SENÎH, Süleyman Senîh

(d. 1822/1237-38 - ö. 1900/1318)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Süleymân Senîh’tir. Istabl-ı Âmire’de görevli Bursa hanedanından Mehmed Şerîf Ağa’nın oğludur. 1237-38/1822’de Bursa’da Veli Şemseddîn Mahallesi’nde doğdu. 1837’de İstanbul’a geldi. Divan-ı Hümayun kalemine, Maarif Adliye mektebine ve Mektûbî kalemine devam etti. 1843’te Sadaret Mektûbî odasına memur ve sırasıyla hocalık, rabia, salise ve daha sonra saniye rütbelerine vasıl ve Âmedî odası namzetlerinin birincisi oldu. 1853’te ordu tahrirat başkâtibi olarak Erzurum, Kars, Kağızman taraflarında görevlendirildi. Dönüşünde yine Sadaret Mektûbî odasına devam etti. 1862’de teşkil olunan mühimme odası müdiriyetine, 1864’te mütemayiz rütbesi ile Tuna vilayeti mektûbculuğuna tayin olundu. Vali Midhat Paşa ile geçinemediğinden istifa etti. Bir müddet sonra Bâb-ı Ser-Askerî Mektûbî kalemi müdiriyetine, Dâr-ı Şûrâ-yı Askerî başkitabetine, mektûbculuğa, muharebe esnasında nizam dairesi azalığına atandı ve Makam-ı Ser-Askerî reisi oldu. Surre emini olarak hacca gitti. 1886’da Askerî Tekaüd Sandığı nezaretine tayin edildi. Dîvân’ındaki tarih kıtalarından Senîh’in Hatice isminde birisiyle evlendiği ve bu evlilikten 1851 yılında Muhammed Ali adında bir oğlunun dünyaya geldiği, eşi Hatice Hanım’ın 1852 yılında, oğlu Muhammed Ali’nin de altı yaşına varmadan 1856 yılında vefat ettiği anlaşılmaktadır (Okyay 2005: 13). 1318/1900’de Göztepe’deki köşkünde vefat eden Süleymân Senîh, Selimiye haziresinde medfundur.

İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Senîh’i uzun boylu, kısa ve beyaz sakallı, zayıf, Mevlevî tarikatına mensup biri olarak tarif eder ve onun dinine bağlılığı ve doğruluğuyla tanınan zatlardan olduğunu söyler (Baştuğ 2000: 2148).

Eserleri şunlardır:

1. Dîvân: 134 sayfa olup 1275 yılında İstanbul’da basılmıştır. Klasik anlayışa uygun olarak tertip edilmiştir. Başta münacaat, na‘t, medhiye ve mersiye gibi nazım türlerine uygun nazım şekilleri yer almaktadır. Daha sonra terkib-i bend, terci-i bend, tahmis, muhammes vb. çok bentli nazım şekilleri bulunmaktadır. Aralarda nazm ve kıt‘alar da yer alır. Ardından tarihler gelir. Tarihleri bahr-i tavil takip eder. Bahr-i tavil bölümünden sonra gazeller, gazellerden sonra da rubailer ve kıtalar bölümü gelir. En sonda matla ve müfredler bulunmaktadır (Okyay 2005: 15).

2. Mersiye-i Cenâb-ı Hüseyn bin Murtazâ Der-Sûret-i Beyân-ı Vukû‘ât-ı Kerbelâ: 1273’te İstanbul’da basılmıştır. 11 sayfalık, terkib-i bend nazım şekliyle yazılmış 18 bentten oluşan, 162 beyitlik bir manzumedir. Eser, ayrıca Dîvân içerisinde 10-15. sayfalar arasında da yer almaktadır. (Mersiyelerin Latin harfli metinleri için bk. Arslan, Erdoğan 2009).

3. Tevhîd-i Hudâ-yı Na‘t-ı Nebî Midhat-i Ashâb Mersiye-i Şâh-ı Şühedâ Ravzâ-yı Ahbâb: 1281’de İstanbul’da basılmıştır. 13 sayfalık taşbasma bir eserdir. İçerisinde tevhid, münacaat, 3 na’t, dört halife için yazılmış toplam 4 manzume, Hz. Hasan ve ehl-i beyt için yazılmış birer manzume, değişik nazım şekilleriyle yazılmış 5 mersiye (Mersiyelerin Latin harfli metinleri için bk. Arslan, Erdoğan 2009), Hz. Hüseyn, İmâm-ı Hümâm, Ammâr bin Yâsir ve Mâlik-i Ejder için yazılmış 4 medhiye bulunmaktadır.

