YEDULLAH, Yedullah Eyvezpur

(d. 1938 / ö. ?)
âşık
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

1938’de Tebriz yakınlarındaki Ilhıcı’da dünyaya gelen Âşık Yedullah Eyvezpur, ilköğrenimini bu şehirde tamamlar ve iyi derecede Farsça ve Kur’an-ı Kerim eğitimi alır (Evezpur vd. 2006: 135-136).

On yedi yaşında kaval (tef) çalmaya başlayan Yedullah, askerlik süresi boyunca kaval çalmaya devam eder ve yine askerlik sırasında Soğukbulak (Mahabat) ve Hana (Piranşehr) şehir radyolarındaki programlara katılır (Evezpur vd. 2006: 135; Azizî Haray 1997: 344).

Kavaldan sonra balaban ve tar çalmasını öğrenen Yedullah Eyvezpur, âşıklığa başlamadan önce çaldığı kaval, tar ve balaban ile düğünlere gittiğini söylemekte bu çalgı aletlerinde maharetli olduğunu şu cümlelerle ifade etmektedir; “Askere gitmeden iki yıl önce toylara giderdim; ama âşıklığa başladığımı söyleyemem. Ancak toy düzenlerdim. Yani toya gidip bazen otuz bazen de kırk gün köylerde kalırdım. Hatta ben askere gittikten sonra Ilhıcı’daki bazı arkadaşlarım, evlenmek için benim askerden dönmemi beklediler.” (Özdamar 2010).

Askerden döndükten bir yıl sonra da kaval çalmaya devam eden Yedullah Eyvezpur, bu esnada saz ve âşıklık eğitimi almaya başlar. Âşıklık eğitimini Âşık Hacı Ali İsfencanlı (Âşıkî), Âşık Hüseyin Namverî, Âşık Mikail, Âşık Kulu Türkedârî, Âşık Hacı Mehemmed Bağır, Âşık Meşî Paşayî ve Âşık Aziz Şehnazî’den alan Âşık Yedullah Eyvezpur, çıraklık dönemini, aldığı eğitimi ve ustalarını şu şekilde açıklamaktadır; “Benim ustalarım Âşık Samet Çarıkçı ve Âşık Elesger Gümüşkemer (Maralanlı)’di. Âşık Hacı Ali İsfencanlı (Âşıkî) bana sadece Şikâri Destanı’nda ustalık yaptı. Bunlar Âşık Hacı Ali İsfencanlı (Âşıkî)’nın da ustalarıdır. Yani biz, Âşık Hacı Ali ile akran sayılırız.” (Evezpur vd. 2006: 135-136; Özdamar 2010). Eğitim aldığı ustaları dışında ayrıca Kuzey Azerbaycan âşıkları olan Âşık Kamandar, Âşık Adalet, Âşık Şakir, Âşık Mehmetağa, Âşık Penah, Âşık Ümran ve Âşık Hüseyin Saraçlı’nın şiirlerinden ve icrasından da etkilendiğini söyleyen Âşık Yedullah, çıraklık eğitimini tamamladıktan sonra zaten aşina olduğu toylara âşık olarak da gitmeye başlar (Azizî Haray 1997: 345; Özdamar 2010).

Âşık Yedullah Eyvezpur’un sesinin güzelliği ve söyleyiş tarzı, onun kısa sürede önce Ilhıcı’da sonra da Doğu Azerbaycan Eyaleti’nde meşhur olmasını sağlar. Bu şöhret, birbiri ardınca gittiği toylarda ve askerlik süresince katıldığı radyo programlarında artmaya başlar. Sonunda daha büyük şöhrete ulaştıracak olay gerçekleşir ve Âşık Yedullah, Tebriz radyosunda bir programa katılır. Bu programda okuduğu “Sen Olmasaydın” şiiri, âşığa göre Tebrizlilerin dilinde uzun yıllar pelesenk olur. Bu da onu önce Tebriz televizyon kanalına sonra da Tahran, Urmiye, Şiraz gibi İran’ın büyük şehirlerinin televizyon ve radyo kanallarına davet edilmesini sağlar. Radyo ve televizyon kanallarındaki bu programalar sayesinde Âşık Yedullah, artık tüm İran’da tanınan bir âşıktır (Azizî Haray 1997: 345).

