TEVFÎK NEVZÂD, İzmirli

(d. 1865/1281 - ö. 1905/1323)
şair, gazeteci, avukat
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1281/1865 yılında bugün Aydın’ın Kuşadası ilçesine bağlı olan İkiçeşmelik Mahallesi’nde dünyaya geldi. İzmirli Tevfik Nevzâd sanıyla tanındı. Babası Kırım muharabesinde gösterdiği üstün başarılardan dolayı rütbesi binbaşılığa yükseltilen Seferihisarlı Hasan Efendi, annesi yine Seferihisar’dan Şeyh Hacı Ömer Efendi’nin kızı Habîbe Hanım’dır. İzmir Rüşdiyesi’nde eğitimini tamamladıktan sonra Nazırzâde Medresesinde Yozgatlı Hoca Mustafa Keştî Efendi’den Arapça, Bıçakçızâde Hakkı Efendi’den Farsça dersleri aldı. Bu arada yine başka hocalardan Fransızca öğrendi (Şahin 1993: 1-2). 1297/1891 yılında Rüsûmât ve Tahrîrât Kalemi’nde kâtipliğe başladı. Kısa bir süre sonra aynı kalemde müşavirliğe yükseldi. 1304/1887 yılında Hâlid Ziya (Uşaklıgil) ile birlikte İzmir İdadi Mektebinin Lisân-ı Osmânî ve Edebiyat muallimliğine tayin olundu. Ardından İzmir valisi tarafından Mecelle ve Kavânin-i Husûsîyye derslerini okutmak üzere görevlendirildi. Maarif faaliyetlerinin yoğunluğu sebebiyle Rüsûmât’taki görevinden ayrıldı ve Mektebi Terakkî’nin ders programının hazırlanması için kurulan komisyona üye olarak atandı. Tevfik Nevzâd, maarifte gösterdiği bu başarılardan dolayı dördüncü rütbeden mecidî nişanı ile taltif edildi. 1890/1307 yılı Şubat’ında Meclis-i Maârif’e aza olarak atandı. Bu esnada Mahmud Esad Efendi’nin teşvikiyle avukatlık imtihanlarına hazırlandı. İzmir Vilayet Encümeni Adliyesindeki komisyonun imtihanının ardından İstanbul’da Mekteb-i Hukuk dava vekilliği sınavını kazanarak İzmir’in ilk Türk avukatı unvanını kazandı. Bu arada ticaret hayatına da atılarak 28 Nisan 1891/19 Ramazan 1308 tarihinde Tevfîk Nevzâd ve Şürekâsı adıyla komisyon işleriyle uğraşan bir şirket kurdu (Huyugüzel 2000: 574-575). Tevfik Nevzâd, maarif, ticaret ve hukuk alanındaki başarılarının yanı sıra gazeteciliği ve siyasi faaliyetleriyle de tanındı. Hâlid Ziya (Uşaklıgil) ve Bıçakçızâde Hakkı Bey’le birlikte İzmir’in ilk edebî mecmuası Nevruz’u çıkardı (Uşaklıgil 1969: 378). 15 Safer 1304/13 Kasım 1886’da Hâlid Ziya ile birlikte Hizmet gazetesini kurdu. Bir süre sonra Hâlid Ziya’nın İstanbul’a yerleşmesiyle gazetenin bütün yükü Tevfîk Nevzâd’ın omuzlarına yüklendi. Eşrafa Bir Ârızâ, Teâvün ve İştirak, Evlenmek gibi devrine göre ileri sayılabilecek makaleleleri ile dikkatleri üstüne çekti. Bunların yanında gazeller de yazan Nevzâd, Ziyâpâş Kadın adıyla Adolphet Belot’dan bir de roman tercüme etti. Bu romanı 1889-1891 yılları arasında Hizmet gazetesinde neşretti (Somar 2001: 62-77; Şahin 1993: 18). Hizmet’i yayımladığı sıralarda özellikle Namık Kemal’e duyduğu hayranlık sebebiyle onu takliden gazetesini tatil ederek önce Paris’e ardından Cenevre’ye kaçtı. Cenevre’de iken Hizmet gazetesini taşbasması olarak yeniden neşre başladı. Bu esnada Osmanlı hükümetine iade edilmek amacıyla tututklandı ve İstanbul’a gönderildi. İstanbul’da padişah tarafından affedilince İzmir’e geri döndü. 26 Şaban 1312/21 Şubat 1895 tarihinde Âheng gazetesini çıkardı. 1315/1897 yılında birkaç arkadaşıyla birlikte Bitlis’e sürgün edildi. Sekiz ay sonra affedilerek tekrar İzmir’e döndü ve Hizmet gazetesini tekrar yayımlamaya başladı. 1316/1898 yılında Mehmed Necîb Türkçü ve Edirne mebusu Mehmed Şeref Bey’in önce Âheng, ardından Hizmet gazetelerindeki dilde sadeleşme hareketiyle ilgili yazılarına destek verdi. 1320/1902 yılında Türk dilinin sadeleşmesi ile ilgili yazıları ve arkadaşlarıyla ihtilal hazırlığı yaptığı iddiasıyla tutuklanarak İstanbul’a götürüldü. Yaklaşık altı ay süren mahkeme sonucunda üç yıllık kalebendlik cezasına çarptırılarak Adana Hapishanesi’ne gönderildi. Hapishanede iken 1323/1905 yılında intihar ettiği veya gardiyanlar tarafından öldürüldüğü yolunda iki söylenti vardır (İnal 19881931; Şahin 1993: 37-57).

