VÂNÎ, Mehmed Efendi

(d. ?/? - ö. Nisan 1592/Receb 1000)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 16. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Van’da doğdu. Asıl adı Mehmed, babasının adı Mustafa’dır. Van’da doğduğu için Vanî mahlasını kullandı ve daha çok da Vankulu lakabıyla meşhur oldu. İyi bir öğrenim görerek, Hâmid Efendi’den mülâzım olduktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yapan Mehmed Efendi, Kırkakçe Medresesi’nden mazul iken 970 yılının Zilhicce ayında (Temmuz-Ağustos 1563) Hâcegî-zâde’nin yerine İstanbul Mahmud Paşa Medresesi’ne, ardından 972/1564-65 yılında Fevrî Efendi’nin yerine Hankah Medresesi’nde müderrislik görevinde bulundu. 974/1566 yılında bu görevinden azledildi. 976/1568-69’da Mahmud Bey’in yerine Atik Ali Paşa Medresesi’ne atandı. 979/1571-71’de Rodos müftülüğüne, 981/1579’da ise Muallim-i Sultânî Sadeddin-i Sânî’nin yerine Sahn-ı Seman Medresesi’ne müderris olarak atandı. 982/1575 Manisa müftülüğüne, 988/1580’de Selanik kadılığına, 989/1581’de ise Amasya kadılığına atandı. Ancak burayı kabul etmeyince Kütahya kadılığına getirildi. 991/1583 tarihinde aylık 80 akçe maaşla bu görevinden emekliye ayrıldı. 997/1588-89 tarihinde Arap-zâde’nin yerine Yenişehir kadılığına atandı. Ancak aynı yıl bu görevinden istifa etti. 998/1590 yılında Suûdî Efendi’nin yerine Medine kadılığına atanan Vânî Mehmed Efendi, 1000 yılı Receb ayında (Nisan 1592) Medine’de vefat etti.

Eserleri Şunlardır:

1. Tercüme-i Sıhah-ı Cevherî (Vankulu Lugatı): Cevherî’nin, Tâcü’l-Luga ve Sıhâhu’l-Arabiyye adıyla da bilinen Arapça sözlüğünün Türkçe tercümesidir. 997/1589 yılında tamamlanan eser, İbrahim Müteferrika tarafından 1141/1728-29 yılında iki cilt halinde yayımlanmıştır. Eser, Osmanlı’da basılan ilk kitap kabul edilmektedir. Dârü’t-Tıbatü’l-Âmire’de ilk baskısı ya­pılan bu Lügat, iki büyük ciltten oluşmaktadır. Lügat, Avrupa’dan ithal edilmiş fi­ligranlı kâğıda, okunabilir nesih bir yazıyla basılmış­tır. Kitabın alt tarafında bir sonraki sayfanın hangi keli­meyle başlayacağını ve bite­ceğini gösteren işaretler bu­lunmaktadır. Kelime kökleri madde başı olarak alınmış, bu kökten türetilen kelimele­rin ise altı, çizili olarak belir­tilmiştir. Birinci cildi, 656 sayfa olan bu Lügat’in ilk altı sayfasında devrin padişahı III. Ahmet, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ve Şeyhülis­lam Yenişehirli Abdullah Efendi’ye övgülerden sonra, İbrahim Müteferrika tarafın­dan kaleme alınan “dibace” (önsöz) ile birlikte hangi say­falarda hangi harfin bulun­duğunu gösteren bir fihrist vardır. Önsözde, matbaanın kurulmasına müsaade eden III. Ahmed’in fermanı ve matbaanın sakıncalı olma­dığına dair şeyhülislamın verdiği fetva sureti, kitaba dair muhtelif bilginler tara­fından yazılmış 16 tak­riz, Matbaacı İbrahim Mü­teferrika tarafından, baskı sanatının lüzumu ve ehem­miyeti hakkında kaleme alınan Vesiletü’t-Tıbaa adlı bir makale, kitabın yazarı Cevherî ile tercüme eden Vankulu Mehmed Efendi’nin kısa hayat hikâyeleri bulunmaktadır. İkinci cilt ise, ilk iki sayfası fihrist olmak üzere toplam 766 sayfadır. Lügat’in her sayfası 37 satır olarak düzenlen­miştir. Her sayfada ortalama olarak üç kelime kökü ve her kelimeden de 22 tane türetilmiş kelime var­dır. Lügatte yaklaşık olarak beş bin kelime kökü ile bu kelime köklerinden türetilmiş yüz binden fazla kelime bulunmaktadır. Vankulu Lügati, döneminin klâsik lügat usulüne göre şu şekil­de tertip edilmiştir:

1) Kitap, her kelimenin son harfine göre, Arap alfabesindeki harf sayısı olarak 28 bölümde ter­tip olunmuştur. Her bölüm, kendi içinde kelimenin baş harfine göre, ayrıca 28 kısma ayrılmıştır. “Hemze” ile nihayetlenen ke­limeler de, hemze kelimenin kendi bünyesine ait ise “Babî hemze”de, fakat “vav” veya “ye”den değişme hemze ise, “Bâbü’l-vav ve’l-yâ”’da gösterilmiştir.

