ZABİT, Nebi Efendi

(d. ?/? - ö. ?/?)
âşık
(Âşık / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)

Şiirlerinde Zabit mahlasını kullanan âşığın asıl adı ile ilgili kaynaklarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Saim Sakaoğlu, Ali Berat Alptekin ve Esma Şimşek Azerbaycan Âşıkları ve El Şairleri adlı yapıtlarında Zabit’in 19. yüzyıl âşıklarından olduğunu ve hayatı hakkında bilgi olmadığını ifade eder. Ayrıca Zabit’in âşığın asıl adı olmayıp muhtemelen mahlâsı olduğuna dikkat çekerler. Rivayete göre ise, Gazah Bölgesi’nin Hacıemirli köyünde Nebi Efendi Zabit adlı bir şahıs yaşadığına ve muhtemelen Zabit Efendi’nin Nebi Efendi olduğuna dikkat çekerler. Bu bilgilere ek olarak, başka bir malumata göre de Nebi Efendi’nin Tiflis’te yaşadığını, 73 yaşında iken vefat ettiğini ve Necmeddin ile Kocalı köyleri arasındaki Çelebili Kabristanlığı’na defnedildiğini belirtirler. Arapça ve Farsça tahsili gören Zabit’in, ilk tahsilini Şeki’deki ruhani mektebinde yaptığına, “Varşava” ordusunda “hörüçik” rütbesi ile hizmet gördüğüne değinir (Sakaoğlu vd. 1985: 135-136). Zabit’in yaşamı ve şairliği cönk ve mecmualar üzerine yapılacak çalışmalarla aydınlatılabilir.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi’nde de, Azerî âşığı olduğu belirtilen Zabit’in Azerbaycan’ın Gazah bölgesinin Hacıemirli köyünde yaşamış Nebi Efendi’nin Zabit mahlası ile şiirler söyleyen zat olduğundan bahsedilir. Ve başka bir rivayete göre de yine, Nebi Efendi’nin Tiflis’te yaşadığı, 73 yaşında vefat ettiği ve hem âşık hem de divan tarzında şiirleri olan Zâbit’in divan tarzında fazla başarılı olmadığı ifade edilmektedir (1998: 631). Saim Sakaoğlu, Ali Berat Alptekin ve Esma Şimşek de Zabit’in hem halk şiiri hem de klasik şiir tarzlarında şiirler söylediğini ve bunların her ikisinde de başarılı olduğunu belirtir. Halk şiiri tarzında yazmış olduğu gerayIılarında alışılmışın dışına çıktığını ve bunun en güzel örneğini de “kef, kef, kef” ayağı ile başlayan geraylısının teşkil ettiğini dile getirirler. Zabit’in Arap ve Fars dilleri üzerinde yapmış olduğu tahsilin onun şiirlerine de aksettiğinden ve şiirlerinde Arapça ve Farsça kelimeleri ustalıkla kullandığından söz eder. Zabit’in atasözleri ve hikmetlerden faydalanan bir şair olduğuna dikkat çekerek “Bülbül” redifli koşmasında bunun örneğini verdiğini belirtir. Ayrıca şiirlerinin konusunu büyük ölçüde sevgilinin teşkil ettiğine ve sevgilinin boyunun, gözünün, kaşının, saçının ve yanaklarının onun şiirlerinde çok güzel bir hâl aldığına değinmişlerdir. Bu bilgilere ek olarak, mani tarzında da şiirler söyleyen Zabit’in bu manilerinde büyük ölçüde başarılı olduğuna ve cinas sanatını ustalıkla kullandığına dikkat çeker. Klasik şiir tarzında yazdığı şiirlerinde de başarılı olan Zabit’in “olmaz” redifli, “mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün” kalıbıyla yazdığı gazelini ise bu duruma örnek olarak verir. Son olarak ise, Zabit’in edebî sanatları da ustalıkla, yerli yerinde kullandığını vurgular (Sakaoğlu vd. 1985: 135-136).

Kaynakça

Mümtaz, Salman (2005). El Şairleri. Bakı: Seda Neşriyatı. 

