MEHMET HİCRANÎ, Mehmet Kasım Ülker

(d. 1915 / ö. 20.07.1978)
âşık, çiftçi
(Âşık / 20. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Kars'ın Arpaçay ilçesine bağlı Taşdere (eski adı: Sosgert) köyünde 1910'da doğmuştur. Asıl adı Mehmet Kasım Ülker’dir. Ensar Aslan, doğum tarihini 1915 olarak vermektedir (Aslan 1993: 59). Gürcistan’ın Ağbaba bölgesinden Türkiye’ye göçen Âşık Hasan’ın torunu, Aziz-Kız Yeter çiftinin oğludur (Altınkaynak 1999: V). Hicranî’nin doğumundan sonra, Kars ve civarının Rus işgaline uğramasıyla, ailesi İran’a göçer ve Ruslar geri çekildikten sonra kendi yurtlarına dönerler. Hüseyin, Alesker, Sultan adlarında üç kardeşi daha vardır. Bunlardan Hüseyin'in ağabeyine duyduğu saygıdan dolayı, karşısına çıkıp söz yarıştırmak, karşılık vermek gibi hareketleri, meslek icabı da olsa kabullenemediği için, şiir söylemeyi ve âşıklık yapmayı bıraktığı rivayet edilir. İki çocuğu Ali Ekber ve Ferman vefat etmiştir. Çocuklarından en küçük oğlu Sevdakar hayattadır ve Kars Belediyesi İtfaiye Teşkilatında çalışmaktadır (Altınkaynak 1999: V). Ülker, 20 Temmuz 1978 tarihinde vefat etmiştir.

Düzenli bir eğitim alamayan Hicranî, okuma yazmayı askerlikte öğrenir (Aslan 1993: 59). Mesleğini icra etmek maksadıyla yurt içinde pek çok yeri, yurt dışında İran, Nahcıvan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan gibi ülkeleri gezip görür (Aslan 1993: 60). İçinde yaşadığı toplumun yüzyıllardır süregelen bilgi birikimi ve edindiği tecrübeler aracılığıyla kazandığı ahlaki, kültürel değerler, Hicranî’nin eğitiminde önemli rol oynar. Hicranî ilk türküsünü koyun çobanlığı yaptığı yıllarda söyler (Aslan 1993: 59). Şiirlerinde ‘Ozanî’, ‘Mehmet Ozan’, 'Mehmet Hicranî’, ‘Şair Hicran’, ‘Mim Hicran’, ‘Hicran’, ‘Kul Hicran’, ‘Sefil Hicran’, ‘Dertli Hicran’ ve ‘Hicranî’ mahlaslarını kullanmıştır. Bunlardan ‘Hicranî’ halk asında en çok bilinen mahlasıdır (Altınkaynak 1999: VII). ‘Ozanî’ mahlasını Ankara’da bir akademisyenin verdiği söylenmektedir. Bu bilgiyi de Ensar Aslan doğrulamakta ve Hicranî’ye ‘Ozanî’ mahlasını Gündüz Akıncı vermiştir, demektedir (1993: 62). İhtimaldir ki Kültür Bakanlığı Halk Âşıkları derlemeleri için gittiğinde böyle bir mahlas verilmiştir. Gerekçesi ise ‘Hicrani’ mahlaslı pek çok âşığın veya şairin olmasıdır.

