BİLAL, Bilal Mustafaoğlu Mikayılov

(d. 12.03.1872 / ö. 26.11.1937)
?
(Âşık / 20. Yüzyıl / Azeri)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Bilal Mustafaoğlu Mikayılov 12 Mart 1872 tarihinde Azerbaycan Şamahı’nın Keşed köyünde fakir bir ailede dünyaya gelmiştir. Babası Mustafa, annesi Badam Hanım idi. Çiftçilikle hayatını kazanan babası 42 yaşındayken vebadan vefat etmiştir. Bir müddet köyde çobanlık yapmıştır. İlk eğitimini mahalle mektebinde baba dostu Molla Hası’dan (Veys) almıştır. Molla Hası Bilal’in kıvrak zekâsının farkına vararak onu Şamahı’da dostu Seyid Ezim Şirvanî’nin mektebine göndermiştir. Okulda Arapça ve Farsçayı da öğrenerek iyi bir eğitim almıştır. Kısa zamanda S. E. Şirvanî de Bilal’deki cevheri keşfetmiş ve onun Şamahı’da kurulan edebî meclislere devam etmesini sağlamıştır. Mehemmed Sefa’nın (Beytü’s-Sefa) ve Mahmud Ağa’nın meclislerinde tanıdığı âşık, şair ve müzisyenlerden dinlediği musikî ve şiir sohbetleri onu derinden etkilemiştir. Bu edebî meclisler onu sanat dünyasına bağlayarak şiire ve âşıklık sanatına ilgisini artırmıştır. Zamanın meşhur âşığı Engeharanlı Âşık İbrahim'i bu meclislerde tanımış ve onun çırağı olmuştur. Aynı zamanda Mirze Muhammedhesene’den okuma dersleri almıştır. Ustasıyla birlikte çeşitli toylara katılmıştır. Daha sonra ustasından icazet alarak 1890’lı yıllarda âşıklığa başlamış ve kısa sürede yörenin aranan âşıklarından olmuştur. Soltanhanım Talib Kızı ile evlenmiştir. Bu evlilikten Ağalar, Ağaselim ve Şefi adlarında üç oğlu, Şefike ve Şura adlarında iki kızı olmuştur (Qeniyev 2012: 3-5).

Mirze Bilal genç yaşlarından itibaren çevresinde saygı duyulan, sözü geçen biri olmuştur. Azerbaycan’ın geçirdiği siyasi değişim dönemlerinde daima halkın yanında onlar için çalışmıştır. Çevresinde olan biten haksızlıkları şiirlerinde dile getirdiği için 1917 yılında kısa süreli tutuklanmıştır. 1918 yılında yaşanan Ermeni saldırılarında Şamahı şehrinin savunmasında gönüllüler arasında yer almıştır. Onun halk arasındaki nüfuzu zamanın hükûmetinin gözünden kaçmamış ve Halk Cumhuriyeti (1918-1920) devrinde kendisine Şamahı kazasının emniyet müdürlüğü (yüzbaşı) görevi verilmiştir. Bu görevi ile ilgili bir takım asılsız iddialara dayanılarak 1933 yılında, yeni baskıcı rejim aleyhine çalıştığı yönündeki ihbarlar sebebiyle kısa süreli de olsa bir kez daha göz altına alınmıştır. 30 Temmuz 1937'de Sovyet rejiminin başlattığı hareketin neticesinde inkılap karşıtı olmak, halkı isyana teşvik ve rejimi yıkmak için çete kurmak, evde silah bulundurmak gibi asılsız suçlamalarla halk düşmanı ilan edilmiş ve tekrar tutuklanmıştır. Şiirlerinin de bulunduğu bütün yazılı evraklarıyla birlikte tüm mallarına el konulmuştur. Sorgulamanın sonunda, 26 Kasım 1937 tarihinde öldürülmüştür. Günümüzde bir mezarı yoktur. Beş yıl sonra ailesinin müracaatlarına cevaben hükûmet yetkilileri, 1942 yılında sürgündeyken tifodan vefat ettiğini bildirmiştir. 1993'te Azerbaycan, hakkındaki suçlamaların düşürülmesini ve itibarını geri kazanmasını sağlamıştır (Qeniyev 2012: 5-13; Nebiyev 2004: 139; Hüseynov 2010: 48-56; Nebiyev 2004: 140).

