DOKSANDAON, İsmail Kondu

(d. 03.05.1938 / ö. 02.06.2012)
Çoban
(Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı İsmail Kondu olan âşık, 3 Mayıs 1938'de Şanlıurfa’nın Kısas köyünde (bugün merkez Haliliye ilçesine bağlı mahalle) dünyaya gelmiştir. Nüfus kaydı doğum yılını 1944 olarak gösterse de kendisi 1938 doğumlu olduğunu ifade etmiştir. Halil ile Aynur’un evliliklerinden dünyaya gelen âşık, altı kardeşten biridir ve bir kurban bayramı günü doğduğu için adı İsmail olarak konulmuştur. Büyükleri hayvancılık ve çiftçilik yaptığından ötürü bahar aylarında Tektek Dağları’nda, yazın da Kısas’ta ikamet ederek konar-göçer bir yaşam sürmüşlerdir. Soyadı kanununun çıktığı yıllar Kısas’a yerleşmeyi seçtiklerinden soy isimleri Kondu olarak verilmiştir. Ailesinin lakabı Arfolar’dır. Aşığın dedesinin kardeşi olan Muhammed’in kâmil ve arif olarak bilinmesinden dolayı sülaleye Arifoğulları denmiş; Urfa ağzında bu Arfolar’a dönüşmüştür. İlkokul üçüncü sınıfta çobanlık ve çiftçilik yapması için okuldan alınmış, okumayı çok istemiş olan âşık maddi zorluklardan dolayı eğitimine devam edememiştir. “Oku yavrum çoban kalma âlemde/ Ömrün yamaçlarda çürüyüp gider/ Kâh yağmurda kâh çamurda kâh karda/ Topuğun taşlarda eriyip gider” diyerek bu derdini ifade etmiştir. 1964 yılında Balıkesir-Burhaniye ve Çanakkale-Ezine piyade birliklerinde askerlik görevine başlamıştır. Usta birliği olan Lüleburgaz 65.Tümen Ağırlıklar Karargâh Bölüğü’nden 1966 yılında terhis olmuştur. Hayatı boyunca köy işleri ile uğraşmış ve çobanlık yapmıştır. Cemlerde babalık yapmıştır. Mahlasını Ali İhsan Ulusoy’dan Doksandaon olarak almıştır. Münzevi bir kişiliği olan Doksandaon başında egali, altında şalvarı, elinde sopası veya tespihi ve mutlaka tütün tabakasıyla tasvir edilecek bir portredir. Çok fazla sigara içtiği için bıyıklarını bile sigara ile dağlayarak kısalttığı bilinmektedir. Solunum yollarından kaynaklanan bir rahatsızlıktan musdarip olan âşık, kaldırıldığı hastanede 2 Haziran 2012'de vefat etmiştir. Kısas cemevinde yapılan törenin ardından Kısas’taki aile mezarlığına defnedilmiştir (Atılgan 1992:102-104; Elveren 2016; Elveren 2018:17–20).

Küçük yaşlarda anne kucağında her Perşembe Cemlere katılarak oluşmaya başlayan meşk hafızası her gün gittiği cemevinde okunan kitaplarla, anlatılan kıssalarla, âşıkların deyişleriyle genişlemiş ve derinleşmiştir. Doksandaon az konuşup çok dinleyen, dingin mizaçlı ve yumuşak huylu biridir ancak bağlamanın sesinden ve deyişlerden büyük bir coşku içerisine girer. Kendisine elden çıkma bir bağlama ayarlar ve akşamları akordunu yaptırıp sabahları çalmaya çalışır. Kendi gayret ve azmiyle bağlama çalmayı öğrenir (Elveren 2018: 18–19).

Doksandaon, birçok Cem ve âşıklık icra ortamında bulunmuştur. Kendisinden yaşça büyük veya küçük fark etmeksizin herkesle meşk ortamının içinde bulunmuştur. Âşık Kemteri-Büryâni, Âşık Halit Aşan, Âşık Celâlî, Âşık Fezâi, Âşık Sefâî, Âşık Fedâi, Âşık Abbas, Yoksul Azbay, Âşık Cuma Azbay, Âşık Berdâri ve Dertli Divani gibi özellikle de Kısaslı âşıklarla yaşadığı devirde birlikte icrada bulunmuştur (Atılgan 1992; Sezgin 1998; Elveren 2016).