2) Her bölüm, fiilin asli harflerin­den birinci harfine göre tertip edilmiştir.

Bir kelimenin  aynı kökten türemiş kelimeleri, o madde içinde altı çizili olarak gös­terilmekle beraber, asıl bünyeyi teşkil eden kelime ayrıca lügatin kenarında tek olarak yazılmıştır. Vankulu Lügati, padişahın atadığı ilim erbabı tarafından titizlikle incelenerek, iki yıl­da hazırlanmıştır. Baskısı iki yıl ka­dar süren Vankulu Lügati’nin ilk bas­kısı aynı matbaa­da basılan Naimâ Tarihi’nin son sahi­fesinde bulunan bir cetvele göre, bin cilt olarak basılmıştır.

Bu değerli lü­gat, basıldığı za­man umulanın çok ötesinde  rağbet görmüştür. Bunun­la beraber, kitabın fiyatı fazla görül­müş, hatta bu fazlalığa ait yapılan dedikodular sa­raya kadar aksetmiştir. Bu arada, bilhassa medrese talebelerinin istifadesi göz önünde tutularak, 1729/1141 yılında fiya­tının ciltsiz hâlde, o zamanki rayiç değer üzerinden 35 kuruşa indirilmesi için, İstanbul kadısına bir Hattı Hümâyun da gönderil­miştir (Çelik ve Sırma 2012)http://www.tded.org.tr/bpi.aspcaid=354&cid=2518&spec=auth [E.T. 09.06.2014].

Eserin, yazma eser kütüphanelerinde birçok nüshası bulunmaktadır. Bunlardan ikisi “Süleymaniye Kütüphanesi Es’ad Efendi nr. 3288” ve “Hasan Hüsnü Paşa nr. 1097”de kayıtlıdır.

2. Tercüme-i Kîmyâ-yı Saâdet: Gazâlî’ye ait meşhur Kîmyâ-yı Saâdet adlı eserin tercümesidir. Yazma nüshalarından biri “Nuruosmaniye Kütüphanesi, nr. 2334”te ve “Süleymaniye Kütüphanesi, Hamidiye, nr. 636”da kayıtlıdır.

3. Tercîhü’l-Beyyinât: Vankulu’nun kadılığa başladıktan sonra kaleme aldığı bu Arapça risalede, deliller arasında çatışma bulunması durumunda başvurulacak tercih yöntemi anlatılmaktadır. Eserin kütüphanelerde birçok yazma nüshası bulunmaktadır. “Süleymaniye Kütüphanesi, Bağdatlı Vehbi Efendi nr. 2070” ve “Beyazıt Devlet Kütüphanesi, Veliyyüddin Efendi nr. 1420” bunlardan bazılarıdır.

4. Nakdü’d-Dürer: Molla Hüsrev (öl. 885/1480)’in fıkha dair Gurerü’l-Ahkâm adlı eserine yine kendisinin yazdığı Dürerü’l-Hükkâm adlı şerh üzerine yapılan haşiyelerin en önemlisi sayılmaktadır. 995/1586 yılında tamamlanan ve birçok yazması mevcut olan bu eser, ayrıca basılmıştır. Müellif hattıyla yazılmış nüshalardan biri “Süleymaniye Kütüphanesi, Yazma Bağışlar 985” numarada kayıtlıdır.

5. Müseddes Na’t-ı Şerîf: Aruzun remel bahriyle (fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün) yazılmış olan ve beş bent hâlindeki bu müseddes “Süleymaniye Kütüphanesi, Nuri Arlasez, nr. 54, vr. 90b”de kayıtlıdır.

6. Mefâtîhu’l-Cinân ve Mesâbîhu’l-Cânân: Hadise dair bir eserdir. Bir nüshası “Süleymaniye Kütüphanesi, Âtıf Efendi, nr. 297”de kayıtlıdır.

7. Hâşiyetü Şerhi’s-Sirâciyye: Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin “Ferâ’iz-i Sirâciyye” adlı eserine yazılan haşiyedir. 992/1584 yılında yazılan bu eserin güzel bir yazma nüshası “Şehid Ali Paşa Kütüphanesi nr. 1093”te kayıtlıdır.

