KÂŞİF, Mehmet

(d. 1865? / ö. 1930?)
âşık, tabur imamı
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Mehmet olan âşık, şiirlerinde Kâşif mahlasını kullanır (Bayrı 1955: 156; Kalkan 1988: 68;). Kâşif, doğum tarihi kesin olmamakla birlikte 1865'te Kayseri’nin Kocasinan ilçesine bağlı Barsama (Çavuşağa) Mahallesi’nde doğduğu bilinmektedir (Bayrı 1955: 156; Kalkan 1988: 68). Kendi divanının ilk yaprağında yer alan bilgilere göre Kasım Efendi Oğulları adında bir aileye mensup olup babasının adı Mustafa’dır (Bayrı 1955: 156). Ne mahiyette bir tahsil gördüğü bilinmemekle birlikte çocuk yaşlarda Kur’an-ı Kerim’i ezberlemeye başlamış ve genç yaşta hâfız olmuştur (Bayrı 1955: 156; Kalkan 1988: 68). Kâşif’in divanını inceleme fırsatı bulan M. Halit Bayrı’nın aktardığı bilgilere göre âşık otuz yaşına kadar memleketinde kalmış, anne ve babasının ölümünden sonra memleketinden ayrılarak tabur imamlığı göreviyle ordu saflarına katılmıştır (Bayrı 1955: 156-157; Kalkan 1988: 68). Bir daha memleketine dönme imkânı bulamayan âşık, kırk altı yıl diyar diyar gezip dolaşır (Bayrı 1955: 157). Genç yaşlarda Lutfiye adında bir hanım ile evlenir ve bu hanımdan iki kız çocuğu olur. Fakat daha sonra hanımı ve kızları ölür. Bunun üzerine Fatma adında bir başka hanım ile evlenir, bu hanımından da dokuz kızı olur. Yalnız bu hanımı ve dokuz çocuğu da vefat eder (Bayrı 1955: 157). Kesin olmamakla birlikte ve şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla 1930 civarında vefat etmiştir (Bayrı 1955: 159; Kalkan 1988: 68).

Kâşif’in bugün nerede olduğu bilinmeyen bir divanı vardır. Bu divanı Raif Yelkenci incelemesi için M. Halit Bayrı’ya vermiş ve divan hakkında tüm bilgiler bize Bayrı tarafından aktarılmıştır (Bayrı 1955: 156-160). Bayrı’nın aktardığı bilgilere göre divanın üst kapağında orta halli bir sülüsle “Kâşif Divanı” ibaresi bulunmaktadır. Divanda on dokuz divan, bir gazel, bir kalenderi, dokuz semai, altı destan ve yetmiş dokuz koşma yer almaktadır (Bayrı 1955: 156). Divanın ilk yaprağında ise Âşık Kâşif’in bir “başlangıç yazısı” bulunmaktadır (Bayrı 1955: 156). Bu yazıya bağlı olarak divanın Kâşif’in kendisi tarafından tertip edildiği ifade edilir.

Divanda yer alan şiirlerine bakarak onun daha ziyade şehir merkezlerinde bulunmuş, klâsik kültüre oldukça aşina bir âşık olduğunu söylenebilir. Âşıklık icaplarından hangilerine sahip olduğu bilinmektedir. Bayrı, onun şiirlerini “doğrudan doğruya şahsını ilgilendiren şiirler” ve “sosyal hayatımızı ilgilendiren şiirler” olmak üzere iki bölümde ele almanın yerinde olacağını belirtir (Bayrı 1955: 159). Şahsını ilgilendiren şiirlerinde, “az çok karakterini anlatmak hevesine düşmüş, fakat katlanmak zorunda kaldığı aşk ıstıraplarından daha çok bahsetmiştir.” (Bayrı 1955: 159). Ayrıca Kâşif, eşlerini ve çocuklarının hepsini kaybettiği için “içi yanık ve gönlü kırık bir adamdır.” (Bayrı 1955: 157). Bu tarz şiirlerinde hüzünlü bu macerasından da izler bulmak mümkündür. Hatta Emir Kalkan’ın ifade ettiği üzere bu durum onda bir “karamsarlık” ve “asabiyet” duygusu da yaratır (Kalkan 1988: 68). Sosyal hayatı ilgilendiren şiirlerinde ise “ara sıra dinî öğütler vermek istemiş, bazen de halk arasında bazı ahlâk prensiplerinin zayıfladığına işaret etmekten kendini alamamıştır.” (Bayrı 1955: 160). Dolayısıyla Kalkan’ın da belirttiği üzere onun şiirlerinde bir ıstırap hâli ile ahlâkî değerlerin zayıflamasına duyulan sitem söz konusudur (Kalkan 1988: 68).

 “Temiz, pürüzsüz bir Türkçe”yi (Bayrı 1955: 160) tercih etmiştir. Yine Bayrı’nın aktardığı bilgilere göre onun manzumelerinde “hayalin şakrak ve tatlı sesini işitmek güç, fakat kalp huzurunu kaybettiren gerçeklerin ıstıraplı yüzünü görmek kolaydır.” (Bayrı 1955: 160).

Kaynakça

Bayrı, M. Halit (1955). “Âşık Kâşif”. Türk Dili. (Aralık 1955). 51: 156-160.

Kalkan, Emir (1988). Çağlar Boyunca Kayseri Şairleri. Kayseri: Kayseri İli Özel İdare Müdürlüğü ve Kayseri Belediyesi Birliği Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ERHAN ÇAPRAZ
Yayın Tarihi: 15.03.2019
Güncelleme Tarihi: 08.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916Doğum YeriGörüntüle
2GÖZÜBENLİ, Mustafa Önderd. 1940 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3HIFZI UĞURLUd. 1946 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916Doğum YılıGörüntüle
5GÖZÜBENLİ, Mustafa Önderd. 1940 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6HIFZI UĞURLUd. 1946 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916Ölüm YılıGörüntüle
8GÖZÜBENLİ, Mustafa Önderd. 1940 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9HIFZI UĞURLUd. 1946 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916MeslekGörüntüle
11GÖZÜBENLİ, Mustafa Önderd. 1940 - ö. ?MeslekGörüntüle
12HIFZI UĞURLUd. 1946 - ö. ?MeslekGörüntüle
13MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14GÖZÜBENLİ, Mustafa Önderd. 1940 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15HIFZI UĞURLUd. 1946 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16MERKEZ-ZÂDE ŞÜKRÜd. 1853 - ö. 1916Madde AdıGörüntüle
17GÖZÜBENLİ, Mustafa Önderd. 1940 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18HIFZI UĞURLUd. 1946 - ö. ?Madde AdıGörüntüle