ŞERİFÎ

(d. ?/? - ö. ?/?)
âşık
(Âşık / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Şerifî on yedinci yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Âşık Ömer'in üstadıdır. Âşık Ömer'in Şairnamesinde "Şerifî değil mi cümleye üstad/Ol değil mi bizi eyleyen irşad" dizelerinde yer almaktadır. On sekizinci yüzyıl ortalarında yazılmış bir dergide şiirleri bulunmaktadır. Hem hece hem aruz vezniyle söylenmiş şiirleri vardır. Şiirlerinde sade bir dil kullanmıştır. Âşık Ömer'in üstadı olması nedeniyle güçlü bir âşıklık yeteneğinin olduğu şiirlerinden anlaşılmaktadır.

 

Kaynakça

Kaya, Doğan. (2009). Şairnameler. Erzurum: Salkımsöğüt Yay. 

Kocatürk, Vasfi Mahir. (1963). Saz Şiiri Antolojisi. Ankara: Ayyıldız Matbaası. 

"Şerifî" (1998). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, (Devirler/İsimler/Eserler/Terimler). C. 8. İstanbul: Dergâh Yay. 140. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BERNA AYAZ
Yayın Tarihi: 06.02.2015
Güncelleme Tarihi: 11.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Atasözleri Destanı

Sana pendim vardır mesel be mesel,

Durub-u emsalde neler demişler,

Guş eyle, getirme hatıra kesel

Deliden al uslu haber demişler.

 

Kamil ol, kamilin sözünü dinle,

Hasm olma kimseye, kimse seninle...

Hasmın karıncaysa merdane anla,

El üzre el arşa çıkar demişler.

 

Akil akillerden alır sayağı,

Cahil söz anlamaz, delik kulağı.

Subhadek kimsenin yanmaz çırağı,

Çark-ı felek durmaz döner demişler.

 

Lazım olur bir gün sakla yarağı,

Dost başı gözetir düşman ayağı,

Issın tutmaz unmadığın orağı:

Varır el tarlasın biçer demişler.

 

Sallanır mı deve tutsan kulağı,

Abdal israf eder çok olsa yağı,

Çölmek yuvarlanır bulur kapağı:

Herkes misli mislin arar demişler.

 

Her dem daim sanma mihr ile mahı,

Kül eder mermeri mazlumun ahı,

Gedayı şah eder hem geda şahı:

Takdir tedbirleri bozar demişler.

 

Aynına alma hiç cihanın varın,

Bulursan bugün ye gam çekme yarın,

Cinsine olmazsa her kim mukarin

Akıbet yolundan azar demişer.

 

Adadan dokunsa bir seng-i hara

Gam çekme sen ana, ol dil-i derya

Pak übiperva ol ..... güya

Geri al .....ular demişler.

 

Durub-u emsalin çukur ovası,

Anas' olmıyanın olmaz babası,

Öksüz kuşun sanma kalır yuvası;

Anı da Mevlası yapar demişler.

 

Sana bir cevabım, dinlersen, şafi:

Yola çık, bele çık, koma insafı.

Sofradan elin kes, mecliste lafı:

Dilden gelir başa keder demişler.

 

Bir büyük çarşıdır aşkın pazarı,

Biaşk olan bilmez andaki karı.

Her kişi beğenmiş almış bir yarı,

Güzel odur gönül sever demişler.

 

Alçak ol, alçağı yek sever beyler,

Görmez misin suyu alçağa çağlar.

Her ne kadar yüksek olursa dağlar

Yollar üzerinden aşar demişler.

 

Serkez olup germe kimseye boyun,

Murad ütmek imiş oynarsan oyun,

Ne kadar çok olsa sürüde koyun

Cümlesin bir kasap kırar demişler.

 

Guş eyle nasihat, ainle makali,

Ciddi say edegör ve sakla mali.

Bir dosta keşf etme zaruret hali:

Selamı sabahı keser demişler.

 

Ayb değil her şeyin aslı sorulur,

Rehberi olmayan yolda yorulur,

Yokuşta emanet kuskun kırılır:

El atına binen iner demişler.

 

Bedl asl olanlara n'eylesin öğüt:

Hiç meyva verir mi kavakla söğüt?

Değirmende unun elinle öğüt:

Akil işin kendi tutar demişler.

 

İyilik et diyeler ta sana iyi,

Kem olur aslında kem olan soyu,

Herkese hazırdır kazdığı kuyu:

Zalime belası yeter demişler.

 

Yalancılar sözü doğru söylemez,

Yalan söze akil belin bağlamaz.

Deme sakın kendi düşen ağlamaz:

Ağlar, belki gözü çıkar demişler.

 

Mürvetsiz meclisten kaldır tabanı,

Kadrin bilmeyene yedirme nanı,

Sırtında olmazsa eğer tumanı

Gönlünden yarım bez geçer demişler.

 

Bu szöüme sakın eyleme şek:

Naehle terbiye, hiç etme emek.

Katırın aslında var çünkü eşek

Anınçün ademi teper demişler.

 

Bilir pekmezciyi görünce sinek,

Su kosan dolar mı hiç delik süzek,

Yola doğru gitmez yularsız eşek,

Mıhsız tahta dingil atar demişler.

 

Ne acep aksidir bu çark-ı felek,

Yenmez oldu kat'a kimseden yemek,

Kavim hısım guya bir acı kelek,

Akraba akrepten beter demişler.

 

Şerifi! Uzatma sözü insana,

Darbımesel sığmaz nice divana.

Elin attığı taş gider yabana,

Akrabadan gelir zarar demişler.

 

Dostu akrabayı getirme dile,

Cümlesin verseler almam bir pula.

Pek sakın malın kaptırma ele,

Her iş akçe ile biter demişler.

Kocatürk, Vasfi Mahir. (1963). Saz Şiiri Antolojisi. Ankara: Ayyıldız Matbaası.135