Şiirlerinde “Âşık Yedullah ve Yedullah” mahlaslarını kullanan Âşık Yedullah Eyvezpur, günümüzde Ilhıcı’da yaşamakta ve Tebriz, Urmiye, Şiraz, Tahran gibi İran’ın birçok şehrinde toylara ve programlara katılmaktadır.

Âşık Yedullah’ın sesinin güzelliği ve icrası sayesinde kazandığı meşhurluktan belki de daha önce dile getirmemiz gereken husus, onun destan bilgisi ve atışmadaki kabiliyetidir. Televizyon ve radyo programlarında kazandığı şöhretin ardından birçok programın vazgeçilmez âşığı olan Âşık Yedullah’ın destan kabiliyeti ve atışma yeteneği, böylece fark edilir. Onun anlattığı destanlar arasında en önemlisi her biri birer saatlik, 55 kasette anlatıp kaydettirdiği “Şikâri Destanı”dır. Âşık Yedullah, 1971’de anlatmaya başlayıp 1974’te tamamladığı bu destanı çıraklık döneminde ustası, Âşık Hacı Ali İsfencanlı (Âşıkî)’dan öğrenmiştir. Âşık Hacı Ali ise ilgili destanı kendi ustası Âşık Elesger Gümüşkemer (Maralanlı)’den; o da ustası Âşık Samet Çarıkçı’dan öğrenmiştir ki Âşık Yedullah’a göre Şikâri Destanı’nı Âşık Samet Çarıkçı tasnif etmiştir (Özdamar 2010). Muhsin Deryabar’ın evinde belli günlerde kasete anlatılan bu destanın anlatımında Âşık Yedullah Eyvezpur’a kavalda Hidmet Yârî, balabanda ise Rehimdil Nücevanî eşlik eder (Evezpur vd. 2006: 135-137).

Âşık Yedullah’ın “Şikâri Destanı” dışında anlattığı başka destanlar da vardır. 1974-75 yıllarında Heyder Bey ve Emir Ersalan destanlarını kasetlere kaydettiren Âşık Yedullah’ın bunların yanı sıra iki atışması vardır. Bunlardan ilki, 1974-78 yıllarında Âşık Aziz Şehnazî ile; diğeri ise Âşık Sirüs Kiyanî ile yaptığı atışmasıdır. Bu iki atışmanın bazı kısımları, 2004 yılında Âşık Hüseyin Saî tarafından “Âşık Eziz ile Âşık Yedullah’ın Deyişmeleri-Âşık Sirüs ile Âşık Yedullah’ın Deyişmesi” adıyla Tebriz’de yayımlanmıştır.

2004’te Vizaret-i Erşad (Turizm Bakanlığı) tarafından Tebriz’de düzenlenen programa Doğu Azerbaycanlı diğer âşıklarla katılan Âşık Yedullah, burada “Bedi’ul-Mülk ve Bedi’ul Cemal Destanı”nı anlatır. Destan anlatıcılığı ve icrasındaki güzellik böylece hükümet üyeleri tarafından da fark edilir ve Âşık Yedullah, İran devletinin düzenlediği programlarda kendisine yer bulmaya başlar (Evezpur vd. 2006: 136).

