ŞAİR NEBİ/MİSKİN NEBİ/NEBİ, Nebi Miskin Oruçoğlu

?
(d. 1873 / ö. 1945)
âşık
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Nebi Miskin Oruçoğlu’dur. 1877 yılında Gürcistan’ın Borçalı şehrine bağlı Fahralı köyünde doğmuştur. Babası Oruç fakirlikten dolayı Nebi'yi okula gönderememiştir. 15 yaşında İmir köyünden Meşhedi Hüseyn adlı birinin yanına hizmetçi olarak verilmiştir. İlk şiirlerini bu yaşlarda söylemeye başlamış, toylara giderek âşıkların sohbetlerini dinlemiştir. Toyların birinde çalıp söylemede şöhretli Âşık Ismayıl ile deyişmiş ve onu bağlamıştır. Bu deyişme sonraları Borçalı muhitinin âşık meclislerinde okunmuştur (Borçalı 2013: 7-8; Namazov 2013: 317).

Nebi bâdeli âşıklardandır. Rivayete göre 13 yaşında rüyasında bade içirilerek kendisine buta (sevgili) ve şairlik istidadı verilir. Rüyasında gördüğü sevgilisi Zöhre’yi aramaya başlar. Daşdıkullar köyünde su dolduran iki kız görür. Bunlardan birisi butası Zöhredir. Zöhre, Tuş Oldum, Zülflerin, Hoş Geldin, Dönübdü, Gözel gibi güzellemelerini ona söylemiştir. Dediler redifli divanisinde “Verdiler aşkın badesin, nûş edip kan dediler” ifadesiyle badeli âşık olduğunu dile getirir (Bayramlı 2009c: 129; 2010b: 105-107).

Şair Nebi 1890 ve 1910 yılları arasında çeşitli işerde çalışarak hayatını kazanmıştır. Okuma yazma öğrenmeye fırsatı olmamıştır. 1910 yılından sonra toylarda âşıklık etmeye başlamıştır. İkinci Dünya Savaşı'na dört oğlunu göndermiş, bunlardan ikisi dönememiştir. Fahralı köyünde Ekim 1945 yılında vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir (Borçalı 2013: 10).

Şiirlerinde Nebi, Şair Nebi, Miskin Nebi şeklinde mahlas kullanılmıştır. Saz çalamayan ancak irticalen şiir söyleyebilen bir âşık olduğundan "şair" olarak anılmıştır. Sesi güzel olan Nebi’ye meclislerde her zaman bir sazcı eşlik etmiştir. Hasan, Dünyamalı, Müsellim, Sarvan Bayram, Hındı Memmed, Hüseyn Saraçlı ve Mürsel gibi âşıklar yanında saz çalmışlardır. Belli bir ustası olmamış, kendini büyük âşıkların talebesi saymıştır. Âşıklık sanatındaki yerini “Hem ustadam, hem ustada tabıyam” diyerek belirtmiştir. Şaban, Ellez, Hüseyn Saraçlı gibi şairleri ve oğlu Âşık Nadir’i yetiştirmiştir. Çağdaşlarından pek çok âşıkla karşılaşmıştır. İsmayıl, Molla Abbas, Şenlik, Pirmemmed, Heyli, çırağı Şair Şaban, oğlu Nadir, Şair Abdulla gibi âşık ve şairlerle atışmaları olmuştur. Çıldırlı Âşık Şenlik’in Borçalı’ya yaptığı bir seyahatte karşılaştıkları rivayet edilmektedir. Bu karşılaşmadan günümüze bir atışma kalmıştır. Nebi, Şenlik’in ölümüne bir mersiye söyleyerek ona olan saygısını göstermiştir. Şair Nebi’yi tanıyanlar onun son derece alçak gönüllü, herkesin derdiyle dertlenen bir kişilikte olduğunu belirtmişlerdir. Anlatıldığına göre Nebi girdiği atışmalarda mağlup olmamış, yendiği âşıkların hiçbir zaman sazını almamış, aksine onlara destek olup cesaretlendirmiştir (Bayramlı 2009c: 126-127; 2009b: 106; 2010b: 107; Borçalı 2013: 8-17).

Şair Nebi 20. yüzyılın birinci yarısında Borçalı âşık mektebinin zirvesi olarak kabul edilir. Saz çalamayan ancak irticalen şiir söyleyebilen, saz-söz meclislerini idare edebilen, güçlü hitabeti olan, destan anlatabilen bir halk şairidir. Herhangi bir eğitimi ve ustası olmasa da Allah vergisi yeteneği sayesinde âşık şiirinin biçimlerini, türlerini ve ifade tarzlarını öğrenmiştir (Bayramlı 2009c: 129; 2010a: 142).

