ÂBİD, Zeynelâbidîn

(d. ?/? - ö. 19. yy./?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Kütüphane kataloglarında Zeynelâbidîn, Zeynelâbidîn b. Mahmûd Nakşîbendî, Âbid b. el-Hâcc Mahmûd Mehmed Zeyn el-Âbidîn, Âbidîn Efendi, Âbid Efendi ve Âbid gibi isimlerle karşımıza çıkan Âbid’in hayatı hakkında fazla ve kesin bilgiler yoktur. Hakkındaki bilgiler daha çok kendi eserlerinden elde edilmektedir. Dîvânçe'sindeki şiirlerinin analizine, eserlerinin bazılarının Manastır’da istinsah edilmesine ve bazı nüshalarının Üsküp kütüphanelerinde bulunmasına bakılarak şairin Üsküp-Manastır bölgesi şairlerinden olduğu tahmin edilebilir. Sirâc-i Gayb adlı eserinin Üsküp İsa Bey Kütüphanesi'nde bulunan nüshasında Üsküp-Manastır bölgesinde de yaşamış, 19. yüzyılın büyük Melâmî şeyhlerinden Muhammed Nûrü’l-Arabî (1813-1887) tarafından yazılmış bir takrizin bulunması bu tahmini kuvvetlendirmektedir. Doğum tarihi bilinmeyen Âbid, Dîvânçe'sinde Sultan Abdulazîz’in cülusuna (1277/1861) tarih düşürmüştür (Gülen 2011: 128). Dîvânçe'sinde düşürdüğü son tarih 1290/1874’tür (Gülen 2011: 6). Millî Kütüphane’de bulunan Kîsânâme adlı müellif hatlı eserinin istinsah tarihi ise 1279/1862’dir. Süleymaniye Kütüphanesi’nde Terceme-i Kisâ-nâme adıyla kayıtlı eserinin kataloğunda ölüm tarihi 1292/1875 olarak verilmektedir. Eğitim durumu hakkında da herhangi bir bilgiye sahip olmamakla birlikte eserlerinden iyi derecede Arapça ve Farsça bildiği, eserlerinde görülen ayet ve hadislerden de iyi bir dinî eğitim almış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda onun en azından bir medrese eğitiminden geçmiş olduğu söylenebilir. Bu bilgiler ışığında onun 19. yüzyılın ilk yarısında doğmuş, ikinci yarısında ölmüş, tasavvufî geleneği devam ettiren 19. yüzyıl Üsküp-Manastır şairlerinden biri olduğu öne sürelebilir. 

Eserleri şunlardır:

1. Dîvânçe: Küçük bir eser olan bu Dîvânçe'de münacat, na't, murabba, muhammes, müseddes, terkib-i bend, terci-i bend, beyit, tahmis, tevarih, gazel, kıt’a, şarkı ve lügaz gibi nazım şekilleriyle yazılmış şiirler yer almaktadır. Eserin bir nüshası Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesinde bulunmaktadır (Gülen 2011: 7). Bu nüsha üzerinde Fatma Nur Gülen tarafından yüksek lisans tezi hazırlanmıştır (2011).

2. Kıssanâme: 27 varaklık küçük bir eserdir. Eserin bir nüshası Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesindedir (Gülen 2011: 8).

3. Sirâc-i Gayb (Tercüme-i Şerh-i Vâridât): Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddîn Mahmûd (1339-1368 ?-1420)’un Vâridât adlı Arapça eserinin Muhammed Nûru’l-Arabî (1813-1887) tarafından yapılmış şerhinin Türkçe manzum tercümesidir. Âbid, Dîvânçe'sinde eserin şarihinden şeyhi ve kendisinin onun bendesi olduğunu, onun yaptığı derslerden sonra onun arzusu üzerine bu tercümeyi yapmaya kalkıştığını açıkça ifade etmektedir. Dîvânçe'sinde eserine düşürdüğü tarih 1276/1859’dur (Gülen 2011: 125-126.) Müellif nüshası olan Üsküp nüshasındaki bilgiye göre de Âbid Efendi bu manzum tercümesini 1276/1859 yılında bitirmiş, 1277/1860 yılında da ikinci nüshasını tamamlamıştır. Eserin biri Millî Kütüphane’de, diğeri de Üsküp’te olmak üzere bildiğimiz iki nüshası vardır.

