ALİ, Ali Karabacak

(d. 1934 / ö. 03.08.1978)
Çiftçi
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

1934 yılında göçebe bir Yörük aşireti içerisinde dünyaya gelir. Nüfus cüzdanında doğum yeri olarak Samsun ilinin Vezirköprü ilçesi yazılıdır. Ancak asıl doğum yeri bilinmemektedir. Babası Ali Bey, Karakoyunlu-Karabacaklı obasına mensuptur. Çukurova’da Aydınlı olarak bilinen Saçıkara aşiretine mensup bir aileden gelmektedir. Soyadı ise sülalesinin uzun yıllar kullandığı “Karabacaklar” ya da “Bacaklar” ünvanından gelir. Babası Karabacaklar obasının beyidir. Ali Bey, 1950 yılında Konya ilinin Kadınhanı ilçesinin Saçıkara köyüne yerleşmiştir. Annesi Ümmü Hanım, “Çakalcalar” sülalesinden Mustan Hoca’nın kızıdır (Karabacak 2001: 1-4).

Âşık on dört çocuklu bir aileye mensuptur. Altı erkek, sekiz kız kardeşi vardır. Göçebe hayatın gerektirdiği şartlarda bir çocukluk dönemi geçirir. Bu sebeple okula gidemeyen âşık, okuma-yazmayı 10-12 yaşlarındayken öğrenir. Yerleşik hayata geçilen döneme kadar hayvancılıkla uğraşır. 1950 sonrası dönemde ise hayvancılık ile birlikte çiftçilik de yapar. Bazı dönemlerde, farklı bölgelerde işçi olarak çalışır. 1955 yılında askere gider ve Ağrı-Karaköse’de iki yıl askerlik yapar. Askerlik dönüşü, 1957 yılında Duman Mahmut’un kızı Emine ile evlenir. Bu evlilikten yedi çocuğu dünyaya gelir. Çocuklardan bir tanesi doğduktan kısa bir süre sonra vefat eder. 1985 yılında Ayşe, 1960 yılında Mestan (Mustafa), 1962 yılında Abdullah, 1965 yılında Orhan, 1971’de Ali, 1973’te Ümmü isimli çocukları doğar (Karabacak 2001: 4-8).

Âşık çeşitli sebeplerle bir çok yeri gezme imkanı bulur. Gittiği yerler arasında; Çorum, Samsun, Adana, Kahramanmaraş, Kayseri, Hatay, Konya, Aydın, Antalya sayılabilir. Bu şehirlerden bir kısmını göçebe olduğu dönemde, bir kısmını da iş sebebiyle gezer (Karabacak 2001: 8).

13-14 yaşlarında irticalen şiir söylemeye başlar. Yaşadığı şartlardan dolayı bir usta tarafından yetiştirilme imkanı bulamaz. Yetiştiği bölgede ve aşirette canlı bir şekilde yaşayan Karacaoğlan ve Dadaloğlu’nun sanat hayatında ayrı bir yeri vardır. Okuma-yazma öğrendikten sonra Karacaoğlan, Âşık Kerem, Sürmeli Bey, Şah İsmail, Şahmeran benzeri kitapları okur (Karabacak 2001: 7,19).

İsmini mahlas olarak kullanan âşık, farklı şiirlerde “Âşık Ali”, “Ali’m”, “Ali der de”, “Ali diyor”, “Ben Ali’yim” ifadelerini de kullanır (Karabacak 2001: 20). 3 Ağustos 1978 tarihinde vefat eder ve bir gün sonra köyüne defnedilir (Karabacak 2001: 12-13).

Günlük hayatında da en önem verdiği konular olan dürüstlük, ahlak âşığın şiirlerinde de sıkça karşımıza çıkar. İnsanlığa dair temel duyguları şiirlerine konu edinmesinin yanı sıra, belli bir eğitim almamış olmasına rağmen din üzerine yazdığı şiirleri de dikkat çeker. “Milliyetçi” bir âşık olarak tanımlanan Ali Karabacak, şiirlerinde Türk tarihi ve kültürü ile ilgili unsurlara da sıkça yer verir (Karabacak 2001: 14-19).