Küçük yaşlardan itibaren çobanlık yapan Doksandaon hayatının neredeyse tamamını Urfa’da geçirmiştir. Askerlik için geçtiği ve gittiği iller dışında bir tek Nevşehir Hacıbektaş’a gitmiştir. 1958 yılında Amşe ile evlenmiştir. Bu evlilikten Rabia, Bakır, İbrahim, Behzat, Yahya ve Cuma adında biri kız beşi erkek toplam altı çocuk dünyaya gelir(Atılgan 1992:103; Elveren 2018:19).

Doksandaon, bir usta âşığa çıraklık yaparak âşık olmamıştır. Doksandaon, âşıklık sanatını Kısas’taki Alevi-Bektaşi kültür havzasından özümlemiştir. Âşık Doksandaon bütün şiirlerini hece ölçüsü ile yazmıştır. Yarım ve tam kafiyeye ağırlık vermiştir. Şiirlerini koşma nazım biçiminde oluşturmuştur. Hem usta malı hem de kendi şiirlerini okumuştur. Badeli âşık değildir (Sezgin 1998:237–294).

Şiirlerinin büyük bir kısmı iki kitap, birkaç dergi ve bir yüksek lisans tezinde yer almıştır. (Atılgan 1992, Atılgan-Acet 2001; Dertli Divani 2016; Elveren 2016; Elveren 2018; Sezgin 1998 ). Ayrıca Cem Vakfı Kısas Yayınları dizisinde yer alan deyişler maniler kitabında on şiirine yer verilmiştir. Çalışmalarına yönelik en büyük derleme çalışması İbrahim Halil Elveren (Âşık Berdâri) tarafından yapılmış olup geniş bir içerik ile Elveren tarafından yayımlanmak üzere hazırlanmaktadır.

Mahlasını alma hikâyesi şöyledir: Bir gün Hacıbektaş’tan Kısas’a gelen Ali İhsan Ulusoy Muhabbet için cemevinde beklemektedir. Ancak köyün âşıkları tarlada veya çobanlıkla uğraştıklarından Cem’in babası işleri bittikten sonra geleceklerini Ulusoy’a bildirir. Ancak bunu demesiyle İsmail Kondu’nun bağlamasıyla gelmiş olarak gören Ali İhsan Ulusoy “biraz önce bağlamasıyla gelen bir Doksandaon vardı” der. Böylece âşık mahlasını almış olur. Doksandaon ise mahlası “Doksandaon’am yüze layık değilem/ İçmişem kevserden ayık değilem” mısralarıyla aktarır. Kendisinin ancak doksanda on olabildiğini tamam olabilmesi için daha seksen olması gerektiğini; kâmil olmamanın başka bir ifadeyle sona gelmeden asla kâmil olunamayacağı eğretilemesi üzerinden bu mahlası kullanmıştır (Elveren 2018:17).

Doksandaon da geleneğin vazgeçilmez olarak kabul ettiği üzere tapşırmaya önem vermiş bütün şiirlerinin son kıtasında mahlasını anmıştır. Sade bir dil kullanmıştır. Mahalli söyleyiş biçimleri yaygın olarak görülmektedir. Örneğin burada yüklemlerde Urfa ağzının özellikleri hemen göze çarpmaktadır: “Urfa vilayetim, Kısas’tır köyüm/ Bir arzudur seyyah edip gelmişem/ Leyl-i nehâr durmaz sızılar derdim/ Bir Lokman-ı cerrâh için gelmişem” (Elveren 2018:17). Yaygın olarak 11’li, 7’li ve 8’li hece ölçüsünü kullanmıştır.

Âşık Doksandaon’un şiirleri içerik yönünden ele alındığında deyişlerin ve didaktizmin çalışmalarında yoğun biçimde yer aldığı görülür. Hem içerik hem de ifade ediş bakımından güçlü şiirleri vardır. İrticalen söyleme yeteneği güçlüdür. Bâtıni hissediş ve söyleyişin derinden hissedildiği şiirleri aynı zamanda akıcıdır. Sulu tarımın olanakları üzerine hayal kurduğu bir şiirinde bu açık bir biçimde hissedilir: “Tuttum kurbağaların hepsini bekçi/ Kaplumbağalar oldu yedekçi/ Abucinepleri aldım akkeçi/ Kalkanboğaları erbaş eyledim” (Elveren 2018:20) .

