TARZÎ, Tarzî Mehmed Efendi

(d. ?/? - ö. 1661-62/1072)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı, Mehmed; mahlası Tarzî olup İstanbulludur. Sultan Murad (saltanatı:1623-1640) devri şâirlerinden ve Rumeli kazaskerlerindendir. Sultan Murad’ın ok nişânına “Seyr idenler bu nişânı didiler târîhini/ Nâvek-i Sultân Murâd-ı ‘âdile dikdük nişân” mısraını tarih düşürmüştür (Altun 1997: 44). Tarzî Mehmed Efendi, 1072/1661-62’de Mısır’da hastalanıp kethüdası tarafından katledilmiştir.

Teşrîfâtü’ş-Şu’arâ’da, Tarzî Mehmed Efendi’nin âlim, nüktedân, nazma hakîm bir şâir olduğu söylenir. Anadolu’nun Urfî-i Şirâzî ve Enverî’si, nesir türünde Veysî’nin rehberi, nazım âleminin İmrü’l-Kays’ı olarak tavsîf edilir (Yılmaz 2001: 165-66). Rıza ise, Tarzî’nin, meşhur şairlerden olup şiirlerinin benzersiz olduğunu ve beğenildiğini kaydeder (Zavotçu 192). Sicill-i Osmânî’de manzum Vasiyetnâme’si ve Dîvân’ı (Mehmed Süreyyâ 1308-15: IV/174); Tezkire-i Mucîb’de de “Tıflî lisânından meşhur olan Vasiyet-nâme bunlarun nazmıdır” ifadesiyle Vasiyetnâme'si olduğu söylenir (Altun 1997: 44). Dîvânı elde değildir. Tarzî Mehmed Efendi’nin bu eserler dışında Zille-nâmesi vardır. Fakat kaynaklarda, Zille-nâme’nin müellifi hakkında ihtilaflar vardır. Öyle ki, Zağralı ve İstanbullu olmak üzere Tarzî mahlaslı iki şair vardır. Fuad Köprülü, “hezl-âmiz” mahiyetteki bu Zille-nâme’yi, “garîp ve tetkike değer” bulmakta (Köprülü 1999: 399) ve Eski Zağralı Tarzî Mehmed Çelebi’nin “gûya Tıflî’nin lisânından, acîb ve garîb ibârat ile Vasiyyet-nâme ve Zille-nâme adlı iki manzume yazdığını” (Köprülü 1988: 234) belirtmektedir. Nâil Tuman, “Tarzî” maddesinde, Tarzî’nin Zağralı olup 1070 / 1659-1660’da vefât ettiğini belirterek “Mucîb ve Safâyî’nin Vasiyyetnâme adlı manzumeyi İstanbullu Tarzî’ye mâl etmesi ve Safâyî’nin vefât tarihini 1072/1661-62 göstermesinin yanlış olduğu kanaatindedir (Kurnaz 2001: 587) Müstakimzâde ise, Tarzî için “mahlas Muhammed el Gazi bi Rûmî erraha’l Hamdi rıhletühü bi kavlihî bi’l Fârisiyyeti fevt şod Tarzî bilâdîdehü 1072 li dîvâni ve Vasiyyetihi Tıflî” (Müstakimzâde 2000: 301) diyerek, Tıflî’nin Vasiyeti ve Dîvânı’nda Hamdî’nin Farsça olarak 1072/1661-62 tarihini düştüğünü ifade eder. Bu Vasiyetnâme’yi Tıflî’nin eseri olarak takdim etmekte ise de bu eser İstanbullu Tarzî’ye aittir. Zille-nâme ve Vasiyyet-nâme yayımlanarak bu eserlerin İstanbullu Tarzî Mehmed Efendi’ye ait olduğu tespit edilmiştir (Çınar 2006; Çınar 2003). 

