SEVDAÎ, Duran Eroğlu

(d. 01.01.1961 / ö. ?)
âşık, mobilya ustası
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Duran Eroğlu, Tokat’ın Artova ilçesinin Yenice köyünde 1 Ocak 1961 tarihinde doğmuştur. Şiirlerinde Ozan Sevdaî mahlasını kullanır. İlkokul mezunudur. Görücü usulü evlenen Eroğlu’nun dört çocuğu vardır. 1964’te Ankara’ya göç eder. 1972’den bu yana saz çalan Eroğlu, saz çalmayı dedesi Âşık Abbas Eroğlu’ndan öğrenir. Âşık Abbas Eroğlu da âşıklık geleneğine mensuptur. Eroğlu, sazda ve sözde ustaları olan Çorumlu Hüseyin Çırakman’ın ve dedesi Âşık Abbas Eroğlu’nun etkisindedir. Eroğlu, Âşık Veysel’i, Mahzunî Şerif’i, Davut Sulari’yi ve dedesi Âşık Abbas’ı kendisine örnek alır. Eroğlu, âşıkların çok olduğu bir çevrede yetişir. Eroğlu, âşık meclislerine katılır. Sazını ve sözünü kasetlerde, konserlerde, toplantılarda, köy derneklerinde ve çağrıldığı her yerde icra eder. Eroğlu’nun yetiştirdiği çırağı yoktur. Ancak kendisinden yardım isteyen herkese yardımcı olmaya çalışır. Asıl mesleği mobilya ustalığı olan Eroğlu, bu meslekten emekli olmuştur. TRT INT Merhaba Dünya programına pek çok kere katılır. Bunun gibi Cem TV, Başkent TV, Mesaj TV gibi kanallarda sazını ve sözünü icra eder. Ayrıca yerel radyo ve programlarına da katılır. Eroğlu, Ozan-Der’e, İLESAM’a ve Kültür Bakanlığı’na üyedir. Birçok ödülü vardır. Hâlen Ankara’da ikâmet etmektedir (Gülmüş 2010: 69-72).

Tasavvufi rüyalar gören Eroğlu, Peygamber Efendimiz’i ve On İki İmam’ı bir kubbenin içinde zikrederken görür, ancak bade içmemiştir. Mahlasını önceleri Birçare olarak kullanan Eroğlu, daha sonra Birçare adında başka bir ozan olduğunu öğrenir. 1998’de Çorumlu Hüseyin Çırakman “Bunun sevdası başından aşmış” diyerek Sevdaî mahlasını ona verir. Düşünerek ve yaşayarak şiirler yazan Eroğlu, ilk olarak şiirlerinin temasını oluşturur, daha sonra şiirin kendisini bulmasını sağlar. Yazdığı ilk şiirini hatırlamayan âşık, yazdığı her şiirin bir öncekinin önüne geçtiğini söyler. Şiirde bir noktaya erişmeyi hedefler. O nokta aklın görmediği, bilmediği bir noktadır. Eroğlu, âşıklığın özünün tasavvuf ilmi olduğunu düşünür. Eroğlu’na göre âşık Hakk’ı kuvvetiyle, suretiyle ve zatıyla bilir. Eroğlu’nun Hakk’a, halka ve halktan Hakk’a yönelmiş şiirleri vardır. Kainatta her şeyin insanlara hizmet ettiğini söyleyen Eroğlu’na göre bu âlemde Hakk’ı görmeyenler öbür dünyaya ama giderler. Ona göre kendini bilen Hakk’ını da bilir. Eroğlu, bu dünyanın seyir âlemi olduğunu ve Hak için seyredilmesi gerektiğini söyler. Sevgiyle ve güzellikle yaşamanın önemine değinir. Kendi sevgisiyle cansız sazının dile geldiğini söyleyen Eroğlu’na göre önemli olan insanın kendisi, kâinatı ve Hakk’ını tanımasıdır. Eroğlu’nun şiirleri genellikle tasavvuf, nasihat ve sosyal içeriklidir. Şiirlerini çoğunlukla Hakk’a ulaşma özlemiyle yazmıştır. Eroğlu’na göre daha evvelki âşıklar Hak âşıklarıydı. Günümüzde Hakk’a yönelmiş tasavvuf üzerine yazan şair çok azdır (Gülmüş 2010: 69-71).

Bugün âşıklık geleneğini özsüz olarak nitelendiren Eroğlu, âşığın güzel olmasını ister. Ona göre âşık eğer güzel olursa ektiği de güzel olur. Âşık gülle uğraşırsa gül kokar ama dikenle uğraşırsa çalıdan başka bir şey olmaz. Âşığın özünü koruması için edep olur, şeref ve ahlakını her şeyden üstün tutması gerektiğini düşünür. Eroğlu’na göre sırr-ı hakikat kapısındaki cemaat, nebedat, hayvanat ve insanat kapıları geçilmeden insan baktığını görüp düzeltemez (Gülmüş 2010: 71-72).

Eroğlu’nun yayımlanan pek çok şiiri vardır. Bunlardan bazıları; Ozanca Dergisi, Altarnatif Sanat Genç Söylemler Dergisi, Zile Kültür Derneği Dergisi, Bodrum Ekspres Gazetesi, Başkent Gazetesi, Halk Âşıklarının Sesi Dergisi, Ozanlar Vakfı Şiir Antolojisi, Şiirle Yaşayanlar Şiir Antolojisi gibi dergi, gazete ve antolojilerde şiirleri yayımlanmıştır (Gülmüş 2010: 72).

Kaynakça

Gülmüş, Hanife Özde (2010). Sazın ve Sözün Sultanları Yaşayan Halk Şairleri. C.VIII. Ed. Fatma Ahsen Turan, Oğuzhan Aydın, Gülşah Gülegül. Ankara: Gazi Kitabevi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. EMİNE ÇAKIR
Yayın Tarihi: 02.09.2019

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HATIR, Hatır Tunçd. 1963 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
2MUHİBBÂ, Mustafa Efendid. ? - ö. 1758-59Doğum YeriGörüntüle
3HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HATIR, Hatır Tunçd. 1963 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
5MUHİBBÂ, Mustafa Efendid. ? - ö. 1758-59Doğum YılıGörüntüle
6HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7HATIR, Hatır Tunçd. 1963 - ö. -MeslekGörüntüle
8MUHİBBÂ, Mustafa Efendid. ? - ö. 1758-59MeslekGörüntüle
9HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
10HATIR, Hatır Tunçd. 1963 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11MUHİBBÂ, Mustafa Efendid. ? - ö. 1758-59Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13HATIR, Hatır Tunçd. 1963 - ö. -Madde AdıGörüntüle
14MUHİBBÂ, Mustafa Efendid. ? - ö. 1758-59Madde AdıGörüntüle
15HULÛSÎ, Zilelid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle