ZUHURÎ, Tevfik Bozkurt

(d. 1887 / ö. 1949)
imam
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Yusufeli'nin Zor (şimdiki adı Esenyaka) köyünde 12 Nisan 1887 tarihinde doğmuştur. Asıl adı Tevfik Bozkurt olan âşık, şiirlerinde Zuhurî mahlasını kullanmıştır. Babası, bu köyün on beş yıl muhtarlığını yapan Âşık İznî, annesi ise Hayriye Hanım’dır. Âşıklık geleneğini ve bağlama çalmayı küçük yaşlardan itibaren babası Âşık İznî'den öğrenmiştir. Pek az tahsil gören Zuhurî, yirmi sekiz yaşındayken 1. Dünya Savaşı (1914-1918) döneminde Rusların Kars, Artvin ve Ardahan’ı işgal edip zulüm yapmaları üzerine 1916 yılında ailesiyle Merzifon’a göç etmiş ve orada dinî bilgisini kuvvetlendirip imamlık yapmaya başlamıştır. Burada Huzurî’nin medrese arkadaşı ve 1915 yılına kadar sazlı gezi yoldaşı olur. Yaklaşık on beş yaşlarında, okul arkadaşı ve akranı Âşık Huzurî ile birlikte şiir yazmaya başlamıştır. Âşık Zuhurî sonraki yıllarda kendisinin ustası olduğunu vurguladığı Âşık Huzurî'nin desteğini görmüş ve Âşık Huzurî ile birlikte Kuzeydoğu Anadolu'dan Gürcistan'a, Ahıska'dan Kırım'a dek geniş bir alanda dolaşmıştır. Dönemin birçok tanınmış âşığıyla karşılaşmıştır. Zuhurî, muhtelif işler yapmış, fakat uzun yıllarını Merzifon’un Türnük, Saraycık, Kamışlı, Geligiras, Geliköyü, Kireynir köylerinin imamlıklarında geçirmiştir. Merzifon’da yaşadığı sürede birkaç kez köyüne gidip gelmiştir. Sıla hasretine dayanamayıp 1931 yılında doğduğu köye gitmiş, tekrar geri dönerek Merzifon’un Türnük köyünde imamlık görevine devam etmiştir. Gökalp, dördü erkek birisi kız olmak üzere beş çocuğu olduğunu dile getirirken Uyguner ise biri kız olmak üzere dört çocuğu olduğunu ifade eder. Zuhurî, 21 Şubat 1949 tarihinde vefat etmiş ve Merzifon'da defnedilmiştir (Aşkun 1937: 11; Uyguner 1955: 1093; Özder ve Aydın 1969: 84; Gökalp 1988: 118-119; Karadeniz 2002: 595; Çelik 2008: 356; Öksüz 2013: 326).

Âşık Zuhurî’yi Huzurî ile birlikte Merzifon’da ilk defa tanıtan Vehbi Cem Aşkun’dur. Yayına geçen ilk deyişi Taşan dergisinde (1936: 7-31) yayımlanmıştır (Özder ve Aydın 1969: 84). Taşan dergisinde şu şekilde tanıtılır: “Zuhurî’ye gelince bu yeni bir şairdir. Henüz Türk edebiyatında hiçbir şekilde adı geçmemektedir (Aşkun 1936: 10). Burada bir koşmasına yer verilir. Daha sonra 1937 yılında Vehbi Cem Aşkun “İki Yeni Saz Şairi” başlıklı makalede Huzurî ve Zuhurî’den bahseder (1937: 11). Zuhurî de vaktiyle sazla söylermiş, fakat şimdi sazla söylemeyi bırakmış (Aşkun 1937: 11). Zuhurî’nin birkaç şiiri, vaktiyle Merzifon’da yayımlanan Taşan adlı Merzifon Halkevi Dergisinde neşredilmiştir (Uyguner 1955: 1093). Uyguner burada Zuhurî’nin hece ölçüsüyle ve dörtlükle yazılmış dört şiirine yer vermiştir.

Sonradan Muzaffer Uyguner, şairin oğlu Osman Bozkurt’tan aldığı bilgi ve deyişleri iki ayrı yazısında tanıtır (Özder ve Aydın, 1969: 84). Özder ve Aydın, Osman Bozkurt'un şair Zuhurî'nin kendisinin ve babası İznî’nin hayat bilgilerini ve otuza yakın deyişi kendilerine mektuplu cevapla bildirdiğini ifade etmiştir. Birkaç destanı da 1943 yılında Ulus gazetesinin haftalık olarak yayımladığı Yurt gazetesinde çıkmıştır (Özder ve Aydın 1969: 84). Galip Fikri Coşkun’da bulunan eski bir defterden dercettiği ve Zuhurî’nin hayatını anlatan “ Hayat Destanı”na yer verir (Gökalp 1988: 119). Muzaffer Uyguner, Osman Bozkurt’ta bulunan defterinden Zuhurî’nin altı şiirine yer verir (Uyguner 1956). Buradaki şiirler divan edebiyatı tarzında yazılmış gazellerdir. Bu şiirlerde âşığın dili sade ve anlaşılırdır. Zuhurî’nin 96 sayfalık kendi el yazısı ile bir şiir defteri hâlen oğlunda bulunmaktadır.

