FÂ'İZÎ, Sa'dî-zâde Mahdûmu Es-Seyyid Abdullah Efendi

(d. 1620-21/1030 - ö. 1667-68/1078)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Seyyid Abdullah'tır. Sa'dî-zâde Seyfullah Sa'dî Efendi diye tanındı. Babasının adı Seyyid Yûsuf; dedesinin adı Mehmed'dir. 1030/1620-21'de doğdu. Eğitimini tamamlayarak mülazım oldu. 

Recep 1055/ Ağustos-Eylül 1645 ile Cemaziyelahir 1068/Mart-Nisan 1658 tarihleri arasında; Yusuf Paşa Medresesi, Cafer Ağa Medresesi, Sinan Paşa Medresesi, Davut Paşa Medresesi, Sahn-ı Seman Medresesi, Zal Paşa Medresesi, Hazret-i Eyyüp Ensarî Medresesi, Süleymaniye Medresesi’nde müderrislik yaptı. Recep 1071/Mart 1661'de Selanik kadısı oldu. Safer 1075/Ağustos-Eylül 1664'te Bursa, aynı senenin Cemaziyelulası/ Kasım-Aralık 1664'te İzmir kadılığı yaptı ve Cemaziyelahir 1076/Aralık-Ocak 1665-66'da ayrıldı. Recep 1078/Aralık-Ocak 1667-68'de Mekke kadılığı görevine atandı. 1078/1667-68 yılında vefat etti. Vekâyiü’l-FuzalâSicill-i Osmânî ve Nuhbetü'l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr’da vefat tarihi 1079/1668-69 olarak kayıtlıdır.

Dîvân’ı vardır. Kaynaklar, Fâ'izî'nin üç dilde şiir ve inşaya yetenekli biri olduğu görüşündedir.

Kaynakça

Abdulkadiroğlu, Abdulkerim (hzl.)(1999). İsmâil Belîğ, Nuhbetü'l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr. Ankara: AKM Yay. 292.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.)(2001). Mehmed Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî-Divan Şairlerinin Muhtasar Biyografileri. Ankara: Bizim Büro Yay. 633, 739.

Mehmed Süreyya (1308-15/ 1890-97). Sicill-i Osmânî. C.3. İstanbul: Matbaa-i Âmire.123, 368.

Müstakim-zade Süleyman Sadeddin (2000). Mecelletü’n-Nisâb fi’n-Nisbi ve’l-Künâ ve’l-Elkâb. (Tıpkı Basım)Ankara: KB Yay. 33.

Özcan, Abdulkadir (hzl.) (1989). Şeyhî Mehmed Efendi Şakâ’ik-i Nu’mâniyye ve Zeyilleri, Vakâyiü’l-Fuzalâ.  C. 3. İstanbul: Çağrı Yay. 352-353.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 01.08.2014
Güncelleme Tarihi: 09.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Giderse jeng-i dili seyr-i sebzezâr-ı ferah

Safâ bagışlasa âvâze-i ehzâr-ı ferah

 

Kalur mı lücce-i gird-âb-ı gamda böyle hemân

Bulur mı zevrak-ı dil yohsa bir kenâr-ı ferah

 

Yiter görildi şeb-i târ mihnet-i eyyâm

Ümîd odur ki zuhûr eyleye nehâr-ı ferah

(Abdulkadiroğlu, Abdulkerim (hzl.) (1999). İsmâil Belîğ Nuhbetü'l-Âsâr li-Zeyli Zübdeti'l-Eş'âr. Ankara: AKM Yay. 292.)