ABDÜLAZİZ/AZîZÎ, Kara Çelebizâde Abdülaziz Efendi

(d. 1591/1000 - ö. 1657/2 Rebilâhir 1068)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Osmanlı fukahasından ve şeyhülislamlarından olan Abdülaziz’in asıl adı Karaçelebizâde Abdülazîz Efendi'dir. Rumeli kazaskeri Hüsâmeddîn Hüseyin b. Mehmed b. Hüsam Efendi’nin oğludur. Osmanlı devletinde pek çok önemli görevde bulunan âlim Karaçelebizâde ailesine mensuptur. Aile, Kara Çelebizâde lakabını, Abdülazîz Efendi’nin büyük dedesi Hüsâmeddîn Efendi’nin, Niğdeli Kara Ya‘kûb b. İdris b. Abdullah’ın damadı olması dolayısıyla almıştır. (Kaya 2001: 382) Karaçelebizâde Abdülazîz Efendi 1000/1591 tarihinde Bursa’da doğdu. Eserlerinde Abdülazîz veya Azîzî mahlaslarını kullandı. Babası ölünce Anadolu ve Rumelî kazaskerliği yapan ve Zuhûrî mahlasıyla şiirler yazan büyük kardeşi Mehmed Efendi tarafından büyütüldü. İlk öğrenimini ondan gördü. Müftü Sunullah Efendi’den mülazım oldu. (Faik Reşâd 1311: 206) 1019/1612 tarihinde Hayreddin Paşa Medresesi'ne, 1022/1615 yılının nisan ayında Ali Paşa’nın yeni medresesine, 1619 tarihinde ise Sahn-ı Semân müderrisliğine getirildi. (Babinger 1978: 64) 1028/1621 tarihinde Bursa Süleymaniyesine nakledildi; fakat aynı sene Edirne Süleymaniyesine gönderildi ve Mayıs 1030/1623’te İstanbul’a tayin edildi. Aynı senenin Haziran ayında Fatih Camii'nde âlimlerin isyanına katıldığı için ceza olarak Bursa Molla Hüsrev Medresesi'ne gönderildi. IV. Murad’ın culûsu sebebiyle afffedildi ve 1031/1624’te İstanbul Süleymaniye Medresesi'ne tekrar getirildi. Aynı senenin mart ayında Yenişehir kadısı oldu ve azledildi. (Babinger 1978: 64) 1626 yılının Şubat ayında kadılıkla Mekke’ye gönderildi 1034/1627 yılında bu görevinden ayrılarak İstanbul’a döndü. Edirne’de kısa bir müddet bulunduktan sonra 1041/1634 tarihinde İstanbul kadılığına tayin olundu. (Faik Reşâd 1311: 206) Lehistan seferi yapıldığında İstanbul’un güvenliğinden sorumlu oldu. Ancak aynı yılın Temmuz ayında gösteren yağ kıtlığı esnasında şehrin iaşesini düzenleyen kadıya karşı IV. Murad’ın gazabına uğradı ve memuriyetten azledilmekle birlikte denize atılmaya mahkum edildi. Abdülazîz Efendi bu durumdan hamisi Sadrazam Damat Bayram Paşa’nın sayesinde kurtulmuştur. İdam cezası Kıbrıs’a sürgün edilmek biçiminde değiştirilmiştir. (Kaya 2001: 381) Bu durumu Ravzatü’l-ebrâr adlı eserinde “Hatt-ı mensûh gelmedi amele / Hatt-ı nâsih anı giderdi hele” şeklinde ifade etmiştir. (Özgül 2010: XII) Abdülazîz Efendi’nin sürgün hayatı 1041/1634 tarihinde Rumeli kazaskerliğine getirilince sona erdi. Sultan İbrahim’in hayatına mal olan 1057/1648 isyanı sırasında padişaha uygun olmayan sözler söylemiş, Nâimâ tarafından bu sözler kaydedilmiştir. Daha sonra yaptıklarına pişman olan Abdülazîz Efendi temize çıkmaya çalıştı. Ancak kendisine tam olarak güvenilmediği için İstanbul’a dahi yaklaşmasına izin verilmemiştir ( Özgül 2010: XV). IV. Mehmed’in cülûsunda Rumeli kazaskeri olmuştur; daha sonra 1060 / 1650’de kendisine fetva payesi verildiği gibi Cemaziye’l-evvel 1061 / Nisan 1651’de Şeyhülislâmlık makamına getirilmiştir. Abdülazîz Efendi’nin Rumeli kazaskeriyken Şeyhülislamlık payesinin kendisine verilmesi, Osmanlı tarihinde örneği olmayan uygulamalardandı (Özgül 2010: XVIII). Şeyhülislamlıktan 2 Eylül 1651 tarihinde azledilerek, Sakız Adası'na sürgün edildi. Bu olaydan iki sene sonra Bursa’ya gitme izni verildi aynı zamanda bununla birlikte o zamana kadar Sakız Adası'nın arpalık gelirlerinin yanında Mudanya kazası da kendisine arpalık olarak verildi. 1657 yılının Mart ayında Mudanya arpalığı Gelibolu arpalığı olarak değiştirildi. (Babinger 1978: 65) Abdülaziz Efendi, 2 Rebiü'l-âhir 1068/1657 tarihinde Bursa'da vefat etmiştir. Rızaen lillâh terkibi ölümüne tarihtir. (Mehmed Tahir 1333: 120) Mezarı Şeyh Mehmed Deveci Mezarlığı’ndadır. Tuman'a göre Devhatü'l-Meşâyih'in Abdülazîz Efendi'nin vefat ayını rebiülevvel ve Beliğ'in senesini 1060 göstermesi yanlıştır. (Tuman 2001: 673)