4. Kisânâme: Ehl-i beyti konu alan küçük, manzum bir eserdir. Âbid, Dîvânçe'sinde eserin 1279/1863 tarihinde tamamlandığına dair tarih düşürmüştür (Gülen 2011: 128).

5. İ’tikâdnâme: İtikat esaslarını konu alan bir eserdir.

Âbid Efendi, şiirlerinde hem hece hem aruz ölçüsünü kullanmıştır. Dili, sade ve akıcıdır. Nef’î gibi klasik dönem şairlerine nazireler yazmış olsa da şairlik kudreti bakımından döneminin genel çerçevesi içinde kaldığı, klasik dönem şairlerini yakalayamadığı söylenebilir (Gülen 2011: 7). Dîvânçe'sindeki kasidelerinde en çok Hz. Muhammed ve Hz. Ali’den bahsetmektedir. Bunların yanında şiirlerinde tarikat büyüklerinin birçoğundan söz etmesi bunlara karşı büyük bir sevgisi olduğunu ve tasavvufi bir geleneğe sahip olduğunu teyit etmektedir. Kerbelâ’dan özellikle bahsetmesi dikkate değerdir. Dîvânçe'sinde Nakşî, Bektâşî ve Melâmîlerden olduğunu, Râfızîliği reddettiğini belirtmektedir (Gülen 2011: 13). Osmanlı fakih ve mutasavvıfı, önemli bir isyan ve ihtilal hareketinin başlatıcısı Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddîn Mahmud (1339-1368 ? - 1420)’un öğrencilerine vermiş olduğu tasavvufi, felsefi, kelami ve diğer fikrî derslerinin derlenmesinden oluşan ve birçok tartışmaya sebep olan Vâridât adlı Arapça eserinin 19. yüzyılın büyük Melâmî şeyhlerinden Muhammed Nûrü’l-Arabî (1813-1887) tarafından yapılmış şerhinin Türkçe manzum tercümesini yapması ve yapabilmesi onun hem ilmî ve edebî kariyerini hem de inanç konusundaki duygu ve düşüncelerini yansıtması açısından önemlidir.

Kaynakça

Gülen, Fatma Nur (2011). Ābid Efendi’nin Dîvânçe’si (İnceleme-Metin-Sözlük). Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Fatih Üniversitesi.

Âbid. Sirâc-i Gayb Tercüme-i Şerh-i Vâridât. Üsküp İsa Bey Kütüphanesi. No. 106 (?).

http://ktp.isam.org.tr/ (E.T. 05.02.2015).

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HAYRULLAH KAHYA
Yayın Tarihi: 17.02.2015

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Ālem içre görmedim hūşyār cümle yār mest

Nūş eden mest oldu cümle sākī-yi meh yār mest

Cümle ālem kıl nazar bir meclis-i işret hemīn

Birbirin fark etme yok hīç yār mest ağyār mest

Her biri bir nev ile içmiş şarāb-ı gafleti

Fırka fırka ceyşi mest hem mīr hem serdār mest

Bir kadehden nūş edince başladı cümle felek

Dönmede pergār-sıfāt hem çarh bu devvār mest

Bu burūcāt encüm-i sābit olup hem kehkeşān

Mest-i medhūşdur hele devrān eden seyyār mest

İşte deryā ebr olup ra'de verir cām u hayāt

Mest olup eyler nidā cür'a saçar emtār mest

Gör sadefler fem açar kim ola inci bādesi

Ol matardan sem döker cūşa gelir hem mār mest

Nūş edince bādesin hep sebz-i gūn haftan-gīr

Kesret-i meyden dönüp uryān olur eşcār mest

Ābidā mest-i müdāmız aşk-ı mahbūb ile biz

Çünkü tesīr eyledi akl u dile efkār mest

Gülen, Fatma Nur (2011). Ābid Efendi’nin Dîvânçe’si (İnceleme-Metin-Sözlük). Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Fatih Üniversitesi.