Âşık Mirze Bilal, Şirvan âşık mektebinin en önemli temsilcilerinden biridir. 1928 yılında düzenlenen âşıklar kurultayına katılmış, kendisine “Kızıl Azerbaycan Âşığı” fahri unvanı verilmiştir. Şiirlerinde Bilal yahut Âşık Bilal mahlasını kullanmıştır. Saz havalarını kendine has bir üslupla yorumlamış; Şirvan Şikestesi, Şirvan Geraylısı, Kobustan Geraylısı, Döyme Keremi, Kara Kafiye gibi saz havalarına yenilikler getirmiştir. Âşık, hanende, şair, bestekar, üstad, el aksakalı, dede gibi unvanlarla anılan Âşık Bilal; Abbas, Kurbanhan, Soltan, oğlu Ağalar, Pirmemmed, Şamil, Ali Kerimov başta olmak üzere çok sayıda çırak yetiştimiştir. “Şirvan âşıklarının atası” olarak anılmıştır. Âşık Hüseyin Bozalkanlı, Şair Kara, Haylaçı Senem, Milhısa ve Naburlu Badam gibi âşık ve şairlerle atışmaları mevcuttur (Qəniyev 2012; Namazov 2013: 434-435).

Mirze Bilal üretken bir âşık olmakla birlikte şiirlerinden çok azı günümüze ulaşmıştır. Sovyet devrinde pek çok aydın kimse gibi inkılap karşıtı teşkilata üye olmakla suçlanıp halk düşmanı ilan edilmiş; tutuklanarak bütün varlığına el konulmuştur. Bu el konulma sırasında Âşık Bilal’in usta âşıklardan topladığı ve kendi yazdığı şiirler ile destanlarından oluşan arşivi yok edilmiştir. Onun elli civarında koşma, geraylı ve bayatı türlerindeki şiirleri günümüze ulaşabilmiştir. Bu şiirler yakınlarının ve onu tanıyanların hafızalarından derlenmiş şiirlerdir. Şiirleri ilk kez Settar Ahundov tarafından derlenerek “Âşık Bilal, Şiirleri” adıyla 1960 yılında yayımlanmıştır. Ayrıca Mürsel Mürselov tarafından Mirze Bilal’in hayatı ve yaratıcılığıyla ilgili bir tez hazırlanmış (1974); bu çalışma daha sonra İlk Baharım, Gel Görüm adıyla genişletilerek neşredilmiştir. Söz konusu çalışmalar dışında Seyfettin Keniyev tarafından Şirvanlı Aşıq Bilal (2003) ve Aşıq Mirzə Bilal, Bir Vaxt Şam-Çıraqla Gəzərlər Məni (2012) adlı çalışmalar yayımlanmıştır (Keniyev 2012: 12).

Mirze Bilal âşıklığının ilk yıllarında güzelleri ve güzelliği işleyen şiirler yazmıştır. İlerleyen yıllarda şiirlerinde ele aldığı konular genişlemiş; zamanı, gidişatı, yönetimi eleştiren konularda şiirler yazmaya başlamıştır. Özellikle Çarlık dönemindeki beyler, yöneticiler ve kollukların yaptığı yoksuzlukları, haksızlıkları ve zulümleri şiirlerinde eleştirmiştir. “Çalıp çapıp dağıtır/ Yağı oğlu yağıdır/ Yediğimiz ağıdır/ Pristavın elinden” dörtlüğünün yer aldığı “Pristavın Elinden” başlıklı şiiri bu türden eleştirilerine örnek oluşturur. O yalnızca idarecilerin ve toplumun önde gelenlerinin haksızlıklarını eleştirmez. İnsanların dürüst olmayışı, zamanın bozukluğu, hastalıklar, yoksulluk, molla ve seyitlerin uygunsuz işleri onun şiirlerinde tenkit edilmiştir. Memleketinin güzellerini ve güzelliklerini övdüğü şiirleri de mevcuttur (Memmedova 2017: 316-317; Nebiyev 2004: 139).

Âşık Bilal üstadnamelerinde dürüstlük, mertlik, insanlara zarar vermeme hususlarında öğütler verir. Onun “Oğlum” şiiri didaktik konulu şiirlerinin güzel bir örneğidir. Bu şiirde oğluna dostunu düşmanını bilmeyi, sır vermemeyi, vakarlı olmayı, her zaman doğru söylemeyi, şöhrete güvenmemeyi öğütler. “Âşık Bilal, Ağalar’ın atası/ Keşed kendi olup yurdu, yuvası/ Eğer deyse bir insana hatası/ Kesilse kolunun sağı yahşıdır” dörtlüğüyle biten “Yahşıdır” şiirinde öğütlerinin tutulmazsa ne gibi sonuçlar doğuracağını vurgular (Keniyev 2012: 32-38).

Âşık Bilal’in Rus yönetimini, partiyi, kolhozu, Lenin’i öven bazı şiirleri yayımlanmıştır. Ancak araştırmacılara göre bu şiirler Âşık Bilal’e ait değildir. Rus devrinde yayınlara yapılan bu tür eklemeler âdeta gelenek olmuştur. Rejim karşıtı olarak suçlanan ve bu yüzden infaz edilen birinin elbette bu türden şiirler yazması beklenemez. Âşığın oğlu bu türden şiirlerin babasına ait olmadığını belirtmektedir (Hüseynov 2010: 63-64).