Eserlerinde üslup olarak yumuşak, kucaklayıcı, sevgi ve hoşgörüyle birlikte, merdane bir karşı duruş, keskin bir alay, acımasız bir yergiye de rastlanır. Yaşadığı dönemdeki tartışmalara, özellikle fikir ayrılıklarına şiddetle karşı çıkmakta, hikâyelerinde bunu da sık sık dile getirmektedir (Altınkaynak 1999: X). Hicranî'nin alegorik manzumelerinde köy hayatına ait günlük yaşam tarzı ve uğraşı alanlarına ait derinlemesine bilgi vardır. ‘Irkım, cinsim, neslim, Türküm, Müslümanım. Allahım bir, Peygamberim Muhammet, kitabım Kur’an-ı Azm-i Şan’dır’ diyen Hicranî’de şuurlu bir milliyetçilik vardır (Altınkaynak 1999: VI). 5 Eylül 1974 tarihinde Paşa Toktaş’ın kirveliğini yaptığı sünnet şöleninde, Hicranî, yetmiş iki adet hikâye bildiğini açıklamıştır. Bu hikâyelerin bir kısmı kendisinin, bir kısmı da başkalarının tasnifidir (Altınkaynak 1999: V). Hikâyeciliği bilimsel yazına da geçmiştir (Alptekin 1997: 113). Ensar Aslan, bu hikâyelerinin on tanesini zikretmektedir (1993: 58). Kars ve civarındaki kahvehaneler, konaklar ve köy odalarında gerek dinleyici herkese icracı olarak bulunmak suretiyle sanatını geliştirmiştir (Özarslan 2001: 89). Büyük üstat olarak Âşık Şenlik'i görür. Âşık Şenlik'in oğlu Kasım Şenlik’ten usta-çırak ilişkisi içinde âşıklık eğitimi almıştır. Dolayısıyla Âşık Şenlik, koluna mensuptur (Kaya 2000: 18).

1997'de Ramazan ayında Erdoğan Altınkaynak tarafından yapılan ‘Âşıklar Kahvesi’ derlemeleri esnasında bölgenin tanınmış, şöhretli âşıklarından Âşık Mevlüt İhsani (Bardızlı) ile Âşık Mehmet Hicrani hakkında yapılan sohbet, Hicrani’nin şöhretini, bölge âşıkları üzerindeki etkisini, hikâyecilikteki başarısını en güzel biçimde yansıtmaktadır (1997).

Tamamı yazılış tarihleriyle birlikte kendisi tarafından numaralandırılan: "Ahmed Şah ile Gülüşan", "Alana Satılır", "Ali Mahkeme", "Aşk-ı İlahi", "Büryan ile Güldane", "Efkarlı Adam", "Elvani ile Reyhani", "Enver ile Dürdane", "Ferman Şah", "Fezayi ile Adalı Hanım", "Garip Aslan ile Laleli Sultan", "Garip Fıkralar", "Garip Kahraman ile Gamzeli Sultan", "Geldi Zaman Geçti Zaman", "Gülüstan ile İmran", "Güzeller Yaylası", "İnsanlığa Giden Yollar", "İnsanlığı Terk Ettim", "İskender Bey", "Kenan ile Hanzade", "Mahlukatın Dili", "Mazmun ile Mahmihri", "Muhammet ile Peri Hanım", "Murat Müşteki ile Perihan", "Öz İçinden Sözler", "Salih ile İhtiyar", "Şeriatın Çibanı", "Şeyh Senan ile İbare", "Umman ile Hacer Han", "Vatan Gülü", "Vicdan Azabı", "Yüz Yıllık Yolcular", "Zamani ile Züleyha" gibi hikâyeleri içine alan toplam, yirmi yedi defteri vardır. Tamamı kendisi tarafından tasnif edilen otuz iki hikâyenin yer aldığı bu defterlerden başka kişilerde de olabileceği, asıl sayının bundan çok daha fazla olduğu söylenmektedir. Ensar Aslan’ın çalşımasında zikrettiği Hicranî’ye ait altı hikâye de tebliğinde bahsettiği on hikâye de bu yukarıda sayılanların içindedir (Aslan 1992: 14). Bunların bir kısmı okunamaz hâldedir. Hicranî'nin hikâyeleri âşık tarzı hikâyelerin tasnifinde kullanılan sıralamayı değiştirecek özellik taşımaktadır. Hikâyelerinin içerisinde alegorik manzumeler olduğu gibi, hikemi, felsefi hikâyelere de rastlanmaktadır.

