VÜCÛDÎ, Mehmed

(d. ?/? - ö. 1612/1021)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Muhammed olup Abdulazîz Efendinin oğludur. Karaman eyaletine bağlı Lârende kazasındandır. Doğum tarihine dair kesin bilgimiz yoktur. İlk eğitimine Lârende’de başlamıştır. Onun eğitiminde Kınalızâde Ali Çelebi’nin rolü büyüktür.

Vücudî, Kınalızade Ali Çelebi’nin Şam, Mısır, Bursa, Edirne ve İstanbul görevlerinde ona eşlik etmiştir. İstanbul’da bulunduğu dönemde devrinin Şeyhülislâmı Ebussuud Efendiye bağlanmış ve ondan mülazım olmuştur. Akabinde kendisine mansıp verilmiştir. Vücudî bir süre müderrislik yapmıştır. Bu görevinden sonra 40 bin akçe ile Şam’da kendisine zeamet verilmiştir. Kaynakların verdiği bilgilerden ve şiirlerinden anlaşıldığına göre içinde Halep’in de bulunduğu yerlerde 20 yıl kadar zeamete devam etmiştir. Bu dönemde Vücudî 986/1578-990/1582 yıllarında İran ile yapılan savaşlar, 1593-94 yıllarında Sinan Paşa komutasındaki Avusturya savaşı gibi değişik savaşlara katılmıştır. Zeametinin bulunduğu köyleri Celâlî tahrip edince İstanbul’a gelmiş, 1006/1597-8 yılında Osman Paşa Medresesine uğrayıp itibar payesi ile memleketindeki Emir Mûsâ Medresesi'ne müderris olarak tayin edilmiştir. Emir Mûsâ medresesinde görev alışından on yıl sonra şair tekrar İstanbul’a gelmiştir. Padişaha ve bazı divan erkânına eserlerini arz edip mevleviyet payesi almıştır. Daha sonra mansıbına ilave olarak kendisine Larende kazasında müderrislik ve fetva makamı verilmiştir. İki yılı aşkın bir süre görev yaptıktan sonra bu görevde iken Lârende’de ölmüştür (1021/1612).

Vücudî’nin bilebildiğimiz iki müstakil edebî eseri vardır. Bunlardan birisi Hayâl u Yâr, diğeri de Şâhid-i Ma’nâ adlı mesnevileridir. Ayrıca Hayâl u Yâr mesnevisinin Üsküp nüshasının sonunda birisi Gazi Giray Han’a, diğeri de Reisü’l-Küttâb Yahya Efendi’ye yazılmış iki kaside ile 13 gazeli bulunmaktadır. Hasan Çelebi tezkiresinde ve bir mecmuada rastladığımız bir gazelle birlikte 15 gazeli elimizdedir. Bizim ulaşamadığımız kaynaklarda Vücudî’nin kaside ve gazellerinin, hatta divanının olması da ihtimal dâhilindedir. Vücudî’nin bunlardan başka İbni Cevzî’nin Merâtibü’z-Zamân tercümesi, İmam Gazâlî’nin Et-Tibrü’l-Mesbûk fî Nasâyihü’l-Mülûk’unun tercümesi, İbni Kayyum’un “Menâzilu’l-Ervâh” veyahut “Ahvâl-i Âlem-i Berzâh” isimli eserinin tercümesi ve Özdemiroğlu Osman Paşa ile Kıbrıs fatihi Lala Mustafa Paşanın gazavâtını anlatan bir eseri vardır.