Abdülaziz Efendi tarih, edebiyat, fıkıh, fetva, siyer, tefsir vb. konularında eserler yazmıştır.

Tarih hakkında yazdığı eserler şunlardır:

1. Ravzatü’l-Ebrâri’l-Mübîn bi-Vekayi’i Selefi’l-Mâziyye ve’l-Ahbâr: Eserin kısa adı olan Ravzatü’l-Ebrar daha çok kullanılmıştır. Bu eser, Hz. Âdem’den başlayarak, 1058 / 1648 yılına kadar geçen olayları ele alan umumî bir tarihtir. Eser dört fasıl ve iki tekmile olarak tertip edilmiştir. (Özgül 2010: XXX) Eser hakkında İbrahim Özgül 2010 yılında bir doktora çalışması yapmıştır.

2. Ravzatü’l-Ebrâr Zeyli: Kara Çelebi-zâde Abdülaziz Efendi’nin, Bursa’da sürgünde olduğu esnada “Ravzatü’l-ebrâr” isimli esere ek olarak, yazılmıştır. Eserde IV. Mehmed’in cülûsundan kendi ölüm tarihi olan 1068 / 1658 yılına kadar geçen on yıllık hadiseler anlatılır. (Kaya 2003’ten aktaran Özgül 2010: XXXI) Nevzat Kaya eser üzerine 1990 yılında yaptığı doktora çalışmasını daha sonra kitap olarak yayımlamıştır. (Kaya 2003)

3. Zafer-nâme: IV. Murad dönemindeki Bağdad ve Revan seferlerini ayrıntılarıyla anlatıldığı eserdir. Eser üzerinde 2005 yılında Nermin Yıldırım tarafından yüksek lisans tezi yapılmıştır. (Yıldırım 2005)

Siyer hakkında yazdığı eserler şunlardır:

1. Mir’âtü’s-Safâ fî Târihi’l-Enbiyâ: Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen peygamberlerden ve Hz. Peygamberin nesebi, doğumu, mi’râcı, ölümüne kadar bütün vak’aları anlatan peygamberler tarihidir. (Özgül 2010: XXXIV)

2. Fevâyihu’n-Nebeviyye fî Siyeri’l-Mustafaviyye: Sa‘deddîn Muhammed b. Mes’ûd el-Kâzerûnî’nin Siyer-i Nebeviyye isimli eserin Farsça aslından Türkçe'ye tercümesidir. Eser dört bölümden meydana gelmektedir.

Edebiyat hakkında yazdığı eserler:

1. Gülşen-i Niyâz: Mesnevi tarzında yazılmıştır. Aziz Efendi, eserini Kıbrıs’ta sürgünde bulunduğu sırada kaleme almıştır. Müellif İstanbul’dan nasıl ayrıldığını, Kıbrıs’a varışını, yolda çektiği elem ve ızdırabı, orada duyduğu gurbet üzüntülerini, affedildiğinde duyduğu sevinci dile getirmektedir. (Özgül 2010: XXXIV) Eser hakkında Fatma Bindal Arslan tarafından yüksek lisans tezi yapılmıştır. (Arslan-Bindal 1996)

2. Divân: Bursalı Mehmed Tâhir Abdülaziz Efendi’nin mürettep bir divanı olduğunu söyler. (1333:120) Fakat biyografik kaynaklarda şairin bu eseri hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir.