Âşıklık mesleği içinde sadece kendi hikâyelerini değil, bölgesinde bilinen aşık tarzı hikâyeleri ve âşık makam/ havalarını başarıyla seslendirmiştir. Özellikle Karaçi, Hoşdamak, Cevan Öldüren, Atüstü, Guba Keremi, Koçaklama (Köroğlu), Osmanlı Divanisi, Garabaği, Zarınçı havalarını seslendirmekten hoşlanırdı. İran, Gürcistan, Azerbaycan, Nahçivan ve Kuzeydoğu Anadolu coğrafyasında üstat sayılan aşıklara ait şiirler ve hikâyelerden oluşan çok geniş bir repertuvara da sahip olduğu, çevresi ve bölge aşıkları tarafından dile getirilmektedir (Altınkaynak 1999: 21). Yaşadığı dönemde, karakterinin ve üslubunun sertliği, dilinin Azeri Türkçesinin etkisinden kurtulamaması gibi etkenlerden dolayı yeterince tanınamamış, incelenememiş ve araştırılamamış olan Mehmet Kasım Ülker hakkında sınırlı sayıda çalışma yapılmıştır.

Kaynakça

Alptekin, Ali Berat (1997). Halk Hikâyelerinin Motif Yapısı. Ankara: Akçağ Yay.

Altınkaynak, Erdoğan (1999). Âşık Mehmet Hicranî’nin Hikâyeleri. Ankara: Bizim Gençlik Yay.

Altınkaynak, Erdoğan (1997). Kars Çobanoğlu Kahvesi Âşıklar Kültür Merkezi derlemeleri. 12.1.1997. Bant IX. A.Yüzü.

Aslan, Ensar (1993). "Türk Ozan Geleneği İçerisinde Mehmet Ozanî’nin Hayatı ve Sanatı". İpekyolu Uluslar arası Halk Edebiyatı Sempozyumu Bildirileri, 1 – 7 Temmuz 1993. Ankara.

Aslan, Ensar (1992). Çıldırlı Âşık Şenlik. Diyarbakır: yyy.

Kaya, Doğan (2000). Âşık Edebiyatı Araştırmaları. İstanbul: Kitabevi Yay.

Köprülü, Fuad (1962). Türk Saz Şairleri 1- 4. Ankara: Kültür Bakanlığı Yay.

Özarslan, Metin (2001). Erzurum Âşıklık Geleneği. Ankara: Akçağ Yay.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: PROF. DR. ERDOĞAN ALTINKAYNAK
Yayın Tarihi: 21.12.2018
Güncelleme Tarihi: 09.12.2020

İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1OZAN ŞİAR/ŞİARCAN, Seyfettin Ağdaşand. 10.12.1957 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
2Tuncay Zavotçud. 1953 - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
3MUSA AVCId. ? - ö. ?Doğum YeriGörüntüle
4Baki Süha Edipoğlud. 1915 - ö. 15 Eylül 1972Doğum YılıGörüntüle
5Muhtar Körükçüd. 16 Kasım 1915 - ö. 5 Ocak 1985Doğum YılıGörüntüle
6PAŞA ELİF, Elif Kamand. 1915 - ö. 31.07.2003Doğum YılıGörüntüle
7Baki Süha Edipoğlud. 1915 - ö. 15 Eylül 1972Ölüm YılıGörüntüle
8Muhtar Körükçüd. 16 Kasım 1915 - ö. 5 Ocak 1985Ölüm YılıGörüntüle
9PAŞA ELİF, Elif Kamand. 1915 - ö. 31.07.2003Ölüm YılıGörüntüle
10Baki Süha Edipoğlud. 1915 - ö. 15 Eylül 1972MeslekGörüntüle
11Muhtar Körükçüd. 16 Kasım 1915 - ö. 5 Ocak 1985MeslekGörüntüle
12PAŞA ELİF, Elif Kamand. 1915 - ö. 31.07.2003MeslekGörüntüle
13Baki Süha Edipoğlud. 1915 - ö. 15 Eylül 1972Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
14Muhtar Körükçüd. 16 Kasım 1915 - ö. 5 Ocak 1985Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
15PAŞA ELİF, Elif Kamand. 1915 - ö. 31.07.2003Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
16Baki Süha Edipoğlud. 1915 - ö. 15 Eylül 1972Madde AdıGörüntüle
17Muhtar Körükçüd. 16 Kasım 1915 - ö. 5 Ocak 1985Madde AdıGörüntüle
18PAŞA ELİF, Elif Kamand. 1915 - ö. 31.07.2003Madde AdıGörüntüle