YAMAN DEDE, Mehmet Kadir Keçeoğlu

(d. 29.07.1887 / ö. 03.05.1962)
âşık, muallim, avukat
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

İslamiyet'i benimsemeden önceki adı Diamandi olan ancak daha sonra Mehmet Kadir Keçeoğlu adını alan âşık, 29 Temmuz 1887’de Kayseri’nin Talas ilçesinde doğmuştur. Babası Rum Yuvan Efendi, annesi Afurani Hanım’dır. Yanan Dede, Yanar Dede, Yaman Dede, Yamandi Molla ve Molla Bey olarak da anılır. İlk tahsilini Rum Ortodoks mektebinde alır. Medreseye girme isteğiyle 1900’de Kastamonu İdâdîsi’ne devam eder. Zorunluluğu olmadığı hâlde hususi merakla din derslerine katılır. İskilipli Osman Efendi’nin Mesnevî’nin on sekiz beytini okuma ödevi, gönül dünyasındaki değişimin kapısını aralar. Bu olay Arapça ve Farsçaya olan ilgisini artırır. Arapçaya olan vukûfiyetiyle Yamandi Molla olarak anılır. Kastamonu İdâdîsi’ni birincilikle bitirir. Doktor olması tavsiyesinde bulunulmasına rağmen “Doktorun etkisi muhatabıyla sınırlıdır, hâkimin kararı ise topluma yansır” (Subaşı 2003: 24) gerekçesiyle 1909’da İstanbul Dârülfünûnu Hukuk Mektebine girer. Avukatlık yaptığı dönem Galata Mevlevîhânesi’nde Ahmed Celâleddin Dede ve Ahmed Remzi (Akyürek) Dede’nin Mesnevî derslerine katılır. Mesnevî’yi Ankaravî şerhiyle birlikte sonuna kadar okur. Gayretinden dolayı Ahmed Remzi Dede ona Yaman Dede adını verir (Şahin 2013: 311-312).

Şair, İslamiyet'i benimsese de ailevî sebepler yüzünden açığa vuramaz. Mektuplarında kırk yıl ailesinden gizli oruç tuttuğunu bildirir (Özdamar 2008: 227-415). Bu gizlilik 1942’de Ahmed Hilmi Efendi’nin vesilesiyle İslamiyet’i kabul edip Mehmet Abdülkadir Keçeoğlu adını aldığını bildirmesiyle nihâyete erer. Avukatlığı bırakıp öğretmenliğe yönelir. Saint Benoit ve Notre Dame gibi okullarda verdiği derslerin yanı sıra İstanbul İmam-Hatip Okuluyla, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde uzun süre Arapça, Farsça, Türkçe dersleri verir. 3 Mayıs 1962’de vefat eder ve Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilir (Şahin 2013: 311-312). Hafız Yusuf Cemil Ararat, isminin de elmas manasına gelmesine atıfla ölümü üzerine "Ehl-i dil târihine böyle didi/ Ric’at itdi kânına elmas idi" beyitini söyler (Esmer 2018: 39).

Şiire ve edebiyata oldukça önem veren şair, 20. yüzyıl Türk şiirinde divan edebiyatı geleneğini sürdürür. Döneminin önemli hocalarından eğitim alır. Arapça ve Farsçaya hâkimdir. Şiirlerinde aruzu başarıyla kullanır. Gençlik yıllarında yazdığı şiirleri hüzün ve elem temalı iken, son dönem şiirlerinde yanarak arınma, aşk ve cemal iştiyakı dikkati çeker (Esmer 2018: 47-50). Şiirlerini Yaman Dede mahlasıyla yazar. Manzumelerinin hemen hepsinde Mevlana ve Mesnevî’nin izleri görülür. Mevlana üzerine yazdığı şiirler Mevlevî çevrelerin yanı sıra Yahya Kemal, İbnülemin Mahmud Kemal ve Orhan Seyfi Orhon gibi isimler tarafından takdir edilir. Ona göre hayatın kendisi başlı başına bir şiir, şair de görünmeyen dudakların üflediği bir neydir. Şairliğinin yanında mutasavvıf kimliği de olan Yaman Dede, kainata ilahî aşk nazarıyla bakar, her şeyi o aşkın bir tecellisi olarak yorumlar. İnsanın ancak aşkla yanarak olgunlaşabileceğini, bu yanıştan duyulan ıstırabı zevke dönüştürmesiyle insan-ı kamil olabileceğini vurgular. Bu açıdan ihtidâ sürecini anlattığı 'Nasıl Müslüman Oldum?' (Özdamar 2018) başlıklı yazısı dikkat çekicidir. Şiirleri ölümünden sonra toplanarak (Özdamar 2000) yayımlanır. Bunlar arasında "Târumar Olsam da Ben", "Semâ", "Kurban Kurban Üstüne", "Dahîlek Yâ Resullallah", "Canânımın Harîminde", "Ağlatma Beni" ve "Ney" en bilinen şiirleridir (Esmer 2018: 48-49). "Dahîlek Yâ Resullallah" isimli naatı ise Ali Kemal Berivanlı tarafından bestelenir (Şahin 2013: 312).

Kaynakça

Esmer, Büşra (2018). Naat Bağlamında Hem-Teşne İki Şairin Cemal İştiyakı: Şeyh Galib-Yaman Dede. Lisans Bitirme Tezi. Ankara: Hacettepe Üniversitesi.

Özdamar, Mustafa (2008). Yaman Dede. İstanbul: Kırk Kandil Yay.

Subaşı, Muhsin İlyas (2003). Aşkta Yanan Dede. İstanbul: Nesil Yay.

Şahin, Haşim (2013). “Yaman Dede”. İslâm Ansiklopedisi. C. 43. Ankara: TDV Yay. s. 311-312.

Yalsızuçanlar, Sadık (2016). Diyamandi. İstanbul: H Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DR. HULUSİ EREN
Yayın Tarihi: 27.12.2018

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ŞEMSÎ, Seyyîd Mehmed Şemseddîn Efendid. ? - ö. 1812-13Doğum YeriGörüntüle
2BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45Doğum YeriGörüntüle
3RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.Doğum YeriGörüntüle
4ŞEMSÎ, Seyyîd Mehmed Şemseddîn Efendid. ? - ö. 1812-13Doğum YılıGörüntüle
5BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45Doğum YılıGörüntüle
6RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.Doğum YılıGörüntüle
7ŞEMSÎ, Seyyîd Mehmed Şemseddîn Efendid. ? - ö. 1812-13Ölüm YılıGörüntüle
8BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45Ölüm YılıGörüntüle
9RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.Ölüm YılıGörüntüle
10ŞEMSÎ, Seyyîd Mehmed Şemseddîn Efendid. ? - ö. 1812-13MeslekGörüntüle
11BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45MeslekGörüntüle
12RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.MeslekGörüntüle
13ŞEMSÎ, Seyyîd Mehmed Şemseddîn Efendid. ? - ö. 1812-13Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ŞEMSÎ, Seyyîd Mehmed Şemseddîn Efendid. ? - ö. 1812-13Madde AdıGörüntüle
17BELÎĞ, Mehmed (Abdullâh)d. ? - ö. 1744-45Madde AdıGörüntüle
18RÜŞDÎ, Doktor Mehmed Rüşdî Beyd. ? - ö. 19. yy.Madde AdıGörüntüle