Kür, Pınar

(d. 15 Nisan 1943 / ö. ?)
Romancı, öykücü, çevirmen, akademisyen.
(Yeni Edebiyat / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Tam adı Havva Pınar Kür'dür. Bursa’da doğmuş ancak bu şehirde hiç ikamet etmemiştir. Babası matematik öğretmeni Behram Kür, annesi öğretmen ve aynı zamanda yazar olan İsmet Kür’dür. Pınar Kür’ün teyzesi, şair ve yazar olan Halide Nusret Zorlutuna, kuzeni de romancı Emine Işınsu’dur. Pınar Kür’ün doğduğu dönemde Bilecik’te bulunan aile bir süre sonra Zonguldak’a yerleşmiş ve Pınar ilköğrenimine burada başlamıştır. 1949’da Ankara’ya taşınmış ve burada Pınar Kür’ün kız kardeşi Işılar Kür doğmuştur. Yazar, ikinci sınıfa Kurtuluş İlkokulu’nda devam ederken annesi İsmet Kür iki çocuğunu da alarak İngiltere’ye gitmiş ve çocuklarını yatılı bir okul olan Raymonds School’da okutmuştur. Uyum sürecinde birtakım sorunlar yaşayan aile bir yıl sonra Türkiye’ye dönmüş, iyi düzeyde İngilizce öğrenmiş olan Pınar Kür de Ankara Kolej’e yazılmıştır. Üç yıl sonra babasının UNESCO‘da görev alması neticesinde aile Amerika‘ya gitmiş, Pınar Kür, New York‘ta Forest Hills High School’a devam etmiştir. Bu yıllarda on dört yaşında genç bir kız olan Pınar Kür, iki yıl kadar çevre edinememiş ve yalnızlık çekmiş, son sınıfta ise okulun tiyatro kulübüne girmiş ve yine bu dönemde İngilizce “anlaşılmayan genç kız romanları” yazmaya başlamıştır. Tiyatroya ilgisi ilk gençlik yıllarında başlayan yazar, on yedi yaşında iken ilk piyesi Cowards All’ı yazmıştır. Lise öğrenimini New York’ta tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönmüş, Robert Kolej’in Yüksek Bölümü’nü bitirmiştir. Üniversiteden sonra Paris’e gitmiş, tiyatro çalışmalarına devam etmiş, Sorbonne Üniversitesi’nde Yirminci Yüzyıl Tiyatrosunda Gerçekçilik ve Yanılsama: Pirandello, O’Neill ve Etkileri başlıklı tezle doktora öğrenimini tamamlamıştır (1964-1969). Pınar Kür ilk evliliğini 1964 yılında iki yıl önce tanıştığı tiyatro oyuncusu Can Kolukısa ile yapmış, beş yıl süren bu evliliğinden Emrah adında bir oğlu olmuştur. Yazar Can Kolukısa’dan ayrıldıktan sonra tanınmış bir avukat olan Mehmetcan Köksal ile beraberlik yaşamış fakat evlenmemiştir.

1969 yılında doktorasını tamamlayıp Türkiye’ye dönen Pınar Kür tiyatro yazarlığı ve oyunculuk yapmak istemiş ve bu doğrultuda Asılacak Kadın adlı romanının ilk versiyonunu tiyatro olarak yazmıştır. Yazar, oğlunun doğumundan sonra bir yılı aşkın bir süre Eros Cinsel Bilimler Ansiklopedisi’nin yazar kadrosunda görev yapmıştır. Bu aynı zamanda Pınar Kür’ün kısa öyküler yazmaya başladığı dönemdir. 1971-1973 yılları arasında Ankara Devlet Tiyatrosu’nda dramaturg olarak görev yapmış, aynı süreçte öykülerini Dost Yayınevi’ne gönderirken çeviri yapmaya da başlamıştır. İlk çevirisi olan Daniel Defoe’nun Mool Flanders adlı eseri bu sürecin ürünüdür. Devlet Tiyatroları işinden ayrıldıktan sonra çalıştığı yıllarda yazmaya başladığı Yarın… Yarın… romanını tamamlamış (1974) ve roman edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırmıştır. Daha sonra İstanbul’a yerleşmiş ve bir yandan çevirmenlik yaparken bir yandan da İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’nda öğretim üyeliği yapmıştır (1979-1996). 1984-1985 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde tiyatro eleştirmenliği yapmaya başlamış fakat daha ilk yazısında büyük tepkiler alınca gazetecilik yaşamını röportaj yaparak sürdürmüştür. Cumhuriyet dışında Milliyet, Sabah, Kadın gibi gazete ve dergilerde de bir süre gazetecilik yapmıştır. 1998 yılından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya İletişim Bölümü’nde öğretim üyeliği yapmakta olan yazar, 2007-2009 arasında NTV’de yayınlanan “Haydi Gel Benimle Ol” adlı programda yorumcu olarak yer almıştır. Akışı Olmayan Sular adlı eseriyle 1984 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı almış olan Pınar Kür, hâlen İstanbul’da yaşamaktadır.