Agâh Sırrı Levend, mizah ve hicivden bahsederken Nef‘î’nin Sihâm-ı Kaza’sı, Bahâyî, Küfrî, Havaî, Tıflî, Tarzî, Tırsî ve Sürûrî’nin dîvânlarının müstehcen ifadelerle dolu olduğunu belirtir (Levend 1988:151). Zille-nâme de, Tarzî’nin hiciv türünde bir eseridir. Kaside tarzındadır. Fuad Köprülü’nün “hezl-âmiz” olarak nitelendirdiği bu eserde, şaka ve latîfe yollu bir söyleyişten çok; yer yer küfre varan ve yaralayıcı ifadeler içeren bir söyleyiş vardır. Dönemin pek çok şair, yazar ve din adamına açıkça bir sataşma vardır. Bu kişiler bir veya birkaç beyitle açıkça hicvedilmiştir. Bunlardan en dikkate değer olanları Nef’î, Fâizî, Tıflî ve Riyâzî hakkında söylenmiş olan sözlerdir. 17. yüzyılın hiciv ve kaside üstâdı Nef''î: "Ne zarta vasf idemez bin kasîde tarh itse/ Hezâr kûşiş [ü] sa'y ile Nef'î-i üstâd" beytiyle hicvedilir. Eserde, devrin sosyal hayatı ile ilgili bazı bilgiler bulmak da mümkündür. (Çınar 2006: 21) 

Kaynakça

Abdülkadiroğlu, Abdülkerim (hzl.) (1999). İsmail Belîğ Nuhbetü'l-Âsâr Li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr. Ankara: AKM Yay. 229-30. 

Altun, Kudret (hzl.) (1997). Tezkire-i Mucîb (İnceleme-Tenkidli Metin-Dizin-Sözlük). Ankara: AKM Yay. 43-44. 

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî: Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâ’idi’l-Eş’âr İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay.356-58. 

Çınar, Bekir (2003). “Türk Edebiyatında Vasiyet-nâmeler ve İki Şair (Tıflî/Tarzî) Arasında Kalan Bir Vasiyetnâme”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi The Journal of Turkish Cultural Studies. (9): 115-140.

Çınar, Bekir (2006). Bir Hiciv Örneği: Tarzî’nin Zille-nâmesi”. Türklük Bilimi Araştırmaları. (XX): 17-32.

Köprülü, Mehmet Fuad (1988). “Tıflî Ahmed Çelebi”. İslam Ansiklopedisi. C.12. MEB Yay. İstanbul. 234.

Köprülü, Mehmet Fuad (1999). Edebiyat Araştırmaları. Ankara: TTK Yay. 399. 

Kurnaz, Cemal- M.Tatçı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman Tuhfe-i Nâilî Divân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. C.2. Ankara: Bizim Büro Yay. 587. 

Levend, Agah Sırrı (1988). Türk Edebiyatı Tarihi. Ankara: TTK Yay. 151. 

Mehmed Süreyyâ (1308-15). Sicill-i Osmânî. C. 4. İstanbul: Matbaa-i Âmire.174. 

Müstakîmzâde Süleyman Sadeddin (2000). Mecelletü’n-Nisâb fi’n-Nisbi ve’l-Künâ ve’l-Elkâb (Tıpkı Basım). Ankara: KB Yay.

Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Mehmed Şeyhî, Şakaîk-i Numaniye ve Zeyilleri Vâkâyi’ül Fudalâ. C.3. İstanbul: Çağrı Yay. 677.

Yılmaz, Kâşif (hzl.) (2001). Güftî ve Teşrîfâtü'ş-Şu'arâsı. Ankara: AKM Yay. 165-66. 