Tevfik Nevzâd’ın gazete ve matbuat yazılarının yanı sıra yayımlanmış bilinen bir kitabı bulunmaktadır. Âheng-i Şebâb isimli bu kitap, 1306/1889 yılında İzmir’de 55 sayfa olarak basılmıştır. Nevzâd, eserin girişinde on sekiz yaşından beri söylediği şiirlerin bir kısmını bu kitapta topladığını söylemektedir. Şair, aslında daha fazla şiirinin bulunduğunu fakat birçoğunu yayımlamaya değer görmediği için bu kitaba almadığını da belirtmektedir. Kitapta, Nevzâd’ın Nevrûz mecmuası ile Hizmet ve Âheng gazetelerinde yayımlanmış şiirleri bulunmaktadır. Şair, kitabına almış olduğu şiirlerin yazılış tarihlerini de kaydetmiştir. Buna göre en eski şiirinin tarihi Şevvâl 1299/Eylül 1882 tarihini taşımaktadır. Âheng-i Şebâb’da 5 mesnevi, 3 terkib-i bend, 2 terci-i bend, 11 murabba, 8 gazel, 2 şarkı, 3 kıt’a bulunmaktadır. Nevzâd, ara nesil şairlerinin birçoğu gibi özellikle terkib-i bend, terci-i bend ve murabbalarında başta kafiye düzeni olmak üzere bazı değişiklikler de yapmıştır.