Samed Vurgun 1955 yılında Fahralı köyüne gelmiş ve yöre âşıklarından dinlediği Nebi’nin şiirlerinden etkilenmiş, Hüseyngulu Mehemmedov’dan şiirlerinin toplanmasını istemiştir. Toplanan şiirler Azerbaycan İlimler Akademisi’ne teslim edilmiş, bunlar 1991’de yayımlanabilmiştir. Hayatı ve sanatıyla ilgili ilk kapsamlı çalışma 1971 yılında Elhan Memmedli tarafından yapılan bitirme tezidir. Aynı araştırmacı şairle ilgili olarak Yazılanlar Geldi Başa (1991), Sığındım Mövlaya (2013), Şair Nəbi Borçalı: Həyatı, Mühiti, Sənəti (2014) adlı kitapları yayımlamıştır. Bu çalışmalar dışında başta Arzu Bayramlı olmak üzere Valeh Hacılar, Penah Mahmudov vb. araştırmacılar Şair Nebi ve şiirleriyle ile ilgili yazılar kaleme almışlardır. Şair Nebi’nin 200’den fazla şiiri tespit edilebilmiştir (Borçalı 2013: 10-11).

Zengin şiir dili, toplumsal konuları ele alması, kullandığı şiir şekillerinin çeşitliliği ve üslubu Şair Nebi’nin usta âşıklar arasında görülmesini sağlamıştır. Kendinden önceki Kurbani, Abbas Tufarganlı, Hasta Hasan, Hasta Kasım, Elesger gibi ustaların şiirlerini ve âşıklık geleneğini öğrenmiştir. Bazı şiirlerinde usta âşıkların kullandığı redifleri kullanmış fakat üslup ve konu bakımından tekrara düşmemiş, yeni söyleyiş biçimleri geliştirmiştir. Örneğin Elesi Var adlı şiiri Abbas Tufarganlı’nın Beyenmez redifli koşmasıyla üslup yönünden benzerlik taşısa da Şair Nebi şiirine bir özgünlük kazandırabilmiştir. Bu hacimli şiirinde Nebi, insanın yüzden fazla psikolojik durumunu ve karakter özelliklerini tasvir etmiş, bu kişiliklerin toplumda sebep olacağı zararları belirtmiştir. Bu ve benzeri örneklerde görüleceği üzere Şair Nebi geleneğe ruh, konu ve ifade tarzları bakımından yenilikler getirmiştir. Onun usta âşıklar sınıfında sayılmasının bir sebebi de büyük âşıkların dahi az kullandığı yazması zor olan şiir şekillerinde ve ayaklarında şiirlerinin olmasıdır. Bu bağlamda onun vücüdnâme ve elif-lamları ile gıfılbendleri (muamma) sanatının ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından önemlidir (Bayramlı 2010a: 132-139).

Şair Nebi âşık şiirinin işlek biçimlerinden olan koşma, geraylı ve tecnislerin yanında divani, muhammes, lebdeğmez, vücudname, eliflam, divani-muhammes, gıfılbend-muhammes, müstezad, zincirleme muhammes, ağ hece gibi her sanatkarın başvurmadığı zor biçimlerde şiir örnekleri yaratmıştır. Bu biçimsel çeşitlilik şiirlerin konularını genişletmiş ve âşık şiirinin zenginleşmesine katkı sunmuştur. Elhan Memmedli, Nebi’nin şiirlerinde ele aldığı konuları terbiyevi-didaktik, içtimai-siyasi, aşk ve tabiat olmak üzere dört başlık altında toplamıştır. Üstadname türündeki şiirlerinde didaktik yönler ağırlıktadır. İnsanları akıllı, olgun ve dürüst olmaya, dünya malına tamah etmemeye çağırır. Faydası Ne, Gönül, Olmamış, Kıymeti Olmaz, Elesi Var, Dünya gibi üstadnamelerinde toplumun benimsediği ahlaki ve dini değerleri işlemiştir. Âşık şiirinin başlıca konularından olan hayatın anlamı, gençlik ve ihtiyarlık gibi konular da şairin anlatımında yer bulmuştur. Yoksulluk ve çaresizlik içinde büyümesi, onu kadere boyun eğen, hayattan bıkan, gözleri kan ağlayan biri hâline getirmiştir. Şahsi kederinden doğan bu hâl, şairin çoğu şiirinde toplumsal bir kedere dönmüş; dünyaya, zamana, haksızlık ve adaletsizliklere isyan ettirmiştir. Bununla birlikte şiirlerinde ihlaslı bir Müslüman olarak Tanrı'dan imdat beklemiş; imanlı oluşunu, dine olan sadakatini tekrar tekrar dile getirmiştir. Min Şükür redifli divanisi âşık şiirinin incilerinden sayılıştır (Bayramlı 2010b: 99-103).

Koşmalarında esas konu aşk-sevgidir. Onun muhabbet beslediği güzeller hayali değil, yaşadığı çevrenin güzelleridir. Pınar başında, tarlada, bağda, toyda gördüğü Zöhre, Güllü, Leyla, Senem gibi sade köy kızlarına vurgundur. Kızları tabiat unsurlarına benzeterek tasvir eder. Güzellerden en büyük beklentisi sadık, merhametli ve vefalı olmalarıdır. Altı Nişan başlıklı koşması onun güzele olan ilgisini karakteristik şekilde ortaya koyar. Şair Nebi’nin şiirlerinde ele aldığı konulardan olan tabiat da yaşadığı çevredir. Özellikle dağlar ve bahar mevsimini büyük bir muhabbetle terennüm eder. Borçalı ve köyünün güzelliklerini sık sık dile getirerek memleket sevgisini vurgular (Bayramlı 2009a: 155; 2010b: 104-105).

