SERSEM ALİ BABA, Dedebaba

(d. ?/? - ö. 1569/977)
tekke şairi
(Tekke / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

16. yüzyıl Bektaşi postnişinlerinden ve şairlerinden olan Sersem Ali Dedebaba, Balım Sultan’ın ilk müritlerinden ve halifelerindendir (Ergun 1955: 228). Hayatı hakkında kaynaklarda geniş malumat bulunmayan Sersem Ali Dedebaba’nın ne zaman ve nerede doğduğu, ailesi ve eğitim durumu hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. 1569 yılında vefat eden Sersem Ali Dedebaba’nın kabri, Hacı Bektaş Dergâhı’nın içerisinde yer alan ve “Kırklar Meydanı” diye adlandırılan meydanın girişinde, sol tarafta bulunmaktadır. Diğer taraftan, Sersem Ali Dedebaba’nın bir kabri de Kalkandelen’de Harabâti Dergâhı’nda bulunduğu bilinmektedir. Turgut Koca tarafından Harâbati Dergâhı’nda bulunan kabrinin, kendisine bir saygı nişanesi olarak yaptırılan makamı olduğu belirtilmiştir. Sersem Ali Dedebaba, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’na Balım Sultan’dan sonra atanan ikinci postnişin olmuştur. Hacı Bektaş Dergâhı’na gelişi Balım Sultan’dan otuz altı yıl sonradır. Bektaşiliğin “Babagân Kolu”nda en üst makamı belirtmek için kullanılan bir terim olan “Dedebabalık” adlandırması ilk defa Sersem Ali Baba ile kullanılmaya başlamıştır. Önceleri paşalık ve vezirlik görevlerinde de bulunan Sersem Ali Dedebaba, Bektaşi Tarikatı postuna ilk olarak 1520 yılında oturmuştur (Koca 1990: 199).

Turgut Koca’nın Sersem Ali Dedebaba hakkında aktardıkları şöyledir; “Kanuni Sultan Süleyman, ilk eşi Mâhidevrân Sultanı, Hürrem Sultan'ın entrikalarıyla eski saraya sürer. Sersem Ali Baba, Mâhidevrân 'ın ağabeyi olması dolayısıyla, Hacı Bektaş-i Veli dergâhından uzaklaştırılır. Bunun üzerine Sersem Ali Baba, Kalkandelen'e gider. Harabâti dergâhında oturur. Bu sıralarda Anadolu'da Celâli isyanları ve özellikle Kalender İsyanı patlak vermiştir. Kanuni, Anadolu'da bozulan düzeni doğrultmak üzere, İbrahim Paşa’yı görevlendirir. Aynı zamanda işleri yatıştırmak için, Sersem Ali Baba'nın, Hacı Bektaş’a dönmesini ferman eder. Sersem Ali Baba, önce Hacca gider. Medine ve Kerbelâ yoluyla Pir evine gelir. 1551 yılında posta oturur. On dokuz yıl meşihat (şeyhlik / postnişinlik) eder” (Koca 1990: 199). Sersem Ali Dedebaba’nın Hacı Bektaş Dergâhı’ndaki mezarının başında bulunan kabir taşında şu kitabe yazılıdır: “Ehl-i diller zümresinde olmaz illâ ehl-i dil /Hicreti Sersem Ali Baba akuptur rûd-Nil” (Sersem Ali Baba’nın ömür süresinin Nil nehrinin bereketli suları gibi aktığını anlamayan, asla gönül ehli değildir) (Koca 1990: 199).

