KESBÎ /KİSBÎ, Kesbî Mehmet Efendi

(d. ?/? - ö. 1640/1051)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Kesbî Mehmet Efendi'nin asıl adı Mehmed olup Edirneli şair İbrahim Şâhidî'nin torunlarındandır. Edirne'de dünyaya gelen Kesbî, aynı zamanda bir tarihçi olduğundan dolayı Müverrih Kesbî Mehmed Çelebi adıyla tanınmıştır. Şair Kesbî'nin doğum yılı kesin olarak bilinmemekle beraber, Sultan Üçüncü Mustafa (saltanatı: 1757-1774) devrinde yetişen şairlerden olduğu bilinmektedir. İlk eseri Nuhbetü’t-Tevârîh ve’l-Ahbâr’ın girişinde adını verirken mesleğini Dîvân-ı Hümâyun’da ahkâm kâtibi olarak kaydeder. Hayatının sonlarına doğru yazdığı ikinci eseri olan Târîh-i Âl-i Osmân’da ise mesleğini müderris diye belirtir. Bu iki ayrı tanıtım her iki eserin yazarlarının farklı kişiler olduğu kanaatini uyandırmıştır. Muhâsib Mehmed Efendi olarak da bilinen tarihçinin şiirlerinde “Kesbî” mahlasını kullandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kendisinin Edirneli şair Şâhidî’nin torunu olduğu bilinmektedir. Hâfız Ahmed Paşa’nın yakın adamlarından olup yirmi yıl süreyle onun hizmetinde bulunmuştur. Ardından Dîvân-ı Hümâyun’da ahkâm kâtipliği görevine geçmiş, buradan da Şeyhülislâm Yahyâ Efendi’den mülâzemet alarak müderris olmuştur. Vefatı hakkında çağdaşı olan kaynaklar ay ve gün farklılıklarına rağmen genellikle 1050 / 1640 yılında birleşir. Kesbî'nin Nuhbetü’t-Tevârîh adlı eserinin II. Cildini doktora tezi olarak yapan Abdurrahman Sağırlı'ya göre ​bu tarihten sonra vefat ettiğine dair bazı ipuçları da vardır. Ancak, Kesbî'nin Târîh-i Âl-i Osmân’da son kaydettiği tarih Rebîülâhir 1050 / Ağustos 1640 olması sebebiyle vefatı ihtiyat kaydıyla 1050/1640 kabul edilmektedir. Vefat yeri, İstanbul'dur. Kabri İstan­bul Kasımpaşa'dadır.

"Ola Kesbî Efendi'nin makamı Cennet-i me'vâ"

mısraı ölümüne tarihtir. Sağlığında Aziz Mahmud Hüdâyî Efendi'nin müridi olan Kesbî, şeyhinin vefatından büyük üzüntü duyar. Hatta şeyhinin vefatında kendi ölümü için de dua ettiği ve bir hafta sonra vefat ettiği nakledilen rivayetler arasındadır. Kesbî, kaynaklarda tatlı dilli, güler yüzlü, hoş sohbet biri olarak tanıtılan Kesbî'nin eserleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Dîvân: Kendisi hiç zikretmese de çağdaşı kaynaklar Edirnevî’nin tarih düşürmede mâhir, Kesbî mahlasını kullanan divan sahibi bir şair olduğunda müttefiktir. Sevim Üngün, Kesbî Divanı’nın 1254’te / 1838 istinsah edilmiş bir nüshasının İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde (TY, nr. 838) bulunduğunu belirtir. Kesbî Çelebi adına kayıtlı diğer bir manzum risâle yine İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde mevcut (TY, nr. 4098) bir mecmuanın içinde yer almaktadır (vr. 210b- 211a). “Pâdişâh-ı Âlem-penâh Hazretleri Edirne’ye Seyr ü Şikâr Tarîkiyle Geldiği ve Han Ferman Etdigidir” başlıklı bu manzume, Sultan I. Ahmed’in Edirne’yi ilk ziyareti sırasında şehirde bir han yapılmasını emretmesi üzerine kaleme alınmıştır. Manzumede bir na‘tın arkasından padişahın Edirne’ye gelişi anlatılmış, ardından Edirne tarihini ve Fâtih Sultan Mehmed’in Edirne’de yaptırdığı sarayın inşasını konu alan anonim “Hikâyet-i Beşîr Çelebi” (Risâle-i Beşîr Çelebi, Menâkıb-ı Medîne-i Edirne) adlı mensur hikâye nazmedilmiştir. Kesbî Dîvânı üzerine Cevdet Karakaş tarafından bir yüksek lisans tez çalışması yapılmıştır, 

