SU'ÂLÎ

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Hakkında dönemin biyografi kaynaklarında bilgi bulunmamaktadır. Genellikle 15. ve 16. asır şairlerinin şiirlerini ihtiva eden mecmu'a ve cönklerde şiirlerine rastlandığı için 15. veya 16. yüzyılda yaşadığı tahmin edilmektedir. Bunun ötesinde memleketi, ailesi ve mesleği ile ilgili bilgilere rastlanmaz. Şiirlerinden birindeki “‘Ömrünün peymânesi miskîn Su’âlî tolmadan” mısraında yer alan “miskîn” ifadesi onun tasavvufi eğiliminin bulunduğuna işaret etmektedir. Mensup olduğu tarikat kesinlik arz etmediği halde Ankara Milli Kütüphane 06 Mil Yz A 149 no’lu mecmuada genellikle alevi-bektaşi olarak bilinen şairlerle birlikte Su’âlî’nin bir şiirinin bulunması dikkat çekicidir. Dini içerikli şiirlerinin çokluğu da onun tarikat ehli olmasını ve tasavvuf eğilimini desteklemektedir.

Yine bu örneklerde yer alan şiirlerine bakıldığında onun bir divan şairi olduğu görülür. Şiir seçkisi halindeki kaynaklar vasıtasıyla günümüze kadar gelen şiirlerinin çoğunluğunu gazeller oluşturur. Bununla birlikte elimizde Su’âlî’ye ait müseddes-i mütekerrir, müsebba’, müsemmen şeklinde musammat şiirler de bulunmaktadır. Şiirlerinde ilahi / beşeri aşkı, kaderden şikâyeti ve dini, tasavvufi konuları işlemiştir.

Şiirlerinde kullandığı dil, yaşadığı döneme göre sadedir. Kimi mısralarında halk şiirini andıran bir dil ve üslubu bulunmakla birlikte bu sadeliğin dini içerikli bazı şiirlerinde kaybolduğu görülmektedir. Sade dille yazılmış şiirleri deyimler açısından zengindir. Bu tarz şiirlerinde dedim-dedi’ye, yani mürâca’a sanatına sıkça başvurmaktadır Şiir mecmualarında ve cönklerde şiirlerine rastlamak onun hem havas hem avam tarafından sevildiğine işaret etmektedir.

Kaynakça

Aydemir, Yaşar (2007). “Metin Neşrinde Mecmuaların Rolü ve Karşılaşılan Problemler”. Turkish Studies/ Türkoloji Araştırmaları 2 (3): 123-137.

Levend, Agah Sırrı (2008). Türk Edebiyatı Tarihi. C.I. Ankara: TTK Yay.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 149.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 2430-2.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Y A 2519.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 3628.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane.Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 3479.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 5794.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Süleymaniye Kütüphane. Ali Nihat Tarlan Bölümü. No. 59. A 149.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 2430-2.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 2519.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 3628.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 3479.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Ankara Milli Kütüphane. Yazma Eserler Bölümü. No. 06 Mil. Yz. A 5794.

Mecmu’a-ı Eş’ar. Süleymaniye Kütüphane. Ali Nihat Tarlan Bölümü. No. 59.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: SUAT DONUK
Yayın Tarihi: 19.05.2013

Eserlerinden Örnekler

MÜSEMMEN-İ SU’ĀLĪ

 

Mef‘ūlü / fā‘ilātü / mefā‘īlü / fā‘ilün

Mużāri‘: --+ / -+-+ / +--+ / -+-

  1. Gel ey cihāna ‘ibret ile eyleyen naẓar

Gūş it sözümi ‘āḳil iseň diňle bir ḫaber

Çün kim cihāna geldüň ü ḳılsaň gerek sefer

Dār-ı fenādan itse gerek ins ü cin güẕer

Pīr ü cüvān bāy u gedā cümleten gider

Cām-ı ecel ki pür ola zī-rūḥ olan içer

İki cihānda kim ki olam dirse mu‘teber

Cehd eylesün ki ṣoň ucı andan ḳala eser

  1. Māl ü menāle ḳılma nazar itme i‘tibār

Eň soň güni ki iki gözüň ṭola pür-ġubār

Ḥükmüňde ola şehlik ile cümleten diyār

Naḳd-ı ḥayāt[ı] dest-i ecel ide pür-ġubār

Şunlar ḳanı ki dünyede olmışdı nāmdār

Geldi cihāna gitdi niçe şāh-ı bī-şümār

İki cihānda kim ki olam dirse mu‘teber

Cehd eylesün ki ṣoň ucı andan ḳala eser

  1. Varlıḳ odur ki yoḳ olısar cümle kā’ināt

Ṣıḥḥat dimeňüz aňa ola āḫiri memāt

Vaḥş [u] ṭuyūr ins ü cin eşcār u evraḳāt

Geldi cihāna çünki gider niçe ḥādisāt

Ger Ḫıżr oluban içer iseň çeşme-i ḥayāt

Bāġ-ı zamāne bāḳī degül çün ki yoḳ nebāt

İki cihānda kim ki olam dirse mu‘teber

Cehd eylesün ki ṣoň ucı andan ḳala eser

  1. Ḥükm-i Sikender ile eger mülk-i Ḳaydefā

Şol ḳaṣr-ı Ḳayṣerle şehā tāc-ı Ẕerliḳā

Cünd-i girān-ṭabl [u] ‘alem niçe meh-liḳā

Taḥt-ı yedüňde olsa n’ola līk yoḳ beḳā

İsfendiyār Rüstem [ü] Cem Zāl Sām ṣadā

Dirler zebān-ı ḥāl ile bunlar idüp nidā

İki cihānda kim ki olam dirse mu‘teber

Cehd eylesün ki ṣoň ucı andan ḳala eser

  1. Dünyā serāyı olmaz imiş kimseye mekān

Bāḳī ḳalur mı sür‘at ile tīz geçe zamān

Güler yüzüňe bir iki gün līk bu cihān

Demler gele ki yaş yirine döke dīde ḳan

Dehrüň elinde bulmadı çün Ḳahramān emān

Budur Su’ālī ‘āḳile bu dem sözüm hemān

İki cihānda kim ki olam dirse mu‘teber

Cehd eylesün ki ṣoň ucı andan ḳala eser