Şiirlerinde söz sanatlarını sıkça ve başarılı şekilde kullanan âşığın en sık kullandığı söz sanatları; benzetme, telmih, teşhis, intak, mübalağa olarak sıralanır (Karabacak 2001: 34).

Şiirlerinin hepsini hece ölçüsü ile söyleyen âşık, sade bir dil kullanır. Şiirlerinde mahallî söyleyişlere, mahallî kelimelere, atasözlerine, vecizelere, deyimlere, yeni kelime ve kavramlara da yer verir (Karabacak 2001: 41-48; Alptekin vd. 2008: 287).

Hemen hemen her konu üzerine şiir söylese de, âşığın dilinde öne çıkan konular; millî konular, dinî konular, halden memnun olmama, cehalet karşıtlığı, köy ve köylü, varlık sevgisi, tabiat ve toprak, şekil-öz, hayat, dert ve ıstırap, içtimaî mevzular, siyasî konular şeklinde sıralanır (Karbacak 2001: 49-58).

Şiirlerinde güncel konulara da yer veren âşık, Kıbrıs üzerine yazdığı şiirinde hem millî duyguları ön plana çıkarır hem de dönemin önemli bir olayını sanatında işler. Şiirlerinde Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet, Mustafa Kemal Atatürk gibi Türk büyüklerini anar. Din üzerine yazdığı şiirlerde ise Adem, Nuh, Musa, Eyüb, İbrahim, İsmail, Yusuf, Yunus, Süleyman peygamberlerin adları sıkça geçer (Karabacak 2001: 60-140).

Kaynakça

Alptekin, Ali Berat, Saim Sakaoğlu (2008). Türk Saz Şiiri Antolojisi (14-21. Yüzyıllar). Ankara: Akçağ Yay.

Karabacak, Mestan (2001). Âşık Ali Karabacak Hayatı-Sanatı-Şiirleri. Karaman: Lazer Ofset Matbaası.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: EMİNE NUR ATA
Yayın Tarihi: 15.03.2019
Güncelleme Tarihi: 05.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1GARİBÎ, Ahmet Alayd. 1960 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Atila Çakıroğlud. 1943 - ö. 2014Doğum YeriGörüntüle
3Metin Köktend. 1 Mart 1947 - ö. 27 Kasım 1998Doğum YeriGörüntüle
4Uğur Kökdend. 7 Temmuz 1934 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5İSMETÎ/İSMET/İSMET NAMLI, Abdülkadir Namlıd. 18.10.1934 - ö. 04.03.2018Doğum YılıGörüntüle
6ZEKİYE SELAMd. 1934 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Uğur Kökdend. 7 Temmuz 1934 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8İSMETÎ/İSMET/İSMET NAMLI, Abdülkadir Namlıd. 18.10.1934 - ö. 04.03.2018Ölüm YılıGörüntüle
9ZEKİYE SELAMd. 1934 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Uğur Kökdend. 7 Temmuz 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
11İSMETÎ/İSMET/İSMET NAMLI, Abdülkadir Namlıd. 18.10.1934 - ö. 04.03.2018MeslekGörüntüle
12ZEKİYE SELAMd. 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Uğur Kökdend. 7 Temmuz 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14İSMETÎ/İSMET/İSMET NAMLI, Abdülkadir Namlıd. 18.10.1934 - ö. 04.03.2018Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ZEKİYE SELAMd. 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Uğur Kökdend. 7 Temmuz 1934 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17İSMETÎ/İSMET/İSMET NAMLI, Abdülkadir Namlıd. 18.10.1934 - ö. 04.03.2018Madde AdıGörüntüle
18ZEKİYE SELAMd. 1934 - ö. ?Madde AdıGörüntüle