Zavotçu, Gencay (hzl.). Zehr-i Mâr-zâde Seyyid Mehmed Rızâ Hayatı, Eserleri, Edebi Şahsiyeti ve Tezkiresi. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10746,metinpdf.pdf 192-93 [Erişim tarihi: 19.02.2015]

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 19.02.2015

Eserlerinden Örnekler

ZİLLE-NÂME'DEN

Nedür bu zille-i billûr pâk-i sâf-nijâd

Ki zevk-i Larkı virür 'ukde-i derûna güşâd

Ne zille ta‘ne-zen-i günbed-i sipihr-i bülend

Ne zille hande-kün-i kasr-ı çarh-ı süst-nihâd

Ne zille tûde-i gül-berg-i gülşen-i iglâm

Ne zille püşte-i simin-i vâdi-yi ifsâd

Ne zille kasr-ı Havernak-nişân-ı şehvâri

Ne zille şâh-nişin-i sarây-ı Lark-âbâd

Ne zille kand-ı zi şebbûş-gir-i ‘uryân-ten

Ne zille tâc-ı zer-endûd-ı Edşir-i Kubâd

Ne zille anda görürdi cihân cihân ‘âlem

Sikender âyineveş eyleseydi piş-nihâd

Ne zille hâce-i bâzâr-ı şehvet-i tevkân

Virürdi nakd-i revânın eger olaydı mezâd

Ne zille nisbet olınmaz ana metânetde

Esâs-ı mümteni‘ illâ ne üss-i Kasr-ı Dâd

Ne zille vâsıl olan âşıka ba‘îd olmaz

İderse fart-ı safâdan vukû‘ın istib‘âd

Ne zille nâzük-i nerm-i latîf iken eyler

Kemâl-i hâsıyeti zât-ı mihr-i zî pûlâd

Ne zille resmini meşşâta-i külâle-i zâr

İdinse hâtıra ber-vefk-i hâtır-ı nâşâd

Yazınca resmini dîbâce-i ‘arûsâne

Virirdi mâ-melekin yüz görümlüğü dâmâd

Ne zille bir küre-i nârdur harâretde

Girince gülle-i engîz olur misâl-i remâd

Harâreti o kadar şu‘le-sûz kim meselâ

Ana göre küre-i zemherîr der-mîkâd

Ne zille levha-i mecmû‘a-i günehkârı

Ki zevk-i seyri ider fi‘limüñ gamını neşâd

Ne zille çıkmaz aña çıntıyân murâd üzre

Bu atlas-ı felek-i âsmânî-i bî-kâd

Ne zille sâlik-i güm-kerde-râhı iglâma

Şikâf-ı dil-keşidür reh-nümâ-yı semt-i Kubâd

Ne zille anda olan safveti eger görse

Olurdı reşkile sad-pâre şîşe-i âknâd

Ne zille can [u] göñülden olurdı meftûnı

Göreydi kıt‘a-i mergûbesini Mîr ü ‘İmâd

Ne zille calk-zenân-ı tahayyül-i şeb [ü] rûz

Zamân-ı haşre dek eyler esîr-i derd-nihâd

Ne zille hokka-i tiryâk-i ef‘i-i mehraz

Ne zille mâye-i terkîbi kîmyâ-yı nesâd

Ne zille cünbiş-i tâkât-rübâ-yı ‘işve-geri

Vücûd-ı âşık-ı bî-tâba mâye-i ircâd

Ne zille pertev-i ‘âlem-fürûzı câ‘izdür

Fetîl-i şem‘-i şeb-ârâyı eylese ikâd

Ne zille zevk-i visâline nâ’il oldukca

Misâl-i rûh diler kim nihân ola ecsâd

Ne zille birdür anuñ zevki ikiye çıkmaz

Olunsa lezzet-i ‘âlem birer birer ta‘dâd

Ne zille mûy-ı dil-âvîz-i ‘anberîn-bûyı

Demîde sünbül-i miskîn-i gülsitân-ı murâd

Ziyâsı pertev-i hurşîd-i dehr ile tev‘em

Vücûdı beyza-i sîmurg-ı Kâf ile hem-zâd

Olaydı şa‘şa‘a-efşân-ı leyle-i muzlim

Görürdi râzı dili mûrı kûr-ı mâder-zâd

Olurdı taht-nişîn-i memâlik-i ‘âlem

Göreydi ‘âlem-i rüyâda muklim-i bî-zâd

Kemîne zarta vü nâzük-teri zuhûr itse

Serây-ı şeş-cihet-i pür kılur sadâ-yı icâd

(Çınar, Bekir (2006). Bir Hiciv Örneği: Tarzî’nin Zille-nâmesi”. Türklük Bilimi Araştırmaları. XX-2006-Güz. 17-32.)

