SERDARÎ

(d. 1250/1834-1835 - ö. ?/1922)
âşık
(Âşık / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Serdarî, Sivas’ın Şarkışla İlçesinde, Kayalıyokuş Mahallesinde H.1250/M. 1834-5 yılında fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir (Aşkun 1940: 315; Özdemir 1997: 19; Aslanoğlu 2006: 378). Küçük yaşta öksüz ve yetim kalmış, amcasının ve komşularının yardımıyla büyümüştür. Asıl adı Hacı’dır, fakat çevresinde “Çolak Hacı” olarak tanınmaktadır. Zira çocukluğunda eşekten düşüp kolunu kırınca iyi bir tedavi göremediğinden yarası iyileşmemiş, kangrene çevirme ihtimaline karşı da sol kolu dirseğinden kesilmiştir. Herhangi bir eğitim kurumuna gidemediği için okuma-yazmayı öğrenememiştir (Özdemir 1997: 20; Aslanoğlu 2006: 378). Gördüğü her güzele tutulan bir yapısı vardır. Bu yapısı dolayısıyla başından birçok sevda geçmiş; hatta Şarkışla kadısının kızına âşık olup onu kaçırmış ve bu sebeple Sivas’ta bir müddet hapis yatmıştır (Özdemir 1997: 22-24; Aslanoğlu 2006: 378). Serdarî’nin iki eşinden dördü erkek, beşi kız olmak üzere dokuz çocuğu olmuştur. Bunlardan Mehmed adındaki oğlunu H. 1303/M. 1886 yılındaki kıtlıkta, küçük yaşta kaybetmiştir (Özdemir 1997: 52, 87). Yegâne geçim kaynağı kısıtlı imkânlarla, zor şartlar altında yaptığı çiftçiliktir. Bulabildiği kısa süreli başka işlerde de çalışmıştır. Fiziksel engeline rağmen iyi çalıştığı söylenmektedir. Özellikle tırpanla ekin biçmede ve avcılıkta çok maharetli imiş (Özdemir 1997: 26-27). Fakat bütün bunlara rağmen ömrü yoksulluk ve sefalet içerisinde geçmiştir. Bazı (Özdemir 1997: 31) kaynaklara göre 18.06.1919 tarihinde, İbrahim Aslanoğlu (2006: 378)’nun araştırmalarına göre ise 21.03.1922’de doğduğu yerde vefat etmiştir. Bugün Şarkışla’da Aras, Berk ve Fırat soyadını taşıyanların onun soyundan geldiği söylenmektedir (Özdemir 1997: 27).

Usta malı şiir ve türküler dinleyerek büyüyen âşık, zamanla bunları güzel sesiyle kendisi de söylemeye başlamış, uzun kış gecelerinde odalarda aranır olmuştur. Daha sonra yöredeki âşıklarla köy düğünlerine katılmış, düğünlerde usta malı şiir ve türkülerin yanına giderek kendi şiirlerini de eklemiştir (Özdemir 1997: 20-21; Kaya 2009: 99). Hazır cevap olması; söze sözle, türküye türküyle karşılık vermesi ve kuvvetli hafızası dolayısıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Ondaki kabiliyeti, şiir tekniğindeki sağlamlığı gören âşıklar, günün birinde onun âşıklara baş olacağını düşünerek ona Serdarî mahlasını vermişler (Özdemir 1997: 21).

