FENNÎ/SA'ÎD, Mehmed Said

(d. 1851-1852 / ö. 06.07.1918)
şair, memur
(Âşık ve Tekke / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Yozgat’ın Tekke mahallesinde H. 1267/ M. 1850-1851 (Oğuz 1994: 70) veya H. 1268 (Ergin 1996: V) /M. 1851-1852 yılında Kadızâde Hacı Sadık Efendi’nin oğlu olarak doğmuştur. Yozgat’ta Demirli medresede öğrenim gördü. Bu sırada babası Sadık Efendi ile amcaoğlu hattat Ömer Ragıb Efendi’den özel olarak Arapça, Farsça ve hat dersleri aldı. Fennî ve Sıdkî mahlaslarını kullanmaktadır. Fennî mahlasını Ankara Valisi Sırrı Paşa’nın verdiği rivayet edilmektedir. Babası ve kardeşinin de güçlü şiirleri vardır. Hatta baba ve iki oğlu bir araya gelerek ortak bir gazel kaleme almışlardır. Mehmed Said Efendi’nin ilk memuriyete başlama tarihi, kendi notlarına göre Kasım 1875 tarihindedir. Yozgat’ta birinci mübeyyizlik, idare meclisi başkâtipliği ve vergi başkâtipliği gibi görevlerle on altı yıl memurluk yapmıştır. Çok iyi bir hattat ve hakkak olan şair, Yozgat’ta altın paranın bir benzerini yapınca, para taklitçiliği suçuyla uzun süre yargılanmıştır. Bu yargılamanın neticesinde Kayseri’ye nakledilmiştir. Kayseri ve Boğazlayan’da Şer’iye Mahkemesi Kâtipliği, Bidayet Mahkemesi Başkâtipliği ve adliyenin çeşitli birimlerinde on yıl kadar görev yapmış, Kalecik, Kızılcahamam (o devirde adı Yabanabad), ve Sivrihisar’da memuriyetlerde bulunmuştur. Bu görevlerin ardından Ankara Valiliği Vergi Başkâtipliğinde ve Tahrirat Kâtipliğinde bulunmuş, bu sırada Ankara Valisi olan Abidin Paşa’nın şairin kendisine gönderdiği bir şiiri beğenmesi üzerine terfi ettirilip Ankara Valiliği İdare Meclisi Başkâtipliğine getirilmiştir. Bu sırada Ankara İdadisinde Yazı ve Edebiyat öğretmenliğini deruhte etmiştir. 1911 yılında Ankara Erkek Öğretmen Okulunda hüsn-i hat öğretmenliği yapmıştır. Bu görevler onu tatmin etmemiş, bir süre sonra memuriyetten istifa etmiştir. Emekli olduğu da rivayet edilmektedir (Ergin 1996: V). Bu rivayetlerde emekli olduktan sonra Ankara’da öğretmenlik yaptığı ifade edilmektedir (Oğuz 1994: 71). H. 27 Ramazan 1336/ M. 6 Temmuz 1918 tarihinde Ankara’da vefat eden Mehmed Said Efendi, önce Namazgâh kabristanına defnedilmişse de sonradan bu kabristanın kaldırılmasıyla mezarı Cebeci kabristanına taşınmıştır. Ancak bu gün mezarının yeri bilinmemektedir (Ergin 1996: VI). Fennî, Nakşibendî şeyhi Ahmed Hüsameddin Efendi (1848-1925)’ye bağlanmıştır (Ergin 1996: IX). Arapça ve Farsça’yı şiir söyleyecek derecede bildiği anlaşılmaktadır (Ergin 1996: 267-270).

Fennî’nin şairliği dışında hattat ve hakkaklığı da çok üst düzeydedir. Kazıdığı mühürlerden kendine ait olanı Ali Şakir Ergin’in arşivindedir. Başkaları için kazıdığı 170 kadar mührün kağıt üzerine birer örneğinin basıldığı koleksiyon da aynı kişidedir. Hat örnekleri de Yozgat’taki bazı evlerde, Ankara Etnografya Müzesi’nde ve İstanbul’daki Eyüp Sultan Türbesindedir (Ergin 1996: XI-XII).