Zuhurî, şiirlerinde yaşadığı ıstıraplı günlerini terennüm eder. Umduğunu bulamamanın acısı ile isyan eder. Gazel tarzında yazdığı şiirleri de bulunmakta ise de bunların dili eski ve sanat kalitesi düşüktür. Koşmalarını ise sade bir dille kaleme almıştır (Uyguner 1955: 1093). Hem hece hem de divan şiiri formunda örnekler veren Âşık Zuhurî'nin hece ölçüsüyle yazdığı şiirler daha çok tutulur (Karadeniz 2002: 595; Öksüz 2013: 326). Zuhurî, Bayburtlu Zihnî ve ustası Huzurî’nin tesirinde kalmış, Fuzulî’den esinlenerek gazel tarzında şiirler de yazmıştır (Gökalp 1988: 119). Ata’nın Öğüdüne Ağıt (Öksüz 2013: 326) adlı şiiri sözlü tarih açısından önemlidir. Ayrıca “Getirdim Geldim”adlı Yusufeli'ne gittiği 1931 yılı baharında söylediği koşması (Gökalp 1988: 122) ve “Bir zaman bekledim viran bir hamam/ Dedim belki olur çilemiz tamam/ Olmadı bir köye durduk biz imam/ Yıkandık, tarandık geçtik mihraba” (Gökalp 1988: 120) şiirindeki dörtlük, hayatını yansıtan şiirlerine örnek olarak gösterilebilir.

Kaynakça

Aşkun, Vehbi Cem (1936). "Ruhsatî'nin ve Zuhurî'nin Deyişleri". Taşan. 7-31:10.

Aşkun, Vehbi Cem (1937). "İki Yeni Saz Şairi". Taşan. 18-42: 11-12.

Çelik, Ali (2008). Türk Halk Şiiri Antolojisi. İstanbul: Timaş Yay.

Gökalp, Mehmet (1988). Artvin Saz Şairleri. İstanbul: Ajans Yay.

Karadeniz, Bekir (2002). Artvinli Halk Şairleri. Ankara: AKYD Yay.

Öksüz, Musa ( 2013). Artvin Âşıklık Geleneği. Doktora Tezi. Trabzon: Karadeniz Teknik Üniversitesi.

Özder, M. Âdil ve Abdullah Aydın (1969). Yazı ve Resimlerle Çevre İncelemesi 1 Artvin İli. Ankara: Güneş Matbaacılık.

Uyguner, Muzaffer (1955). "Zuhurî ve Şiirleri", Türk Folklor Araştırmaları. Nisan. İstanbul. 69: 1093-1094.

Uyguner, Muzaffer (1956). "Zuhurî Hakkında", Türk Folklor Araştırmaları. Şubat. İstanbul. 79.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. EMİNE ÇAKIR
Yayın Tarihi: 30.12.2017

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1GÜLZAROĞLUd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2FERYADÎ, Fuat Gündüzd. 1933 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
3DİLDÂRÎd. 19.YY? - ö. 19.YY?Doğum YeriGörüntüle
4BABA SALİM, Mehmet Salim Öğütçend. 15.03.1887 - ö. 29.12.1956Doğum YılıGörüntüle
5Çulha, Ahmet Tayyard. 1887 - ö. 04 Nisan 1971Doğum YılıGörüntüle
6OZAN, Ali Ozand. 1887 - ö. 1976Doğum YılıGörüntüle
7İBAD, İBADÎ, İBAD HOCA, Tarmutlu İbad Hocad. 01.07.1866 - ö. 25.03.1949Ölüm YılıGörüntüle
8Morkaya, Burhan Cahitd. 1892 - ö. 20 Ocak 1949Ölüm YılıGörüntüle
9Köseraif, Fuatd. 1872 - ö. 23 Nisan 1949Ölüm YılıGörüntüle
10ABDÜŞŞEKÜR DİNÇERd. 1901-1902 - ö. 12.10.1957MeslekGörüntüle
11RÂCÎ, Bafralı Osmân Râcî Efendid. 1812 - ö. 1850-61MeslekGörüntüle
12HÜZNÎ BABA/HİZBÎ, Mehmed Bahaeddind. 1879 - ö. 1936MeslekGörüntüle
13DADAŞOĞLU, Ali Dadaşoğlud. 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14MEMİŞ, Memiş Karadağd. 1902 - ö. 1982Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15DERDİMEND, Fatma Oflazd. 1895 - ö. 09.11.1980Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16REVÂNÎ, Veli Bozkurtd. 1898 - ö. 1968Madde AdıGörüntüle
17TEVFÎK, Hasand. 1834 - ö. 1908Madde AdıGörüntüle
18Bölükbaşı, Rıza Tevfikd. 1869 - ö. 30 Aralık 1949Madde AdıGörüntüle