Serdarî, orta boylu, iri yapılı, sağlam bünyeli ve gür sesli biridir (Aslanoğlu 2006: 378). Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla özgüveni yerinde, kendisiyle ve çevresiyle barışık bir kişiliğe sahiptir. Sözünü esirgemeyen, rahat, samimi bir söyleyişi vardır. Dili sade ve akıcı olup daha çok lirizm yüklü dizeleri ve taşlamalarıyla tanınmıştır. 1303 yılında yaşanan kıtlık üzerine söylediği destan, onun şöhretini daha da artırmıştır (Kalkan 1991: 39). Hecenin sekizli ve 11’li ölçülerini kullanan âşığın şiirleri kendi zamanında yazıya geçirilememiş, çok az bir kısmı sonradan Kadri Özyalçın, Kemal Gürpınar (1938), Vehbi Cem Aşkun (1940: 315-322; 1973: 26-32) ve İbrahim Aslanoğlu (1985: 153-165) gibi araştırmacılar tarafından derlenmiştir. Bazı şiirleri günümüzde bestelenmiştir. Kızı Ayşe Berk’in de şairlik yönü bulunmaktadır (Özdemir 1997: 82-88).

Kaynakça

Aslanoğlu, İbrahim (1985). Söz Mülkünün Sultanları. İstanbul: Erman Yay.

Aslanoğlu, İbrahim (2006). Sivas Meşhurları II. Sivas: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yay. 

Aşkun, Vehbi Cem (1940). Sivas Folkloru. Sivas: Sivas Halkevi Dil, Tarih, Edebiyat Kolu Yay.

Aşkun, Vehbi Cem (1973). Yerme ve Güldürüler. Ankara: Eti Matbaası.

Kalkan, Emir (1991). XX. Yüzyıl Türk Halk Şairleri Antolojisi. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.  

Kaya, Doğan (2009). Sivas Halk Şairleri. C. V. Sivas: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yay. 

Özdemir, Ahmet (1993). Cönklerden Günümüze Halk Şairlerimiz. İstanbul: Veli Yay.

Özdemir, Ahmet (1997). Şarkışlalı Âşık Serdarî ve Yöre Halk Şairleri. İstanbul: Şarkışla Kültür Sanat ve Sosyal Dayanışma Derneği Yay.

Özyalçın, Kadri, Kemal Gürpınar (1938). Şarkışlalı Serdarî Hayatı ve Eserleri. Sivas: Sivas Halkevi Dil, Tarih, Edebiyat Şubesi Neşriyat.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. ŞEREF BOYRAZ
Yayın Tarihi: 13.12.2014
Güncelleme Tarihi: 11.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Destan
Nesini söyleyim canım efendim
Gayrı düzen tutmaz telimiz bizim
Arzuhal etsem de deftere sığmaz
Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim

Sefil irençberin tebdili şaştı
Borç kemalin buldu boyundan aştı
İntikal parası binleri geçti
Dahi doğrulamaz belimiz bizim

Fukara ehlinin yüzü soğuktur
Yıl perhizi tutmuş içi kovuktur
İneği davarı iki tavuktur
Bundan başka yoktur malımız bizim

Çok dilek diledim kabul olmadı
Şu yalan dünyada yüzüm gülmedi
Hiç kimseye emniyetim kalmadı
Açılmadan soldu gülümüz bizim

Şu yalan dünyada hoş olamadım
Borçlardan bir kere baş alamadım
Şu küçük öküze eş bulamadım
Söylemeden aciz dilimiz bizim

Zenginin sözüne belî diyorlar
Fukara söylerse deli diyorlar
Zamane şeyhine veli diyorlar
Gittikçe çoğalır delimiz bizim

Fukara halini kimse sormuyor
Ehl-i diyanetin yüzü gülmüyor
Padişah sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim

Evlat da babanın sözün tutmuyor
Karnım açtır diye çifte gitmiyor
Uşaklar çoğaldı ekmek yetmiyor
Başımıza bela dölümüz bizim

Rençberin sanatı bir arpa tahıl
Havasın bulmazsa bitmiyor pahıl
Tecelli olmazsa neylesin ahıl
Hep yokuşa sarar yolumuz bizim

Sekiz ay kışımız dört ay yazımız
Açlığından telef olur bazımız
Kasım demeden buz tutar özümüz
Mayısta çözülür gölümüz bizim