8. Şerhu Miftâhü’n-Necât: Hz. Ali’den nakledilen “Miftâhu’n-Necât” adlı duaya yapılmış olan bir şerhtir. Yazma nüshalarından biri “Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya nr. 1933”te kayıtlıdır (Kaçalin 2012: 513).

9. Risâleler: Vankulu Mehmed Efendi’nin çeşitli konularda yazılmış birçok risalesi bulunmaktadır. Bu risalelerden tespit edilebilenler şunlardır: Risâle Fî Reddi Ahvâli’l-Mübtediîn, Risâle Fi’l-İ’tiraz ala Kavli Ebi’s-Suûd Fî Tefsîr-i Sûre-i Hûd, Risâle Fi’r-Reddi Kavli Ebi’s-Suûd Fî Tefsîr-i Sûre-i Yusuf, Risâle Fi’r-Reddi Ücreti’l-Müste’ar ve’l-Müste’cir ve’l-Magsûb, Risâle Fi’t-Tahzir ani’l-Bidei ve’l-Ehvâ, Risâle Fî Îzâhi’s-Sulhi ve Sebebih, Mecmû’atü’r-Resâ’il (Civelek 1988: 358-59).

Kaynakça

Akbayar, Nuri (hzl.) (1998). Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî (Yâhud Tezkîre-i Meşâhir-i Osmânî). C. 3. İstanbul: Kültür Bakanlığı-Tarih Vakfı Ortak Yay.

Civelek, Yakup (1988). “Mehmed b. Mustafa el-Vânî ve Vankulu Lûgatı”. EKEV Akademi Dergisi I/3.

Furat, Ahmed Subhi (1986). “Vankulu”. İslâm Ansiklopedisi. C. XIII. 202-203.

Çelik Recep, Ekrem Sırma (2012). Türkçenin İlk Matbu Eseri: Vankulu Lügati. http://www.tded.org.tr/bpi.asp?caid=354&cid=2518&spec=auth [E.T. 09.06.2014].

Kaçalin, Mustafa S. (2012). “Vankulu”. İslâm Ansiklopedisi. C. 42. Ankara: TDV Yay. 513.

Kurnaz, Cemal ve Mustafa Tatçı (hzl.) (2001). Mehmet Nâil Tuman, Tuhfe-i Nâilî- Dîvân Şâirlerinin Muhtasar Biyografileri. C. 2. Ankara: Bizim Büro Yay.

Özcan, Abdulkadir (hzl.) (1989). Nev’i-zâde Atâî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik Fî Tekmîleti’ş-Şakâ’ik. Şakâ’ik-i Nu’mâniyye ve Zeyilleri. C. 2. İstanbul: Çağrı Yay.

Şemseddin Sâmî (1314). Kâmûsu’l-Âlâm. C. 6. İstanbul: Mihran Matbaası.

Yavuz, Fikri ve İsmail Özen (hzl.) (1972). Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri. C. 3. İstanbul: Meral Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. YUNUS KAPLAN
Yayın Tarihi: 12.12.2014

Eserlerinden Örnekler


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1Ahmet Sırrı Arvasd. 05 Mayıs 1972 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2UMMÂN BABA/UMMÂNÎ/UMMÂN, Umman Kadri Poyrazoğlud. 1936 - ö. 15.05.2016Doğum YeriGörüntüle
3Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Ahmet Sırrı Arvasd. 05 Mayıs 1972 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
5UMMÂN BABA/UMMÂNÎ/UMMÂN, Umman Kadri Poyrazoğlud. 1936 - ö. 15.05.2016Doğum YılıGörüntüle
6Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Ahmet Sırrı Arvasd. 05 Mayıs 1972 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
8UMMÂN BABA/UMMÂNÎ/UMMÂN, Umman Kadri Poyrazoğlud. 1936 - ö. 15.05.2016Ölüm YılıGörüntüle
9Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Ahmet Sırrı Arvasd. 05 Mayıs 1972 - ö. ?MeslekGörüntüle
11UMMÂN BABA/UMMÂNÎ/UMMÂN, Umman Kadri Poyrazoğlud. 1936 - ö. 15.05.2016MeslekGörüntüle
12Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Ahmet Sırrı Arvasd. 05 Mayıs 1972 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14UMMÂN BABA/UMMÂNÎ/UMMÂN, Umman Kadri Poyrazoğlud. 1936 - ö. 15.05.2016Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Ahmet Sırrı Arvasd. 05 Mayıs 1972 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17UMMÂN BABA/UMMÂNÎ/UMMÂN, Umman Kadri Poyrazoğlud. 1936 - ö. 15.05.2016Madde AdıGörüntüle
18Abdurrahman Adıyand. 25 Mayıs 1964 - ö. ?Madde AdıGörüntüle