OŞÎ, Kocanazar Gaipnazar uulu

(d. 1704?/?1121 - ö. 1780/1195)
Çağatay sahası divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Çağatay)

Asıl adı Kocanazar (Hocanazar) olup, günümüzdeki Kırgızistan’ın Oş şehrinde tahminî olarak 1121/1704 yılında doğdu. İyi bir medrese eğitimi alan Kocanazar, döneminin önemli aydınlarındandır. Oş şehrinde mektepler, medreseler açtı ve uzun yıllar buralarda müderris olarak çalıştı. Eserlerinde, Oşî mahlasının yanında Hüveyda mahlasını da kullanan Kocanazar, 1195 /1780 yılında Oş şehrinde vefat etti (Hocanazar 2005: 4). 

Oşî'nin, Kitab-ı Eşan Hüveyda-yı Çimyonî (Dîvân), Rahat-ı Dil olmak üzere iki eseri vardır:

1. Kitab-ı Eşan Hüveyda-yı Çimyonî: 1907 tarihinde Selahaddin Sakıp tarafından toplanarak taşbaskısı olarak yayımlanmıştır. Kitabın sonundaki Selahaddin Sakıp’ın kalemine ait mesnevi tarzındaki hatimede, mezkûr Dîvân'ın ünlü hattat Muhammad Şahmurad Kâtip tarafından istinsah edildiği belirtilmektedir. Kitabın haşiyesinde “Rahat-ı Dil” destanı da bulunmaktadır. Bunun dışında kitapta bazı şairlerin vefat tarihleri ile Farsça, Türkçe şiirler ve ahlaki hikâyeler bulunmaktadır. Dîvân'da, Hüveydâ’nın 374 gazel, 100 den fazla murabba, rubai, 3 muhammes, 1 müseddes, 1 müsemmen ve 2 müstezat vardır (Hocanazar 2005: 13).

2. Rahat-ı Dil: Kazan’da Çimyonî ismiyle defalarca basılan Rahat-ı Dil destanı, peygamberlerin yaşadıkları vakaları ve ahlaki konuları ele alan bir eserdir. Eserde hayatı ile ilgili bilgiler de bulmak mümkündür. Bu eserin Kazan’daki ilk baskısı Kazan Üniversitesi yayınları arasından 1873 yılında Mulla Kocanazar ibn Gayipnazar, Rahat-ı Dil adıyla yayımlanmıştır (Kırgız Adabiyatı Tarihi 2012: IV/179). 1994 yılında Saidbek Hasan ve Nilufer Cuvanmerdiyeva tarafından neşre hazırlanan Kocanazar’ın bu eseri, Muhsin Umarzade’nin editörlüğü altında “A Kadirî” adlı Halk Mirası Neşriyatından çıktı. Kiril asıllı Özbek alfabesiyle yayımlanan bu eser 120 sayfadan oluşmaktadır. 1994 yılında basılan bu kitabın “Sebeb-i Nazm-ı Kitâb” babında Kocanazar’ın tercüme-i hâlinin geçtiği mısralardan birinde, onun kökeninin Oş şehrinden olduğunu belirten Oşî kelimesi yanlışlıkla Rävşäniy/ Revşanî şeklinde Kiril harflerine geçirildiği bilinmektedir (Hocanazar 2005: 3). 

Kocanazar, eserlerinde yaşadığı bölgedeki Türk dilli halklar için ortak bir dil olan Eski Orta Asya Türk Yazı Dilini kullanmıştır (Hocanazar 2005: 14). Sade ve anlaşılır bir dil ile yazılan eserlerinde, Kırgızca unsurlara da rastlanmaktadır. Bu yüzden Kocanazar’ın eserleri, Kırgızların yaşadıkları bölgelerdeki medreselerde temel kitap olarak okutulmuştur (Kırgız Adabiyatı Tarihi 2012: IV/179; Uzbek Sovyet Entsiklopediayası 1980: 463’ten). Fatma Açık'a göre (2007:12), Kocanazar dinî-tasavvufi halk edebiyatı temsilcileri olan Ubeydî, Sofi Allahyar, Babarahim Meşreblerin arasında yer alan bir şairdir. Fakat o, şiirlerinde, klasik şiirin nazım şekillerine bağlı kalmıştır.