3. Süleymân-nâme: Hoca Sadeddin Efendi’nin Tâcü’t-Tevârîh’ine zeyl olarak yazılmıştır. Eserde Kanûnî Sultan Süleyman’ın tahta çıkışından ölümüne kadar gerçekleşen fetihler, yapılan hayır işleri, bu sürede yetişen alim ve vezirlerin hal tercümeleri anlatılır. ve vezirlerin biyografilerini de vermektedir. Bu eserde Abdülaziz Efendi, hoş ve süslü bir lisan ile Kanûnî Sultan Süleyman’ın şanlı saltanat devrini (1520-1566) anlatır. Mısır’da, 1248 / 1832-33 yılında Bulak matbaasında basılmıştır. 

Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi’nin fıkıh, fetva, tefsir ve imar alanlarındaki diğer eserlerinin isimleri şunlardır:

Fetevâ, Nefhatü’l-üns Fî-Şerhi Ravzati’l-Kuds, Risâletün fi-Kavli’l-Beyzavî ve Li’l-Mu’teber Tahsîs Hâze’l Hükm, Hâllü’l-İştibâh an Ukadi’l-Eşbâh, Kitâbu’l-Elgâz Fî Fıkhı’l-Hanefî, El-Kâfî, Müftü Suyu. (Özgül 2010: XXXVII-XXXIX)

 

Abdülaziz Efendi’nin nesri şiirine göre daha iyidir. Güçlü ve akıcı bir üslûba sahiptir. Nesirlerinde secili ve süslü bir anlatımı tercih etmiştir. (Mehmed Tahir 1333: 120, Özcan 1989: 301)

 

Kaynakça

Arslan-Bindal Fatma (1996). Kara Çelebi-Zade Abdülaziz: Gülşen-i Niyaz (Tenkidli metin/inceleme). Yüksek Lisans Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi.

Babinger, Franz (1992). Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri. çev. Coşkun Üçok. Ankara: KB Yay.

Babinger, Franz (1978). “Abdülaziz Efendi, Karaçelebizade”. İslâm Ansiklopedisi. C.I. İstanbul: MEB Yay. 64-65.

Begeç, Abdullah (2001). Kara Çelebi-zade Abdülaziz Efendi`nin Gülşen-i Niyaz`ı (inceleme-metin) Yüksek Lisans Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi.

Bursalı Mehmed Tâhir (1333). Osmanlı Müellifleri. 3.C. İstanbul.

Çimen, Nurdan (2011). Abdülaziz Karaçelebi-zâde'nin Tarih-i Ravzatü'l-Ebrar'ı. (metin-tahlili). Yüksek Lisans Tezi. Elazığ: Fırat Üniversitesi.

Fâik Reşâd (1311). Eslâf. İstanbul: Âlem Matbaası.

İpekten, Haluk, M. İsen, R. Toparlı, N. Okçu, T. Karabey (1988). Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü. Ankara: KB Yay.

Kaya, Nevzat (2001). “Karaçelebi-zâde Abdülaziz Efendi”. İslâm Ansiklopedisi. C. 24. İstanbul: TDV Yay. 381-383.

Kaya, Nevzat (hzl.) (2003). Kara Çelebi-zâde Abdülaziz Efendi. Ravzatü-l- Ebrâr Zeyli. Ankara: TTK Yay.

Kayabaşı Bekir (1996). Kafzade Faizî’nin Zübdetü’l-Eşârı. Doktora Tezi. Malatya: İnönü Üniversitesi. 

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmet Nail Tuman, Tuhfe-i Nâilî. Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay.

Kültür Bakanlığı Türkiye Yazmalar Kataloğu. (www.yazmalar.gov.tr)

Mehmed Süreyya (1996). Sicill-i Osmanî. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yay.

Muallim Naci (1308). Esâmî. İstanbul. 

Özcan, Abdulkadir (hzl.) (1989). Şeyhî Mehmed Efendi. Vekâyiü'l-Fudalâ. İstanbul: Çağrı Yay.

Özgül, İbrahim (2010). Kara Çelebi-Zâde Abdülaziz Efendi'nin Ravzatü'l-Ebrâr Adlı Eseri (tahlil ve metin). Doktora Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi.

Şemseddin Sâmî (1311). Kâmûsü'l-A’lâm. 4.C. İstanbul. 