2. Nuhbetü’t-Tevârîh ve’l-Ahbâr: İlk telif tarihi olarak zikrettiği 1026 / 1617 yılından itibaren vefatına kadar üzerinde çalıştığı ve adına uygun biçimde çeşitli kaynaklardan seçip düzenlediği bu eser iki cilt halinde yazılmıştır. I. ciltte İslâmiyet’in ortaya çıkışından başlayarak kendi zamanına kadar gelen İslâm tarihini, II. ciltte başlangıcından I. Ahmed’in vefatına kadar 1026/1617 Osmanlı tarihini kaleme almıştır. Eser eksik ve hatalı bir şekilde basılmıştır (İstanbul 1276). Nuhbetü’t-Tevârîh’in II. cildinin ilmî neşri Abdurrahman Sağırlı’nın doktora tezinin birinci kısmı olarak hazırlanmıştır.

3. Târîh-i Âl-i Osmân: Müellifin 1000/1592 yılından 1050 /1640 yılına kadar gelen padişah, sadrazam, sadâret kaymakamı, kubbe veziri, vezâret rütbesine ulaşmış defterdar, şeyhülislâm, Anadolu ve Rumeli kazaskerleri, İstanbul, Edirne ve Mısır kadılarını ayrı gruplar halinde tasnif ederek hal tercümelerini topladığı eseridir. Devlet adamlarına ayrılmış müstakil hâl tercümesi geleneğinin ilk örneği sayılır. Eserin metni Abdurrahman Sağırlı’nın doktora tezinin ikinci kısmında incelenmiştir.

Bu eserlerinin yanı sıra Kesbî'nin çeşme, köprü, han, hamam gibi çeşitli yapıların inşasına söylediği tarihlerini toplayan bir de mecmuası vardır. 

Rıyâz-ı Belde-i Edirne müellifi Ahmed Bâdî Efendi, şairin İbretnümâ-yı Devlet adında bir eseri olduğunu ileri sürüyorsa da, adı geçen bu eserin Kesbî Mustafa Efendi'ye ait olması gerekir. Çünkü 1050/1640 tarihinde vefat eden Kesbî Mehmed Efendi'nin, 1182/1768 Rus seferini konu alan bu tarihi yazmış olması kronolojik açıdan imkansızdır. Zaten Kesbî, birçok defa hemşehrisi tarihçi Kesbî Mustafa Efendi ile karıştırılmıştır.

Kaynakça

Abdurrahman Hibrî. Defter-i Ahbâr. Süleymaniye Ktp. Veliyyüddin Efendi. nu. 2418. yk. 56a;

Altun, Kudret (1997). Tezkire-i Mûcib. Ankara: AKM Yay.55.

Bursalı Mehmed Tâhir (1333-42). Os­manlı Müellifleri. Matbaa-ı Amire. İstanbul. III / 11

Canım, Rıdvan (1995) Edirne Şairleri. Ankara : Akçağ Yay. 60-61.

Hibrî, Abdurrahman. (1999). Enisü’l-Müsâmirîn. Edirne Tarihi. Çev. Ratib Kazancıgil. Edirne Valiliği. Edirne. 84a.

Karabey, Turgut. (1983). Türk Edebiyatında Tarih Düşürme. Dok­tora Tezi. Erzurum. 297.

Karakaş, Cevdet (2000). Dîvânçe-i Kesbî: transkripsiyonlu metin, sözlük-indeks. Yüksek Lisans Tezi. Dumlupınar Üniversitesi.

Kâtip Çelebi. Keşfü’z-zunûn. II. 1936

Mehmed Süreyyâ (1308-15/ 1890-97). Sicill-i Osmânî. İstanbul: Matbaa-i Âmire. IV, 76

Özcan, Abdülkadir (hzl.) (1989). Şeyhî Mehmed Efendi, Vekâyiü’l-Fuzalâ. Şakâyık-ı Nu'mâniye ve Zeyilleri. İstanbul: Çağrı Yay. I / 176.

Rıyâzî. Rıyâzü'ş-Şu'ara l26a.

Sağırlı, Abdurrahman (2000). Mehmed b. Mehmed er-Rûmî (Edirneli)’nin Nuhbetü’t-tevârîh ve’l-ahbâr’ı ve Târîh-i Âl-i Osmân’ı. Doktora Tezi. İstanbul Üniversitesi. 