Âşık Bilal gazel türünde de şiirler yazmıştır. Günümüze bir gazeli ulaşabilmiştir. Oğlu ve çırağı olan Âşık Ağalar, babasının çok sayıda gazel yazdığını ve kendisine de gazel yazma dersleri verdiğini belirtmektedir. Tek örnek olsa da Âşık Bilal’in Arapça ve Farsçayı iyi bilmesine rağmen gazel yazarken sade bir dil kullandığı değerlendirilmektedir (Keniyev 2012: 62-64).

Âşık Mirze Bilal’in destancılığıyla ilgili bilgiler de hatıralardan günümüze ulaşmıştır. Âşık Bilal’in “Şah İsmail”, “Âşık Saleh ve Maral”, “Barıtday Soltan ve Kövser”, “Köroğlu’nun Şirvan Seferi”, “Şirvanlı Kahramanşah”, “Şehzade Kasım”, “Miskin Baba ve Nigar Hanım”, “Âşık Ağamemmed ve Meryem”, “Küçe Rıza”, “Mustafa ve Senem Hanım”, “Adıgözel ve Aslanşah”, “Zencanlı Kurban”, “Kerem’in Beşdaş Seferi” destanlarını bildiği rivayet edilmektedir. Bunların dışında Âşık Bilal’in “Safiyye ve Ziyad, “Âşık Bilal ve Soltan Hanım”, "Yetim Soltan”, “Mustafahan”, “Âşık Bilal ve Senem”, “Hazret Baba”, “Âşık İbrahim ve Peri” adlı destanları tasnif etmiştir. Ayrıca altmıştan fazla saz havasını icra edebildiği ve on beşten fazla saz havası bestelediği bilinmektedir (Folklor 2016: 86; Hüseynov 2010: 63; Nəbioğlu 2010: 13).

Kaynakça

Çelebi, Faik (2011). “Aşıq Ələsgər, Yoxsa Xanəndə Ələsgər?”. Ozan Dünyası, No: 2(5): 30-37.

Folklor (2016). “Aşıq Mirzə Bilal”. Əlamətdar və Tarixi Günlər Təqvimi -2017, Bakı: Azərbaycan Millî Kitabxanası Nəşri. 86.

Hüseynov, R. (2010).Aşıq Qanı”. Ozan Dünyası, No:1. 47-66.

Keniyev, Seyfettin (2012). Aşıq Mirzə Bilal, Bir Vaxt Şam-Çıraqla Gəzərlər Məni. Bakü: Elm və Tehsil.

Memmedova, Svetlana (2017). “Mirzə Bilalın Poetik İrsi”. Filologiya Məsələləri, No: 12:  314-317.

Namazov, Qara (2013). Ozan-Aşıq Sənətinin Tarixi. Bakü: Elm ve Tehsil.

Nebioğlu, Musa (2010). Ozan-Aşıq Dunyası. Bakü: Nurlan.

Nebiyev, Azad (2004). Azərbaycan Aşıq Məktəbləri. Bakü: Nurlan.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. MEHMET EROL
Yayın Tarihi: 27.09.2019
Güncelleme Tarihi: 02.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SÜLEYMAN/ÂŞIK DAYI, Süleyman Yaşard. 1962 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2ARAP ALİ, Ali Erdugand. 07.11.1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Mikail Müşfikd. 05 Haziran 1908 - ö. 1937Doğum YeriGörüntüle
4SÜLEYMAN/ÂŞIK DAYI, Süleyman Yaşard. 1962 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5ARAP ALİ, Ali Erdugand. 07.11.1951 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Mikail Müşfikd. 05 Haziran 1908 - ö. 1937Doğum YılıGörüntüle
7SÜLEYMAN/ÂŞIK DAYI, Süleyman Yaşard. 1962 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8ARAP ALİ, Ali Erdugand. 07.11.1951 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9Mikail Müşfikd. 05 Haziran 1908 - ö. 1937Ölüm YılıGörüntüle
10SÜLEYMAN/ÂŞIK DAYI, Süleyman Yaşard. 1962 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ARAP ALİ, Ali Erdugand. 07.11.1951 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Mikail Müşfikd. 05 Haziran 1908 - ö. 1937Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13SÜLEYMAN/ÂŞIK DAYI, Süleyman Yaşard. 1962 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14ARAP ALİ, Ali Erdugand. 07.11.1951 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15Mikail Müşfikd. 05 Haziran 1908 - ö. 1937Madde AdıGörüntüle