Yıldırım, Nermin (2005). Kara Çelebi-Zade Abdülaziz Efendi'nin Zafername adlı eseri (Tarihçe-i Feth-i Revan ve Bağdad) tahlil ve metin. Yüksek Lisans Tezi. Sakarya: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. VOLKAN KARAGÖZLÜ
Yayın Tarihi: 01.02.2014

Eserlerinden Örnekler

Bursa Ulu Câmi yanındaki çeşmenin kitabesindeki beyitler Abdülaziz Efendi'ye aittir:

Abd-i âsî Azîz miskînün

Eşk-i çeşmiyle geldi şehre bu su

Nice su âb-ı Kevser ayağıdur

Pâk ü bârid lezîz ü anber-bû

***

Yâr çâh-ı zekânum ayn-ı vefâdur dir ise

Sakın ey âşık-ı üftâde inanma çenedür

***

Rikâb-âsâ o yârun pâyine yüz süreyüm dirsen

Yolında irtikâb eyle asılmağı basılmağı

***

Ber-karâr olmaz dil-i dîvâne eyler ihtirâb

Şîşe-i sâ'at gibi kalbümde vardur inkilâb

***

Zeyl-i lufin dest-i mücrimden çeker sanman anı

Belki anlar hizmetiçün oldı dâmen der-miyân

(Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmet Nail Tuman, Tuhfe-i Nâilî. Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay. 673.)


Ravzatü'l-Ebrâr'dan:

Tafsîl-i Vekāyi‘-i Çelebi Sultân Mehemmed Han

 Sultân-ı muhalledü’l-ikbâl ber-vech-i istiklâl kürsî-nişîn-i câh ü celâl olup tahtgâh-ı Edirne ferr-i vücûd-ı bihbûdları ile zînet ü zîb tamâm bulduğı eyyâmda Emîr Süleymân’ın dûn-ı sinnü’l-bülûğ Mustafâ nâm bir ferzendi künc-i hafâdan rû-nümâ olup ba‘zı eşkıyâ ifsâdıyla Yanbolı cânibinden îkāz-ı fitne-i nâ’ime-i fesâd üzere idüği istimâ‘ olunmağın destiyârî-i himmet-i şehriyârî birle ele getürilüp âteşîn mîl ile merdüm-dîdesi alîl oldukdan sonra mahsûldâr köyler temlîkiyle tatyîb ü tesliye ve mir’ât-ı hâtırın gubâr-ı inkisârdan nev‘an tahliye itdiler. 

(Özgül, İbrahim (2010). Kara Çelebi-Zâde Abdülaziz Efendi'nin Ravzatü'l-Ebrâr Adlı Eseri (tahlil ve metin). Doktora Tezi. Erzurum: Atatürk Üniversitesi. 40.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Beşir Fuatd. 1852 - ö. 5 Şubat 1887Doğum YeriGörüntüle
2Halim Şefik Güzelsond. 1913 - ö. 10 Haziran 1990Doğum YeriGörüntüle
3Zeynep Hicretd. 01 Ocak 1981 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4İBRAHİM EFENDİ, Oğlanlar Şeyhid. 1591 - ö. 1655Doğum YılıGörüntüle
5KÂMİL, IV. Mehmed (Muhammed) Giray (Geray)d. 1591 - ö. 1674 ?Doğum YılıGörüntüle
6ÂDEM DEDEd. 1591-1592 - ö. 1653Doğum YılıGörüntüle
7KÂMİL, Hacı Ahmedd. ? - ö. 11 Mayıs 1657-1658Ölüm YılıGörüntüle
8HEMDEMÎ, Solakzâde Mehmed Çelebid. ? - ö. 1657Ölüm YılıGörüntüle
9ÂRİF, Ârif Mehmed Çelebid. ? - ö. 1657-58Ölüm YılıGörüntüle
10MEHMED, Hoca Sa\'deddin Efendizâde Mehmed Efendi (Çelebi Müftî)d. 27 Şubat 1578 - ö. 2 Temmuz 1615MeslekGörüntüle
11MOLLA GÜRANİ, Şemseddin Ahmedd. 1410 - ö. 1488MeslekGörüntüle
12HİKMET, Şeyhülislâm Ahmed Ârifd. 1786 - ö. 1859MeslekGörüntüle
13ZUHÛRÎ, Kara Çelebizâde Mehmed Zuhûrî Efendid. 1562-63 - ö. 14 Haziran 1633Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Hamdî, Şeyh Seyyid Ahmed Hamdî Efendid. ? - ö. 1693Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15AHMED, Şeyh Ahmed Ferîhî Efendid. ? - ö. 1645Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16FATMA FÂZILA HANIMd. ? - ö. 19. yy.Madde AdıGörüntüle
17ÂMİR, Mehmed Âmir Beyd. ? - ö. 1815-16Madde AdıGörüntüle
18ASKERÎ, Mehmedd. ? - ö. 1591Madde AdıGörüntüle