Şair Nebi, şairliğinin yanında usta bir destan anlatıcısıdır. Anlattığı destanlarda da yaratıcılığı ön plandadır. Destanları yeniden işlemiş ve kendi sanat anlayışına göre düzenlemiştir. Destanları bir saz ustasının eşliğinde anlatmıştır. Bu şekilde halk şairlerinin bir âşıkla birlikte sanat icra etmeleri yalnızca Borçalı âşık muhitine özgü bir durumdur. Koroğlu Kolları, Kurbani, Abbas ile Gülgez, Kerem ile Aslı, Âşık Garip, Dilgem, Mehdi Bey, İsmail ile Gülizar gibi pek çok destan repertuarında yer almıştır (Bayramlı 2009a: 153; 2010a: 140-141; Məmmədli 2003: 99). Şair Nebi’nin Ağstafa Seferi adlı bir destan tasnif ettiği de rivayet edilmektedir (Borçalı 2013: 16-17).

Kaynakça

Bayramlı, Arzu (2009a). “Borçalı Şair Nəbi Yaradıcılığının Yeni Tapılmış Örnəkləri”. Azərbaycan Şifahi Xalq Ədəbiyyatına Dait Tədqiqlər, XXVIII. Bakı: Nurlan Nəşriyyatı, s. 151-159.

Bayramlı, Arzu (2009b). “Borçalı El Şairi Nəbi Faxralı və Folklor Yaddaşı”. Dədə Qorqud Elmi-ədəbi Toplu IV/33. Bakı: Nurlan Nəşriyyatı, s. 102-109.

Bayramlı, Arzu (2009c). “Şair Nəbi və Borçalı Folklor Mühiti”. Azərbaycan Şifahi Xalq Ədəbiyyatına Dait Tədqiqlər, XXX. Bakı: Nurlan Nəşriyyatı, s. 121-130.

Bayramlı, Arzu (2010a). “Şair Nəbi Borçalının Yaradıcılığında Ənənə və Novatorluq”. Azərbaycan Şifahi Xalq Ədəbiyyatına Dait Tədqiqlər, XXXIV. Bakı: Nurlan Nəşriyyatı, s. 130-143.

Bayramlı, Arzu (2010b). “Borçalı El Şairi Nəbi Faxralının Şe’riyat Dünyası”. Dədə Qorqud Elmi-Ədəbi Toplu III/36. Bakı: Nurlan Nəşriyyatı, s. 98-107.

Borçalı, Şair Nəbi (2013). Sığındım Mövlaya. Bakı: Çıraq Nəşriyyatı.

Məmmədli, Şureddin (2003). Azərbaycan Ədəbiyyatının Borçalı Qolu (1920-ci ilə Qədər). Tbilisi: Kolori Nəşriyyatı.

Namazov, Qara (2013). Ozan-Aşıq Sənətinin Tarixi. Bakı: Elm və Təhsil.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. MEHMET EROL
Yayın Tarihi: 05.03.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Yazılanlar Gəldi BaşaYazıçı / Bakı1991Şiir
Sığındım MövlayaÇıraq / Bakı2013Şiir

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MUSA KARAÇÖPd. 1881 - ö. 1965Doğum YeriGörüntüle
2NURETTİN KURBANOVd. 1940 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3İBRAHİM ELİYEVd. 1943 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4AVNÎ, Avni Konukd. 1873 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5NAZAROĞLU/ABBAS, Abbas Nazaroğlud. 1873 - ö. 23.03.1950Doğum YılıGörüntüle
6Faik Esat (ANDELİB)d. 1873 - ö. 1902Doğum YılıGörüntüle
7ÂTIF, Hasan Âtıf Karaderelid. 1874-1875 - ö. 04.04.1945Ölüm YılıGörüntüle
8Gerçek, Selim Nüzhetd. 1891 - ö. 12 Aralık 1945Ölüm YılıGörüntüle
9NİSE MÜRSELİ KIZId. 1870 - ö. 1945Ölüm YılıGörüntüle
10CEYHANÎ, Durmuş Ali Sayıcıd. 13.01.1964 - ö. ?MeslekGörüntüle
11FAKİR KUL, İsmail Hakkı Eroğlud. 1918 - ö. ?MeslekGörüntüle
12HULUSÎ, Hulusi Şahancand. 1958 - ö. ?MeslekGörüntüle
13BEKİR/BEKİRÎ, Bekird. 1871 - ö. 1934Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14KAVAKLIOĞLU/KEMÂLÎ BÜLBÜL/BÜLBÜL/KEMÂLÎ, Kemal Bülbüld. 1928 - ö. 2012Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15TEVHİDÎ, Kenan Bilgaçd. 01.10.1960 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ALİ NEBİd. 1725 - ö. 1810Madde AdıGörüntüle
17MİR MUHAMMED İVAGLId. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18DERTLİ POLAT/DERTLİ ŞAİR, Polat Çetind. 1936 - ö. -Madde AdıGörüntüle