REFÎ'/SA'ÎD, Kâtibzâde Mehmed Refî Efendi

(d. ?/? - ö. Ağustos-Eylül 1769/Rebiülahir 1183)
divan şairi ve yazar
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Asıl adı Mehmed’dir. Kaynaklarda, Refî ile birlikte Sa’îd (Oğraş 133; Kurnaz 2001: I/367) mahlasını kullandığı ifade edilir. Nitekim kırk yaşına kadar Sa’îd, daha sonraları Refî mahlasıyla şiirler yazdı. İstanbul Sultan Selim Camii yakınındaki Kogacı Dede mahallesinde doğdu. 1125/1713-14’te vefat eden Dîvân-ı Humâyûn çavuşlar kâtibi Mustafa Efendi’nin oğludur. Babasının mesleğinden dolayı Kâtibzâde olarak anıldı. İyi bir eğitim aldı. Ta’lik yazıyı Ârif Efendi’den öğrendi. “Ki derlerdi geçer üstâdı şâkird/ Bakınca hattına ref’ oldu şübhe” beytinde olduğu gibi kemal sahibi biri oldu. Devrindeki Durmuş-zâde ve diğer hattatları geride bırakmıştır. Tıp alanında bilgisi olduğundan müderris ve hekimbaşı oldu. Ebe-zâde Abdullah Efendi 1117/1705-06’da ikinci kez Rumeli kazaskeri olunca ondan mülazım oldu. Dokuz yıl aradan sonra Mahmud Efendi'nin şeyhülislamlığı döneminde 1126/1714-15’te ibtidâ-ı hâric ile Mimar Mustafa Ağa Medresesi’ne tayin edildi. 29 Cumadelahire 1126/12 Temmuz 1714’te Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi’den hareket-i hâric ile Şehid Mehmed Paşa Medresesi’ne atandı. Zamanla mertebesini yükselterek Süleymaniye Medreseleri’nden birine tayin edildi. Galata kadısı, ardından 1160 başlarında (1747), Bursa kadısı, sonra Mekke pâyesiyle onurlandırıldı. Zilkade 1171/Temmuz-Ağustos 1758’de sarayda hekimbaşı ve hoca oldu. Erşed Efendi tarafından bu görevi için “re’îsü’l-hâzıkîn” (1171) tarihi düşürüldü. Muharrem 1172/Eylül 1758’de İstanbul kadısı oldu. Ramazan 1172/Mayıs 1759’da Anadolu pâyesini aldı, Zilhicce 1172/ Temmuz-Ağustos 1759’da da kadılıktan ayrıldı. 5 Şevval 1173/21 Mayıs 1760’ta Anadolu kazaskerliğine getirildi. Muharrem 1175/Ağustos 1761’de bu görevinden azledildi.. Safer 1176 sonları/Eylül 1762’de tekrar Anadolu payesine erişti. Bu görevi için Maraşlı Vehbî tarafından “Oldı sadr-ı Rûm üslûb-ı hakîm ile Refî” tarihi düşürüldü (Erdem 1994: 137-38). Rebiülahir 1176/Ekim-Kasım 1762’de Rumeli payesi aldı, Şevval 1176/Nisan-Mayıs 1763’te Rumeli kazaskeri oldu. Rebiülahir 1178/ Eylül-Ekim 1764’te azledildi (Mehmed Süreyyâ 1308-15: II/411).

Vefat yılı, Sicill-i Osmânî, Tuhfe-i Nâilî, Bağçe-i Safâ-endûz ve Âdâb-ı Zurafâ’da 1182/1768-69; Kâmûsu’l-A’lâm ve Osmanlı Müellifleri’nde 1183/1769-70 olarak verilmiştir. Hâtimetü’l-Eş’âr’da, “Kıla ‘adn içre mekân-ı rûh-ı re’îsü’l-hükemâ” tarih mısraının verilmesine rağmen 1283 başları /1866 yılında vefat ettiğinin belirtilmesi yanlışlık eseridir. Mehmed Refî Efendi, “Kâtib-i ahsenü’l-hass” terkibinin ve “Kıla adn içre mekân-ı rûh-ı re’isü’l-hukemâ” mısraının da delâleti olan Rebiülahir 1183/ Ağustos-Eylül 1769’da yaşı doksana yakınken İstanbul’da vefat etti ve Kovacı Dede Türbesi’nde Seyhülislam Ankaravî Mehmed Emîn Efendi yanına defnedildi. Mezar taşında da Çeşmîzâde Reşîd Efendi’nin yazdığı “Gitdi ol ferd-i zamâne didi târîhi Reşîd /Kıla adn içre mekân rûh-ı reîsü’l-hükemâ” tarih beyti yer almaktadır. 