Pınar Kür’ün yazın dünyasıyla ilişkisi öğrencilik yıllarına dayanır. O yıllarda yazdığı İki Başlı Adamın Tek Eli başlıklı oyunu önce Ankara’da, daha sonra İstanbul’da Uluslararası Kültür Şenliği’nde sahnelenmiştir. Kuru Kuru Kurbanın Olam adlı oyunu ise Fransızcaya çevrilmiş ve Paris’te oynanmıştır. Daha sonra tiyatronun anlatım aracı olarak kendine yetmediğini görmüş ve öykü yazmaya başlamıştır. İlk öyküleri 1971-1973 arasında Dost dergisinde çıkan yazar, Yazko Edebiyat, Varlık, Milliyet Sanat ve Gösteri gibi dergilerde de öykülerini yayımlamıştır. Üç öykü kitabı bulunan Pınar Kür’ün 1981’de yayımlanan ilk eseri Bir Deli Ağaç ve ikinci öykü kitabı Akışı Olmayan Sular’da (1983) yer alan öyküler, kişilerin iç dünyalarını yansıtan, onları kuşatan çevreyi, İstanbul’un yakın geçmişteki güzelliklerini öne çıkaran içeriğe sahiptir. Tematik açıdan birbirini tamamlayan ilk öykülerinde yaşamdan kopuk insanların dünyalarını ele almıştır. Füsun Akatlı, yazarın ilk öyküleri ve genel anlamda öykücülüğü üzerinde şu tespitlerde bulunur: “Pınar Kür’ün temelde klasik denilebilecek bir tahkiyesi var. Ama kendine özgü öyküleme ustalıklarıyla, tekdüzelikten sıyrıldığı gibi öykülerine okurun çevresini boyutlandıran bir atmosfer sağlayabiliyor. Öykü çerçevesinden taşmayan psikolojik çözümlemeleriyle, gözlem ve tanıklık ürünü saptamaları yazınsal düzlemde zenginleştiren ve yaşar kılan ‘edebiyat bilinci’ ile öykülerine çok dengeli ve inandırıcı bir bütünlük kazandırmış Bir Deli Ağaç’ta” (Akt. Lekesiz 2001: 19). Yazarın ikinci öykü kitabı olan ve 1984 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanan Akışı Olmayan Sular’da ise duygusal yanı ağır basan ve erkeklerin ağzından anlatılan öyküler yer almaktadır. Son öykülerinin bir araya getirildiği Hayalet Hikâyeleri (2004), geçmişi ile hesaplaşan insanların odağa alındığı öykülerden oluşmaktadır. Geçmişlerinde açık kalmış kapıları sonsuza kadar kapatabilmek uğruna tuhaf ziyaretçilere kulak veren, kimi yaşamındaki gizemin peşine düşerek yüzleşmeyi, kimisi de gerçeklerden kaçıp unutmayı tercih eden öykü kişilerinin hayatlarından kesitler, son öykülerinin içerik örgüsünü meydana getirir.

