RIZÂÎ,Hasan Rızâî-i Aksarayî

(d. 1599/1007 - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 17. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

17 ve 18. asır kaynaklarının çoğunda adı anılmaz. Hayatı ve eserleri hakkında kendi yazdıklarından bilgi edinilmektedir: 1007/1599 yılında Konya’ya bağlı Aksaray’da doğdu. Babası, çevresinde “Hacı Efendi” olarak bilinen Seyyid Abdurrahmân Efendi, kadı ve Celvetî tarikatı mensubudur. Rızâî de yetişme çağında Azîz Mahmud Hüdâyî’nin Koçhisar halifesi Akbaba Mustafa Efendi’ye intisap etmiş bir Celvetî’dir. İlim tahsili için İstanbul’a giden Hasan, medreselere devam ederken Azîz Mahmud Hüdâyî’nin sohbetlerine de katıldı. Onun 1030-34/1620-24 yıllarında Şeyhülislâm Esad Efendi’nin danişmendi ve evli olduğu anlaşılmaktadır.

Aksaray’da bir medresede müderrislik eden Rızâî, 1055/1645’te Denizli kadılığına tayin edildi. İki yıl sonra bu vazifeden ayrılmak zorunda kaldı; memleketine gidip Aksaray’da bir buçuk yıl ikamet etti. Kırk aylık bir müddetle Malatya kadılığına tayin edildiği hâlde, orada dört ay kaldıktan sonra vazifesinden alındı. Sivas’a gelip bu şehirde ve Malatya’da bir yıl vazife yaptı. 1060/1650’da Hama kadılığına tayin edilen Hasan Efendi, bir yıl iki ay kadar bu şehirde bulunduğu sırada Şeyh Şerefeddîn’den Kadirî tarikati halifeliği aldı. 1063/1653’te Antakya kadısı oldu. Onun Amasya, Çorum, Kars gibi birçok şehirde kadılık ettiği ve 1073/ 1663’te hac farizasını yerine getirdiği de hayatına dair edinilen bilgiler arasındadır. Yetmiş yılı aşkın ömür sürdüğü eserlerinden anlaşılmakta; ölüm yeri ve tarihi bilinmemektedir.

Hasan Rızâî’nin hemen hepsinde İslâm ve tasavvuf ruhunun hüküm sürdüğü görülen manzum ve mensur eserleri şöyle sıralanabilir:

1- Kân-ı Maânî- Tuhfe-i Şâhidî’deki Farsça kelimeleri harf sırasına koyarak meydana getirdiği bir Farsça-Türkçe manzum sözlüktür. Bilgi edinmek isteyen bir çocuğun ricası üzerine 1053/1643’te hazırlanan eser, Muhittin Turan tarafından bir yazma nüshasına dayanılarak yayımlanmıştır. (Turan 2012: 2939-2992).

2- Tuhfetü’l-Kudât- İslâm esaslarına göre hüküm verme, şahitlik, vekillik, suçların cezaları, vasiyet, veraset… gibi çeşitli fıkhî konulardan bahseden Türkçe, manzum bir eserdir.

3- Miftâhu’s-Saâde- Bûsîrî’nin Kasîdetü’l-bürde adıyla meşhur Arapça naatının 1054/1644 yılında yapılmış nazmen tercüme ve şerhidir. Rızâî, bu kasidenin her bir beytini Türkçeye “fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla ve üç beyit hâlinde çevirmiş; şiirin aslında geçen bazı kelimelerin manalarını da vermiştir. Eser hakkında Hasan Cankurt bir yüksek lisans çalışması yapmıştır. (Cankurt 2013).

4- Sad-Kelime-i Alî Tercemesi- Hz. Alî’ye ait yüz Arapça sözden 95’inin birer kıt’ayla Türkçe’ye tercümesidir. Şair, bu eserini de 1054/1644 yılında tamamlamıştır. (Ceyhan 2006: 248-252).

