SÂHİB, Pîrî-zâde Osman Sâhib Efendi

(d. 1710-11/1122 - ö. 2 Mart 1770/5 Zilkade 1183)
şeyhülislâm/divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1122/1710-11 yılında İstanbul’da doğan Osman Sâhib Efendi, yeniçeri ağalarından Pîrî Mehmed Ağa’nın torunu, Şeyhülislâm Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Efendi (öl. 1748)’nin de oğludur. Öğrenimini tamamladıktan sonra 1142/1729-30 yılında müderris oldu. Hariç medreselerinden birine müderris olarak atandı ve Süleymaniye Medresesi müderrisliğine kadar yükseldi. 1150/1737-38’de Selanik kadısı, 1151/1738-39’da ise Galata kadısı olan Osman Sâhib Efendi, 1157/1744-45’te Mekke payesini aldı. 1159/1746-47’de İstanbul kadılığına getirildi fakat paye almamış olduğu için iki ay sonra bu görevden azledildi. Aynı yıl hacca gitti. İstanbul’a dönüşünde bir müddet babasıyla birlikte Gelibolu’da ikamet etti. Zilkade 1163 (Temmuz 1750)’de Anadolu payesini aldı ve Zilkade 1165 (Ekim 1752)’te Anadolu kazaskerliğine atandı. Süresini tamamlayıp Rumeli payesi aldıktan sonra Muharrem 1169 (Ekim 1755)’da Şeyhülislâm Dürrî-zâde Feyzullah Efendi’nin tavsiyesiyle Konyalı Hacı Mehmed Efendi’nin yerine III. Osman’ın birinci imamlığına getirildi. Birkaç ay görev yaptıktan sonra Şevval ayının sonlarında (Temmuz 1756) Rumeli kazaskeri oldu.

Koca Ragıp Paşa’nın sadrazamlığı sırasında Danimarka elçiliğiyle üç yıldan beri sürdürülen ticaret antlaşmasının müzakerelerini, Danimarka lehine sonuçlandırması üzerine Danimarka elçisinden 100 kese rüşvet aldığı yönündeki ithamlara maruz kalınca Rebiülevvel 1170 (Kasım 1756) Rumeli kazaskerliğinden ve imâm-ı sultânîlik görevinden azledilen Pîrî-zâde Osman Efendi, Gelibolu’ya sürgüne gönderildi. Ardından Bursa’ya nakledildiyse de III. Mustafa’nın kızı Şah Sultan’ın doğumu vesilesiyle çıkarılan af üzerine Ramazan 1174 (Nisan 1761)’te tekrar İstanbul’a döndü. 1175’in Şaban ayında (Mart 1762) ikinci Rumeli kazaskeri olduysa da 1176/1762-63’te bu görevden azledildi. Rebiülahir 1179 (Ekim 1765) tarihinde üçüncü defa Rumeli kazaskeri oldu. Ancak bir yıllık Rumeli kazaskerliği süresini tamamlayınca istifa ederek inzivaya çekildi. Veliyyüddin Efendi’nin vefatı üzerine 13 Cemaziyelahir 1182 (25 Ekim 1768)’de III. Mustafa tarafından Osmanlı’nın 77. şeyhülislâmı olarak atandı. Ancak şeyhülislamlığı esnasında hastalanıp felç geçiren Pîrî-zâde Osman Efendi, III. Mustafa döneminde gerçekleştirilen Rusya seferleri esnasında ülkenin içine düştüğü felaketler ve Osmanlı-Rus savaşının bozgunla neticelenmesinden dolayı üzüntüye kapılıp rahatsızlığı artması sonucu 5 Zilkade 1183 (2 Mart 1770) tarihinde vefat etti. “Osman sitem-dîde” terkibi ölümüne tarih düşürülmüştür. Aksaray’da Murad Paşa Camii haziresinde eski sadrazamlardan Kara Davud Paşa’nın kabri civarına defnedildi. Ancak 1335 (1916-17)’te Aksaray Caddesi açılırken mezarı Üsküdar’daki Selimiye Tekkesi karşısında bulunan aile mezarlığına taşınmıştır.

Son dönem şeyhülislâmlarından olan Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Efendi, Osman Sâhib Efendi’nin kızının torunudur.

Âlim, fazıl ve iyi bir hatip olan Pîrî-zâde Osman Sâhib Efendi, Bektaşi tarikatına meyilli, Arapça Farsça ve Türkçe şiirler yazabilen bir şair olmasının yanında nesre de muktedir biriydi. Şiirlerinde “Sâhib” mahlasını kullanan şair, ayrıca hüsn-i hat talimi yaparak Kâtib-zâde Mehmed Refî Efendi’den talik hattını meşk etmiştir.

