ULVÎ, Sağır Ulvî, Za’îm Alî Çelebi

(d. ?/? - ö. 1578-79/986)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İstanbulludur. Asıl adı Ali’dir. Kaynaklarda işitme kaybı dolayısıyla Sağır Ulvî (Sungurhan Eyduran 2009: 76) ve zeamet sahibi olduğu için de Zaîm Alî Çelebi olarak anılır. Riyâzî’ye göre (tsz: 110b) bazı şiirlerinde Ulvî Alî mahlasını da kullanmıştır.

Defterdarlık ve deftereminliği görevlerinde bulundu. Bütün Rumeli’ni köy köy, hane hane hatırında tutacak kadar işinde başarılı idi (Sungurhan Eyduran 2008: 128). Görevindeki bu başarısından dolayı kendisine “ağır zeamet” verildi. Âşık Çelebi, tezkiresini yazdığı sırada Köstendil’de görev yapmaktaydı (Kılıç 2010: 2/1104). Rumeli Beylerbeyi yanında defteremini iken (Sungurhan Eyduran 2009: 76) 986/1578-79 yılında vefat etti.

Ulvî’nin kişiliği ve şairliği ile ilgili kaynaklarda çelişkili bilgiler vardır. Âşık Çelebi (Kılıç 2010: 2/1104), şairin güzel ahlaklı, iyi huylu, hoş yaratılışlı bir insan olduğunu ve çalışıp çabalayarak kendisini şiir ve düzyazı alanlarında geliştirdiğini, mesleğinde yükseldiğini kaydeder. Ancak Ahdî (Solmaz 2005: 428), onun güzel huylu, hoş yaratılışlı, iyi bir insan “geçindiğini” belirtirken aslında bu özelliklere sahip olmadığını ima eder. Şairliğiyle ilgili olarak da Hasan Çelebi (Sungurhan Eyduran 2009: 76) ve Ahdî (Solmaz 2005: 428), onun divan sahibi, büyük bir şair olarak “geçindiğini” ifade ederler. Ulvî, cimri olmasına rağmen devrin ileri gelenlerinin toplandığı, sohbet edilip şiir okunan büyük ziyafetler tertip ederdi (Sungurhan Eyduran 2008: 128).

Şiirlerinde Hayali Bey’i taklit etmiştir. Ancak tumturaklı söz söyleme tutkusu, şiirin manasına engel olmuştur (Sungurhan Eyduran 2009: 76). Riyâzî (tsz: 110b), şairin Divan’ını gördüğünü, tezkiresine aldığı örnek beyitleri de oradan seçtiğini belirtir. Ancak şairin Divan’ı henüz ele geçmemiştir.

Kaynakça

Atik Gürbüz, İncinur (2011). Mecmû’a-i Letâ’if. Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

İpekten, Halûk, Mustafa İsen, Recep Toparlı, Naci Okçu ve Turgut Karabey (1988). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KTB Yay. 

Kayabaşı, Bekir (1997). Kâfzâde Fâ’izî’nin Zübdetü’l-Eş’âr’ı. Doktora Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi.

Kılıç, Filiz (hzl.) (2010). Âşık Çelebi, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ (İnceleme-Metin). İstanbul Araştırmaları Enstitüsü.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatcı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i NâilîDîvân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. C.II. Ankara: Bizim Büro Yay.

Mehmed Süreyyâ (1996). Sicill-i Osmânî. C. V. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Riyâzî (tsz). Riyâzü’ş-Şu’arâ. Nuruosmaniye Kütüphanesi, nr. 3724, vr. 110a-110b.

Solmaz, Süleyman (2005). Ahdî ve Gülşen-i Şu‘arâ’sı (İnceleme–Metin). Ankara: AKM Yay.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkîretü’ş-Şu’arâ. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10733,metinpdf.pdf?0 [erişim tarihi: 12.01.2014].

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2009). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkîretü’ş-Şu’arâ. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219122/h/tsmetina.pdf [erişim tarihi: 12.01.2014].

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ İNCİNUR ATİK GÜRBÜZ
Yayın Tarihi: 22.02.2014

Eserlerinden Örnekler

GAZEL

 

Süleymân-ı zamânun bende-i fermânıyuz cânâ

O şâhun sâyesinde âlemün sultânıyuz cânâ

 

Tokuz tolandum eflâki serâyun gibi bir yir yok

Anun bir şems-i hâver gibi ser-gerdânıyuz cânâ

 

Harâm olsun anarsam bâde nâmın var iken la’lün

Müdâm esrâr-ı la’l-i nâbunun hayrânıyuz cânâ

 

İşigün itleri pâyına yüz sürmekle ta’zîmen

Cihânun ser-bülendi vü azîmü’ş-şânıyuz cânâ

 

İkâmet niyyeti yokdur dil-i Ulvî'de dünyâda

Bir iki gün bu mihnet-hânenün mihmânıyuz cânâ

(Atik Gürbüz, İncinur (2011). Mecmû’a-i Letâ’if. Doktora Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 114.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SALÂHÎ, Safiye Sultan-zâde Mehmed Beyd. 1856 - ö. 1910Doğum YeriGörüntüle
2ZİYÂ, Mehmed Ziyâeddînd. 1840 - ö. 7 Mayıs 1854Doğum YeriGörüntüle
3Alper Canıgüzd. 13 Şubat 1969 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4SALÂHÎ, Safiye Sultan-zâde Mehmed Beyd. 1856 - ö. 1910Doğum YılıGörüntüle
5ZİYÂ, Mehmed Ziyâeddînd. 1840 - ö. 7 Mayıs 1854Doğum YılıGörüntüle
6Alper Canıgüzd. 13 Şubat 1969 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7SALÂHÎ, Safiye Sultan-zâde Mehmed Beyd. 1856 - ö. 1910Ölüm YılıGörüntüle
8ZİYÂ, Mehmed Ziyâeddînd. 1840 - ö. 7 Mayıs 1854Ölüm YılıGörüntüle
9Alper Canıgüzd. 13 Şubat 1969 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10SALÂHÎ, Safiye Sultan-zâde Mehmed Beyd. 1856 - ö. 1910MeslekGörüntüle
11ZİYÂ, Mehmed Ziyâeddînd. 1840 - ö. 7 Mayıs 1854MeslekGörüntüle
12Alper Canıgüzd. 13 Şubat 1969 - ö. ?MeslekGörüntüle
13SALÂHÎ, Safiye Sultan-zâde Mehmed Beyd. 1856 - ö. 1910Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ZİYÂ, Mehmed Ziyâeddînd. 1840 - ö. 7 Mayıs 1854Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Alper Canıgüzd. 13 Şubat 1969 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16SALÂHÎ, Safiye Sultan-zâde Mehmed Beyd. 1856 - ö. 1910Madde AdıGörüntüle
17ZİYÂ, Mehmed Ziyâeddînd. 1840 - ö. 7 Mayıs 1854Madde AdıGörüntüle
18Alper Canıgüzd. 13 Şubat 1969 - ö. ?Madde AdıGörüntüle