Kaynakça

Açık, Fatma (2007). Özbek Edebiyatı. Ankara: Alp Yay.

Hocanazar, Huveyda (1907). Kitab-ı Eşan Hüveyda-yı Çimyonî. Taşkent.

Mulla Kocanazar ibn Gayipnazar (1873). Rahat-ı Dil. Kazan: Kazan Üniversitesi Yay.

Hocanazar, Hüveyda (1994). Rahat-ı Dil. Taşkent: A. Kadirî Halk Mirası Neşriyatı.

Hocanazar, Hüveyda (2005). Divan. Taşkent: Yangi Asr Evladı Neşriyatı.

Zahidov, V. ve S. Ganieva (hzl.) (1961). Tanlangan Şerlär. Taşkent.

Calolov T. (1976). Nafasat Olamida. Taşkent.

Gavrilov, M.F. (1927). Sredneaziatskiy poyet sufiy Hüveyda. Taşkent.

Hartman, M. (1902). Hüveyda’nın Çağatayca Divanı. Berlin.

Kaya, Bedriye (2012). Hoca Nazar Hüveyda ve Divanının Analizi: Metin, Dil ve Edebi İçerik Yönünden İncelemesi. Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Fatih Üniversitesi.

Kırgız Adabiyatı Tarihi IV (2012). Redaktör A. Akmataliev. Bişkek.

Uzbek Adabiyoti (1959). T.3. Taşkent: Uz SSR Davlat Badiy Adabiyot Naşriyoti. 353-404.

Zahidov, V. (1975). Hayotbah Badiiyat Taronalari. Taşkent.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. KALMAMAT KULAMSHAEV
Yayın Tarihi: 23.09.2013
Güncelleme Tarihi: 14.11.2020

Eserlerinden Örnekler

DÎVÂN

Gazel

Şitāb äyläp közümdin ötti nāgah dilberi ra‘nā

Alıb ketti ḫiradni mändin ul be-räḥm-u be-pärvā.

Namudu häm rabud ötti paridek nāgah aldımdın

Yıḳıldım bilmäy özimni, ketib aḳlım bolıb yaġmā

Közi cällād be-raḥm bänāgah pardadin çıḳtı

Alurga ḳaṣd-ı cān äyläb, ḳılıb yüz nāz-u istiġnā

Gāḥ-ı ḫandān, gāh-ı giryān, gāḥ-ı aṭfāllar birlän

Yürürmän bilmäy özimni, bolıb Mäcnun-i bä-parvā

Köñil cäm‘ini tāpmäsmän yürärgä el bilä birdäm

Erürmän ġam bilä hämdäm, acäb başımda bir sävdā

Hüväydā, neçä künlär yıġlämäy ṣabr-u taḥammül ḳıl

Ki tā ölmäy yetüşmässän viṣāl-i yārġa aṣlā

(Hocanazar Hüveyda (2005). Divan. Taşkent: Yangi Asr Evladı Neşriyatı. 37).

Türkiye Türkçesine Çevirisi

"Gözümün önünden gönlümü çalan bir güzel geçti ve o pervasız güzel benim aklımı başımdan aldı."

"Peri gibi önümden geçerken aklımı çaldı ve ben aklım yağmalanmış gibi kendimi kaybettim."

"Acımasız cellat gözlü perdeden ansızın çıktı ve canımı almak için bin bir çeşit yüz gösterdi, işaretler gösterdi."

"Ben, küçük çocuklarla birlikte bazen gülerek, bazen ağylayarak kendisinden vazgeçmiş bir mecnun gibi pervasız dolaşıyorum."

"Insanlarla birlikte yürümek için gönlüm yerinde değil. Çünkü gam ile her an eriyorum, başımda da acayip bir sevda var."

"Hüvaydâ, günlerce ağlama, sabr ve tahammül et. Çünkü, ölmeden önce hiç bir zaman sevgiliye asla kavuşamayacaksın."