Sakaoğlu, Saim; Ali Berat Alptekin, Esma Şimşek (1985). Azerbaycan Âşıkları ve El Şairleri. 1. Cilt, İstanbul: Halk Kültürü Yay.

"Zabit Nebi Efendi" (1998). Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi. 8. Cilt. İstanbul: Dergah Yay. s. 631.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ARAŞ. GÖR. ZEYNEP SAFİYE BAKİ
Yayın Tarihi: 03.03.2015

Eserlerinden Örnekler

Kef, Kef, Kef (Mükerrer)

Könül galh durma coş, coş, coş,

Tök gilen ateş kef, kef, kef.

Melekler oldu top, top, top,

Gurubdu taza sef, sef, sef.

Üzünde hindü hal, hal, hal,

Geyinmiş yeşil al, al, al,

De mütrüb, durma çal, çal, çal,

Yaraşıb saza def, def, def.

Mehemmed, azca yat, yat, yat,

Var me’raca min at, at, at,

Cebrayıl dunna, get, get, get,

Gelir avaza, ref, ref, ref.

Bu dünyada guru ses, ses, ses.

Gelir regibî nes, nes, nes,

Desem şu halg da pis, pis, pis.

Olur şahbaza hef, hef, hef.

Zabit dese yar oh, oh, oh,

Deme laleyi yoh, yoh, yoh,

Günah-i bîhed çoh, çoh, çoh,

Ede Feyyazi ef, ef, ef (Sakaoğlu vd. 1985: 137)

Bülbül

Seher, seher dadü feryad edince,

Varıb bağ küncünde yatsana, bülbül.

Eger vefalısan sen de menim tek,

Bulanıb ganına batsana bülbül.

Eger yarın bir bîvefa yar ise,

Sübhü şam çekdiyin ah u zar ise,

Ferhad ü Mecnunca derdin var ise,

Getirib derdime gatsana bülbül.

Bir meseldir her ağacda bar olmaz.

Tur Dağı tek her dağ lalezar olmaz,

Cefa çekme, bîvefadan yar olmaz,

Gedib bir doğru yar tutsana, bülbül.

Gızıl gülü gara zağlar derince,

Cövresinde harlar sefa sürünce,

Eşgin metaını bade verince,

Varıb bazarında satsana bülbül.

Bîvefadan ötrü çekme ab u zar,

Neçin ehvalına olmaz eşkibar,

Seher seher ağlayanda zar, zar.

Zabit’e bir heber versene bülbül (Sakaoğlu vd. 1985: 137)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1HATUN, Caferova Narınc Evezkızıd. 1930 - ö. 2007Doğum YeriGörüntüle
2ESKER KIZILI, Esger Abdulla Oğlu Esgerovd. 1939 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3TAĞI VELİYEVd. 1888 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4HATUN, Caferova Narınc Evezkızıd. 1930 - ö. 2007Doğum YılıGörüntüle
5ESKER KIZILI, Esger Abdulla Oğlu Esgerovd. 1939 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6TAĞI VELİYEVd. 1888 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7HATUN, Caferova Narınc Evezkızıd. 1930 - ö. 2007Ölüm YılıGörüntüle
8ESKER KIZILI, Esger Abdulla Oğlu Esgerovd. 1939 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9TAĞI VELİYEVd. 1888 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10HATUN, Caferova Narınc Evezkızıd. 1930 - ö. 2007MeslekGörüntüle
11ESKER KIZILI, Esger Abdulla Oğlu Esgerovd. 1939 - ö. ?MeslekGörüntüle
12TAĞI VELİYEVd. 1888 - ö. ?MeslekGörüntüle
13HATUN, Caferova Narınc Evezkızıd. 1930 - ö. 2007Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14ESKER KIZILI, Esger Abdulla Oğlu Esgerovd. 1939 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15TAĞI VELİYEVd. 1888 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16HATUN, Caferova Narınc Evezkızıd. 1930 - ö. 2007Madde AdıGörüntüle
17ESKER KIZILI, Esger Abdulla Oğlu Esgerovd. 1939 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18TAĞI VELİYEVd. 1888 - ö. ?Madde AdıGörüntüle