Şiirleri âşık tarzı ve dini-tasavvufi şiir geleneği olmak üzere iki ana başlıkta sınıflandırılabilir. Güzelleme, taşlama, ilahi ve nefes yaygın kullandığı türlerdendir. Hem âşıklık hem de Alevi-Bektaşi geleneğinin olay, kavram ve şahıs birikimine göndermeleri bolca yapmıştır: “Gerçek arayanlar gerçegi buldu/ Sema-i çark bir kün emriyle durdu/ Yalınız Kerem mi yandı kül oldu/ Nice aşk sacında kavrulan vardır” (Dertli Divani 2016). Zengin kelime kadrosundan, anlatım şekilleri ve kalıplarından yararlanmış; anlam ve söz sanatlarını ustaca kullanmıştır: “Kamerin kaşların saçar şûleyi/ Mir-i mestan eder bu divaneyi/ Ne arap okudum ne ebcet beyi/ Hüsnün nakışları del etti beni” (Sezgin 1998:274).

Kaynakça

Akbıyık, Abuzer (2012). “Halk Şiirinde Kısaslı Âşıklar”. Şurkav Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi. 13: 42–46.

Atılgan, Halil (1992). Kısaslı Âşıklar. Şanlıurfa: Özdal Bas.Yay.

Atılgan, Halil, Mehmet Acet (2001). Harran’da Bir Türkmen Köyü: Kısas –Tarihçe, Kültür, Saz-Söz Ustaları, Âşıklar, Deyişleri, Türküleri. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.

Dertli Divani (2016). “Doksandaon’dan Üç Nefes”. Serçeşme, 35.

Elveren, İbrahim Halil (2016). “Kısaslı Doksandaon”. Serçeşme, 35.

Elveren, İ. Halil (2018). “Kısaslı Âşık Doksandaon –İsmail Kondu-”. Şurkav Şanlıurfa Kültür Sanat Tarih ve Turizm Dergisi. 30: 17–20.

Kolektif (2007). Kısas Deyişleri-Manileri. İstanbul: Cem Vakfı Yay.

Sezgin, Fatma (1998). Günümüzde Şanlıurfa Kısas Köyü Âşıklık Geleneği ve Kısaslı Âşıklar. Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi.

Soyyer, A. Yılmaz (1992). Şanlıurfa’nın Kısas Beldesi’nde Bir Toplumsal ve Kültürel Yapı Çözümlemesi. Doktora Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi.

Ulubey, Fatma (hzl.) (2007). Bir Şehir-Bir Belde Kısas. İstanbul: Cem Vakfı Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ M.EMİR İLHAN
Yayın Tarihi: 03.01.2019
Güncelleme Tarihi: 06.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ABDURRAHMAN, Hürüoğlu Abdurrahmand. 1803-1804? - ö. 1853-1855?Doğum YeriGörüntüle
2KUL DERVİŞ/ BİÇARE DERVİŞ, Derviş Şahind. 1946 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4ABDURRAHMAN, Hürüoğlu Abdurrahmand. 1803-1804? - ö. 1853-1855?Doğum YılıGörüntüle
5KUL DERVİŞ/ BİÇARE DERVİŞ, Derviş Şahind. 1946 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7ABDURRAHMAN, Hürüoğlu Abdurrahmand. 1803-1804? - ö. 1853-1855?Ölüm YılıGörüntüle
8KUL DERVİŞ/ BİÇARE DERVİŞ, Derviş Şahind. 1946 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10ABDURRAHMAN, Hürüoğlu Abdurrahmand. 1803-1804? - ö. 1853-1855?MeslekGörüntüle
11KUL DERVİŞ/ BİÇARE DERVİŞ, Derviş Şahind. 1946 - ö. ?MeslekGörüntüle
12ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?MeslekGörüntüle
13ABDURRAHMAN, Hürüoğlu Abdurrahmand. 1803-1804? - ö. 1853-1855?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14KUL DERVİŞ/ BİÇARE DERVİŞ, Derviş Şahind. 1946 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ABDURRAHMAN, Hürüoğlu Abdurrahmand. 1803-1804? - ö. 1853-1855?Madde AdıGörüntüle
17KUL DERVİŞ/ BİÇARE DERVİŞ, Derviş Şahind. 1946 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18ALİ, Ali Rıza Kayad. 1941 - ö. ?Madde AdıGörüntüle