NÂTIK (NÂTIKÎ), Edirneli Celilîzâde

(d. ?/? - ö. 1716-17/1129)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Kaynaklarda Edirneli Celilîzâde olarak anılan Nâtık Mehmed Efendi, gençliğinde bir süre eğitim aldıktan sonra yeniçeri ağası Doğramacı Mehmed Paşa’ya (Sultan II. Mustafa zamanı) intisap eder. Edirne Şairleri’nde, Nâtık'ın Doğramacı Ahmed Paşa’ya intisap ettiği yazılıysa da bu bilgi doğru değildir (Canım 1995: 351). Paşa’nın kâtipliğini yapan Nâtık, emekliye ayrıldıktan sonra sarraflık ve aktarlıkla uğraşmış, 1129/1716-1717 yılında vefat etmiştir. Sâlim Tezkiresi'nde mezarının İstanbul’da bulunduğu kayıtlıdır (Sâlim 2005: 638).

Kaynaklarda Nâtık'ın Tuhfetü’l-Haremeyn ve Manzûm Hikâye Mecmûası adlı iki eseri ile kendi el yazısı ile bazı şiirlerinden söz edilir. Tuhfetü’l-Haremeyn bir hac seyahatnamesidir. (Çapan 2005: 627). Babinger, Nâtık'ın Tuhfetü’l-Haremeyn adlı eserinde Nâbî’nin aynı addaki mesnevisini model almış olabileceğini ifade eder. (Üçok 1992: 271). Ancak bu iddia doğru değildir. Şair, Tuhfetü’l-Haremeyn’de hacca gidişini, bu yolculuk esnasında ziyaret ettiği yerleri anlatır. Tuhfetü’l-Haremeyn’in müellif hattı nüshası, Ankara Millî Ktp. Yz. A 3216 numarada bulunmaktadır. Nüshanın sonundaki kayda göre eser, Recep 1119/ Eylül-Ekim 1707'de bitirilmiştir. Mesnevi nazım şekliyle kaleme alınan Tuhfetü'l-Harameyn 2789 beyit olup, eserde, aruzun "fe'ilâtün mefâ'ilün fe'ilün" kalıbı kullanılmıştır. Mesnevi içinde yer alan 21 gazel ve 18 rübaide vezin değişmektedir.

Manzûm Hikâye Mecmûası ise, Nâtık'ın bazı "acâ'ib ve garâ'ib" hikâyeleri tertip ettiği bir mecmuadır (Çapan 2005: 627; Peremeci 1940: 264). Şairin nazmettiği hikâyelerin "acâ'ib ve garâ'ib" olarak nitelenmesi onun ilginç bir kişiliğe sahip olduğunu göstermektedir. Safayî'nin de, Nâtık'ın zamanın güzellerinden Haleblizâde lakabıyla meşhûr birini görür görmez söylediği gazelini tezkiresine alması da onun ilginç kişiliğine delil olarak düşünülebilir. . Kendi el yazıyla bazı şiirleri ise İbnülemin Kütüphanesi 3590 numarada kayıtlıdır.

Nâtık veya Nâtıkî adına kayıtlı Dîvân nüshaları üzerine şu ana kadar üç tez yapılmıştır. Bunların Edirneli Nâtık’a ait olup olmadığı kesinlik kazanmış değildir.

Kaynakça

Abdülkadiroğlu, Abdülkerim (hzl.) (1999). İsmail Belîğ Nuhbetü'l-Âsâr li-Zeyl-i Zübdeti'l-Eşâr. Ankara: AKM Yay.

Akbayar, Nuri (hzl.) (1996). Mehmed Süreyyâ Sicill-i Osmanî. C. 4. İstanbul: KB veTarih Vakfı Yurt Yay.

Akbulut, Saliha (hzl.) (2004). Nâtıkî Divanı. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Fatih Üniversitesi.

Aksoyak, İ. Hakkı (2003). “XVII. Yüzyıl Şairi Edirneli Natık’ın Kaleminden Bir Aşk Hikâyesi”. Millî Folklor (58):114-120.

Aksoyak, İ. Hakkı (2012). “Nâbî’nin Tuhfetü’l-Haremeyn’inin Edirneli Nâtık’ın Tuhfetü’l-Haremeyn’ine Etkisi: Hikâyeler, Gelenekler, İnanışlar..." Milli Folklor. (59): 9-23.

Babinger, Franz (2000). Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri. çev. Çoşkun Üçok. Ankara: KB Yay.

Canım, Rıdvan (1995). Edirne Şairleri. Ankara: Akçağ Yay.

Coşkun, Menderes (2002). Manzum ve Mensur Osmanlı Hac Seyahatnameleri ve Nâbî'nin Tuhfetü'l-Harameyn'i. Ankara: KB Yay.

Çapan, Pervin(hzl) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî Nuhbetü’l-Âsâr Min Fevâ’idi’l-Eş’âr İnceleme-Metin-İndeks. Ankara: AKM Yay.

İnce, Adnan (hzl.) (2005). Tezkiretü'ş-Şu'arâ Sâlim Efendi. Ankara: AKM Yay.

Nâtık. Tuhfetü’l-Harameyn. Ankara Millî Ktp. Yz. A 3216.

Özer, Sait (2006). Nâtıkî Dîvânı. Yüksek Lisans Tezi. Sivas: Cumhuriyet Üniversitesi.

Peremeci, Osman Nuri (2011). Edirne Tarihi. İstanbul: Bellek Yay.

Sarıkaya, Veli (2006). Nâtıkî Dîvânı: Gazeller Kısmı İnceleme-Metin. Yükek Lisans Tezi. Konya: Selçuk Üniversitesi.