Bilgili, edip, şair, tabip ve meşhur bir hattattır. Devrinde Farâbî ve İbn-i Sînâ derecesinde bir âlim ve tabip olarak tanınmıştır. Her ilimde bilgisi olmakla birlikte tıp alanındaki bilgisiyle meşhurdur. Hat sanatında, özellikle talik yazıda ustadır. Bursalı Mehmed Tahir, Refî Efendi’nin icazetnemesini gördüğünü söyleyerek hat sanatındaki ustalığının kaynağının Hâce Râsim Efendi olduğunu söyler (1333-42: III/234-35). Nuruosmaniye Camii’nin celî yazılarını yazmıştır. Şiir ve inşâya hakim bir şairdir. Naat, kaside ve pek çok gazeli vardır (Erdem 1994: 139). Çeşitli ilimlerden istifade ederek yazdığı şiirleri, terkîb-i bend, tercî-i bendleri güzel ve devrinde herkes tarafından beğenilen şiirlerdir (İnce 2005: 373; Oğraş 133). Sadrazam Ali Paşa’ya Bahâriyye Kasidesi sunmuştur (Çapan 2005: 251). Sâlim Efendi’nin bir şiirine nazire yazmıştır (İnce 2005: 373-74). Refî Efendi, saray hekimlerinden Tokatlı Mustafa Efendi’ye İbni Sina’nın Kanun adlı eserini tercüme ettirmiştir.

En önemli eseri, Kitâbü fî't-Tıbb'dır. Göğüs hastalıkları, romatizma vb. hastalıklar üzerine yazılmış bir eserdir. Eser, Fransa Milli Ktp. Türkçe Yazmaları arasındadır. Bu kitap, Bursalı Mehmed Tahir'in bahsettiği şairin tıpla ilgili risalelerini topladığı eseri olmalıdır (1333-42: III/234).

Mehmed Refî'nin tıpla ilgili bu risaleleri şunlardır: Risâle-i İllet-i Sadriye (Topkapı Sarayı Müzesi Hazine Ktp. nr: 572; Süleymaniye Ktp. Reşit Efendi Bl. nr: 693), Risâle fî Evcâ'i'l-Mefâsıl (Süleymaniye Ktp. Esad Efendi Bl. nr: 2471), Risâle-i İllet-i Mesane, Risale-i Panzehr-i Anber (Süleymaniye Ktp. Halet Efendi Bl. nr: 5/71), Risale fi Zafü’l-bah ve Mevaniü’l-cebel (Süleymaniye Ktp. Kasidecizâde Süleyman Efendi nr: 15/656; Esad Efendi Bl. nr. 247).

Refî'nin bunlardan başka Hayât-âbâd adlı 48 varaktan oluşan mesnevisi (Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Ktp. T.Y. NR: 1115) ile  Bah-nâme'si (İstanbul Üniversitesi Ktp. nr: T.Y 2706) vardır.

Mehmed Refî Efendi, kaynaklarda Gülşenî tarikatı şeyhlerinden Edirneli Şeyh La’lî Efendi’ye bağlanarak nefsî arzulardan uzaklaşmış, gönül gözü açık, temiz kalpli, kibir ve riyâdan uzak bir zât olarak tanıtılmıştır (Erdem 1994: 139; Mehmed Süreyyâ 1308-15: II/411). Gülşenî olduğunu da, "Karâr itme Refîâ Gülşenî bülbüllerindensin / Dem-â-dem na't-ı pâk-i Mustafâ’da durma feryâd it" beyitiyle kendisi de ifade eder (Bayat: 1999: 114). Büyük oğlu, Abdülkerim Bahir Efendi; küçük oğlu, Mehmed Said Efendi; Üçüncü oğlu ise, Medine mollası olan İsmail Efendi’dir (Mehmed Süreyyâ 1308-15: II/411). Oğlu Abdülkerim Efendi de şair olup Bâhî mahlasıyla şiirler yazmıştır. 1152/1739-40 yılında genç yaşta vefat etmiştir (Oğraş: 60).

Kaynakça

Bayat, Ali Haydar (1999). Osmanlı Devletinde Hekimbaşılık Kurumu ve Hekimbaşılık. Ankara: AKM Yay. 109-113.

Bursalı Mehmed Tahir (1333-42). Osmanlı Müellifleri. İstanbul: Matbaa-i Âmire. III/234. 

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî. Ankara: AKM Yay.. 250-52. 

Çifçi, Ömer (hzl). Fatîn Davud Hâtimetü'l-Eş'âr. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10736,metinpdf.pdf . 189-90. [erişim tarihi: 22.02.2015]

Erdem, Sadık (hzl.) (1994). Râmiz ve Âdâb-ı Zurafâsı. Ankara: AKM Yay. 137-39. 

İnal, İbnülemin Mahmud Kemâl (hzl.) (1928). Tuhfe-i Hattâtîn, Müstakîmzâde Süleyman Sadeddin. İstanbul: 455, 717-718

İnce, Adnan (hzl.) (2005). Tezkiretü'ş-Şu'arâ Sâlim Efendi. Ankara: AKM Yay. 372-74. 

Mehmed Süreyyâ (1308-15). Sicill-i Osmânî. İstanbul: Matbaa-i Âmire. II/411. 

