ŞEMSÎ, Hüseyin Şemsi Ergüneş

(d. 1871-1872 / ö. 30.01.1968)
âşık, memur
(Divan-Tekke / 20. Yüzyıl / Türkiye Dışı)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Babası Bolu Gerede'nin Danişmentler (bugün Taşmanlar) köyünden olan halk şairi ve mutasavvıf Mustafa Hıfzı’dır (Ergüneş 1976: X). Mustafa Hıfzı, oldukça maceralı bir gençlik dönemi sırasında iki kere evlenmiştir. Hüseyin Şemsi, H. 1288 (M. 1871-1872) yılında Hıfzı’nın üçüncü evliliğinden Sofya’da doğmuştur (İzgören 2018: 16-17). Yukarıda verilen doğum tarihi nüfus cüzdanına göredir. Oysa Abdullah Özay’ın istinsah ettiği Şemsî Dîvânı’nın ilk sayfasında Hüseyin Şemsî Efendi, doğum tarihiyle ilgili olarak 1293 harbinde 10-15 yaşlarında olduğunu; ayrıca vefat ettiği yıl da 101 yaşında olduğunu bildirmiştir. Şu durumda H. 1283 (M. 1866-1867) tarihinde doğmuş olmalıdır (Tatcı vd. 2018: XXV). Annesi Redife Hanım, Sofyalı Bâlî Baba tekkesi şeyhi Ahmed Baba’nın kızıdır. Gerek annesi gerekse babası iyi eğitim almış kişilerdi (Ergüneş 1976: X). Ahmed Baba, son yıllarında Mustafa Hıfzı’ya hilafet vererek, tekke ve ihvanın yönetimini damadına bırakmıştır. Bu ortamda doğan Hüseyin Şemsi, iyi bir eğitim almıştır. Bulgar isyanı sırasında Bulgarlar tarafından tekke yakılıp çevredeki ahali katliama tâbi tutulmaya başlayınca Mustafa Hıfzı, ailesiyle Sofya’dan göçüp Makedonya’daki Köprülü’ye gelirler. Buraya çok yakın olan Ustrumca’da Mustafa Hıfzı’nın kan kardeşi Hacı Faik Bey yaşamaktadır. Hacı Faik Bey, Muhammed Nuru’l-Arabî’nin halifelerindendir (Ergüneş 1976: X-XI; İzgören 2018: 17-18). Bu sırada on üç yaşında olan (İzgören 2018: 18) Hüseyin Şemsi, hem tahsiline Köprülü’de devam eder hem de amca dediği Hacı Faik Bey vasıtasıyla Muhammed Nuru’l-Arabî’yi tanıyarak, sohbetlerine devam etmeye başlar. Hatta sesinin güzelliği sebebiyle tekkede ilahiler okur. Muhammed Nuru’l-Arabî’ye intisab etmek isterse de yaşı henüz küçük olduğundan kabul edilmez (İzgören 2018: 18-19). Bir süre sonra Muhammed Nuru’l-Arabî, yaşlılığı sebebiyle tekkeye şeyh olarak Hacı Faik Bey’i tayin etmiş, kısa bir süre sonra da 13 Mart 1888’de vefat etmiştir. Bu sırada on sekiz yaşında olan Hüseyin Şemsi, bir yıl sonra öğrenimini tamamlamış ve Ustrumca Düyûn-ı Umûmiye muhasebe kalemine mülâzemeten memur olarak girmiş ve aynı yıl evlenmiştir (Ergüneş 1976: XI). Bu evlilikten üç oğlu olur (İzgören 2018: 19). H. 1312 (M. 1894-1895) yılında Hacı Faik Bey’e intisab eder. Hacı Faik Bey’in Selanik’e yaptığı bir seyahat sırasında 1904 yılında vefat etmesi üzerine, onun yerine geçen Muhammed Nuru’l-Arabî’nin oğlu Hacı Şerif Efendi’ye bağlanmış, onun da H. 1326 (M. 1908) yılındaki ölümünden sonra Muhammed Nûr’un torunu Hacı Kemal Efendi’den ders alarak sülûkunu tamamlamıştır (Ergüneş 1976: XI; Tatcı, Özay 2018: XXV). 1897 Türk-Yunan Savaşı’na katılarak berat nişanı alır (Tan 2016: 416). Balkanlardaki karışıklıklar can güvenliği açısından iyiden iyiye tehlikeli bir hâl alınca Hüseyin Şemsi ailesiyle birlikte 1910 yılında Anadolu’ya göç eder. Bu sırada yolda bulduğu bir kız çocuğunu da evlat edinir. Önce İzmir’e, ardından Bursa’ya yerleşir. İki sene Bursa’da kaldıktan sonra İstanbul’a tayini çıkar. İstanbul’a yerleştikten bir süre sonra ilk eşi veremden vefat eder. İkinci eşi, kendisinden oldukça küçük olan Gülsüm Şevket Hanım’dır. Bu eşinden de üç oğlan sahibi olan Hüseyin Şemsi’nin altı erkek evladı olmuştur (İzgören 2018: 19-23). İstanbul’da görev yaparken 1927 yılında (Tan 2016: 416), Düyûn-ı Umûmiye’den emekli olur (İzgören 2018: 19-21). Emekliliğinin ardından tasavvufi faaliyetlere ağırlık verir. Dîvânını hazırlar, çeşitli tasavvufî eserlerin tercümesini yapar. 30 Ocak 1968 tarihinde İstanbul’da vefat eder ve Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilir.

