VÂLÎ, Nefeszâde Seyyid Abdurrahman Vâlî Efendi

(d. ?/? - ö. 1696/1107)
divan şiiri
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

17. yüzyılın Ankaralı şairlerindendir. Biyografi kaynaklarında ittifakla belirtildiği üzere adı Abdurrahman’dır. Doğum tarihi hakkında bilgi bulunmayan Vâlî, Safâyî’ye göre “Nefsîzâde” (Çapan 2005: 692), Şeyhî Mehmed (Özcan 1989: 125), Belîğ (Abdulkadiroğlu 1999: 507), Ahmet Rif‘at (Yüksel-Köksal 1998: 86), Mehmed Süreyyâ (Aktan vd. 1996: 358) ve Nâil Tuman’a (Kurnaz-Tatcı 2001: 1147) göre “Nefeszâde” diye meşhurdur. Kaynaklar Abdurrahmân Vâlî’nin babasının adını kaydetmezler, sadece Ankara’da imamlık yapmış hünerli bir kimse olduğunu belirtirler (Özcan 1989: 125; İnce 2005: 684; Köksal 1996: 105; 2003: 34; 2007: 496).

Vâlî, Mirzâzâde Mehmed Sâlim Efendi’nin ifadesiyle “çok faziletli bir eğitim” den sonra İstanbul’a gelmiştir. Bu şehirde eğitimini tamamlamış, Şeyhülislâm, Müftilenâm Minkârîzâde Yahyâ Efendi’den mülâzım olmuş (İnce 2005: 684) ve onun oğluna hocalık yapmıştır (Yüksel-Köksal 1998: 86). Daha sonra çeşitli medreselerde müderrislik görevlerinde bulunmuştur. Şeyhî Mehmed ve Sâlim’in belirttiğine göre Cemâziyelâhir 1080/ Ekim-Kasım 1669’da Bâzergânbaşı’na, Muharrem 1081/Mayıs-Haziran 1670’de Ümmülveled’e, Muharrem 1083/Nisan-Mayıs 1672’de Sekban Ali Medresesi’ne, Recep 1084 /Ekim-Kasım 1673’de Şeyhülislâm Muîd Ahmed Efendi’ye, Ramazan 1087/Kasım-Aralık 1676’da Sahn-ı Semân’a müderris olarak tayin edilmiştir. Bunu takiben Zilkâde 1088/Aralık-Ocak 1677-8’de Zal Paşa Medresesi’ne, Muharrem 1091/Şubat-Mart 1680’de Sâniye-i İbrahim Paşa’ya, Zilhicce 1093/Aralık 1682 tarihinde İbrahim Paşa ûlâsına, Cemâziyelevvel 1097/Mart-Nisan 1686’da Süleymaniye Medresesi’ne ve Recep 1098/Mayıs-Haziran 1687’de Dârü’l-Hadîs-i Süleymaniye’ye atanmıştır (Özcan 1989: 125,126; İnce 2005: 684). Bundan sonra 1099/1687-8 tarihinde “nakîbü’l-eşrâf” olan, “Burusa pâyesi”, “İstanbul pâyesi” ve “Anadolu kazaskerliği pâyesi” de uygun görülen Vâlî (Özcan 1989: 126; İnce 2005: 684; Köksal 1996: 106; 2003: 34; 2007: 496), bir süre sonra nakîblikten Ahmet Rif‘at’ın belirttiği üzere “bilinmeyen bir sebep”ten (Yüksel-Köksal 1998: 86) azledilmiştir (Özcan 1989: 126). Devhatü’n-Nukabâ’da bu tarih 27 Ramazan 1101/4 Temmuz 1690 olarak belirtilmiştir (Yüksel-Köksal 1998: 86). Bu azil durumu uzun sürmemiş, Şaban 1102/Nisan-Mayıs 1691 tarihinde “Rûmeli pâyesiyle” taltif edilmiştir (İnce 2005: 684).

