SIDKÎ, Mehmed

(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 18. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Mehmed Sıdkî hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgi yoktur. Ancak, Dîvân'ında yer alan tarih manzumelerinden ve yaşını zikrettiği bir beyitten hareketle 1750'li yıllarda dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Dîvân'ındaki tarihlerden hareketle, Üsküdar, Erzurum, Bitlis ve Konya'da bulunduğu söylenebir. Bir şiirinde, “Nice büldânı dolandık eyledik terk-i diyâr” diyen Sıdkî, çok gezen bir şairdir. Eserinden iyi bir medrese tahsili gördüğü ve tasavvufî konulara vâkıf olduğu anlaşılmaktadır. Nakşibendî şeyhlerinden Hacı Mahmud Efendi ve Erzurumlu İbrahim Hakkı ile olan alakası ve Şeyh Hacı Mahmud Efendi ve başka bir Nakşî şeyhine nazire yazması, onun Nakşibendî olduğunu veya bir dönem bu tarikat ile iştigal ettiğini düşündürmekle birlikte; “Biz Mevlevî bendesiyüz şiddetledür tevhîdimiz”, “Hakîkat pîrimiz ol Gavs-ı A‘zam Mevlevîdür hem” şeklindeki mısralarından Mevlevîlik tarikatına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. 

Sıdkî'nin bilinen tek eseri Dîvân'ıdır. Dîvân, klasik divan tertibine uymamaktadır. Eserin ilk kısmı genellikle gazel ve bunlar arasına serpiştirilmiş olan kaside nazım şekilleri ile yazılmış 183 manzumeyi ihtiva etmektedir. Buradaki manzumeler nazım şekli veya türü gözetilmeksizin kafiyelerine göre sıralanmıştır . Bunlardan sonra, 15 bentten oluşan bir terci-i bend; birincisi kıta, ikincisi nazm şeklinde 2 tarih, 5 nazm, 1 kıta, 1 mesnevi ve 30 müfred yer almaktadır. Ayrıca, eserin baş kısmına sonradan eklenmiş, kaside ve gazel nazım şekilleriyle 17 manzume ve 1 tarih beyiti ve yine sonradan sonuna eklenmiş 1 kıta ile 5 müfred bulunmaktadır. Dîvân yayımlanmıştır (Eren 2014).

Sıdkî, âlim ve mutasavvıf bir şairdir ve bu iki yönünü, şiirlerinde ilim ve tasavvufu kaynaştırarak dengeli bir şekilde yansıtır. Onun tasavvuf anlayışı, vahdet-i vücut felsefesinden ve Bâtınîlik anlayışından uzaktır. Şiirlerinde aşk teması ve dolayısıyla lirizm ön plandadır. Hikmetli söz söylemeye önem verir. İnsan ve kâinatta gördüğü hikmetleri ve görünenin ardındaki hakikatleri sık sık dile getirmeye gayret eder. Şair, içinde bulunduğu toplumu; dinden imandan uzaklaşma, rüşvet, düzenbazlık, ikiyüzlülük ve cimrilik gibi yönlerden eleştirir. Sıdkî, söylemek istediğini içinden geldiği gibi, zorlamadan aktaran bir şairdir. Renkli bir anlatımı vardır, kelime ve mana tekrarlarından kaynaklanan aksaklıklara neredeyse hiç düşmez. 

Kaynakça

Eren, Abdullah (2014). Sıdkî Dîvânı İnceleme ve Metin. Ankara: Altınpost Yay.

Mehmed Sıdkî. Dîvân. Milli Kütüphane Yazmalar Koleksiyonu: Yz. A 646.
 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. ABDULLAH EREN
Yayın Tarihi: 15.04.2014
Güncelleme Tarihi: 12.11.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Külbe-i ahzânı teşrîfe kelâm itdin bana
Gelmedin şâhım efendim subhı şâm itdin banâ 

Âdet-i hûbân imiş âşıklara itmek ezâ
Anın içün sen dahi cevri müdâm itdin bana 

Başımı gavgâya saldı tıfl iken aşkın senin
Mâderimden emdigim şîri harâm itdin bana 

Hâb u râhat ayş u işret hâtırımdan oldı dûr
Bu safâ vü râhatı hep telh u hâm itdin bana 

Âhir ayırdın vatandan Sıdkî-i bî-çâreyi
Ey sitem-cû gurbeti şimdi makâm itdin bana 


Gazel
Ezelden oldı Feyyâzın serâ’ir ma‘deni sahrâ
Anınçün bûs ider her dem zemînin zeylini deryâ 

İnâlar mâ gibi yek-reng olaydı zâhir olmazdı 
Mezâhib ihtilâfında hezârân mes’ele inşâ 

Fenâ-fi'llâh makâmını bulan âşıkların hergiz
Dilinde cây-gîr olmaz gam-ı dünyâ ile ‘ukbâ 

Dilersen genc-i irfânî nümâyân ola kalbinde
Tılısm-ı cismi kâl eyle riyâzetle Halîl-âsâ 

Budur bu nefy ü isbâtın rumûzı Sıdkiyâ fehm it 
Kalur illâ eger sen eylesen lâ harfini imhâ 

(Eren, Abdullah (2014). Sıdkî Dîvânı İnceleme ve Metin. Ankara: Altınpost Yay. 105-06.)