Vücudî’nin müderrislik, kadılık görevleri ve tımar sahibi olması hasebiyle hakkında bilgi veren kaynaklar onun bu yönlerine dikkat çekerler. Vücudî, ilmî kişiliği yanında iyi bir şair ve iyi bir tarihçidir. Şâhid-i Ma’nâ’sı benzersizdir. Didaktik bir eserdir. Hayâl u Yâr mesnevisi devrinde rağbet gören bir kitaptır. Hikâyede lirizm ile didaktizm ve tasavvuf iç içe geçmiştir. Eserin Tasavvufî tarafı ağır basar. Her iki eserinde de bütün mesnevilerde olduğu gibi tasvirler ağırlıktadır. Aruzu başarıyla kullanmıştır. Hayâl u Yâr’da hikâyenin anlatımı klasik mesnevi kompozisyonuna uymakla birlikte, diğer mesnevilerde karşılaşmadığımız, hikâye dışında bir bölüm yer alır. Şair burada daha çok kendi hayatı ve şiir anlayışına dair bilgiler verir. Hikâyeden büsbütün ayrı bir bölüm de değildir. Hayâl u Yâr, Yaşar Aydemir tarafından yayınlanmıştır. Tamamı 3482 beyittir. Şâhid-i Ma’nâ üzerine Asuman Bakışkan’ın Yüksek Lisans çalışması mevcuttur. Mesnevi, mevcut çalışmada 2516 beyit tutarındadır. Vücudî bu eserlerinde atasözleri ve deyimlerden önemli ölçüde istifade etmiştir. Devri mesnevilerine göre sade bir dil kullanmıştır. Özellikle mesnevilerin başlıklarında Türkçe kelime ve fiiller kullanmaya özen göstermiştir. Mesnevilerindeki tasvirleri akıcıdır. Hayâl u Yâr mesnevisindeki Halep, Şam, Mısır, Bursa, Edirne ve İstanbul ile Şâhid-i Ma’nâ mesnevisindeki Budin şehrinin tasviri şehir tarihleri açısından da önem arz edecek niteliktedir.

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ, Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Aydemir, Yaşar (2007). “Lârendeli Vücudî ve Gazelleri”. Prof Dr. Abdulkerim Abdulkadiroğluna Armağan, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi Özel sayı: 52-72.

Aydemir, Yaşar (2007). “Şiir Aynasında Halep”. EKEV Akademi Dergisi 31: 179-190.

Aydemir, Yaşar (2007). Vücudî Hayâl u Yâr. Ankara: Birleşikkitabevi.

Aydemir, Yaşar (2008). “Vücudî’nin İstanbul İzlenimleri”. I. Uluslararası Türk Edebiyatında İstanbul Sempozyumu (3-5 Nisan 2008) Bildirileri. İstanbul: Beşir Kitabevi. 151-162.

Bakışkan, Asuman (ty.). Vücudî Şâhid-i Ma’nâ. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

Baysun, M. Cavit (TY). Ebussuud”. İslam Ansiklopedisi. C.4. İstanbul: MEB Yay.

Kayabaşı, Bekir (1997). Kafzâde Fâizî'nin Zübdetü'l-Eş'ârı. Doktora Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Nail Tuman, Tuhfe-i Nâ’ilî. Ankara: Bizim Büro Yay.

Levent, Agah Sırrı (1984). Türk Edebiyatı Tarihi. C.I. Ankara: TTK Yay.

Müstakimzâde Süleyman Sadeddin Efendi (2000). Mecelletü’n-Nisâb Fi’n-Niseb Ve’l-Künâ ve’l-Elkâb, 434a, Tıpkı Basım. Ankara: KB Yay.

Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Mecdî Mehmed Efendi Hadâiku’ş-şakâik Şakâik-ı Nu’mâniyye ve Zeyilleri. İstanbul: Çağrı Yay.

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2008). Beyânî, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83502/beyani----tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]

Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2009). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. Ankara: Kültür Bakanlığı e-kitap: http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-83504/kinalizade-hasan-celebi---tezkiretus-suara.html [erişim tarihi: 20.03.2013]

Şemseddîn Sâmî (1314). Kâmûsu’l-A’lâm. İstanbul: Mihrân Matbaası.

Tatçı, Mustafa (hzl.) (2003). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri I-II-III. Ankara: Bizim Büro Yay.

Temizsoy, İlhan ve Vehbi Uysal (1987). Karaman. Konya: Kuzucular Ofset.

Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (1988). Osmanlı Tarihi. C. II-III. Ankara: TTK Yay.

Vücudî. Hayâl u Yâr. Makedonya Milli Ktp. MST II. 107.