***

Gazel

Bir nigâh-ı nim-mest-i fitne-engîz eyledün

Neyledüñ zâlim şikest-i câm-ı perhîz eyledün

 Gamze-i mest-i mey-i ‘işvenle yıkdun ‘âlemi

 Sâgar-ı tâkat riyâ-yı nâzı leb-rîz eyledün

Âfitâbı rûy-ı ‘âlem-tâbuna mir’ât idüp

Neçesinde şâne-i zülf-i dil-âvîz eyledün

Leşker-i müjgânıla dem-dâr itdüñ gamzeni

Mülk-i dîn ü dilde kâfir şûr-ı Cengîz eyledün

Ablak-ı mevzûn-hırâm-ı kilküne Tarzî yine

Ser-zemín-i şi‘ri cevlân-gâh-ı Şeb-dîz eyledün

(Zavotçu, Gencay (hzl.). Zehr-i Mâr-zâde Seyyid Mehmed Rızâ Hayatı, Eserleri, Edebi Şahsiyeti ve Tezkiresi. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10746,metinpdf.pdf 193) [Erişim tarihi: 19.02.2015]


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Yalçın, Hüseyin Suatd. 1284 (1867) - ö. 21 Mart 1942Doğum YeriGörüntüle
2BEZMÎ, Korucu Ahmed Çelebi, Müderris Bezmi, Nâbînâ, Kör Bezmîd. ? - ö. 1617Doğum YeriGörüntüle
3NÂZİKÎ, İstanbulî Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. 1623Doğum YeriGörüntüle
4Yalçın, Hüseyin Suatd. 1284 (1867) - ö. 21 Mart 1942Doğum YılıGörüntüle
5BEZMÎ, Korucu Ahmed Çelebi, Müderris Bezmi, Nâbînâ, Kör Bezmîd. ? - ö. 1617Doğum YılıGörüntüle
6NÂZİKÎ, İstanbulî Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. 1623Doğum YılıGörüntüle
7Yalçın, Hüseyin Suatd. 1284 (1867) - ö. 21 Mart 1942Ölüm YılıGörüntüle
8BEZMÎ, Korucu Ahmed Çelebi, Müderris Bezmi, Nâbînâ, Kör Bezmîd. ? - ö. 1617Ölüm YılıGörüntüle
9NÂZİKÎ, İstanbulî Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. 1623Ölüm YılıGörüntüle
10Yalçın, Hüseyin Suatd. 1284 (1867) - ö. 21 Mart 1942MeslekGörüntüle
11BEZMÎ, Korucu Ahmed Çelebi, Müderris Bezmi, Nâbînâ, Kör Bezmîd. ? - ö. 1617MeslekGörüntüle
12NÂZİKÎ, İstanbulî Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. 1623MeslekGörüntüle
13Yalçın, Hüseyin Suatd. 1284 (1867) - ö. 21 Mart 1942Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14BEZMÎ, Korucu Ahmed Çelebi, Müderris Bezmi, Nâbînâ, Kör Bezmîd. ? - ö. 1617Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15NÂZİKÎ, İstanbulî Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. 1623Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Yalçın, Hüseyin Suatd. 1284 (1867) - ö. 21 Mart 1942Madde AdıGörüntüle
17BEZMÎ, Korucu Ahmed Çelebi, Müderris Bezmi, Nâbînâ, Kör Bezmîd. ? - ö. 1617Madde AdıGörüntüle
18NÂZİKÎ, İstanbulî Mehmed Nâzikî Efendid. ? - ö. 1623Madde AdıGörüntüle