KÂBİL, Muhittîn

(d. 1250?/1834-35? - ö. 1327/1909-10)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Asıl adı Muhittîn’dir. Kâbil mahlasını kullandı. Kerkük’ün Piryâdi Mahallesi’nde 1250/1834-35 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Tokat’tan Kerkük’e göç eden bir aileden gelmektedir. Babası Hacı Süleyman, dedesi Hacı Yûnus, babasının dedesi (Tanrıverdi) de Kerkük doğumludurlar. Ailenin, yaşadıkları mahallede inşa ettirdiği cami ve hamam da yine Tokatlı adı ile tanınmıştır. Mahalle mekteplerinde ve Kerkük medreselerinde öğrenim gördü. Öğrenim gördüğü medrese bilinmese de vaktin ileri gelen âlimleri yanında okuduğu, maani ve beyan ilimlerinde ilerlediği şiirlerinden anlaşılmaktadır. Önceleri Kerkük'te idare meclisi azası oldu. Bazı a'şâr komisyonunda çalışarak ihale memurluğu da yaptı. Uzun süre mahkeme azalığında bulundu. Bir süre Ranya'da kaymakam vekilliği de yaptı. Bu görevde iken Musul valisi olarak teftişe gelen Süleyman Nazîf ile görüştü ve onun takdirini kazandı. Kâbil’in üç oğlu vardı. Bunlardan Zeynelâbidin ve Mâil de şairdi. Kâbil, hayatının sonlarına doğru görme kabiliyetini kaybederek 1327/1909-10 yılında Kerkük'te vefat etti. Vefatından üç gün önce yakalandığı hastalık sebebiyle kendini ziyarete gelen Hicrî Dede’den vefat tarihini yazmasını istedi. Bunun üzerine Hicrî Dede “Siyehpûş ol a cânum dîdeden oldu nihan Kâbil / Edîb u fahr-i millet pîr ü merd u nüktedân Kâbil / Dedim târîhini cevherle mağfûr oldu ey Hicrî / Ziyâ-yı câvidân sâhib-kemâl-i şâ‘irân Kâbil (1327)” manzumesi ile vefatına tarih düşürdü. Bu manzume, şairin Kerkük’te Büyük Musalla Kabristanı’ndaki mezar taşına yazıldı. Kerküklü şair Mustafa Sâlim de “Söyledim âh ederek cevherî Sâlim târih / Gitti Tûbâ’ya sühansenc-i fasâyih Kâbil (1327)” ifadesi ile tarih düşürdü (Öbek vd. 2013: 144-145).

Kâbil uzun boylu, nahif vücutlu, hoşsohbet, zarif ve nüktedan bir kimseydi. Genellikle Rufaî dergâhına giderek Seyit Necîb Efendi ile sohbet eder, onların hizmetinde bulunurdu.

Şair olarak büyük ün yapmış olmasına rağmen şiirleri bir divan hâlinde değildir. Dağınık hâldeki şiirleri Ata Terzibaşı tarafından bir araya getirildi ve yayımlandı (Öbek vd. 2013: 146-172). Türkçe şiirleri yanında Farsça şiirleri de vardır.

Şiirlerinde genellikle dinî ve hikemi konulara yer verdi. Bazı gazellerinde rindane bir söyleyişi yeğledi. Bazı gazelleri tekkelerde zikir esnasında ve mevlit törenlerinde özel ezgiyle okundu. Tarih düşürmede de ustaydı. Kendinden sonra gelen Kerküklü şairler üzerinde etkili oldu ve birçok şiiri tanzir edildi.

Kaynakça

Erdoğan Taşralı, Ayşe (2007). Atâ Terzibaşı, Kerkük Şairleri: 1. Yüksek Lisans Tezi. Edirne: Trakya Üniversitesi.

Öbek, Ali İhsan, Ayşe Taşralı (hzl.). (2013). Av. Atâ Terzibaşı Kerkük Şairleri. 1. Kitap. İstanbul: Ötüken Yay.