Vücudî. Hayâl u Yâr. Süleymaniye Kütüphanesi Lala İsmail, No: 416.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. YAŞAR AYDEMİR
Yayın Tarihi: 10.11.2013

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün

Kapar görse hayâlüñ kebkini şehbâzdur çeşmüm

Bugün ankâ alur bâz-ı hümâ-pervâzdur çeşmüm

Görüp ben mübtelânuñ hâlini derd ile kan ağlar

Aceb yâr-ı muvâfıkdur aceb demsâzdur çeşmüm

Melek-sîmâlar içre ol cevânı ihtiyâr itdi

Güzeller bulmada şâhum katı mümtâzdur çeşmüm

Gam-ı aşk-ı nihânı ağlamakla eyledi efşân

Beni göz göre rüsvâ eyledi gammâzdur çeşmüm

Vücûdî sîneye çeksem hayâlüñ dîde-bânumdur

Mahabbet âleminde kalb ile hem-râzdur çeşmüm

Hayâl u Yâr Mesnevisinden

Yâr-ı Tâc-dâr Dil-rübâlarla Vâdî’-i Mahabbete Şikâra Geldügidür

Sıfât-ı Rûz

Fe’ilâtün me’ilâtün fe’ilün

Yine ol tâc-dâr u şîr-süvâr

Sayd-gâh-ı sipihre kıldı güzâr

Çekdi tûg u nakâresin felege

Velvele koydı zümre-i melege

Deşt-i gerdûna dikdi bir sancak

Al pervâzıdur ufukda şafak

Gördi tîgi yüzinde heybet-i tâm

Kınına koydı hançerin Behrâm

Atdı kavs-ı kûzahla her yaña tîr

İtdi çarhuñ çerendesin nahcîr

Ya’ni kim âftâb-ı ‘âlem-tâb

Asdı kasr-ı sipihre zerrîn-bâb

Ya katı tîre idi dâr-ı cihân

Bâmdan revzen açdı aña hemân

Subh olup rûşen oldı rûy-ı zemîn

Bakdı etrâf-ı vâdîye o hazîn

Gördi olmış çerende kân-ı vuhûş

Iztırâb ile vâlih ü medhûş

Saklanur kimi bîşe vü bâga

Sıgınur kimi kulle-i taga

Bu ne hâlet durur diyüp der-hâl

Çıkdı bir mürtefi’ mekâna Hayâl

Deşt-i vâdîye eyledi çü nazar

Gördi çıkmış şikâra bir ‘asker

Niçe ‘asker ki yek-dil ü yek-rây

Gamze-i yâr gibi kızıl alay

Mevc-i deryâ gibi saf-ender-saf

Semege sıkletinden irmiş tef

Şöyle tolmış ki gerd ile gerdûn

Görinür nüh-felek gubâr ile un

Atılup âsmâna na’l-i semend

Görinür halka mâh-ı nev mânend

Tutdı atlar sadâsı dünyâyı

Na’re yir yir kopardı gavgâyı

Bir alay bî-emân u âfet-i cân

Bir alay cân-sitân-ı tâze cevân

Sayd esbâbın eyleyüp tezyîn

Her biri rahş-ı nâza salmış zîn

Kodıgın yolda kor kaçana yiter

Biri cân almaga cihâna yiter

Atları na’li ile taş toprak

Oda yakmaga dehri kav çakmak

Dil şikâr eylemekde mâhirler

Âşık avlatmaga mübâşirler

Her birinüñ elinde bir tâzî

Çakır elli güzîde şeh-bâzı

Gözi âhû gazâl-ı vahşîler

Seg rakîb anlara bakar siñiler

Geldiler bir güzel çerâgâhâ

Kurdılar bir bülend otak şâha

Bir serâ-perde-i şehen-şâhı

Ki felekler hıyâm-ı kûtâhı

Göñlegi âftâb-ı ‘âlem-tâb

Sanki zerrîn tınâb idi şihâb

İtdi tîr-i sütûnı mâhı hedef

Tutdı gerdûn bir âsmânî tef

Konup etrâf-ı tâc-dâra çerî

Bagladılar sibâ’a reh-güzeri

Şâh girdi otagına yatdı

Geldi ahşâm irişdi gün batdı (964-993. beyitler)