Fennî için Yozgat’ın yetiştirdiği en önemli şair denilebilir (Ergin 1996: VI). Bu bağlamda kendinden sonra gelen tüm Yozgatlı şairlerin üstadı olmuş, onlar üzerinde derinden bir etki bırakmıştır (Oğuz 1994: 71). Şiirlerinin önemli bir bölümü aruz vezniyledir ve bu ölçüyü kullanmakta çok ustadır. Az sayıdaki heceli şiirleri ise bu vadide de ustalığını gösteren örneklerdir. Şairin Dîvân’ı mürettep değildir. Ali Şakir Ergin, esas olarak şairin damadı olan Ali Haydar Ocakçıoğlu’ndan aldığı Dîvân’ı, farklı defterlerle, kendi derlediği şiirleri birleştirmek suretiyle tertip etmiştir (Ergin 1996: XIII). Fuzûlî, Bâkî, Nâbî, Nedîm gibi şairlere tahmis ve nazireler yazacak kadar geleneğe vâkıf olan Fennî, şiir kudretinin farkındadır. Kendisini intihalcilikle suçlayanları “Karşı gelsin Zâl-i tab’ında cesaret hisseden// Kilk-i Fennî çıktı meydâne yine Rüstem gibi” (Ergin 1996: VII) diyerek şiir düellosuna davet edecek kadar kendinden emindir. Hayatı boyunca memuriyet hayatında haksızlığa uğradığını düşünen Fennî, mutsuzluğunu şiirlerine yansıtmıştır. Başta devrin padişahı II. Abdülhamid olmak üzere, vezirlere, valilere yazdığı kasideleri genelde onlara sunma imkânı bulamamış, hep bir hayal kırıklığı içinde olmuştur. Uğradığı haksızlıkları şiirlerinde dile getirmiş, hatta beddua etmiştir. Ayrıca uzun yıllar gurbette kalması, şiirlerinde bu temanın oldukça önemli bir yere sahip olmasıyla sonuçlanmıştır. Bu noktada hemen hemen tüm şiirlerinde çareyi tevekkül ve Allah’a sığınmakta bulmuştur. Bu açıdan bakıldığında samimi bir Müslüman olan şair, tasavvufi bir renge bürüdüğü şiirlerinde bir mutasavvıfa dönüşüverir. Özellikle şeyhi Ahmed Hüsameddin Efendi için yazdığı şiirlerde bu durum bütün açıklığıyla görülmektedir. Büyük pirlerden Abdülkadir Geylani, Ahmed er-Rıfai, Bahaeddin Nakşıbendi için yazdığı şiirlerde evliya kültünün bariz yansımaları görülürken, tasavvufi içerikli manzumelerinde vahdet-kesret, ilahi-mecazi aşk gibi temel meseleler ele alınır.

Kaynakça

Ergin, Ali Şakir (1996). Yozgatlı Mehmed Said, Fennî Dîvanı. Ankara: yyy.

Oğuz, M. Öcal (1994). Yozgat'ta Halk Şairliğinin Dünü ve Bugünü. Ankara: KB Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜROL PEHLİVAN
Yayın Tarihi: 05.03.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
DîvânYy. / Ankara1996Şiir
Baharistan- / --Çeviri

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1GÜLBAHÇE, Salim Gülbahçed. 1958 - ö. -Doğum YeriGörüntüle
2Bardakçı, Vehbid. 10 Ocak 1956 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Karabulut, Gültekind. 02 Ocak 1937 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4GÜLBAHÇE, Salim Gülbahçed. 1958 - ö. -Doğum YılıGörüntüle
5Bardakçı, Vehbid. 10 Ocak 1956 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Karabulut, Gültekind. 02 Ocak 1937 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7GÜLBAHÇE, Salim Gülbahçed. 1958 - ö. -Ölüm YılıGörüntüle
8Bardakçı, Vehbid. 10 Ocak 1956 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9Karabulut, Gültekind. 02 Ocak 1937 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10GÜLBAHÇE, Salim Gülbahçed. 1958 - ö. -MeslekGörüntüle
11Bardakçı, Vehbid. 10 Ocak 1956 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Karabulut, Gültekind. 02 Ocak 1937 - ö. ?MeslekGörüntüle
13GÜLBAHÇE, Salim Gülbahçed. 1958 - ö. -Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Bardakçı, Vehbid. 10 Ocak 1956 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Karabulut, Gültekind. 02 Ocak 1937 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16GÜLBAHÇE, Salim Gülbahçed. 1958 - ö. -Madde AdıGörüntüle
17Bardakçı, Vehbid. 10 Ocak 1956 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Karabulut, Gültekind. 02 Ocak 1937 - ö. ?Madde AdıGörüntüle