Peremeci, Osman Nuri (2011). Edirne Tarihi. İstanbul: Bellek Yay. 246-247.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. İstanbul. 1977-1986. V/292.

Sevim Üngün (1972). Abdurrahman Hibrî, Enîsü’l-müsâmirîn: Tahlili ve Tenkitli Neşri. Doktora Tezi. İstanbul Üniversitesi. Basılmamış Doktora Tezi, İstanbul.

Yücelen, Hilmi (1973). Maliyeci Şairler Antolojisi. İstanbul. 156.

Zavotçu, Gencay (2009). Rıza Tezkiresi. (İncelenme-Metin).İstanbul: Sahaflar Kitap Sarayı.128

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 31.01.2015

Eserlerinden Örnekler

GAZEL  

Dil-hasteye âb-ı leb-i dilber birebirdir

Hamyâzeye de şerbet-i sükker birebirdir

Hûn-ı dili akıtmaya nevk-i müje bestir

Nabza göre karı almağa neşter birebirdir

İşret giderir dilde olan şûr-i melali

Def'-i gama nûş-ı mey-i ahmer birebirdir

Efsun ile mânend-i peri sayda savaşma

Râm etmeye ol sîmteni zer birebirdir

Mağlûb-ı hevâ illetine Kesbî rakîbin

Tedbîr-i deva semm-i mükerrer birebirdir

Edirne Sarayı ve İnşasına tarih

Eyledi da'vet şeh-i sâhib-serîr

Kıldı zemîn-bûs oturdu Beşîr

Şiddet ile gerin idi eyyâm-ı hâr

Vakt-i temûz idi o gün aşikâr

Yine soğuk geçmiye diyü hemîn

Giydi hakim üstüne bir positin

Üşüyicek ertesi ol nâmver

Câme-i semmûrunu üç kat giyer

Gördü ki üç postu giyer ol zamân

Şâh-ı cihân sordu ta'accüb-künân

Hikmetini eyledi andan suâl

Dedi cevâbında o nîk ü hisâl

Egnime üç post giyersem n'ola

Eyledi te'sîr-i burûdet bana

Bağçeye çün su gibi akdı o mâr

Oldu taş altında pınar âşikâr

Eyledi ol mermeri şâh-ı kerem

Kasr-ı felek-pâye de ferş-i kadem

İçdi sudan vezn için ol kâmkâr

Gördü ki zemzem gibi kâmil ayâr

Kıldı Ebu'l-feth ona çok iltifât

Nâmın o suyun kodu Ayne'l-hayât

Canım, Rıdvan (1995) Edirne Şairleri. Ankara : Akçağ Yay. 60-61.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Faruk Gürtuncad. 1904 - ö. 6 Ağustos 1982Doğum YeriGörüntüle
2FERÂĞÎ, Mehmed Ferâğî Çelebid. ? - ö. 1605Doğum YeriGörüntüle
3HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Doğum YeriGörüntüle
4Faruk Gürtuncad. 1904 - ö. 6 Ağustos 1982Doğum YılıGörüntüle
5FERÂĞÎ, Mehmed Ferâğî Çelebid. ? - ö. 1605Doğum YılıGörüntüle
6HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Doğum YılıGörüntüle
7Faruk Gürtuncad. 1904 - ö. 6 Ağustos 1982Ölüm YılıGörüntüle
8FERÂĞÎ, Mehmed Ferâğî Çelebid. ? - ö. 1605Ölüm YılıGörüntüle
9HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Ölüm YılıGörüntüle
10Faruk Gürtuncad. 1904 - ö. 6 Ağustos 1982MeslekGörüntüle
11FERÂĞÎ, Mehmed Ferâğî Çelebid. ? - ö. 1605MeslekGörüntüle
12HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595MeslekGörüntüle
13Faruk Gürtuncad. 1904 - ö. 6 Ağustos 1982Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14FERÂĞÎ, Mehmed Ferâğî Çelebid. ? - ö. 1605Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Faruk Gürtuncad. 1904 - ö. 6 Ağustos 1982Madde AdıGörüntüle
17FERÂĞÎ, Mehmed Ferâğî Çelebid. ? - ö. 1605Madde AdıGörüntüle
18HÂTEMÎ/MÂTEMÎ, İbrahim Beyd. ? - ö. 1595Madde AdıGörüntüle