Uzun bir emekli hayatı olan Hüseyin Şemsi, ölümüne geçen müddet zarfında çok sayıda eser telif etmiş, bir çok tasavvuf klasiğini de Türkçeye tercüme etmiştir. Şiir vadisindeki en mühim eseri kuşkusuz Dîvân- İlâhiyâtıdır. Mektuplarını, sohbetlerini toplamış, Fatiha sûresi ve Yunus Emre’nin bir şiir üzerine şerh kaleme almıştır. Tercümeleri ise daha çok vahdet-i vücûd bahsi üzerinde önemli Arapça eserler veya bu eserlerden bölümler üzerinedir. Bu bağlamda başta Hz. Ali, Muhammed Nuru’l-Arabî ve İbn Arabî olmak üzere, Sadreddin Konevî, Abdülkerim Cilî, Süleyman Cezûlî, Evhadüddin-i Belyânî, Burhanpûrî gibi mutasavvıfların eser ve risalelerini tercüme etmiştir (Tan 2016: 417). Ancak bunlar içerisinde en mühimi şüphesiz Muhammed Nuru’l-Arabî’nin Şerh-i Niyazî-i Mısrî Dîvânı’dır. Nuru’l-Arabî’nin farklı zamanlarda yaptığı sözlü şerhlerin mürit ve halifeleri tarafından not tutulmak suretiyle yazılan defterlerden, muhtemelen dokuz tanesini karşılaştırmak suretiyle hazırladığı bu eser çok değerlidir (Tan 2016: 417; Tatcı vd. 2018: XIV-XV).

Şemsî mahlasını kullanan şairin şiirleri tamamıyla tasavvufî içeriklidir. Çok sayıda âyet iktibası veya telmihi bulunan şiirlerinde Niyâzî-i Mısrî etkisi belirgindir. Bunda muhtemelen uzun yıllar Niyazî-i Mısrî Şerhi ile uğraşmasının etkisi vardır. Dolayısıyla şiirlerinde vahdet-i vücud çok yoğun bir biçimde işlenmektedir. Ayrıca melâmet, sülûk ve tevhid mertebeleri, ilahî aşk, hakikat-ı Muhammediye, ihlas, mürid-mürşid ilişkileri, Ehl-i Beyt muhabbeti, Kerbela vakası gibi temalar şiirinde önemli yer tutar. Yine şiirlerinde yer yer nasihat edici bir tutum göstermiştir.

Kaynakça

Ergüneş, Muhiddin (hzl.) (1976). Şemsi Divanı. Ankara: Varol Matbaası.

İzgören, Ahmet Şerif (2018). Bir Türk Zabitinin Anıları Muhittin Ergüneş 1917. Ankara: İzgören Yay.

Tan, A. Nedim (2016). “Ergüneş, Hüseyin Şemsi”. TDV İslâm Ansiklopedisi, Ek-1. 416-417.

Tatcı, Mustafa, İbrahim Özay (hzl.) (2018). Seyyid Muhammed Nûru’l-Arabî Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Şerhi. İstanbul: H Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜROL PEHLİVAN
Yayın Tarihi: 06.03.2019
Güncelleme Tarihi: 11.12.2020