M. Şemseddin Sami (1996). Kâmûsü'l-A'lâm. İstanbul: Kaşgar Neşriyat. II/2292. 

Oğraş, Rıza (hzl). Esad Mehmed Efendi ve Bagçe-i Safâ-endûz'u. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10734,bahcepdf.pdf 60, 133. [erişim tarihi: 22.02.2015]

Ünver, Süheyl (1950). Hekimbaşı ve Hattat Katipzade Mehmet Refi Hayatı ve Eserleri. İstanbul Üniversitesi. Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. İSMAİL HAKKI AKSOYAK
Yayın Tarihi: 26.02.2015

Eserlerinden Örnekler

Bahâriyye Kasîdesi’nden:

Umûm-ı gerdiş-i gerdûnu ref’ edip takdîr

Neşât verdi cihâna bahâr-ı feyz-i semîr

Ne musavvir feyz-i hayât ebr-i bahâr

Şükûfezârı gülzârın eyledi tasvîr

Eline hâme-i zerrîn alıp şu’â’ından

Sahîfe-i çemeni şimdi mihr eder tahrîr

Sikenderâne çıkınca çemen serîrine gül

Gelip rikâbına yüz sürdü âfitâb-ı mîr

Nesîm-i hulde eder nâz misk-rûylar

Alıp zemîn-i çemen tertîble reşk-i abîr

Benefşe tutdu ise n'ola râh-ı meskenini

Ki olundu cevr-i sipihr ile tıyneti tahmîr

Nücûm sanma semâda şükûh-ı gülzârı

Sipihr-i âyîneveş şimdi oldu pertev-gîr

Güzâr eyler deyü sahrâya serv-âzârın

Sarıldı pâyına cûlar olup girân zincîr

Degil kenâre-i sahn-ı çemende dil-cû cûy

Bahâr sa’ad-ı sîmînin eyledi şemşîr teşmîr

Gam-ı sipâh şitâdan bu gülşeni hıfza

Bu demde sûsen alıp geldi destine şemşîr

Bahâr sanma eden nev-be-nev cihâna zuhûr

Zemîn-i ziyâna gelip lutfun eyleyip takrîr

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî. Ankara: AKM Yay. 251-52.

* * *

Hüsnün gubâr-ı hattile yazılmış kitâbdır

Vasf-ı rûhunda matla’ımız âfitâbdır

Sâkî yürüd o zevrâk-ı mînâyı kim bu dem

Mehtâbdan fezâ-yı çemen tolu âbdır

Ol gamzeler şehlâ edeli sel-i seyf-i nâz

Hep hânumân-ı âşık-ı bî-dil harâbdır

Bî-tâb-ı deşt-i hayret olursa ne denlü dil

Pîçîde râh-ı aşkda gûyâ şihâbdır

Oldu şu rütbe vuslata şâyân-ı Refî’ kim

Gûyâ o mâh bizim ile câm-ı şarâbdır

Çapan, Pervin (hzl.) (2005). Mustafa Safâyî Efendi Tezkire-i Safâyî. Ankara: AKM Yay. 250.


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Günersel, Tarıkd. 27 Haziran 1953 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Habora, Bülentd. 28 Şubat 1940 - ö. 1 Mayıs 2014Doğum YeriGörüntüle
3RESMÎ, Çukadarzâde Ahmed Efendid. ? - ö. 1783-84Doğum YeriGörüntüle
4Günersel, Tarıkd. 27 Haziran 1953 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5Habora, Bülentd. 28 Şubat 1940 - ö. 1 Mayıs 2014Doğum YılıGörüntüle
6RESMÎ, Çukadarzâde Ahmed Efendid. ? - ö. 1783-84Doğum YılıGörüntüle
7Günersel, Tarıkd. 27 Haziran 1953 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8Habora, Bülentd. 28 Şubat 1940 - ö. 1 Mayıs 2014Ölüm YılıGörüntüle
9RESMÎ, Çukadarzâde Ahmed Efendid. ? - ö. 1783-84Ölüm YılıGörüntüle
10Günersel, Tarıkd. 27 Haziran 1953 - ö. ?MeslekGörüntüle
11Habora, Bülentd. 28 Şubat 1940 - ö. 1 Mayıs 2014MeslekGörüntüle
12RESMÎ, Çukadarzâde Ahmed Efendid. ? - ö. 1783-84MeslekGörüntüle
13Günersel, Tarıkd. 27 Haziran 1953 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Habora, Bülentd. 28 Şubat 1940 - ö. 1 Mayıs 2014Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15RESMÎ, Çukadarzâde Ahmed Efendid. ? - ö. 1783-84Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Günersel, Tarıkd. 27 Haziran 1953 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17Habora, Bülentd. 28 Şubat 1940 - ö. 1 Mayıs 2014Madde AdıGörüntüle
18RESMÎ, Çukadarzâde Ahmed Efendid. ? - ö. 1783-84Madde AdıGörüntüle