İBRAHİM DABAK

(d. 10.10.1938 / ö. 11.09.2003)
duvar ustası
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İbrahim Dabak 10 Ekim 1938 tarihinde Niğde'nin Eskigümüşler kasabasında doğmuştur. Doğum tarihi ve doğum yerini anlattığı dörtlüğü şöyledir: "Bin dokuz yüz otuz sekizde doğdum/Onuncu ayın onu doğum günümdür/Zahmet ile güçlükle büyüdüm/Niğde ilim Eskigümüş köyümdür" (Bakırcı 2010: 26). Babası değirmenci Saadettin, annesi Köçeklerin Zehra'dır. Dedesi Emin, Azerbaycan'dan göç etmiştir. Azerbaycan'dan göç eden dört kardeşten üçü Iğdır'a yerleşmiş, Emin ise Niğde'nin Gümüşler kasabasına gelmiştir. Burada değirmencilik yaparak geçimini sağlamıştır. Daha sonra bu mesleği oğlu Saadettin devam ettirmiştir. Saadettin değirmenciliğin yanı sıra taş ustalığı da yapmıştır. İbrahim, Dabak soyadının kökeninin dedelerinin Azerbaycan'da dericilik işleriyle uğraşmasına dayandığını belirtmiştir (Bakırcı 2010: 25). Babasının çok hayvanı olmasından dolayı Dabak'ın çocukluğu çobanlıkla geçer. Sabahtan akşama kadar hayvanları güderken akşamları da değirmende babasına yardımcı olur. 1945 yılında ilkokula başlayan İbrahim, 1950 yılında Gümüşler İlkokulundan mezun olur. Babasının işlerinin kötü gitmesine bağlı olarak eğitimini devam ettiremez. Bu durumdan duyduğu üzüntüsünü; "İlkokulu okudum diploma aldım/Yüksek tahsilim yok ben cahil kaldım/Bütün köyüm halkı cümle beraber/Şükür Türk halkıyım Türklük soyundur" (Bakırcı 2010: 26) dörtlüğünde dile getirmiştir. Ayrıca dinî konularda da cami imamından dersler almıştır.

İlkokuldan sınıf arkadaşı olan İnayet Hanım ile 1957 yılında nişanlanmıştır. Aynı yıl vatani görevini yapmak üzere İzmir Bornova'ya gitmiştir. Dört ay temel eğitimden sonra usta birliği için Sakarya Arifiye'ye gönderilmiştir. 1960 yılında vatani görevini tamamlayarak memleketine geri dönmüştür. 1961 yılında evlenmiştir. İnayet Hanım'ın en sevdiği ay Mayıs ayı olduğu için düğünleri de Mayıs ayında yapılmıştır. İbrahim Dabak'ın bu evlilikten iki erkek (Şahin, Oğuz), beş kızı (Zeynep, Ayşe, Hidayet, Gülay, Nazlı) olmuştur (Bakırcı 2010: 27). Dabak, geçimini babasından öğrendiği duvar ustalığı ile sağlar. İyi bir usta olmasından dolayı kasabasında yapılan pek çok evde onun emeği vardır. Çalışmak için İstanbul, Ankara ve Adana gibi illere gitmiştir.

1975 yılında çocuklarını da alıp Adana'ya yerleşmiştir. Bir süre burada çeşitli işlerde çalışan Dabak, tanıdıklarının tavsiyesiyle Hatay'ın Erzin ilçesine gitmiştir. Orada Türk dünyasının bilge lideri merhum Alpaslan Türkeş'in yakın çalışma arkadaşı Faruk Akkülah'ın çiftliğine yerleşmiştir ve ailesiyle bu çiftlikte iki yıl kalmıştır. Daha sonra memleket hasretine daha fazla dayanamamış ve Faruk Akkülah'tan izin isteyerek Niğde'ye geri dönmüştür. Ömrünün sonuna kadar bir daha gurbete çıkmamıştır (Bakırcı 2010: 28). 11 Eylül 2003 tarihinde vefat eden İbrahim Dabak'ın mezarı Niğde'nin Gümüşler kasabasındadır.

