HALİL, Karnavaslı Halil

(d. 1868 / ö. 1939)
duvar ustası
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Karnavaslı Âşık Halil ya da Âşık Halil adıyla bilinen âşık, günümüzde Erzurum'un Olur ilçesine bağlı Ormanağzı (Karnavas) köyünde 1868'de dünyaya gelmiştir. Babası İbrahim adlı bir çiftçidir. Annesinin adı Suna'dır. Kendisi de babası gibi çiftçidir. I. Dünya Savaşı yıllarında muhacir olarak Tokat'a gider ve orada yaşar. Savaş bitince ve Oltu düşman işgalinden kurtulunca köyüne döner. Ömrünün büyük kısmı köyünde geçer. Âşığın iki evlilik yaptığını yine rivayetlerden ve şiirlerinden öğrenilir. İlk evliliğinden bir yıl sonra hanımı vefat eder. İkinci evliliğinden bir oğlu olur. Âşık Halil'in okuryazarlığı yoktur. İyi bir duvar ustası olduğu söylenmiştir. "Âşıklık ilhamının nasıl geldiğini soranlara şöyle cevap verdiği rivayet edilir: "Ben ne şerbet içtim, ne de pirle konuştum. Yalnız bir gece vakti mezraya giderken, sıcak bir rüzgârın sanki beni yalayıp geçtiğini hissettim. Ondan sonra da her âşık gibi, gördüğüm, duyduğum ve etkilendiğim her şeye şiirler söylemeye başladım." Âşık Halil hiç saz çalmamıştır. Fakat, şiirler söylerken bazen eline bir değnek, bazen bir süpürge ve hatta Sümmânî Baba ile karşılaşmalarında bir maşayı saz gibi tutarak şiirler söylediği rivayet edilmektedir. Âşık, 1939'da doğduğu köyde vefat etmiştir (Vural 2012: 67-70).

Eldeki mevcut şiirlerinden hareketle Âşık Halil'in geleneğin bilgisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Hece ölçüsünü ustalıkla kullanan âşığın şiirlerindeki temalar bireysel ve toplumsal içeriklidir. İlk eşinin erken yaşta vefatı âşığı derinden etkiler: "Dahi ölene dek yüzün göremem/Sağ iken dünyada kavuşamadım" diyerek üzüntüsünü şiirlerine taşır. Şiirine etki eden başka bir unsur ise yaşadığı yıllarda Doğu Anadolu'daki Türk-Rus savaşı ve yöre halkının bu savaşlar sebebiyle çektiği sıkıntılardır. Âşık, Rus mezalimini görmüş, evini barkını, köyünü, vatanını terk etmiş, düşman zulmünden kaçmıştır: "Urus bizi topa tuttu/ Peşimizden gülle attı/ Çok milleti esir etti/ Bilen yok kaçtır efendim." Muhacirlik sırasında ve dönüşünde yaşadıklarını betimlediği destanları bulunmaktadır. Karnavaslı Âşık Halil'in etkilendiği ve karşılaştığı âşıklarla ilgili net bir bilgi mevcut değildir. Âşık Halil'in şiirlerinde mahallî deyişler ve samimi bir üslup ön plana çıkmaktadır (Vural 2012: 71-73).

Kaynakça

Vural, Temel (2012). Sümmânî'den Günümüze Oltu Havzası Şairleri. Ankara: Bizim Büro Basımevi.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: ONUR YILMAZ
Yayın Tarihi: 15.03.2019
Güncelleme Tarihi: 07.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1SEYRANÎ, Mevlüt Kayad. 1923 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2TUYLU FAZIL DİDARİd. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3Hande Koçakd. 1982 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Ahmet Avni Konukd. 1868 (h. 1287) - ö. 14 Mart 1938Doğum YılıGörüntüle
5BAYRAMOĞLU, Daşdemird. 1868 - ö. 1928Doğum YılıGörüntüle
6GURBAN AĞDABANLI, Gurban Gocayevd. 1868? - ö. 1933?Doğum YılıGörüntüle
7MESLEKİ, Bekir Umutd. 1848 - ö. 1939Ölüm YılıGörüntüle
8HACI HOCAd. 1849? - ö. 1939Ölüm YılıGörüntüle
9Ahmet Mikdat Poyrazd. 1871 - ö. 26 Aralık 1939Ölüm YılıGörüntüle
10FINDIKLI, Mustafa Fındıklıd. 10.05.1964 - ö. ?MeslekGörüntüle
11ALİYÂR, Zikri Alyard. 07.02.1960 - ö. ?MeslekGörüntüle
12DELİ İMAMİ, Mustafa Topald. 1953 - ö. ?MeslekGörüntüle
13NASUH, Nasuh Gülmezd. 1948 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14CEMAL, Cemal Sayılgand. 1938 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15BULALİ, Mevlüt Yazıcıd. 1919 - ö. 1985Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16İLKAR İMAMVERDİYEVd. 23.09.1956 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
17SALİH ŞANLIERd. 10.02.1924 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18MEZAHİR AHUNDOVd. 1909 - ö. 31.10.1979Madde AdıGörüntüle