Yazarın ilk romanı Yarın… Yarın’da 12 Mart sürecinin kaotik atmosferi öne çıkarılmıştır. Romanda entelektüel devrimci çevreleri yetkinlikle ele aldığı kabul edilen Pınar Kür’ün ilk romanı üzerine Fethi Naci, sömürülenlerin pek bol ama sömürenlerin pek az olduğu edebiyatımıza bir sömürücü çevresinin başarıyla sokulmasını Pınar Kür’ün bu çevreyi iyi tanımasına bağlamış, bu çevrenin kişilerini anlatırken, küçük bir ayrıntıdan hareketle bir roman kişisi yaratmada başarılı olduğunu belirtmiştir (Fethi Naci 2007: 572). İkinci romanı Küçük Oyuncu (1977) yazarın tiyatroya ilişkin deneyimlerinin yansımalarını barındırır. Roman, bir tiyatro sahnesinde ilk oyunculuk deneyimini geçiren genç bir kadın oyuncunun duygularının verilmesiyle başlar, anılarıyla sürer. Yazar anıların verilişinde çağrışımlardan yararlanır. Bu nedenle, olaylar arasında bir kopukluk göze çarparsa da dikkat edilince aralarında bir bağ olduğu görülür. Yazar, bir genç kadından hareket ederek dış dünyanın, kişilerinin iç dünyasına yansıyışını ve bir oyuna benzetilen yaşamda oyunun; kurallarının nasıl oynanacağının bilinmeden oynandığını vermeye çalışır. Romanda aynı zamanda bir tiyatro topluluğu da tanıtılır (Önertoy 1984: 321-322). 1979’da yayımlanan üçüncü romanı Asılacak Kadın’da korunmasız, güvencesiz, çaresiz bir kadının, dış dünyadan koparılarak bir sapığın hastalıklı ve korkunç dünyasına hapsedilişi, ezilişi ve sömürülmesi anlatılır. Ayrıca çektiği türlü eziyetler sonucu kendini savunamayarak nesne haline getirilişini anlatırken, kadını bu insanlık dışı durumdan kurtarma çabasına girişen ve başaramayan delikanlının dramını da dile getirir. Roman yayımlandıktan sonra yoğun eleştirilere maruz kalır. Eleştirilerin ağırlık noktasının cinsellik konusu olduğuna dikkat çeken Pınar Kür, “O kitaba gelen eleştiriler de cinselliğe ağırlık verilmesine yönelikti. Ama ‘kadın sorununu dile getirmiş’ diyenler de oldu. Veyahut da formunu, biçimini, bilinç akımını doğru düzgün yaptığına dair, teknik açıdan yazılar da çıktı ama orada da ağırlık cinsellik üzerineydi” (Söğüt 2006: 212-213) diyerek olumlu eleştirilerin de olduğuna dikkat çeker. Bitmeyen Aşk (1986) romanında ise yazarın diğer romanlarından farklı olarak “aşk” teması odağa alınmış, yanı sıra yeni anlatım teknikleri de kullanmıştır. Pınar Kür, bu romanda hikâyenin âşıkların gözünden anlatıldığını ifade eder ve “buna bir bilimsel bakış açısı ekledim ve ayna kuramını kuran kişi olarak bir de üçüncü kişiyi, yani yazarı koydum” (Söğüt 2006: 283-284) şeklindeki değerlendirmesiyle, romanın farklı bir teknikle yazıldığını dile getirir.

