SUBHÎ, Hekîm-zâde

(d. ?/? - ö. 955/1548/49)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Mustafa’dır. Babası Fatih devri tabiplerinden Reisületibbâ Sinan Çelebi’den dolayı Hekîm-zâde, Hekîm Sinân-zâde ve Hekîm Sinânoğlu olarak tanındı. Eğitimini tamamladıktan sonra Müyyed-zâde’den mülazım oldu ve müderrisliğe başladı. Filibe’de müderris iken kadılığa geçerek Sofya, Gelibolu, Kütahya, Diyarbakır, Galata kadılıklarında bulundu. Son görevi yine Sofya kadılığı oldu. Bu görevde iken 955/ 1548/49’da öldü. Kazasker Kadrî Efendi ile yakın dostlukları vardı. 

Subhî’nin 16. yüzyılda kaleme alınan tanınmış nazire mezmularının üçünde de şiirleri mevcuttur. Eğridirli Hacı Kemâl’in Câmi’u’n-Nezâ’irinde 18, Edirneli Nazmî’nin Mecma’u’n-Nezâ’ir’inde 36 ve Pervâne Bey Mecmuası’nda 23 adet şiiri yer almaktadır. 

Sehî, “marifet sahibi ve faziletli” olarak tanıttığı şairi, meânî, bedî’ ve beyân ilimiyle şiir üslûbu konusunda bilgili ve yetenekli olarak niteler, şiirlerini ise “âşıkâne ve derdmendâne” bulur. Hasan Çelebi ise onun birçok şiirinin meşhur olduğundan söz etmektedir. Âşık Çelebi, Subhî’nin, zamanında anılan ve bilinen şairlerden olduğunu, en çok da Necâtî’yi takip ettiğini söyler. Âşık Çelebi’nin şairden bizzat aldığı, Nevâyî’ye nazire yazdığı hususundaki notu da şairle ilgili zikredilmesi gereken bilgiler arasındadır. Yine Âşık Çelebi’nin, Subhî’de ekserisi “mey ve mahbûb” düşkünü olan şairlerin çoğunda bulunmayan garip iki haslet olarak “kadın merakı ve içkiden uzak durması”nı göstermesi, devirlerinde şairler için oluşmuş genel kanaati yansıtması açısından ilginç bir durum olarak görünmektedir. 

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Canım, Rıdvan (hzl.) (2000). Latîfî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nuzemâ. Ankara: AKM Yay.

Eğridirli Hacı Kemâl. Câmi’u’n-Nezâ’ir. Bayezıd Kütüphanesi No. 5782, vr. 80a, 114a.

Kaf-zâde Fâizî. Zübdetü’l-Eş’âr. Milli Kütüphane, Yz. A. 679, vr. 64a.

Köksal, M. Fatih (2012). Edirneli Nazmî, Mecma’u’n-Nezâ’ir. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-292688/h/edirneli-nazmi-mecmaun-nezair.pdf.[erişim tarihi: 20.03.2013].

Köksal, M. Fatih (2007). “Subhî”. Türk Dünyası Edebiyatçılar Yazarlar ve Şairler Ansiklopedisi. C. 7. Ankara: AKM Yay. 636-637.

Kutluk, İbrahim (hzl.) (1978). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: TTK Yay.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ’ilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Müstakîm-zâde Süleymân Sa’deddîn. Mecelletü’n-Nisâb fi’n-Neseb ve’l-Künâ ve’l-Elkâb. Süleymaniye Kütüphanesi, Hâlet Ef. No. 628, vr. 290b.

Pervâne Bey. Mecmû’a-i Nezâ’ir. Topkapı Sarayı Kütüphanesi Bağdat No. 406, vr. 45a, 99b, 132a…

Riyâzî. Riyâzü’ş-Şu’arâ. Süleymaniye Kütüphanesi, Es’ad Ef. No. 3871, vr. 68b.

Sehî (1325). Tezkire-i Sehî. İstanbul: Matbaa-i Âmidî.

“Subhî” (1998). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. C. 8. İstanbul: Dergâh Yay. 50.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]

Şemseddîn Sâmî (1314). Kâmûsu’l-A’lâm. İstanbul: Mihrân Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. MEHMET FATİH KÖKSAL
Yayın Tarihi: 05.09.2013
Güncelleme Tarihi: 10.12.2020

Eserlerinden Örnekler

  GAZEL 

 Sûret-i dîvâr sanmañ görseñiz bî-cân beni

 Ki_eylemişdür bir büt-i cân-âferîn hayrân beni

 

 Teşne-dilsin tîguña tîrüñ beni kılmaz halâs

 Susamışsın kanuma kandurmaz ol peykân beni

 

 Ben za’îfi çöpe saymaz gird-bâd-ı dûd-ı âh

 Degme gez itmez kabûl ol bend ol zindân beni

 

 Kûh-ı mihnetden irermişsin belâ deştine râh

 İtdi ışkuñ gam beyâ[bâ]nında ser-gerdân beni

 

 Bir bölük eytâm idi kanına girdüm yaşumuñ

 Komaz elden dâmenüm âhir tutar ol kan beni

 

 Ben sanurdum âteşüm eşkümle teskîn eyleyem

 Oda yansun ki_oda yakdı dîde-i giryân beni

 

 Işk meydânında Subhî bir konakmış şîr-i mîr

 Kan kaşanurdı göreydi Rüstem-i Destân beni

(Köksal 2012, 2688)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1AHMED, Şâmî-zâde Üsküdârî Ahmed Efendid. ? - ö. 1738-39Doğum YeriGörüntüle
2Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975Doğum YeriGörüntüle
3Tuncer Erdemd. 5 Ekim 1962 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4AHMED, Şâmî-zâde Üsküdârî Ahmed Efendid. ? - ö. 1738-39Doğum YılıGörüntüle
5Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975Doğum YılıGörüntüle
6Tuncer Erdemd. 5 Ekim 1962 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7AHMED, Şâmî-zâde Üsküdârî Ahmed Efendid. ? - ö. 1738-39Ölüm YılıGörüntüle
8Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975Ölüm YılıGörüntüle
9Tuncer Erdemd. 5 Ekim 1962 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10AHMED, Şâmî-zâde Üsküdârî Ahmed Efendid. ? - ö. 1738-39MeslekGörüntüle
11Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975MeslekGörüntüle
12Tuncer Erdemd. 5 Ekim 1962 - ö. ?MeslekGörüntüle
13AHMED, Şâmî-zâde Üsküdârî Ahmed Efendid. ? - ö. 1738-39Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Tuncer Erdemd. 5 Ekim 1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16AHMED, Şâmî-zâde Üsküdârî Ahmed Efendid. ? - ö. 1738-39Madde AdıGörüntüle
17Fahri Celâl Göktulgad. 20 Mayıs 1895 - ö. 3 Haziran 1975Madde AdıGörüntüle
18Tuncer Erdemd. 5 Ekim 1962 - ö. ?Madde AdıGörüntüle