TEKBAŞOĞLU/MEHMET/MEHMEDÎ, Mehmet Tekbaşoğlu

(d. 10.06.1985 / ö. -)
âşık, aşçı
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Mehmet Tekbaş, 10 Haziran 1985 tarihinde Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Yankıpınar köyünde dünyaya gelmiştir. İran’dan Anadolu’ya göç eden Celali aşiretine mensuptur. Yankıpınar köyü, eski adıyla Kızıl Kilise olarak da bilinmektedir. Âşık Mehmet Tekbaş’ın ataları çok uzun yıllar önce Kağızman’a gelip, Yankıpınar köyüne yerleşmiştir. 1893 harbinde Ruslar’dan kaçan yerlilerin o köye sığındıkları ve o şekilde korundukları bölge halkı tarafından bilinmektedir. Âşık Mehmet Tekbaş’ın babası İbrahim Tekbaş’tır. Çevresinde sevilen, saygı duyulan biri olan İbrahim Tekbaş çok güzel bir sese sahiptir. Eskiden köy odalarında türküler söyleyip güzel hikâyeler anlatıp dinleyenleri etkilermiş. Âşığın annesi Gülsüm Hanım da Celali aşiretine mensuptur. Mehmet Tekbaş, altı çocuklu ailenin son çocuğudur (Karadağ 2011: 324). Tekbaş, ilkokulu Yankıpınar İlkokulunda bitirir. Okumayı çok istemesine rağmen, köyde ortaokulun olmaması ve imkânların kısıtlılığından dolayı okula devam edemez. Akranlarıyla birlikte kuzu otlatmaya başlar. 1996'da, onun ve bütün köylülerin hayatını derinden etkileyecek olaylar meydana gelir. Bu olaylardan sonra Kağızman ilçe merkezine yerleşirler. Âşık, ailesiyle birlikte altı ay boyunca dayısının evinde kalmak zorunda kalır. Kırsal hayatın kendine has, sakin yaşantısından şehrin yoğun, kalabalık yaşantısına alışması biraz zaman alır. Âşık, burada dayısının komşusu olan Canan’ı görür ve onu büyük bir aşkla sever. Sevgisini içten içe taşıyan âşık bir türlü Canan’a açılamaz. Bu aşk tam yedi yıl devam eder. Âşık, Canan’a açılamama sebebini sosyal ve kültürel farklılıklara bağlıyor. Daha önce şehir merkezinin dışına çıkmayan âşık askerlik görevi için İstanbul’a gider. Acemi birliğini orada yaptıktan sonra askerliğin geri kalan kısmını Edirne’de tamamlar. Müziğe olan sevgisini, yatkınlığını orada da gösterir ve askeri bando takımında bariton çalar. 1997'de lokantada bulaşıkçı olarak ise başlar. İşinde sürekli yükselme gösterir ve zamanla çok iyi bir aşçı durumuna gelir. 2009'da Ümmühan Hanım ile evlenir. Bir kız çocukları dünyaya gelir. Âşık Mehmet şu anda ailesiyle birlikte Kağızman'da oturmaktadır. Hâlâ lokantada aşçı olarak çalışan âşık, geçimini bu şekilde sağlamaktadır (Karadağ 2011: 325).

Âşık Mehmet Tekbaş, türkü söylemeye ve şiir yazmaya küçük yaşta başlar. Saz çalmayı da kendi kendine öğrenmiştir. “Kendi sazım olmadığı için mahalle muhtarının sazını ödünç aldım, dört ay içerisinde ‘Kağızman’a Ismarladım’ makamını öğrendim. Daha sonra gerisi çorap sökügü gibi geldi” diyen âşığın bu anlamda bir ustası yoktur. Âşıklığa başlamasında babasının ve sevdiği kız olan Canan’ın büyük etkisi vardır. Âşık Mehmet, saz çalmayı öğrendikten sonra o çalar babası İbrahim Tekbaş da türküler söyleyerek oğluna eşlik edermiş. Âşıklık geleneğinde yeri olan rüyada bade içme olayını Âşık Mehmet yaşamamıştır. Âşık kahvelerinde âşıkları dinleyerek yetişen Âşık Mehmet zamanla yörenin en iyi âşıklarından olan Âşık Nurhanî ile tanışarak âşıklığa ilk adımını atmıştır (Karadağ 2011: 326). Âşık Mehmet’in âşıklıkta ilerlemesinde en büyük katkıyı sağlayan da ustası Âşık Nurhanî’dir. Kars yöresinde âşıklık geleneğinin uzun yıllar devamını ve çeşitliligini sağlayan en önemli unsurlardan biri usta-çırak geleneğidir. Âşık Mehmet de ustasından öğrendiklerine eklemeler yaparak âşıklığı sürdürmeye çalışmaktadır (Karadağ 2011: 327). Tekbaş'a 2001'de şair- yazar Sait Küçük (Sadık Miskinî) tarafından Mehmet Tekbaşoğlu mahlası verilir. Âşık, mahlas alma olayını şöyle anlatır: “Kars’ın önemli âşıklarından olan Ilgar Çiftçioğlu ve Coşkun Şamiloğlu Kağızman’a gelip âşıklar gecemize katıldılar. Bizler sırayla türkülerimizi söyledik, programımız bitince bizi dinlemekte olan Sait Küçük söz alıp ‘Bundan sonra mahlasın Mehmet Tekbaşoğlu olsun ve herkes bunu böyle bilsin.’ dedi. Böylece bu mahlası almış oldum.” Âşık, şiirlerinde Mehmet, Mehmedî ve Mehmet Tekbaşoğlu mahlaslarını kullanmıştır (Karadağ 2011: 329).