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
DîvânVarol Matbaası / Ankara1976Şiir
Marifet Kitabıİz / İstanbul2008Çeviri
Varlık Ağacı Şeceretü'l-Kevnİz / İstanbul2010Çeviri
Hakikat Yolcularına Rehberİz / İstanbul2011Çeviri
Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî, Niyâzî-i Mısrî Dîvânı ŞerhiH Yayınları / İstanbul2018Şiir
Hazînetü'l-Hakâyık- / --Derleme
Mektûbat- / --Mektup
Sohbetler- / --Sohbet
Fâtiha Şerhi- / --İnceleme
Nasîhat- / --Diğer
Yunus'un (Severim ben seni) İlâhîsinin Şerhi- / --Şiir
El-Mecâli'z-Zehra ale's-Salâvâti'l-Kübrâ- / --Çeviri
Varidat Şerhi Tercümesi- / --Çeviri
Kitâbü'l-Bâ Risâlesi- / --Çeviri
Bürhanü's-Sâlikîn- / --Çeviri
Meşâhidü't-Tevhîd- / --Çeviri
Risâle-i Necmiye- / --Çeviri
Fütûhat'tan Esmâ-yı Hüsna Şerhi- / --Çeviri
Bi-Nüshati'l Halk- / --Çeviri
Mevâkiü'n-Nücûm- / --Çeviri
Tuhfetü'l-Mürsele- / --Çeviri
Hadîs-i Erbaîn- / --Çeviri
El-kehf-i ve'r-Rakîm fî Şerh-i Bismillahirrahmânirrahîm- / --Çeviri
Risâle-i Gavsiyye- / --Çeviri
Risâle-i Veliyy-i Reslân- / --Çeviri
İhsan-ı Kâmilin Levh-i Mahfûz Kısmı Şerh ve Tercümesi- / --Çeviri
Nehcü'l-Belâga'nın Üçüncü Kısmı- / --Çeviri
Manzûme-i Mühr-i Nübüvvet- / --Çeviri
Ayete'l-Kürsî Şerhi Tercümesi- / --Çeviri
Hû'nun Hakikatı (Muhyiddîn-i Arabî ve Sadreddîn-i Konevî'den Tercüme)- / --Çeviri
Bazı Sûrelerin Tercüme ve Şerhleri (Fatiha, Necm, Duhâ, Kadr, Maûn, Kevser, Felâk, Nas, Hümeze)- / --Çeviri
Fütûhat-ı Mekkiye'den İnsân-ı Kâmil- / --Çeviri
İblis ile Mükâleme- / --Çeviri
Fütûhat'tan Kunut Hakkındaki Beyanlar- / --Çeviri
Delâil-i Hayrat'tan Bazı Salâvât- / --Çeviri
Ashâb'dan Selemî'ye Ta'lîm Edilen On Dokuz İsmin Şerhi ve Tercümesi- / --Çeviri
İbn Arabî'nin Salâvâtü'l-Kübrâ Şerhi Tercümesi- / --Çeviri

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ŞÜKRÎ, İbrahim Şükrî Efendid. ? - ö. 1670-71Doğum YeriGörüntüle
2Altan Deliormand. 25 Haziran 1935 - ö. 22 Ağustos 2012Doğum YeriGörüntüle
3NAZÎRÎ, Hazînedâr-zâde, Ahmed Nazîrî Efendid. ? - ö. Nisan 1661Doğum YeriGörüntüle
4ŞÜKRÎ, İbrahim Şükrî Efendid. ? - ö. 1670-71Doğum YılıGörüntüle
5Altan Deliormand. 25 Haziran 1935 - ö. 22 Ağustos 2012Doğum YılıGörüntüle
6NAZÎRÎ, Hazînedâr-zâde, Ahmed Nazîrî Efendid. ? - ö. Nisan 1661Doğum YılıGörüntüle
7ŞÜKRÎ, İbrahim Şükrî Efendid. ? - ö. 1670-71Ölüm YılıGörüntüle
8Altan Deliormand. 25 Haziran 1935 - ö. 22 Ağustos 2012Ölüm YılıGörüntüle
9NAZÎRÎ, Hazînedâr-zâde, Ahmed Nazîrî Efendid. ? - ö. Nisan 1661Ölüm YılıGörüntüle
10ŞÜKRÎ, İbrahim Şükrî Efendid. ? - ö. 1670-71MeslekGörüntüle
11Altan Deliormand. 25 Haziran 1935 - ö. 22 Ağustos 2012MeslekGörüntüle
12NAZÎRÎ, Hazînedâr-zâde, Ahmed Nazîrî Efendid. ? - ö. Nisan 1661MeslekGörüntüle
13ŞÜKRÎ, İbrahim Şükrî Efendid. ? - ö. 1670-71Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Altan Deliormand. 25 Haziran 1935 - ö. 22 Ağustos 2012Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15NAZÎRÎ, Hazînedâr-zâde, Ahmed Nazîrî Efendid. ? - ö. Nisan 1661Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ŞÜKRÎ, İbrahim Şükrî Efendid. ? - ö. 1670-71Madde AdıGörüntüle
17Altan Deliormand. 25 Haziran 1935 - ö. 22 Ağustos 2012Madde AdıGörüntüle
18NAZÎRÎ, Hazînedâr-zâde, Ahmed Nazîrî Efendid. ? - ö. Nisan 1661Madde AdıGörüntüle