İzmir basın tarihinin en mühim temsilcileri arasında yer alan Tevfik Nevzâd, Sultan Abdülhamîd devrindeki inkılapçı hareketlerin önde gelenlerinden ve hayatını bu yolda feda etmiş ilk Jön Türklerdendir. Hâlid Ziyâ’nın yakın dostu olan yazar, yaşadığı sürece siyasi, edebî ve kültürel faaliyetleri ile tanınmış, İzmir’de Nevrûz adındaki ilk edebî mecmua ile Hizmet ve Âheng gazetelerini neşretmiş önemli bir şahsiyettir. Öte yandan yayımladığı şiir, mensur şiir ve makaleleriyle de Tanzimat’tan sonra yetişen ara nesil şairleri içinde değerlendirilebilecek birisidir. Özellikle şekil olarak klasik şiirin etkisinde yazdığı manzumelerinde, muhteva bakımından bazı yenilikler dikkat çekmektedir. Başlangıçta Servet-i Fünûn tarzına yakın şiirler yazarken sonradan Mehmed Necîb’in tesiriyle Türkçe yazmak fikrinin samimi bir savunucusu olmuştur. Yer yer felsefi endişeler çağrıştıran şiirlerinde, romantik ekolün tabiat karşısındaki durumunu hatırlatan ibarelere de rastlanmaktadır. Bu yönüyle Abdülhak Hâmid’in Sahra ve Makber adlı kitaplarında yer almış şiirlerinin etkisi çok belirgindir. Fikir örgüsü bakımından da bu şiirlerde sık sık Namık Kemal’i hatırlatan düşünce ve kavramlara rastlanılmaktadır. İmzalı ve imzasız makalelerinde ve nesirlerinde ise çoğunlukla evlilik, eğitim, bilim, teknoloji, ilerleme gibi konulara daha çok yer verdiği, İzmir’in iktisadi ve sosyal problemleri üzerinde durduğu medeniyet ve terakkî fikirlerini sıklıkla ele aldığı görülmektedir. Bütün bu şiir ve makaleleriyle Tevfik Nevzâd; Namık Kemal, Recâizâde Ekrem ve Abdülhak Hâmid gibi Tanzimat yazarlarını takip eden ara nesil dediğimiz nesle mensup bir şair ve yazardır. Tevfik Nevzâd; eğitimci, hukukçu, gazeteci ve şair kimliğiyle özellikle İzmir’in edebiyat ve kültür hayatına önemli katkıları olmuş bir isim olmasına karşın siyasi aksiyonu, edebî yönünün daima önüne geçmiş ve hep bu yönüyle hatırlanmış bir fikir adamıdır.

Kaynakça

Gövsa İbrahim Alâettin (1945). Türk Meşhurları Ansiklopedisi. İstanbul: Yedigün Neşriyat. 380.

Huyugüzel Ö. Faruk (2000). İzmir Fikir ve Sanat Adamları (1850-1950). Ankara: KBY.

İbrahim Şahin (1993). İzmirli Bir Şair Tevfik Nevzad. İzmir: Akademi Kitabevi.

İnal, İbnü’l-emîn Mahmut Kemal (1988). Son Asır Türk Şairleri, C:4. İstanbul: Dergah Yay.

Kurnaz, Cemal, M. Tatcı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. C. I. Ankara: Bizim Büro Yay.

Somar Ziya (2001). Bir Adamın ve Bir Şehrin Tarihi Tevfik Nevzad. İzmir: İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayını.

Şahin İbrahim (2003). İzmirli Bir Şair Tevfik Nevzad. İzmir: Akademi Kitabevi.

Tevfîk Nevzâd (1306). Âheng-i Şebâb. İzmir: Vilayet Matbaası.

Türk Ansiklopedisi (1982). “Tevfik Nevzat”. C. 31. Ankara: MEB Basımevi. 152.

Uşaklıgil Halid Ziya (1969). Kırk Yıl. İstanbul: İnkılap ve Aka Kitabevleri.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. HAKAN YEKBAŞ
Yayın Tarihi: 02.11.2014