Âşık olmasında Kars yöresinde güçlü olan âşıklık geleneğinin etkisi olduğunu söyleyen Tekbaşoğlu, âşıklığın Şenlik kolundandır (Karadağ 2011: 327). Âşık Mehmet Tekbaş 2007'de Murat Çobanoğlu Âşıklar Bayramı Yarışması’na Kağızmanlı Hıfzı'nın ünlü Sefil Baykuş ağıdıyla katılır. Âşık, katıldığı bu yarışmada usta malı dalında ikinciliği elde eder. Bunun dışında katıldığı çeşitli etkinliklerde dereceler elde etmiştir (Karadağ 2011: 329). Âşık Mehmet, şiirlerini hece ölçüsüyle yazar. 7’li, 8’li, 11’li ve çok sınırlı olmak üzere 15’li hece ölçüsünü ve abab, cccb, dddb kafiye örgüsünü kullanır. Bu kalıplar dışında şiirleri yoktur. Bazı şiirlerinde durak bozuklukları görülür. Bütün şiirlerinde başlık kullanmıştır. Âşık şiirlerini yazarken herhangi bir sanat endişesi taşımamıştır. Şiirleri yalın, anlaşılırdır. Bütün şiirlerinde mahallî kelime ve söyleyiş biçimlerini görmek mümkündür (Karadağ 2011: 329). Şiirleri genellikle dörtlüklerden kuruludur. Dörtlükler dışında olan şiirlerine de rastlamak mümkündür. Şiirlerinde anlam ve ses ahengi bakımından bir bütünlük yoktur (Karadağ 2011: 331). Genellikle aşk, özlem, ayrılık, toplumsal sorunlar, tabiat, zamandan yakınma, kardeşlik, vatan sevgisi gibi konuları işlemiştir. Az da olsa dinî ve tasavvufi konulara da değinmiştir (Karadağ 2011: 330). Âşığa ait herhangi bir hikâye yoktur. Kendisi, hikâye tasnif etme konusunda yeterli deneyime sahip olmadığını düşünmektedir. Âşığa ait olmayıp bildiği hikâyeler şunlardır: Sefil Baykuş, Dedenin Hikâyesi, Âşık Hasan’ın Hikâyesi, Dede Korkut Hikâyeleri, Hicr-i Gam hanesiyim, Gülperi Bedeşhan, Mahperi Afganistan, Bir Rüya Akışı, Bomba Kapsülü Patlayış, Erzurum’dan Giderim, Ferhat ile Şirin ve Arzu ile Kamber (Karadağ 2011: 332).

Kaynakça

Bolçay, Ezgi (2012). Kars'ta Âşıklık Geleneği ve Karslı Âşık Maksut Koca'nın Hayatı, Sanatı ve Şiirleri. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Karadağ, Nurhan (2011). "Âşık Mehmet Tekbaşoğlu Hayatı Sanatı Şiirleri". Kars Âşıklarının Hayatları, Sanatları ve Şiirlerinden Örnekler. Ed. Kürşat Öncül. Kars: Kafkas Üniversitesi Türk Halkbilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yay. 324- 335.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. KÜRŞAT ÖNCÜL
Yayın Tarihi: 05.03.2019
Güncelleme Tarihi: 12.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1DÜNDAR, Selahattin Dündard. 1946 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2NAZAROĞLU/ABBAS, Abbas Nazaroğlud. 1873 - ö. 23.03.1950Doğum YeriGörüntüle
3Gün A. Utkand. 16 Kasım 1969 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4DÜNDAR, Selahattin Dündard. 1946 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5NAZAROĞLU/ABBAS, Abbas Nazaroğlud. 1873 - ö. 23.03.1950Doğum YılıGörüntüle
6Gün A. Utkand. 16 Kasım 1969 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7DÜNDAR, Selahattin Dündard. 1946 - ö. ?MeslekGörüntüle
8NAZAROĞLU/ABBAS, Abbas Nazaroğlud. 1873 - ö. 23.03.1950MeslekGörüntüle
9Gün A. Utkand. 16 Kasım 1969 - ö. ?MeslekGörüntüle
10DÜNDAR, Selahattin Dündard. 1946 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11NAZAROĞLU/ABBAS, Abbas Nazaroğlud. 1873 - ö. 23.03.1950Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Gün A. Utkand. 16 Kasım 1969 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13DÜNDAR, Selahattin Dündard. 1946 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14NAZAROĞLU/ABBAS, Abbas Nazaroğlud. 1873 - ö. 23.03.1950Madde AdıGörüntüle
15Gün A. Utkand. 16 Kasım 1969 - ö. ?Madde AdıGörüntüle