Özcan Abdülkadir (hzl) (1989). Şeyhî Mehmed Efendi Vakayıü’l-Fuzalâ (Şakâyık-ı Numaniyye ve Zeyilleri). C. 3. İstanbul: Çağrı Yay.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1986)."Nâtık Mehmet Çelebi (Celilîzâde)". C.6. İstanbul: Dergâh Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 27.11.2013

Eserlerinden Örnekler

Tuhfetü’l-Haremeyn’den

Menzil-i Kal'a-i 'Akabe ki Cây-ı İkâmetdür Bender İtibâr Olınur

feilâtün mefâilün feilün

Hele görindi Kal'a-i 'Akabe

Dâhil olduk ana karîb şebe

Leb-i deryâdadur o kal'a hemân

Cânibini latîf nahlistân

Gavr-i hayret için binâ kılmış

Sonra hâtır için harâb olmış

Birdür gerçi âbı yok cârî

Lîk zâfi çü mâ' enhârı

Leb-i deryâsını eşersen eger

Mâ-ı şîrîn ü hoş zuhûr eyler

Bir gün anda ikâmet eylediler

Ki ide cân-ı haste def-i keder

İtdi andan da iktizâ rıhlet

Çü konaga konan göçer elbet

Menzil-i Zuhr-ı Hamâr

Eyledük bir 'aceb mekâna güzâr

Ki dinilmişdür ona Zuhr-ı Hamâr

Leb-i deryâ velî kuru yerdür

Ki keşîf olmak ile eşherdür

Halk olup muztar âba vü alefe

Olduk ol yirden âzim-i Şerefe

Menzil-i Şerefe

İşidüp anın isminün şerefin

Şeref ümmîdin itme anda sakın

Yiri pür-seng âb u tâbı yok

Ne şeref bahşınun hisâbı yok

Görmeyip rûy-ı râhatı bî-reyb

Olınur âzim-i magâr-ı Şuayb

Menzil-i Magâyîr-i Şuayb Aleyhi’s-selâm

Bir aceb menzil el-hak ol menzil

Pür-tarab vasfın anun itmede dil

Eşk-i âşık gibi suyu cârî

Hatt-ı dil-ber gibi çemenzârı

Nahli mevzûn kadd-i yâr gibi

Murgı şûrîdedür hezâr gibi

Çü harâret hevâda gâlib olur

Hikmeti gör ki suyu gâib olur

Kendin ihfâ eder çü âb-ı hayât

Olur ol rûd gûyiyâ zulemât

Böyle ol su çıkar yiter her gün

Halka bir hikmet arz ider her gün

Seyr olunur magâra-i 'acebi

Ki gider ana Şuayb nebî

Geçilüp âhir ol mekân-ı 'aceb

Olınur âzim-i uyûn-ı 'aceb

Menzil-i Uyûn-ı Kazab

Haylice bir havâsı hoş yerdir

Haylice vâdî-i münevverdir

Suyu cârî degil anun mahzâ

Pür-letâfet lezîzdir ammâ

Göçilüp ol mekândan da hemân

İrdi tâ kal'a-i Mevâlice cân

Menzil-i Kala-i Mevâlice Cây-ı İkâmetdür Bender İtibâr Olınur

Urılup câ-be-câ binâ-yı hıyâm

Mîr-i huccâc eder alay temâm

Suyı hoş nahli çok u kal'ası hûb

Vâkıâ özge menzil-i mergûb

İki gün anda da be-resm-i kadîm

Dâr-ı dünyâ gibi olındı mukîm

Râhat itdük tamâm o menzilde

Oldu pür-nûr dîdede dilde

Bade tarh-ı hıyâm idüp tâ kim

Menzil-i Selme’ye olup âzim

Menzil-i Şeyh Selme

Bir 'aceb cây hem leb-i deryâ

Suları hâtıra sürûr-efzâ

Sâbıkân evliyâya me’men imiş

Şeyh Selme’ye cây u mesken imiş

Gidüp andan yol olsa nısfa karîb

Şeyh Merzûk makâmı anda 'acîb

Menzil-i Kal'a-i Ezlem

Urılur say ile tarîka kadem

Menzil olınca Kal'a-i Ezlem

Evvel ammâr imiş harâb olmış

Kalb-i fâsık gibi hazef dolmış

Olmaga ol harâbeden sâlim

Olduk Istabl-ı Antere âzim (Nâtık. Tuhfetü’l-haremeyn. Ankara Millî Ktp. Yz. A 3216.20a-21b)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1NAÎMÎ, Naîmî Efendid. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2SEZÂYÎd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3HÂFIZ, Edirnelid. ? - ö. 1783/84Doğum YeriGörüntüle
4NAÎMÎ, Naîmî Efendid. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5SEZÂYÎd. ? - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6HÂFIZ, Edirnelid. ? - ö. 1783/84Doğum YılıGörüntüle
7NAÎMÎ, Naîmî Efendid. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8SEZÂYÎd. ? - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9HÂFIZ, Edirnelid. ? - ö. 1783/84Ölüm YılıGörüntüle
10NAÎMÎ, Naîmî Efendid. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
11SEZÂYÎd. ? - ö. ?MeslekGörüntüle
12HÂFIZ, Edirnelid. ? - ö. 1783/84MeslekGörüntüle
13NAÎMÎ, Naîmî Efendid. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14SEZÂYÎd. ? - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15HÂFIZ, Edirnelid. ? - ö. 1783/84Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16NAÎMÎ, Naîmî Efendid. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17SEZÂYÎd. ? - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18HÂFIZ, Edirnelid. ? - ö. 1783/84Madde AdıGörüntüle