Tebriz ve Doğu Azerbaycan’da âşıklığı dışında şairlik yeteneği ile de tanınan Âşık Yedullah’ın bireysel ve toplumsal konularda yarattığı birçok şiiri vardır ve bunların bir kısmı çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlanır (Özdamar 2010). Bunlar arasında Tufarganlı Âşık Abbas’ın mezarı başında yarattığı “Âşık Abbas” redifli şiiri, hafıza mekânı bağlamında yaratılmıştır. 114 yaşındaki “Sefer Emmi” dediği bir kişinin Tufarganlı Âşık Abbas’ın mezarının Azer Şehri’nde Yuva Dağı kabristanında olduğunu söylemesi üzerine 09.04.1999’da oraya giden Âşık Yedullah, Âşık Abbas’ın mezarının başında bu şiirini yaratır (Özdamar 2010; Özdamar 2016: 126).

Âşık Yedullah Eyvezpur’un şiirlerinde dikkati çeken bir diğer konu da mensubu olduğu toplum ve onların yaşam tarzıdır. Toylarına katıldığı konar-göçer Türk gruplarının yaşam biçimi, onun şiirlerinde kendine yer bulur (Saî 2004: 67-68).

Âşığın şiirlerinde karşımıza çıkan bir diğer konu da ahlaki prensiplerdir. Kendisi gibi âşık olmak isteyen oğlu Areş ve tüm gençler için yarattığını söylediği bir şiirinde; âşık, oğluna ve diğer gençlere nasihat eder ve muhayyilesinde kurduğu düzeni onlara anlatır (Saî 2004: 64-65; Özdamar 2010).

Günümüzde Tebriz/Karadağ âşık muhitinin usta âşıklarından biri kabul edilen Âşık Yedullah Eyvezpur, halen oğulları ile birlikte birçok toy ve programlara katılmakta ve sanatını icra etmeye devam etmektedir.

Kaynakça

Âşık Yedullah Eyvezpur, 1938, Ilhıcı, ilköğretim mezunu, âşık. [Fazıl Özdamar tarafından 28.07.2010 tarihinde, Ilhıcı şehrindeki âşığın evinde yapılan görüşme].

Azizî Haray, Menuçehr (1376/1997). Âşıklar. C. 1. yyy.

Evezpur, Âşık Yedullah, Mustafa Rezaki, Areş Evezpur (1385/2006). “Şikâri Destanı”. Azeri Dergisi. S. 12. s. 135-141.

Saî, Âşık Hüseyin (1383/2004). Âşık Eziz ile Âşık Yedullah’ın Deyişmeleri-Âşık Sirüs ile Âşık Yedullah’ın Deyişmesi. Tebriz: İntişarât-ı Zer Kalem.

Özdamar Fazıl (2016). “Âşık Edebiyatında Mekânın Şiir Yaratımına Etkisi Tebriz de Derlenen Âşık Abbas ve Han Çoban Redifli Şiirler Örneğinde”. Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi. S 16. s. 123-132.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. FAZIL ÖZDAMAR
Yayın Tarihi: 21.01.2019

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HAFIZ, Hafız Purhesend. 21.03.1979 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2MEŞî PAŞAYî, Fethullah Paşayîd. 1931 - ö. 31.08.2016Doğum YeriGörüntüle
3NASÎRÂ, Şeyh Nasîrâ Deded. ? - ö. 1639Doğum YeriGörüntüle
4CEMAL, Cemal Öztürkd. 1938 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Ünver, M. Nacid. 1938 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6CEMAL, Cemal Sayılgand. 1938 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7AVDI İSE OĞLU AVDIYEVd. 1910 - ö. ?MeslekGörüntüle
8ABDİL, Abdil Yıldırımd. 1946 - ö. ?MeslekGörüntüle
9CEMAL, Cemal Köşebaşıd. 1919 - ö. 15.03.1984MeslekGörüntüle
10BİBER, Fatma Biberd. 1952 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11SEVGİ ÇIRAKMANd. 09.03.1972 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12KUTUBÎ, Tevfik Keneşd. 1951 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13ŞEKİBÎ, Yedullah Şekibîd. 1955 - ö. ?Madde AdıGörüntüle