4. Mersiye-i Şerîf: 1288’de İstanbul’da basılmıştır. 6 sayfalık terci-i bend nazım şekliyle yazılmış 8 bentten oluşan 72 beyitlik bir mersiyedir. (Mersiyelerin Latin harfli metinleri için bk. Arslan, Erdoğan 2009)

5. Mersiye-i Cenâb-ı Şehen-şâh-ı Kerbelâ: 1290’da İstanbul’da basılmıştır. İçerisinde terkib-i bend, müseddes, müsemmen nazım şekilleriyle yazılmış dört mersiye (Mersiyelerin Latin harfli metinleri için bk. Arslan, Erdoğan 2009) ve müseddes nazım şekliyle yazılmış bir Hz. Hüseyin medhiyesi bulunan 15 sayfalık bir eserdir.

6. Vak‘a-i Kerbelâ’nın Mukaddimesi: Senîh’in el yazması hâlinde bulunan tek eseridir. Süleymaniye Kütüphanesi Nafiz Paşa No: 1039’da kayıtlıdır. 17 sayfadan oluşan eserin sonunda 1277 tarihi bulunmaktadır. 30 bentlik 270 beyit tutarında bir terkib-i benddir. Eserde, 17 başlık altında Kerbela Vak‘ası gerçekleşmeden önce Hz. Hüseyin’in amcasının oğlu Müslim bin Akîl’in başından geçen olaylar hikâye edilmiştir. (Eserin Latin harfli metni için bk. Erdoğan 2010).

Süleymân Senîh, Mevlevî tarikatına intisaplı bir şairdir. Dîvân’ında Senîh-i Mevlevî ismini kullanmış, hemen hemen tüm gazellerinin sonuna Mevlânâ’yı öven beyitler eklemiş ve kıt’alar söylemiştir (Okyay 2005: 17). Şairin dikkat çeken diğer bir yönü ise zamanının şairleri ile birlikte yazdığı müşterek gazelleridir. Dîvân’ında beş müşterek gazel, bir de müşterek matla bulunmaktadır. Senîh, bu şiirleri zamanının şairlerinden Eşref, Namık Kemâl, Ziyâ Paşa ile Fatîn, Kâzım Paşa ve Hâfız Müşfik ile birlikte yazmıştır (Alıcı 2003: 10). Fuzûlî, Nef’î, Nedîm, Şeyh Gâlib, Esrâr Dede, İzzet Molla, Fatîn, Câvid Bey, Kemâl Bey ve Hâlim Giray, Senîh’e rehber olan, onun şiirlerini etkileyen şairlerdir (Okyay 2005: 21).

Kaynakça

Alıcı, Lütfi (2003). "Süleyman Senîh ve Müşterek Gazelleri". İlmî Araştırmalar. S. 15. İstanbul. 7-18.

Arslan, Mehmet, Mehtap, Erdoğan (2009). Kerbelâ Mersiyeleri. Ankara: Grafiker Yay.

Baştuğ, İbrahim (hzl.) (2000). İbnü’l-Mahmud Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri. C. 4. Ankara: AKM Yay.

Cunbur, Müjgan (2007). “Senîh”. Türk Dünyası Ortak Edebiyatı Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C.7. Ankara: AKM Yay.

Erdoğan, Mehtap (2010). “Senîh-i Mevlevî’nin Vak‘a-i Kerbelânın Mukaddimesi Adlı Risâlesi”. Uluslararası Kerbela Sempozyumu. Çeşitli Yönleriyle Kerbela Bildiri Kitabı. C. II. Sivas. 161-201.

Fatîn Dâvud (1271). Hâtimetü’l-Eş‘âr. İstanbul: Matbaa-i Âmire.

Kurnaz, Cemal, Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmed Nail Tuman, Tuhfe-i Nailî. C.I. Ankara: Bizimbüro Basımevi.

Okyay, Ercan (2005). Senîh-i Mevlevî Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.

Tatcı, Mustafa, Cemal Kurnaz (hzl.) (2000). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri. Ankara: Bizimbüro Basımevi.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1990). “Senîh Süleyman Efendi”. C.7. İstanbul: Dergâh Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. MEHTAP ERDOĞAN
Yayın Tarihi: 19.12.2013

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Değil bir gün ya bir hafta yahud bir aya kalmışdır

Tulû’-ı mihr-i maksad âlem-i uhrâya kalmışdır

 

Bugün dil yârine vâsıl olup dermân-ı gam bulmaz

Devâ-yı derdi ol bîçârenin ferdâya kalmışdır

 

Garîb-i şâm-ı ye’sim öyle kim ta’bîri nâ-kâbil

Ümîd-i rü’yet-i yâr âlem-i ma’nâya kalmışdır

 