Ahûnuñ Hayâl’e Sıgındugın Görüp Yâr’üñ Kendü Nefsine Güft u Gûsıdur

Yâr derd-i gazâla bakdı biraz

Vecd ü hâl-i Hayâl’e bakdı biraz

Didi yâ Râb nedür bu dîvâne

Oturur bîşe içre şîrâne

Şöyle hâlî degül durur bu kişi

Görmek olmaz hakîr dervîşi

Hâlî bakma derûn-ı dervîşe

Şîrden ola mı tehî bîşe

Olmayan kûh-ı gamda şîr-i dilîr

İdemez bîşezâr-ı vahşeti yir

Bulmasa üns-i Hakk’ı sînede cân

Ülfet itmez vuhûş ile insân

Hâsılı bir güzel gedâ ancak

Ne gedâ hırmen-i du’â ancak

Nüh felekden geçer hadeng-i du’â

Ol husûsâ du’â-i ‘âşık ola

Böyle diyüp o dil-ber-i hûş-rây

Geldi nezd-i Hayâl’i eyledi cây

Hasbihâl

Bu meseldür oñulsa haste meger

Gelür ayagına devâ dirler

Başda olıcak dilâ devlet

Gelür imiş ayaga her ni’met

Olagör dâ’imâ Hudâ ile sen

Seni bulur Hudâ işit benden

Cehd idüp derd-i ‘aşkı hâl eyle

Pûte-i tende kalbi kâl eyle

Âhen olsa dil-i habîb-i nefîs

‘Aşk-ı pâk olur aña mıknatıs

Cezbe-i ‘aşkı eylemeñ inkâr

Nice buldı görüñ Hayâl’i Yâr

Bu kerâmet yiter saña her gâh

‘Âşıkuñ koynına girür bir mâh

Gâh olur kim idersin âh-ı hezâr

Gül gibi koymaz anı gûşına yâr

Vuslat ol mâh ile zamân ister

Niçe yıl sabr-ı bî-girân ister

Gelicek emr-i Hak ile çü zemân

Derdi arar tabîbveş dermân

Acele itme vasla sabr eyle

Cevr-i sabr ile câna cebr eyle

Acıdur gerçi evveli sabruñ

Tatlıdur âhiri velî sabruñ

Yâr-ı Şîrîn-makâlüñ Hayâl-i Pâ-mâle Hûş-âyende Kelîmâtıdur

Yanına geldi çün Hayâl’üñ Yâr

Açdı teng-i kelâm-ı şekker-bâr

Didi iy tâc-dâr-ı dervîşân

Oldum esrâr-ı hâlüñe hayrân

Bu kerâmetle iy lebi ‘Îsâ

Nefesüñ mürdeler ider ihyâ

Nazaruñ ‘ayn-ı kîmyâ ancak

Ayaguñ tozı tûtiyâ ancak

Gözlerüñ feyz-i âb ider çün mîg

Nazaruñ teşnelerden itme dirîg

Lutfuñ itmiş vuhûşı kendüñe râm

Bende olsam n’ola kemîne gulâm

Himmetüñdür hümâ-yı evc-i kemâl

Sâye salsañ n’ola açup per ü bâl

Ne recâ eyleseñ virür Mevlâ

N’ola kılsañ bu ben za’îfe du’â

Ola bir ‘âşıkuñ ki kaddi kemân

Turmaz âhı okına kevn ü mekân

Cûy-ı eşki suvardugınca yiri

Hâsıl olur murâdı sebzeleri

Olsa ol hâk-i teşne-leb sâ’il

Olur emtâr-ı lutf-ı Hak sâ’il

El getürse du’âya hem çü nihâl

Pür olur desti mîve-i âmâl

Şîr ü şekker misâl-i âb-ı hayât

Yâr itdi bu gûne çok kelimât (1181-1214. beyitler)