5- Tecelliyât-ı Hüdâyî’nin Nazmen Şerhi. Azîz Mahmud Hüdâyî’nin Tecelliyât adlı Arapça tasavvufî eserinin manzum tercüme ve açıklamasıdır. 1055/1645’re tamamlanan tercümenin devamında Celvetî tarikatıyla alâkalı mensur bilgi verilen bir bölüm de vardır.

6- Nüzhetü’l-Ebrâr min Ehli’l-Esrâr- Aksaray’ın veli, salih insan ve kadılarını anlattığı Arapça bir kitapçıktır. Müellif, bu eserini 1056/1646 senesinde Denizli’de tamamlamıştır.

7- El-Mahmûdiyye fî Menâkıbi Ricâli’l-Bilâd- Bu Arapça eserinde çeşitli Osmanlı şehirlerinde gördüğü âlim, salih, sufi ve kadılardan bahseder; onlara dair hatıralarını anlatır. (Çağırıcı 2006: 39-42; 107-153). Hasan Rızâî'nin bu eseri Mustafa Çağırıcı tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir. (Çağırıcı 2006: 155-199).

8- Kadılık Merkezlerine Dâir Bir Defter- 1063/1653 yılında yazılan ve kadılık merkezlerini elifba sırasına göre anlatan Türkçe bir manzumedir.

9- Tezkiretü’s-Sâlikîn ve Risâletü’n-Nâdimîn- 1067/1657 yılında tamamladığı bu Türkçe eserinde, ömrü boyunca yakın olduğu ve yardımlarını gördüğü şeyhleri anlatır. Mustafa Çağırıcı, yüksek lisans tezinde söz konusu eserin iki yazma nüshasına dayanarak yeni harfli metnini sunmuş ve daha önce anılan Mahmûdiyye’nin Arapça aslı ve Türkçe tercümesine yer vermiştir. (Çağırıcı 2006: 44-199).

10- Tuhfetü’l-Menâzil ve Huhfetü’l-Huffâz- Rızâyî, 1075 (1664-65)’te telif ettiği bu manzum eserinde Üsküdar’dan kafile hâlinde hacca gidişlerini ve seyahat intibalarını anlatır. (Bağdatlı İsmail Paşa 1945: 259; Coşkun 2002: 16-17).

11- Cûy-ı Rahmet- Şirazlı Sâdî’nin 656/1258 yılında yazdığı Gülistân isimli Farsça eserinin 1080/1669’da İstanbul’da tamamlanan manzum tercümesidir.

12- Dîvânçe- Şairin çeşitli nazım şekil ve türlerinde yazdığı dinî, tasavvufî şiirlerini içine alır.

Bazı yayınlarda Rızâyî’nin daha başka eserlerinden de bahsedilir.

Görüldüğü gibi, verimli bir şair ve yazar olan Hasan Rızâî’nin telif ve tercüme tarzında ondan fazla eseri bulunmaktadır. Seyyid Hasan Rızâî, tek taraflı bir edebî şahsiyet değil; hem âlim, hem de Celvetî ve Kadirî tarikatlerine mensup olması dolayısıyla ilim ve irfanı şahsında birleştirmiş bir kişidir. O aynı zamanda edebiyatla, şiir ve nesirle de alâkalı olup azımsanmayacak kadar eser de telif ve tercüme etmiştir. Meydana getirdiği metinler, Farsça-Türkçe manzum lügat, Kasîdetü’l-bürde ve Gülistân tercümesi, âlim, mutasavvıf, kadı biyografileri, İslâm hukuku, hac seyahatnamesi gibi konu bakımından çeşitlilik gösterir. Şairin duygu ve düşüncelerini kusursuz ve pürüzsüz bir şekilde dile getirmede çok maharetli olduğunu söylemek kolay değildir. Bununla birlikte yer yer lirik, hikemî ve talimî (didaktik) tarzda bazı güzel şiirler yazmaya muvaffak olduğu da bir gerçektir.