Saatçi, Suphi (1997). “Kâbil”. Başlangıcından Günümüze Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi (Nesir-Nazım). C. 6. Ankara: KB Yay. 374-376.

Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi (1982). “Kâbil Muhiddin”. C. 5. İstanbul: Dergâh Yay. 65-66.

Ünver, Niyazi (2004). “Kâbil”. Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. 5. Ankara: AKM Yay. 275. 

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. BEYHAN KESİK
Yayın Tarihi: 27.11.2014
Güncelleme Tarihi: 01.12.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Hâk-i pâk-i nâkten terkîb olunmuş hilkatim

Mest eder erbâb-ı aşkı neş’e-i keyfiyyetim

Olmayan vâkıf gönülde hikmet-i endîşeme

Cevri nâfehm eyler elbet lâubâlîhey’etim

Lutf-ı yârâna mukâbil hayretimden âcizim

Gösterir makhûr âlemde beni mahviyyetim

Devlet-i aşkın emîr-i saltanat-pîrâsıyım

İzz ü câhım hilm ü temkînim tevâzu‘ şevketim

Hey’etim huffâştıynetler görünce göz yumar

Âdetâ mihr-i cihânefrûzdur mâhiyetim

Dergeh-i rahmetmedâr-ı Yâr’e Kâbil yüz süre

Mâsivâ-yı Yâr’e baş eğmez ulüvv-i himmetim

(Öbek, Ali İhsan ve Ayşe Taşralı (hzl.). (2013). Av. Atâ Terzibaşı Kerkük Şairleri. 1. Kitap. İstanbul: Ötüken Yay. 160.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1ALİ, Kerküklü Şeyh Mehmed Ali Nûr, Mûr Alid. 1805 - ö. 1882Doğum YeriGörüntüle
2FÂ'İZ, Abdülkâdir Fâ'iz Tâlebânîd. 1834 - ö. 1897Doğum YeriGörüntüle
3LÜTFÎ, Lütfullâh Efendid. ? - ö. 19. yy.Doğum YeriGörüntüle
4ALİ, Kerküklü Şeyh Mehmed Ali Nûr, Mûr Alid. 1805 - ö. 1882Doğum YılıGörüntüle
5FÂ'İZ, Abdülkâdir Fâ'iz Tâlebânîd. 1834 - ö. 1897Doğum YılıGörüntüle
6LÜTFÎ, Lütfullâh Efendid. ? - ö. 19. yy.Doğum YılıGörüntüle
7ALİ, Kerküklü Şeyh Mehmed Ali Nûr, Mûr Alid. 1805 - ö. 1882Ölüm YılıGörüntüle
8FÂ'İZ, Abdülkâdir Fâ'iz Tâlebânîd. 1834 - ö. 1897Ölüm YılıGörüntüle
9LÜTFÎ, Lütfullâh Efendid. ? - ö. 19. yy.Ölüm YılıGörüntüle
10ALİ, Kerküklü Şeyh Mehmed Ali Nûr, Mûr Alid. 1805 - ö. 1882MeslekGörüntüle
11FÂ'İZ, Abdülkâdir Fâ'iz Tâlebânîd. 1834 - ö. 1897MeslekGörüntüle
12LÜTFÎ, Lütfullâh Efendid. ? - ö. 19. yy.MeslekGörüntüle
13ALİ, Kerküklü Şeyh Mehmed Ali Nûr, Mûr Alid. 1805 - ö. 1882Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14FÂ'İZ, Abdülkâdir Fâ'iz Tâlebânîd. 1834 - ö. 1897Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15LÜTFÎ, Lütfullâh Efendid. ? - ö. 19. yy.Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16ALİ, Kerküklü Şeyh Mehmed Ali Nûr, Mûr Alid. 1805 - ö. 1882Madde AdıGörüntüle
17FÂ'İZ, Abdülkâdir Fâ'iz Tâlebânîd. 1834 - ö. 1897Madde AdıGörüntüle
18LÜTFÎ, Lütfullâh Efendid. ? - ö. 19. yy.Madde AdıGörüntüle