Sâlim muhtemelen yanılarak Vâlî’nin Şaban 1127/Ağustos 1715’te öldüğünü belirtirken (İnce 2005: 684), Safâyî, Belîğ, Şemseddin Sâmî 1107/1696 tarihini verirler (Çapan 2005: 692; Abdulkadiroğlu 1999: 507; Şemsettin Sami 1996: 4672). Bursalı Mehmed Tâhir 1107 tarihiyle beraber İstanbul’da vefat ettiğini belirtir (Tatcı-Kurnaz 2000: 481). Şeyhî Mehmed ise şairin Ramazan 1107/ Nisan-Mayıs 1696’da “zâtü’l-cenb hastalığına yakalanıp” (Özcan 1989: 126; Aktan vd.1996: 358; Köksal 1996: 106; 2003: 34, 35: 2007: 496) 1 Şevval 1107/ 4 Mayıs 1696’da öldüğünü ifade eder. Abdurrahman Vâlî, Edirnekapı dışına defnedilmiştir (Özcan 1989: 126; Müstakimzâde: vr. 433b; Kurnaz-Tatcı 2001: 1147; Köksal 1996: 106). Devha’da mezarının yeri diğer kaynaklara nazaran daha ayrıntılı olarak verilmiş “La‘lîzâde Çeşmesi karşısındaki mezarına gömüldüğü” belirtilmiştir (Yüksel-Köksal 1998: 86: Köksal 2007: 496).

İlim ve fazilet erbabı, güzel ahlâklı, heybetli ve ağırbaşlı bir kimse olarak tanıtılan (Özcan 1989: 126) Abdurrahman Vâlî’nin ailesi, özellikle çocukları konusunda da bilgi bulunmaktadır. Şeyhî Mehmed, Vâlî’nin büyük çocuğu Mehmed Azîz Efendi’ye babasından Vize kazası arpalığının kaldığını ve bununla geçimini sağladığını belirtirken (Özcan 1989: 126), Mehmed Süreyyâ, her ikisi de şair ve müderris olan çocukları Mehmed Refî‘ ile Mehmed ‘Azîz Âzim Efendilerden bahseder (Aktan vd.1996: 358). Nâil Tuman ise Vâlî maddesinde Mehmed ‘Azîz Efendi’nin Abdurrahman Vâlî’nin oğlu olduğunu ve onun “Hâzim” mahlasını kullandığını belirtir (Köksal 2003: 35). Aynı bilgi daha sonra “Hâzim” maddesinde verilmiş ve maddenin yanına “Sicill’in ‘Âzim mahlası ile yazması yanlıştır” kaydı düşürülmüştür. ‘Azîz Mehmed Efendi Ramazan 1130/Temmuz-Ağustos 1718 tarihinde, Mehmed Refî‘ Efendi ise 22 Ramazan 1131/ 8 Ağustos 1719’da vefat etmişlerdir (Kurnaz-Tatcı 2001: 1147, 173, 366).

Şiirlerine mecmû‘alarda da rastlanılan (Boysak 2007: 342) ve “cihanın fâzılı ve zamanın âlimi” (Çapan 2005: 692) olarak nitelendirilen şairin Sâlim, kıt‘a, müfred ve gazel gibi nazım şekilleriyle şiirleri olduğunu belirtirken (İnce 2005: 685), Şeyhî, Vâlî mahlasını kullanarak Arapça şiirler de yazdığını söyler (Özcan 1989: 126). Ayrıca Sâlim, Boğaziçi’ndeki mesirelerden olan Sâhilhâne-i Mîrgûnzâde için yazdığı şiirden “Cinândan kıt‘adır derdim bize Vâlî bu gülşende/ Mü’ebbed olsa ger zevki çemenzâr-ı Emîrgûn’un” beytini de kaydeder (İnce 2005: 685). M. Fatih Köksal, şairin Dîvân’ının Mısır’da Kahire Dârü’l-umûri’l-kütübi’l-kavmiyye kütüphanesinin 1971 numarasında kayıtlı bulunduğunu tespit etmiştir (1996: 106). Kaynaklarda birkaç gazel ve beyti kaydedilen ve daha ziyade Mevlid-i Nebî’sinden örnekler verilen şairin (Tezkiretü’ş-şu‘arâ, Tezkire-i Safâyî, Osmanlı Mü’ellifleri), bu manzumesinin bir mevlid değil, ilâhî olduğu belirtilmektedir (Köksal 2003: 35).

