KARA MEHMET, Mehmet Siligünlü

(d. 1934 / ö. 09.09.2014)
çiftçi
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Mehmet Siligünlü olan âşık 1934 yılında Adana'nın Ceyhan ilçesine bağlı Gümürdülü köyünde doğmuştur. Konargöçer bir aileye mensup olduğu için belirli bir eğitim alma imkânı bulamaz; okuma yazmayı vatani görevini yaparken öğrenir (Erman Artun Özel Arşivi No: 20). Âşık, vatani görevini tamamladıktan 7 veya 8 yıl sonra 1964 yılında evlenir ve bu evlilikten üçü kız ve üçü de erkek olmak üzere altı çocuk sahibi olur (Arı 2009: 465).

Âşık, geçimini düğünlere, sazlı sözlü ortamlara, âşık şölenlerine ve okul programlarına katılarak sağlar; bunun yanı sıra küçük çapta çiftçilik ve hayvancılık yapar. 9 Eylül 2014'te doğduğu köyde vefat eder.

Mehmet Siligünlü, âşıklığa on bir yaşında ilgi duymaya başlar. Karacaoğlan, Dadaloğlu, Deli Boran ve âşık hikayeleri (Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun, Âşık Garip, vb.) dinlerken başlayan bu ilgi, kendisini şiir söylemeye sevk eder. Âşıklığa başlama nedeninin ise bir sır olduğunu söyler (Arı 2009: 465).

Badeli bir âşık değildir; saz çalamaz. Ancak, âşıklık geleneği içerisinde Türkiye'nin önde gelen yalanlama ustalarındandır: "Bir pamuk büyüdü bizim tarlada/ Dallarına ben de şaştım duydun mu/ Çıktım da üstüne toplayam derken/ Kırk metire yerden düştüm duydun mu?" (Arı 2009: 471). Âşık, şiirlerinde çoğu zaman adını tapşırır. Kimi zaman da Kara Mehmet mahlasını kullanır. Şiirlerinde anlatım tekniklerinden soru-cevap, delil-ispat, doğrudan anlatım, nasihat ve hitap ile hikâye etmeyi tercih eder. Yine âşık, şiirlerinde anlatımı güçlendirmek için tekrir ve ikilemelere, deyimlere ve halk söyleyişlerine sıkça yer verir (Arı 2009: 468).

Kara Mehmet, şiirlerinde genellikle yarım kafiyeyi tercih eder ve ek şeklinde rediflere sıklıkla yer verir. Şiirleri genellikle koşma tarzında olup nasihat, güzelleme, taşlama ve yalanlama şeklindedir. Kara Mehmet, yalanlama tarzında yazdığı şiirlerde oldukça başarılıdır. Yalanlama tarzındaki şiirlerin çatısı şaşırtma, abartı ve yerel ağız özelliklerini güldürü unsuru olarak kullanma üzerine kuruludur. Kara Mehmet'in şiirlerinde abartı ve mizah iç içedir. Âşık, bu tür şiirlerinde mizahı, toplumun nasıl yaşadığından bihaber bir doktoru yermek suretiyle veya yetiştirdiği ürünlerle övünen insanları alaya alarak ya da kendi yoksulluğunun boyutunu abartıp karikatürize etmek suretiyle sağlar. Aşağıda verilen dörtlükte gençlik dönemleriyle övünen; ama aslında gençliklerinde de farklı özellikleri olmayan kişiler hicvedilir: "Gene eski günler aklıma düştü/ Nerde kaldı benim eski gençliğim/ Bir şey anlamadım ne çabuk geçti/ Nerde kaldı benim eski gençliğim?" (Arı 2009: 471-473).

Kaynakça

Arı, Bülent (2009). Adana'da Geçmişten Bugüne Âşıklık Geleneği, Karacaoğlan-1966. Adana: Altınkoza Yay.

Artun, Erman (2000). Adana Halk Kültürü Araştırmaları I. Adana: Altınkoza Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. BÜLENT ARI
Yayın Tarihi: 27.12.2018
Güncelleme Tarihi: 08.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1AHMED EFENDİd. 1860 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2HIŞIR, Aliosman Nebioğlud. 1951 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3HİDECİ, Hâkim Hacı Molla Muhammedd. 1853 - ö. 1928Doğum YeriGörüntüle
4Muzaffer Budakd. 1934 - ö. 5 Kasım 2004Doğum YılıGörüntüle
5Abdullah Satoğlud. 15 Mayıs 1934 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
6Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Doğum YılıGörüntüle
7Muzaffer Budakd. 1934 - ö. 5 Kasım 2004Ölüm YılıGörüntüle
8Abdullah Satoğlud. 15 Mayıs 1934 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
9Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Ölüm YılıGörüntüle
10Muzaffer Budakd. 1934 - ö. 5 Kasım 2004MeslekGörüntüle
11Abdullah Satoğlud. 15 Mayıs 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
12Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?MeslekGörüntüle
13Muzaffer Budakd. 1934 - ö. 5 Kasım 2004Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Abdullah Satoğlud. 15 Mayıs 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Muzaffer Budakd. 1934 - ö. 5 Kasım 2004Madde AdıGörüntüle
17Abdullah Satoğlud. 15 Mayıs 1934 - ö. ?Madde AdıGörüntüle
18Aysel Alpsald. 1934 - ö. ?Madde AdıGörüntüle