İbrahim Dabak'ın şiir hakkında ilk bilgileri alması ve şiirle tanışması babası Saadettin Dabak sayesinde olmuştur. Çünkü Saadettin Dabak da bir halk âşığıdır. Ancak babasının söylediği veya yazdığı şiirler İbrahim Dabak'ın verdiği bilgiye göre ya kaybolmuş ya da sobayı tutuşturmak için yakılmıştır (Bakırcı 2005: 24; Bakırcı 2010: 29). Babasından etkilenen Dabak, şiir yazmaya ilkokul yıllarında başlamıştır. İlk şiirini 12 yaşında öğretmeni için yazmıştır. Ancak bade içmesi yıllar sonra gerçekleşmiştir. Âşıklık geleneğinde bade içme önemli bir hadisedir. Çünkü bade içme sıradan kişilikten sanatçı kişiliğe geçiş aşamasıdır. İbrahim Dabak'ın rüyada bade içme ile ilgili hikâyesi şöyledir: "Bir gece rüyamda, aksakallı bir ihtiyar gördüm. İhtiyarın elinde iki tane Hindistan cevizi vardı. Elindeki cevizin birini uzatıp "Al oğlum, bunu iç" dedi. Ben de onu alıp içtim. İkinci cevizi uzattığında oğlum yanıbaşımda ağlamaya başladı. Ben de ihtiyarın verdiği ikinci Hindistan cevizini oğluma içirdim. Dönüp ihtiyara baktığımda ihtiyar kaybolmuştu. O günden sonra ben şiir söylemeye başladım, oğlum da saz çalmaya başladı. Eğer ikinci Hindistan cevizini de içseydim, hem çalıp hem söyleyebilecektim. Ancak nasip değilmiş, sadece söylüyorum." (Bakırcı 2005: 24; Bakırcı 2010: 30). İbrahim Dabak pek çok âşığımız gibi rüyada bade içme yoluyla şiir söylemeye başlamıştır. Burada sunulan bade bir Hindistan cevizidir. Pir tarafından bir mahlas da verilmesi söz konusu değildir. Dabak, şiirlerinde bazen İbrahim, bazen Dabak, bazen de İbrahim Dabak'ı mahlas olarak kullanmıştır. Ayrıca bazı şiirlerinde Garip İbrahim, Deli İbrahim gibi adının önüne eklemeler de yapmıştır.

İbrahim Dabak'ın etkilendiği pek çok âşık vardır. Bunlar arasında en önemlisi Karacaoğlan'dır. Onun şiirlerini sık sık okumuş ve kendisine rehber edinmiştir. Karacaoğlan'ın dışında Âşık Ruhsatî, Develili Seyranî, Âşık Reyhanî, Erzurumlu Emrah, Âşık Sümmanî, Âşık İhsanî, Âşık İrfanî ve Âşık Veysel gibi âşıkların şiirlerini okumuş ve onlardan etkilenmiştir. Dabak'ın 310 şiiri vardır. Şiirlerini genellikle 7, 8 ve 11'li hece ölçüsüyle yazmıştır. Kafiye şeması bakımından koşma tarzı ön plandadır. En çok kullandığı kafiye yarım ve tam kafiyedir. Şiirlerinde millî, dinî ve güncel konuların dışında hayattan şikâyet, aşk ve sevgi, gurbet, ilim, fen ve teknoloji, terör, tabiat ve halk kültürü gibi pek çok konuyu işlemiştir.

İbrahim Dabak, yerel ve ulusal yayın yapan televizyon ve radyo programlarına katılmıştır. Ayrıca Niğde yerel gazetelerde şiirlerini yayımlamış, TRT radyosunda "Bu Toprağın Sesi" adlı programa sık sık şiirlerini göndererek okunmasını sağlamıştır. Dabak, iki yarışmaya katılmış ve ikisinde de birincilik kazanmıştır. 1983 yılında Kıbrıs'ta yapılan yarışmaya oğlu Şahin, babasının kendisi için yazdığı şiiri gönderir ve şiir birincilik kazanır. Bu şiir Kıbrıs'ta çıkan Barış gazetesinde yayımlanmıştır. 1990 yılında Tarım Kredi Kooperatifi tarafından düzenlenen yarışmada tarımla ilgili yazdığı şiiri birincilik ödülüne layık görülmüştür.

Kaynakça

Bakırcı, Nedim (2005). "Bilinmeyen Bir Halk Âşığı: İbrahim Dabak". Erciyes DergisiNisan. Kayseri. 328 (32): 24-25.

Bakırcı, Nedim (2010). Niğde Âşıklık Geleneği ve Niğdeli Halk Şairi İbrahim Dabak. Niğde: Niğde Belediyesi Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. NEDİM BAKIRCI
Yayın Tarihi: 11.04.2018

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MUHAMMED ALİ, Mehmet Ali Arıkand. 1866 - ö. 03.09.1940Doğum YeriGörüntüle
2FİKRET DİKMENd. 1950 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Kaplan, Yaşard. 1952 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4MUHAMMED ALİ, Mehmet Ali Arıkand. 1866 - ö. 03.09.1940Doğum YılıGörüntüle
5FİKRET DİKMENd. 1950 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Kaplan, Yaşard. 1952 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7MUHAMMED ALİ, Mehmet Ali Arıkand. 1866 - ö. 03.09.1940Ölüm YılıGörüntüle
8FİKRET DİKMENd. 1950 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9Kaplan, Yaşard. 1952 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10MUHAMMED ALİ, Mehmet Ali Arıkand. 1866 - ö. 03.09.1940MeslekGörüntüle
11FİKRET DİKMENd. 1950 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Kaplan, Yaşard. 1952 - ö. ?MeslekGörüntüle
13MUHAMMED ALİ, Mehmet Ali Arıkand. 1866 - ö. 03.09.1940Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14FİKRET DİKMENd. 1950 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Kaplan, Yaşard. 1952 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16MUHAMMED ALİ, Mehmet Ali Arıkand. 1866 - ö. 03.09.1940Madde AdıGörüntüle
17FİKRET DİKMENd. 1950 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Kaplan, Yaşard. 1952 - ö. ?Madde AdıGörüntüle