Bursalı Mehmed Tâhir, Topkapı Sarayı Revan Köşkü Kütüphanesi’nde Osman Sâhib Efendi’nin Kâmûs’un on maddesine ta’likatının olduğunu bildirse (Yavuz ve Özen 1972: 297) de kütüphane kayıtlarında böyle bir esere rastlanmamaktadır. Ancak İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi AY. 6232’de Ta’lîka ‘Alâ Mâddeti’l-Haşr li-Sâhibi’l-Kâmûs adıyla kayıtlı olan eserin Sâhib Efendi’ye ait olması muhtemeldir. Sehven babasına da nispet edilen ve beş varaktan ibaret olan bu risale, Kâmûsu Lisâni’l-Arab’daki “aşr” maddesiyle ilgili bilgileri değerlendiren bir taliktir. Makâmâtü’l-Bedîa ise onun şiirlerinden oluşan bir mecmua olup müellif hattı olduğu kaydedilen yazma nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi Reşid Efendi, nr. 1022’de kayıtlıdır. Ayrıca babası Pîrî-zâde Mehmed Sâhib Efendi’ye ait Dîvân’ın sonunda Osman Sâhib Efendi’nin olduğu anlaşılan iki kaside ile iki tarih manzumesi bulunmaktadır (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi TY. 1710/6) (Özcan 2007: 292). Sicill-i Osmânî’de Pîrî-zâde Osman Sâhib Efendi’nin Dîvân sahibi olduğu kayıtlı olsa da (Akbayar 1998: 1436) hem diğer hiçbir kaynakta böyle bir bilgi bulunmamakta hem de böyle bir eser şimdilik elde değildir.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1998). Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî (Yâhud Tezkîre-i Meşâhir-i Osmânî). C. 5. İstanbul: Kültür Bakanlığı-Tarih Vakfı Ortak Yay. 1436.

Altunsu, Abdülkadir (1972). Osmanlı Şeyhülislâmları. Ankara. 145.

Erdem, Sadık (hzl.) (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurefâsı, İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük. Ankara: AKM Yay. 146-50.

Fatîn Dâvûd (1271). Hâtimetü’l-Eş’âr. İstanbul. 172-73.

İpekten, Halûk, M. İsen, R. Toparlı, N. Okçu ve T. Karabey (1998). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay.

Karatay, Halit (2008). Hattat Divân Şâirleri. Ankara: Akçağ Yay.

Kılıç, Filiz (hzl.). Şefkat. Tezkire-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî. B. Ankara: KTB. Yay. E-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83505/sefkat-i-bagdadi---tezkiretus-suara.html. [Erişim Tarihi: 01.02.2014]. 74.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî- Dîvân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. C. 1. Ankara: Bizim Büro Yay. 400-01.

Müstakîm-zâde Süleymân Sa’deddin (1928). Tuhfe-i Hattâtîn. İstanbul. 684.

Müstakîm-zâde Süleymân Sa’deddin (1972). Devhatü’l-Meşâyîh (Tıpkı Basım). İstanbul: Çağrı Yay. 103.

Özcan, Tahsin (2007). “Pîrî-zâde Osman Sâhib Efendi”. İslâm Ansiklopedisi. C. 34. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yay. 291-92.

Şemseddin Sâmî (1314). Kâmûsu’l-Âlâm. C. 2. İstanbul: Mihran Matbaası. 1587.

Yavuz, Fikri ve İsmail Özen (hzl) (1972). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri. C. 2. İstanbul: Meral Yay. 297.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. YUNUS KAPLAN
Yayın Tarihi: 14.11.2014

Eserlerinden Örnekler

Rumeli Kazaskerliği Sırasında Divana Katılamadığı İçin Sadrazam Ragıp Paşa’ya Gönderdiği Kıta:

Ey nûr-ı ruh-ı bâsıra-i merdüm-i nazar

Allah itmesün seni âzürde-i keder

Sâhib kulun südde-i iclâle yüz sürüp

Bu cum’a dahi afv ü inâyet recâ ider

(Erdem, Sadık (hzl.) (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurefâsı, İnceleme-Tenkidli Metin-İndeks-Sözlük. Ankara: AKM Yay. 148.)

Gönül yap zâhidâ beyt-i Hudâdır tâ’at istersen

Muhakkakdır ki bâb-ı cenneti hâtır-şiken açmaz

Füyûzât-ı İlâhiyye hemân gurbetdedir Sâhib

Verâ-yı perde-i gaybda olan sırrı vatan açmaz

(Kılıç, Filiz (hzl.). Şefkat. Tezkire-i Şu’arâ-yı Şefkat-i Bağdâdî. Ankara: KTB. Yay. E-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83505/sefkat-i-bagdadi---tezkiretus-suara.html. [Erişim Tarihi: 01.02.2014]. 74.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Nurettin Topçud. 20 Kasım 1909 - ö. 10 Temmuz 1975Doğum YeriGörüntüle
2Sözer, Önayd. 1936 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Canberk, Erayd. 14 Kasım 1940 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Nurettin Topçud. 20 Kasım 1909 - ö. 10 Temmuz 1975Doğum YılıGörüntüle
5Sözer, Önayd. 1936 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Canberk, Erayd. 14 Kasım 1940 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Nurettin Topçud. 20 Kasım 1909 - ö. 10 Temmuz 1975Ölüm YılıGörüntüle
8Sözer, Önayd. 1936 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9Canberk, Erayd. 14 Kasım 1940 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Nurettin Topçud. 20 Kasım 1909 - ö. 10 Temmuz 1975MeslekGörüntüle
11Sözer, Önayd. 1936 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Canberk, Erayd. 14 Kasım 1940 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Nurettin Topçud. 20 Kasım 1909 - ö. 10 Temmuz 1975Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Sözer, Önayd. 1936 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Canberk, Erayd. 14 Kasım 1940 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Nurettin Topçud. 20 Kasım 1909 - ö. 10 Temmuz 1975Madde AdıGörüntüle
17Sözer, Önayd. 1936 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Canberk, Erayd. 14 Kasım 1940 - ö. ?Madde AdıGörüntüle