Pınar Kür’ün 1989-2006 arasında yayımladığı Bir Cinayet Romanı, Sonuncu Sonbahar ve Cinayet Fakültesi’nin bir üçleme olduğuna dikkat çeken Ahmet Ömer Türkeş, “akranları sayılabilecek diğer polisiyelerle birlikte türün edebiyatımızdaki en önemli örnekleri” (Türkeş, 2006) olduğunu ifade eder. 1989’da yayımlanan Bir Cinayet Romanı, teknik açıdan Türk edebiyatında polisiye romana farklı ve yeni bir kapı açar. Moran’a göre “Pınar Kür’ün amacı bu türe bir örnek daha katmak değil, bu tür romanın özelliklerini, kalıplarını, konvansiyonlarını sergilemek. Başka bir söyleyişle, Pınar Kür, hem içinde cinayet işlenen polisiye türde bir roman sunuyor bize, hem de bu roman aracılığıyla polisiye tür üzerine yazılmış bir üstkurmaca” (Moran 1998: 106). Üçlemenin ikinci romanı olan Sonuncu Sonbahar, bir önceki romanın ana kahramanlarının aynı kaldığı fakat yeni kişilerin eklendiği bir romandır. Daha önce yazdığı romanlarından bazı kişilerin Sonuncu Sonbahar’da görülmesi yazarın bilinçli bir tercihinin sonucudur: “Sonuncu Sonbahar’daki bütün karakterler, benim daha önceki farklı romanlarımda yer almış karakterler. Gerçek hayattan değil artık kendi romanımdan aldım. Yarın… Yarın…’daki Tarık ve Aysel var. Öldürülen şarkıcının ilk karısı, Bitmeyen Aşk’taki küçük kişiliklerden bir tanesi…” (Söğüt 2006: 328). Pınar Kür’ün son romanı Cinayet Fakültesi (2006) ise daha önce yazdığı iki romanın devamı niteliğindedir. Roman öncekilerden farklı olarak üst kurmaca tekniğine dayanır ve kendi yazılış hikâyesini de içinde barındırır. Yazımına 2002’de başlanan ve beş yazarın kaleme aldığı Beşpeşe (2004) adlı romanın yazarlarından biri de Pınar Kür’dür. Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür’ün kadroda yer aldığı eser, bir yazarın bıraktığı yerden diğer yazarın sürdürdüğü “nesne-kitap” olarak değerlendirilmiştir (Aslan 2004: 87).

Pınar Kür’ün Yarın… Yarın…, Küçük Oyuncu, Asılacak Kadın, Bitmeyen Aşk ve Bir Cinayet Romanı adlı eserleri müstehcenlik savıyla toplatılarak imhasına karar verilmiş ancak daha sonra romanları aklanarak serbest bırakılmıştır. Yazarın bazı romanları filme de aktarılmıştır. Asılacak Kadın 1986’da Başar Sabuncu, Yarın… Yarın… ise 1987’de Sami Güçlü’nün yönetmenliğinde sinemaya aktarılmıştır. Özellikle Asılacak Kadın filmi sansüre uğrayarak pek çok tartışmaya sebep olmuştur.

Kaynakça

Aka, Elif (2011). A Critical Study on Pınar Kür as author-translator: Authorial and Translatorial Styles in Interaction. Doktora Tezi. İstanbul: Boğaziçi Üniversitesi.

Aslan Sema, “Beşi Bir Romanda”, Milliyet Sanat, S. 543, Haziran, 2004.

Çalışkan, Demet (2014). Pınar Kür’ün Öyküleri Üzerine Bir İnceleme. Yüksek Lisans Tezi. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi.

Çin, Nazmiye (2010). Pınar Kür’ün Romanlarında ve Öykülerinde Kadın Problemi. Yüksek Lisans Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi.

Fethi Naci, Yüzyılın 100 Romanı, Adam Yayınları, İstanbul, 2007.

Keskin, Funda (2012). Pınar Kür’ün Romanlarında Anlatıcı-Kurmaca ve Gerçeklik. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Ankara Üniversitesi.

Lekesiz, Ömer, Yeni Türk Edebiyatında Öykü 5, 1.bs., Kaknüs Yayınları, İstanbul, 2001.

Moran, Berna, Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış 3, 2.bs., İletişim Yayınları, İstanbul, 1994.

Önertoy, Olcay, Cumhuriyet Dönemi, Türk Romanı ve Öyküsü,1.bs., Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1984.

Söğüt, Mine, Aşkın Sonu Cinayettir-Pınar Kür ile Hayat ve Edebiyat, 1.bs., Everest Yayınları, İstanbul, 2006.

Toktanış, Enver (2010). Pınar Kür’ün Romanları Üzerine Bir İnceleme. Yüksek Lisans Tezi. Van: Yüzüncü Yıl Üniversitesi.

Türkeş, Ahmet Ömer (2006). “Cinayet Fakültesi”. Radikal Kitap. 6 Ekim 2006.

Yalçın, Murat [Ed.] (2011). “Kür, Pınar”. Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi. C. II, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 672-673.