Kaynakça

Abdulkadiroğlu, Abdülkerim (hzl.) (1999). İsmail Belîğ Nuhbetü’l-Âsâr Li-Zeyli Zübdeti’l-Eş‘âr. Ankara: AKM Yay.

Aktan, Ali vd. (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ Sicill-i Osmanî Yahud Tezkire-i Meşâhir-i Osmâniyye. C. III. İstanbul: Sebil Yayınevi.

Boysak, Nail (2007). Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’nde 1479,1591, 2752, 3005 Numaralı Şiir Mecmualarının Tanıtımı ve 2752, 3005 Numaralı Mecmuaların Metni. Konya: Selçuk Üniversitesi. Yüksek Lisans Tezi.

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâ’idi’l-Eş‘âr) İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay.

İnce, Adnan (hzl.) (2005). Sâlim Efendi Tezkiretü’ş-Şu‘arâ. Ankara: AKM Yay.

İpekten, Halûk vd. (1988). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay.

Köksal, M. Fatih (1996). “Türk Edebiyatında Hüsn ü Dil Hikâyeleri ve Yenipazarlı Vali’nin Hüsn ü Dil Mesnevisi”. Türklük Bilimi Araştırmaları (3): 91-126.

Köksal, M. Fatih (hzl.) (2003). Yenipazarlı Vâlî Hüsn ü Dil İnceleme-Tenkitli Metin. İstanbul: Kitabevi Yay.

Köksal, M. Fatih (2007). “Vâlî”. Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. VIII. Ankara: AKM Yay. 496.

Kurnaz, Cemâl-Tatcı, Mustafa (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman Tuhfe-i Nâilî-Divân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. II C. Ankara: Bizim Büro Yay.

Müstakimzâde Süleyman Sadeddin Efendi. Mecelletü’n-nisâb. Süleymaniye Kütüphanesi, Halet Efendi, nu. 628, vr. 433b.

Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Şakaik-i Nu‘maniye ve Zeylleri- Şeyhî Mehmed Efendi Vekâyiül-fudalâ. C. II-III. İstanbul: Çağrı Yay.

Şemsettin Sâmi (1996). Kâmûsu’l-A‘lâm. C. 6. Ankara: Kaşgar Neşriyat.

Tatcı, Mustafa, Kurnaz, Cemâl (hzl.) (2000). Bursalı Mehmed Tâhir Osmanlı Müellifleri. C.2. Ankara: Bizim Büro Yay.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1998). “Vâlî”. C. 8. İstanbul: Dergah Yay. 504.

Yüksel, Hasan-Köksal, M. Fatih (hzl.) (1998). Osmanlı Toplumunda Sâdât-ı Kirâm ve Nakîbü’l-Eşrâflar- Ahmet Rif‘at Devhatü’n-Nukabâ. Sivas.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. HANİFE KONCU
Yayın Tarihi: 04.01.2014

