

Âşıklar üstattan aldı haberi

Sadık’ı kurt iken eyledi arı

Kudret kovanından bala bak bala

Yıldız, Alim (2003). Sivaslı Şairler Antolojisi. İstanbul: Sivaslılar Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfı. 757-760. 

 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ERVAHÎ, Osman Sarıd. 1924 - ö. 08.08.1999Doğum YeriGörüntüle
2FADİKLİ, Fatma Çekirdekd. 1901 - ö. 1996Doğum YeriGörüntüle
3VELİ BOZALGANLId. 1880 - ö. 1933Doğum YeriGörüntüle
4ERVAHÎ, Osman Sarıd. 1924 - ö. 08.08.1999Doğum YılıGörüntüle
5FADİKLİ, Fatma Çekirdekd. 1901 - ö. 1996Doğum YılıGörüntüle
6VELİ BOZALGANLId. 1880 - ö. 1933Doğum YılıGörüntüle
7ERVAHÎ, Osman Sarıd. 1924 - ö. 08.08.1999Ölüm YılıGörüntüle
8FADİKLİ, Fatma Çekirdekd. 1901 - ö. 1996Ölüm YılıGörüntüle
9VELİ BOZALGANLId. 1880 - ö. 1933Ölüm YılıGörüntüle
10ERVAHÎ, Osman Sarıd. 1924 - ö. 08.08.1999Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11FADİKLİ, Fatma Çekirdekd. 1901 - ö. 1996Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12VELİ BOZALGANLId. 1880 - ö. 1933Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ERVAHÎ, Osman Sarıd. 1924 - ö. 08.08.1999Madde AdıGörüntüle
14FADİKLİ, Fatma Çekirdekd. 1901 - ö. 1996Madde AdıGörüntüle
15VELİ BOZALGANLId. 1880 - ö. 1933Madde AdıGörüntüle