Dükân-ı dil harîk-i cism ü cânda yandı hep ammâ

Metâ’-ı aşkdan bir haylice sermâye kalmışdır

 

İrüp encâma devr-i bezm-i ayşı mest-i hicrânın

Husûl-ı keyf-i tâmı bir kadeh sahbâya kalmışdır

 

Çü tûtî şekker-i la’lin ile pür-gûy iken şimdi

Tekellümden Senîh-i âciz ü bîvâye kalmışdır

 

Beni bu kayd-ı mihnetden aceb kimler ider âzâd

Küşâd-ı ukde-i dil himmet-i Monlâ’ya kalmışdır

 

Mersiye-i Sûz-nâk

Ben şimdi isterim duyayım her mahalden âh

Mu’tâdım oldı gâyet-i hüzn ü keselden âh

Kurtuldı hall-i ukde-i dil muhtemelden âh

Seyr it ne geldi başıma hükm-i ezelden âh

Ol şeb-çerâğ-ı mihr ü vefâ çıkdı elden âh

Nâ-gâh söndi şem’-i murâdım ecelden âh

 

Gülsem gülerdi ağlasam ol demde zâr idi

Yansam yanımca mûm gibi dâ’im yanar idi

Olsam gama düçâr bana gam-güsâr idi

El-kıssa pek vefâlı hakîkatli yâr idi

Ol şeb-çerâğ-ı mihr ü vefâ çıkdı elden âh

Nâ-gâh söndi şem’-i murâdım ecelden âh

 

Hoş-hâl idik biribirimiz ile hânede

Bir çift murg-ı mûnis idik sanki lânede

Kâş olmayaydı böyle muhabbet miyânede

Bir misli yok muhaddere idik zamânede

Ol şeb-çerâğ-ı mihr ü vefâ çıkdı elden âh

Nâ-gâh söndi şem’-i murâdım ecelden âh

 

Oldı şehîde saldı Hudâ’ya revânını

Seyr-i cemâl-i Hakk’a revân itdi cânını

Devr-i felekde kurmamış idi cihânını

Vuslat-serâ-yı huld ide Rabbim mekânını

Ol şeb-çerâğ-ı mihr ü vefâ çıkdı elden âh

Nâ-gâh söndi şem’-i murâdım ecelden âh

 

Rûhı olup Hadîce-i Kübrâ’ya hem-civâr

Görsün Cenâb-ı Fâtıma’dan lutf-ı bî-şümâr

Yâ Rabbi hem de zevcine vir sabra iktidâr

Zîrâ ki şimdi böyledir ağlar Senîh-i zâr

Ol şeb-çerâğ-ı mihr ü vefâ çıkdı elden âh

Nâ-gâh söndi şem’-i murâdım ecelden âh

Okyay, Ercan (2005). Senîh-i Mevlevî Divanı. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi. 140, 61-62.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ESÎRÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2FEHMÎ, Fehmî Ali Efendid. ? - ö. 1667-68Doğum YeriGörüntüle
3ÂZERÎ, İbrahim Çelebid. ? - ö. 1585Doğum YeriGörüntüle
4MAHVÎ, Tebrizli Hasand. 1822 - ö. 1853Doğum YılıGörüntüle
5PARMAKSIZOĞLU ÂŞIK MAHMUTd. 1822 - ö. 1914Doğum YılıGörüntüle
6İHSÂNd. 1822 - ö. 1840Doğum YılıGörüntüle
7ADMÎ, Urfalıd. 1818 - ö. 1900Ölüm YılıGörüntüle
8SEYYİD SÜLEYMANd. 1857 - ö. 1900Ölüm YılıGörüntüle
9NİYÂZÎ, Ahmed Niyâzî Efendi, Serezlid. 1844 - ö. 1900Ölüm YılıGörüntüle
10ÂLÎ, Âlî Efendid. 1784-85 - ö. 1833MeslekGörüntüle
11HÜSEYİN CANd. ? - ö. 1695-96MeslekGörüntüle
12ZEYNÎ/ŞÂHÎ, Okçuzâde Nişancı Mehmed Paşad. 1562-63 - ö. 1629-30MeslekGörüntüle
13HAKKI, Kıbrısî-zâde Şeyh İsmâil Hakkı Efendid. 1785 - ö. 1862Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14MURÂDÎ, Şeyh, İstanbullud. 1800 - ö. 1839 ds.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15LEYLÂ, Fîrûze Hanımd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SİNÂN, Hüsâmeddin Fakîhoğlu, Şeyh Sinan Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17KANDÎ, Hürrem Paşa-zâde Kandî Beyd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18ZAMÎRÎ, Hacı Yusuf Ağazâde Ahmed Zamîrî Efendid. ? - ö. 1647-8Madde AdıGörüntüle