Vasf-ı Haleb-i Şehbâ’dur

Ne aceb kûşedür bu şehr-i Haleb

Nûrdur sûr u dûrı tob tolı hep

Disem olurdı ol yirüñ göbegi

Sûrı göz kal’a anda göz bebegi

Depede gör o hısn-ı mevzûnı

Götürür bir başında gerdûnı

Seyr iden tâb-ı mihr ile anı

Zer-i hâlis sanur o bünyânı

Yaz olıncak o künbed-i hadrâ

Çarha döner burûc-ı kal’a aña

Ya olur bir otâg-ı jengârî

Ki muşamma’dan olmaya ârî

Kûh-ı billûr olur şitâda hemân

Kal’a gevher-nigîn ile yeksân

Beñzemez mi burûc-ı çarha evel

Dâ’im anda çerende ced'ü hamel

Handakından açılsa mâ-i mu’în

Havz-ı Kevser dinürdi ana yakîn

Su içinde habâba beñzer ol

Ya deñizde sehâba beñzer ol

Kubbe-i kâ’adur safâ makrûn

Kal’a üstinde kaf’ası mevzûn

Olmasaydı makâm-ı İbrâhîm

Disem aña olurdı Tûr-ı Kelîm

Kal’a içre minâre-i bâlâ

San kanâdîl ‘arşa oldı peyâ

Toptolı kal’a içre yâd u yerâg

Dîde-i düşmen olsun andan ırâg

Hûn-ı a’dâ çün açuben deheni

Ser-i bed-hâha diş biler bedeni

Sûrı koçmış o şehr-i meşhûrı

Nitekim hâle mâh-ı pür-nûrı (2495-2510. Beyitler)

Aydemir, Yaşar (2007). “Lârendeli Vücudî ve Gazelleri”. Prof Dr. Abdulkerim Abdulkadiroğluna Armağan, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi Özel sayı: 52-72.

Aydemir, Yaşar (2007). Vücudî Hayâl u Yâr. Ankara: Birleşikkitabevi.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1DÂLÎ, Şeyh Dâli Dede, Kartal Deded. ? - ö. 1601Doğum YeriGörüntüle
2KEMÂL ÜMMÎ, İsmâ’îld. 1375-76 ? - ö. 1475-76Doğum YeriGörüntüle
3VELED, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veledd. 25 Nisan 1226 - ö. 11 Kasım 1312Doğum YeriGörüntüle
4DÂLÎ, Şeyh Dâli Dede, Kartal Deded. ? - ö. 1601Doğum YılıGörüntüle
5KEMÂL ÜMMÎ, İsmâ’îld. 1375-76 ? - ö. 1475-76Doğum YılıGörüntüle
6VELED, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veledd. 25 Nisan 1226 - ö. 11 Kasım 1312Doğum YılıGörüntüle
7DÂLÎ, Şeyh Dâli Dede, Kartal Deded. ? - ö. 1601Ölüm YılıGörüntüle
8KEMÂL ÜMMÎ, İsmâ’îld. 1375-76 ? - ö. 1475-76Ölüm YılıGörüntüle
9VELED, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veledd. 25 Nisan 1226 - ö. 11 Kasım 1312Ölüm YılıGörüntüle
10DÂLÎ, Şeyh Dâli Dede, Kartal Deded. ? - ö. 1601MeslekGörüntüle
11KEMÂL ÜMMÎ, İsmâ’îld. 1375-76 ? - ö. 1475-76MeslekGörüntüle
12VELED, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veledd. 25 Nisan 1226 - ö. 11 Kasım 1312MeslekGörüntüle
13DÂLÎ, Şeyh Dâli Dede, Kartal Deded. ? - ö. 1601Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14KEMÂL ÜMMÎ, İsmâ’îld. 1375-76 ? - ö. 1475-76Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15VELED, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veledd. 25 Nisan 1226 - ö. 11 Kasım 1312Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16DÂLÎ, Şeyh Dâli Dede, Kartal Deded. ? - ö. 1601Madde AdıGörüntüle
17KEMÂL ÜMMÎ, İsmâ’îld. 1375-76 ? - ö. 1475-76Madde AdıGörüntüle
18VELED, Sultân Veled, Bahâeddîn Muhammed Veledd. 25 Nisan 1226 - ö. 11 Kasım 1312Madde AdıGörüntüle