Kaynakça

Bilge, Rifat ve İbnülemin Mahmud Kemal İnal (hzl.) (1951). Bağdatlı İsmail Paşa, Hediyyetü’l-‘ârifîn esmâ’ü’l-müellifîn ve âsârü’l-musannifîn. İstanbul: MEB Yay.

Bursalı Mehmed Tâhir (1333/1915). Osmanlı Müellifleri. C. 1. İstanbul: Matbaa-i Âmire.

Cankurt, Hasan (2013). Seyyid Hasan Rızâî el-Aksarâyî Hayatı, Sanatı, Eserleri ve Miftâhu’s-saâde Adlı Manzum Kasîde-i Bürde Şerhi. Yüksek Lisans Tezi. Manisa: Celal Bayar Üniversitesi.

Çağırıcı, Mustafa (2006). Hasan Rızâyî ve Tezkiretü’s-Sâlikîn ile Mahmûdiyye Adlı Eserlerin Tahkîk ve Değerlendirilmesi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.

Ceyhan, Âdem (2006). Türk Edebiyatı’nda Hazret-i Ali Vecizeleri. Ankara: Öncü Kitap.

Coşkun, Menderes (2002). Manzum ve Mensur Osmanlı Hac Seyahatnameleri ve Nâbî’nin Tuhfetü’l-Harameyn’i. Ankara: KB Yay.

Fluegel, Gustavus (1835-1858) (hzl). Hanîfzâde Ahmed Tâhir, Âsâr-ı Nev, Nova Opera ab Ahmed Hanífzádeh Ad Continuandum Haji Khalfae Lexion Bibliographicum Collecta Et Ad Ordinem Literarum Disposita Ad Codicis Vindobonensis Fidem Primum Edidit.

İstanbul Kütüphaneleri Türkçe Yazma Divanlar Kataloğu (1959). C. 2. İstanbul: Maarif Basımevi.

Müstakîmzâde Süleyman Sâdeddîn. Mecelletü’n-Nisâb fi’n-niseb ve’l-Kuna ve’l-Elkāb, SüleymaniyeKtp. Hâlet Efendi. Nu. 628.

Turan, Muhittin (2012). “Hasan Rızâyî ve Kân-ı Ma‘ânî İsimli Manzum Sözlüğü”, Turkish Studies-International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic,Volume 7/4, Fall. p. 2939-2992.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1976-98). 8 C. İstanbul: Dergâh Yay.

Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi (2002-2007). C.VII. Ankara: AKMB Yay.

Yaltkaya, Şerefettin ve Rifat Bilge (hzl) (1945-47). Bağdatlı İsmail Paşa Îzâhu’l-meknûn fi’z-zeyl ‘alâ Keşfü’z-zunûn. İstanbul: MEB Yay.

 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. ADEM CEYHAN
Yayın Tarihi: 20.12.2013

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Lutf eyleyüp ihsân ide, Mevlâya gel yalvaralım

Bahşiş atâ îmân ide, Mevlâya gel yalvaralım

Afv eyleye isyânımız, kıla kerem sultânımız

Rehber ide îmânımız, Mevlâya gel yalvaralım

Hatm eyleye gufrân ile, yalvaralım gel cân ile

Yoldaş ide Rıdvân ile, Mevlâya gel yalvaralım

Setr eyleye cürmi tamâm, bilmeye anı hâss u ‘âm

Ağlayarak her subh u şâm, Allâh’a gel yalvaralım

Rızâyî maksûda ire, yüz ura varup servere

Gel girmeden kara yere, Mevlâya gel yalvaralım

(Hasan Rızâyî, Dîvânçe-i Rızâyî, Süleymaniye Ktp. Hacı Mahmud Efendi, Nu. 3347, vr. 209b-210a)

 


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1RUHULLAH/RUHÎ, Ahmet Rıfkıd. 1884 - ö. 1935Doğum YeriGörüntüle
2Sadi Uluırmakd. 1925 - ö. 15 Eylül 1979Doğum YeriGörüntüle
3NÛRÎ, Kadı Nurullah Efendid. ? - ö. 1552-53Doğum YeriGörüntüle