Eserlerinden Örnekler

Râst

I

Ey Hudâ’dan lutf u ihsân isteyen

Mevlid-i pâk-i Resûlullâha gel

Cennet içre hûr u gılmân isteyen

Mevlid-i pâk-i Resûlullâha gel

II

Ol Resûlün togdugı şeb bî-gümân

Leyle-i kadre müşâbihdi hemân

Bulmak istersen cehennemden emân

Mevlid-i pâk-i Resûlullâha gel

III

Na‘t-ı pâkün cân u dilden dinlesen

Mahz-ı nûr-ı Hakdur ol zât-ı hasen

Oldugınca dünyede sag u esen

Mevlid-i pâk-i Resûlullâha gel

IV

Fikr idüp dünyâda elbet göçmeyi

Cennete âhir sırâtdan geçmeyi

Havz-ı Kevserden dilersen içmeyi

Mevlid-i pâk-i Resûlullâha gel

V

Meclis-i mevlide ey Vâlî müdâm

Ol Resûle vir salât ile selâm

Cennet-i a‘lâda istersen makâm

Mevlid-i pâk-i Resûlullâha gel

(Boysak, Nail (2007). Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi’nde 1479,1591, 2752, 3005 Numaralı Şiir Mecmualarının Tanıtımı ve 2752, 3005 Numaralı Mecmuaların Metni. Selçuk Üniversitesi. Yüksek Lisans Tezi. 342.)

  [Gazel]

 Dil-i şûrîdeye dilber kaçan ide nigâh egri

 Kuluna hışm idüp gûyâ çeker tîgini şâh egri

 

 Bu sahn-ı sînede mûlar degüldür kararan belki

 Boyanup dûd-ı hicre solmış ol sebzin giyâh egri

 

 Reh-i ‘aşk içre pûyân ol yanılma yolunı ey dil

 İrişmez menzile sâlik kaçan kim ola râh egri

 Ezel şem‘-i cemâle cânumı pervâne itmiş Hak

 Bu mümkin midür ey Vâlî ola hükm-i İlah egri

(Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî (Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâ’idi’l-Eş‘âr) İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay. 693.)

 

 [Gazel]

 Gülşen içre rûy-ı yârı gör gül-i ter elde bir

 Sayd içün ol kebk-i şehbâz-ı siyeh-per elde bir

 Ol süvâr esb-i hayâle kûy-ı cânâne yetiş

 Nâme-i eşvâkı irsâle kebûter elde bir

 Rûy-ı gülgûnunda hâl-i yârı şemm it Vâliyâ

 Ahker ü ‘anberle pür-sîmîn micmer elde bir

(Abdulkadiroğlu, Abdülkerim (hzl.) (1999). İsmail Belîğ Nuhbetü’l-Âsâr Li-Zeyli Zübdetü’l-Eş‘âr. Ankara: AKM Yay. 507.)

 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1CÂZİB, Salâhaddînd. ? - ö. 1856Doğum YeriGörüntüle
2Feridun Ankarad. 1914 - ö. 24 Ocak 1974Doğum YeriGörüntüle
3Erdal Ateşd. 1971 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4CÂZİB, Salâhaddînd. ? - ö. 1856Doğum YılıGörüntüle
5Feridun Ankarad. 1914 - ö. 24 Ocak 1974Doğum YılıGörüntüle
6Erdal Ateşd. 1971 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7CÂZİB, Salâhaddînd. ? - ö. 1856Ölüm YılıGörüntüle
8Feridun Ankarad. 1914 - ö. 24 Ocak 1974Ölüm YılıGörüntüle
9Erdal Ateşd. 1971 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10CÂZİB, Salâhaddînd. ? - ö. 1856MeslekGörüntüle
11Feridun Ankarad. 1914 - ö. 24 Ocak 1974MeslekGörüntüle
12Erdal Ateşd. 1971 - ö. ?MeslekGörüntüle
13CÂZİB, Salâhaddînd. ? - ö. 1856Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Feridun Ankarad. 1914 - ö. 24 Ocak 1974Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Erdal Ateşd. 1971 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16CÂZİB, Salâhaddînd. ? - ö. 1856Madde AdıGörüntüle
17Feridun Ankarad. 1914 - ö. 24 Ocak 1974Madde AdıGörüntüle
18Erdal Ateşd. 1971 - ö. ?Madde AdıGörüntüle