Bektaşiler tarafından tertip edilen birçok mecmuada Sersem Ali Dedebaba mahlasıyla yazılmış bazı nefeslere tesadüf edilmiştir. Sadeddin Nüzhet Ergun ve Turgut Koca tarafından dört nefesi yayımlanmıştır (Koca1990: 199-202; Ergun 1955: 228-231). Çeşitli mecmualardan derlenerek yayımlanan az sayıdaki şiirinden anlaşıldığı kadarıyla hece vezniyle yazmıştır. Bektaşi tarikatı mensubu ve postnişini olmasının da etkisiyle şiirlerinin konusunu tamamen Alevi ve Bektaşi inancı ve tasavvufi düşüncesi oluşturmuştur. Dolayısıyla, şiirlerinde Alevi ve Bektaşi inancına ait ad, terim ve kavramları çokça görmemiz mümkündür. Allah-Muhammed-Ali üçlemesi, Kırklar, Güruhu Naci, Şah-ı Merdan, Şir-i Yezdan gibi kavramlar ile Hacı Bektaş Veli, Balım Sultan, Karaca Ahmed Sultan ve diğer Alevi ve Bektaşi yol ulularının isimleri bunların başında gelmektedir. Ayrıca, On İki İmamların isimlerinin zikredildiği bir düvaz imamı bulunmaktadır.

 

Kaynakça

Ergun, Sadeddin Nüzhet (1955). Bektaşî Şairleri ve Nefesleri 19’uncu Asra Kadar. C. 1. İstanbul: Maarif Kitaphanesi.

Koca, Turgut (1990). Bektaşi Alevi Şairleri ve Nefesleri (13. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Kadar). İstanbul: Maarif Kitaphanesi.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. BÜLENT AKIN
Yayın Tarihi: 20.11.2014
Güncelleme Tarihi: 11.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Nefes

Sabah seherinde virdim budur bu

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

Zikrim olan Lâ ilâhe illallâh

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

 

Levlâke levlâke buyurdu Allah

Daim zikr ederim rızâenlillâh

Mü'minin kalbinde olur Beytullah

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

 

Kırklar ulusudur ol Şâh-ı Merdan

Anı idrâk eden bir kâmil insan

Gazaba gelirse hem Şîr-i Yezdan

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

 

İmam Hasan Hüseyn nûr-i arşullah

Zeynel âbâ mürüvvet kânı billâh

Muhammed Bâkır'a dâim eyvallah

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

 

Ca’fer-i Sâdık'tan alındı elim

Musâ-yi Kâzırn'a uğradı yolum

Ali Musa Rıza zikreder dilim

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

 

Muhammed Mehdi'dir sâhib Seyfullah

Sersem Ali der daim şeyenlillâh

Yezid'e sad hezar hem lâ'netullah

Allah bir Muhammed Ali'dir Ali

Koca, Turgut (1990). Bektaşi Alevi Şairleri ve Nefesleri (13. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Kadar). İstanbul: Maarif Kitaphanesi. 228-229.

 

Nefes

iklim dört köşeyi dolandım

Hünkâr Hacı Bektaş pîrirn Hû deyu

İndim eşiğine niyâz eyledim

Hünkâr Hacı Bektaş pîrirn Hû deyu

 

Vardım kapusuna sanduka nurdan

Eşiğine yüzüm sürdüm hâkinden

Destur aldım ben gül yüzlü pîrimden

Hünkâr Hacı Bektaş pîrirn Hû deyu

 

Balım Sultan sayvan kurmuş oturur

Feriştehler her hizmetin yetirür

Yedi iklim dört köşeden götürür

Hünkâr Hacı Bektaş pîrirn Hû deyu

 

Meydanda oturan merdlerin merdi

Her sabah okunur erenler virdi

Hak Muhammed Ali pîrimin ceddi

Hünkâr Hacı Bektaş pîrirn Hû deyu

 

Hak'dan geldi yeşil ferman göründü

Rum'un erlerine cümle okundu

Karac Ahmed Sultan bendesi oldu

Hünkâr Hacı Bektaş pîrirn Hû deyu

 

Sersem Ali vardı pire dayandı

Çırağımız kırk budaktan uyandı

Mürşid olan her bir renge boyandı

Hünkâr Hacı Bektaş pîrim Hû deyu

Koca, Turgut (1990). Bektaşi Alevi Şairleri ve Nefesleri (13. Yüzyıldan 20. Yüzyıla Kadar). İstanbul: Maarif Kitaphanesi. 1990.