Tahsildarlar çıkmış köyleri gezer
Elinde kamçısı fakiri ezer
Döşeği yorganı mezatta gezer
Hasırdan serilir çulumuz bizim

Zenginin yediği baklava börek
Kahvaltıda eder keteli çörek
Fukaraya sordum size ne gerek
Düğülcek çorbası balımız bizim

Bir aşka geldik de biz bunu dedik
Üç yüz üç senesi bir sille yedik
Her nereye varsan sahipsiz Gedik
Kime arz olacak halimiz bizim

Açlıktan benzimiz sarardı soldu
Ağlamaktan gözlerime kan doldu
Üç yüz üç senesi bir afet oldu
Dördü bir okkadır dolumuz bizim

Daima doğrudur âşığın sözü
Kör olsun düşmanın görmesin gözü
Bir parça seyreldi istibdat sözü
Geçer mi düşmanda kâlimiz bizim

Açılmadı ikbalimiz bahtımız
Şen olsun İstanbul payitahtımız
Tevellüt ellidir geçti vahtımız
Nöbetin gözlüyor salımız bizim

Serdari halimiz böyle n’olacak
Kısa çöp uzundan hakkın alacak
Mamurlar yıkılıp viran olacak
Akibet dağılır ilimiz bizim

Aslanoğlu, İbrahim (2006). Sivas Meşhurları II. Sivas: Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Yay. 380-382

Özdemir, Ahmet (1997). Şarkışlalı Âşık Serdarî ve Yöre Halk Şairleri. İstanbul: Şarkışla Kültür Sanat ve Sosyal Dayanışma Derneği Yay. 61-63.
 

Destan
Eş olur mu kara kazan helkiye
Zannı az olanlar söyler belki ya
Müsavi olur mu arslan tilkiye
Herkes eşli eşin arar demişler

Olmasın istersen merteben yüce
Kimsenin hatrını kırma zerrece
Elin kapısını dürtme gizlice
El kapını yıkıp girer demişler

Zalimler kurtulup kaçar belleme
Kimsesizler bunda naçar belleme
Her şahıs hakkından geçer belleme
Yiğit hukukunu arar demişler

Derin olur deryaların girdabı
Boşuna tüketme yüzünün abı
Ne kadar incedir şeriat babı
Bir kılı on iki yarar demişler

Serdari boşuna dalma derine
Emr-i Hak ne derse gelir yerine
Kalem katılır mı Hak takdirine
Bir hükme fatiha karar demişler

Özdemir, Ahmet (1993). Cönklerden Günümüze Halk Şairlerimiz. İstanbul: Veli Yay. 149-150.


 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Elvan Çubukçud. 1969 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2İSYANÎ, İsmail Elçioğlud. 1848 - ö. 1944Doğum YeriGörüntüle
3MEHMET, Mehmet Şengüld. 1959 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Elvan Çubukçud. 1969 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5İSYANÎ, İsmail Elçioğlud. 1848 - ö. 1944Doğum YılıGörüntüle
6MEHMET, Mehmet Şengüld. 1959 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Elvan Çubukçud. 1969 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8İSYANÎ, İsmail Elçioğlud. 1848 - ö. 1944Ölüm YılıGörüntüle
9MEHMET, Mehmet Şengüld. 1959 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Elvan Çubukçud. 1969 - ö. ?MeslekGörüntüle
11İSYANÎ, İsmail Elçioğlud. 1848 - ö. 1944MeslekGörüntüle
12MEHMET, Mehmet Şengüld. 1959 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Elvan Çubukçud. 1969 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14İSYANÎ, İsmail Elçioğlud. 1848 - ö. 1944Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15MEHMET, Mehmet Şengüld. 1959 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Elvan Çubukçud. 1969 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17İSYANÎ, İsmail Elçioğlud. 1848 - ö. 1944Madde AdıGörüntüle
18MEHMET, Mehmet Şengüld. 1959 - ö. ?Madde AdıGörüntüle