Yetkin, Gülşah (2015). Pınar Kür’ün Romanlarında Kadın ve Kadın Eğitimi. Yüksek Lisans Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. MACİT BALIK
Yayın Tarihi: 13.03.2019

Eser AdıYayın eviBasım yılıEser türü
Şaklaban (Morris West)E Yayınları / İstanbul1975Çeviri
Tiyatro Tarihi (Robert Pignarre)Gelişim / İstanbul1975Çeviri
Yarın... Yarın...Bilgi Yayınları / Ankara1976Roman
Küçük OyuncuBilgi Yayınları / Ankara1977Roman
Doğmamış Çocuğa Mektup (Oriana Fallaci)Hürriyet / İstanbul1977Çeviri
Asılacak KadınBilgi Yayınları / Ankara1979Roman
Himmler'in Oyunu (Julian Semenov)Hür Yayın / İstanbul1979Çeviri
Bir Deli AğaçYazko / İstanbul1981Hikâye
Ademden Önce (J. London)Can Yayınları / İstanbul1981Çeviri
Geniş Geniş Bir Deniz (Jean Rhys)Can Yayınları / İstanbul1982Çeviri
Akışı Olmayan SularCan Yayınları / İstanbul1983Hikâye
Dörtlü (Jean Rhys)Can Yayınları / İstanbul1985Çeviri
Theo'ya Mektuplar (Van Gogh)Ada Yayınları / İstanbul1985Çeviri
Bitmeyen AşkCan Yayınları / İstanbul1986Roman
Karanlıkta Yolculuk (Jean Rhys)Can Yayınları / İstanbul1989Çeviri
Aç Sınıfın Laneti (Sam Shepard)Remzi / İstanbul1990Çeviri
Dalda Duran Kuşlar (Jean Ryhs)Can Yayınları / İstanbul1991Çeviri
Sonuncu SonbaharCan Yayınları / İstanbul1992Roman
Neon Işıklı İncil (John Kennedy Tool)Simavi Yayınları / istanbul1992Çeviri
Roger Ackroyd Cinayeti (Agatha Christie)Metis / İstanbul1992Çeviri
Yabancı Kucak (Ian McEwan)Can Yayınları / İstanbul1992Çeviri
Karanlıkta Kahkaha (Vladimir Nabokov)İletişim Yayınları / İstanbul1993Çeviri
Çeşm-i Bülbülün İçimdeki Cin (A. S. Byatt)Yapı Kredi Yayınları / İstanbul1994Çeviri
Durulmayan Bir Kafa (K. R. Jamison)Oğlak Yayınları / İstanbul1996Çeviri
Hannah Arendt-Martin Heidegger: Bir Aşkın Anatomisi (E. Ettinger)Oğlak Yayınları / İstanbul1996Çeviri
Tutku (J. Winterson)İletişim Yayınları / İstanbul1997Çeviri
Beşpeşe (M.Mungan, C. Oker, F. Ulay, E. Şafak ile)Metis / İstanbul2004Roman
Hayalet HikâyeleriEverest Yayınları / İstanbul2004Hikâye
Cinayet FakültesiEverest Yayınları / İstanbul2006Roman

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Kemal Selçukd. 1971 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2RİF\'AT, Mehmed Rif\'at Bey, Bursalıd. 1828 - ö. 1876Doğum YeriGörüntüle
3ŞEMSÎ, Kara Şemsî, Şemseddînd. ? - ö. 1519-20Doğum YeriGörüntüle
4İnan, Ergind. 14 Kasım 1943 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5YOKSUL DERVİŞ, Şemsettin Kubatd. 1943 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Öner, Çetind. 25 Mart 1943 - ö. 14 Eylül 2016Doğum YılıGörüntüle
7Levent Yılmazd. 1969 - ö. ?MeslekGörüntüle
8Anar, İhsan Oktayd. 01 Ocak 1960 - ö. ?MeslekGörüntüle
9Sancak, Jaled. 3 Aralık 1958 - ö. ?MeslekGörüntüle
10Bal Servetd. 1957 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11Hasan Severd. 6 Mayıs 1972 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12Karadeniz, Şadand. 1 Mart 1931 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13Seyfettin Pınard. 1914 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
14Pınar Akad. 1969 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
15PINAR/SEFİL PINAR, Ahmet Yeğinerd. 1932 - ö. ?Madde AdıGörüntüle