Eserlerinden Örnekler

Hande-i Tabî’at’tan

Bahârın bir sabâh şems-i münîr

Doğuyordı hazîn hazîn tepeden

Etdi ormanı evvelâ tenvîr

Sonra sahrâya oldı nûr-efken

Bakdım ormana parça parça ziyâ

Zîr-i eşcâra in’ikâs etmiş

Bütün evrâka nûr-ı levn-ârâ

Başka bir tarzda temâs etmiş

Zulmete penâh olan orman

Şimdi envâr-ı şems ile menkûş

Oluyor sanki şevk ile handân

Seyri insanı eyliyor bî-hûş

Üzerinde tuyûr eder pervâz

Perr ü bâlı garîk-i pertev-i şems

Eyliyor her biri refîkine nâz

Kanadıyla fakat eder yine lems

Gazel

Bu şeb ki gördi dil ümmîdini bir yâr şeklinde

Bu şeb ki gördüm istikbâlimi dîdâr şeklinde

Hayâle alsam artık başka bir mahbûbe-i zîbâ

Görünmüş olsa da bir mâh-ı pertev-bâr şeklinde

Aç ey zâtü’l-bedâyi’ setre-i vech-i dil-ârânı

Görünsün nûr-ı ismet dîdeye ruhsâr şeklinde

Tabî’î bir güzel hâli makâli hâriku’l-âde

Görünsün mi melek bir duhter-i pür-‘âr şeklinde

Tabî’at gösterir mi hüsn-i ma’sûmânede hurşîd

Güneş meşhûd olur mı vech-i pür-envâr şeklinde

O zînetli libâs altındaki cism-i safâ-âver

Degil mi hüsn-i ta’bîre giren efkâr şeklinde

Bahârı hüsn ile elvân-ı ismet imtizâc itmiş

Bu şeb manzûr olur hücremde bir dil-dâr şeklinde

Ben itdikçe bisât-ı vuslatı ihzâr içün îmâ

O isti’tâfımı red eyliyor ikrâr şeklinde

Gözüm endâmına ma’tûfdur ben hâb-ı hayretde

O mağbût melek-i hâbîdedir bîdâr şeklinde

Fî 1 Teşrîn-i Sânî sene 303

Tevfîk Nevzâd (1306). Âheng-i Şebâb. İzmir: Vilayet Matbaası. 16-17, 43-44.

Te’âvün ve İştirâk’ten

Her türlü aczin zamân-ı ictimâî olan hîn-i tevelledünde veyâhûd hengâm-ı sabâvetinde degil kuvve-i tab’iyesinin kemâl-pezîr olduğu civânlık, delikanlılık zamânlarında bile başlı başına kalınca muhtaç olduğu agdiyeyi tedârikden ve üzerine hücûm edecek en kuvvetsiz, en aşağı bahâyimi bile müdâfaadan âciz olan insanların bugün tabîatın hazîne-i servetinden milyonlarca ni’metleri igtinâm etdikleri kürre üzerinde en kuvvetli bahâyimi degil hatta elektrik gibi binlerce kürrenin hükm-i gâlibânesine tâbi oldığı kuvvetleri bile arzularına hâdim eylediklerini görüp de hayret etmemek kâbil midir?

İşte insanları böyle nisbet olursa kendi kuvvetinin belki milyarlarca mâ-fevkinde olan kuvve-i hâdimi ârzû eyleyerek kendi iktidâr-ı hâzırıyla isti’dâd-ı âtîsine kendisini de mütehayyir bırakan bir kuvvet vardır ki o da te’âvün ve iştirâkdır.

İbrahim Şahin (1993). İzmirli Bir Şair Tevfik Nevzad. İzmir: Akademi Kitabevi. 107.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1İSMÂİL PAŞA, İzmirlid. 1812 - ö. 1871Doğum YeriGörüntüle
2Ayhan Dayand. 11 Ocak 1968 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Tuncay, Firdevsd. 29 Temmuz 1946 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4DEVRÂNÎ, Mirzad. 1865 - ö. 1915Doğum YılıGörüntüle
5BÂKÎ, Abdülbâkî Efendid. 1865-66 - ö. 1912-1916-17Doğum YılıGörüntüle
6MURTAZAd. 1865 - ö. 1917Doğum YılıGörüntüle
7KUL HALİLd. 1840-1850? - ö. 1905-1915?Ölüm YılıGörüntüle
8DİLAVER AĞAd. ? - ö. 1900-1905?Ölüm YılıGörüntüle
9NECÎB, Hacı Necîb Paşad. 1826? - ö. 1905Ölüm YılıGörüntüle
10Özlem Ertand. 07 Şubat 1978 - ö. ?MeslekGörüntüle
11İsmet Bozdağd. 13 Mart 1916 - ö. 8 Mart 2013MeslekGörüntüle
12Altan, Çetind. 22 Haziran 1927 - ö. 22 Ekim 2015MeslekGörüntüle
13FEVZÎ, Ahmed Fevzîd. ? - ö. 1918Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ŞEM’Î, Mehmed Efendid. ? - ö. 1855-56Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ZÎNETÎ, Muhammed Efendid. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Tevfik Bilgütayd. 1918 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17TEVFİK, Abdullahd. ? - ö. H.1270/M.1854-55Madde AdıGörüntüle
18Hüseyin Alacatlıd. 13 Şubat 1967 - ö. 23 Mayıs 2002Madde AdıGörüntüle