TÂ'İB, Muhammed Tâhir

(d. 1204/1790 - ö. 1274/1858)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / 19. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4

Tâ'ib hakkındaki yegâne bilgiler Alî Emîrî’nin Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid adlı eserinde bulunmaktadır. Buna göre Diyarbakır’da dünyaya gelen Tâ'ib’in asıl adı Muhammed Tâhir’dir. Tâ'ib, kendisi de şair olup kumaş ticareti ile uğraşan Muhammed Remzî Efendi isimli bir zatın oğlu, anne tarafından da eski Diyarbakır naibi Muhammed Sâlih Efendi’nin torunudur. Alî Emîrî, Tâ'ib ile hem kapı komşusu olduklarını hem de neseben akrabalık bağları bulunduğunu belirtir. Tâ'ib, ilk eğitimini babasından almıştır. Alî Emîrî, Tâ'ib’in gönül ehli bir insan olduğunu şu hatıra ile anlatır: 1234/1819 yılında Bolu’dan Diyarbakır’a gelen dayısı Şeyh Mustafa Safî Efendi’yi karşılamaya giderken yolunu kaybedip Kürt eşkıyalara rast gelmiş, dostundan emaneten aldığı atı onlara kaptırmış. Hüzünle eve dönüp hadiseyi akrabalarına anlattığı zaman, atın tekrar menziline döndüğü haberini almış ve şeyh efendinin kerametine nail olduğunu anlamış.

1249/1834 yılında maddi darlığa düştüğünde hamiyet sahibi dostlarının aracılığıyla Damgahâne kâtipliğine tayini gerçekleşmiş olmakla beraber mazeret gösterip görevi kabul etmemiş, Diyarbakır Ulu Cami civarında tek göz bir mektupçu dükkânı açıp geçimini sağlamaya çalışmıştır. Babasının vefatından sonra epey zaman mücerret yaşamıştır. Yaşı altmışa vardığında evlenme arzusunu dile getirmiş, akrabası şaire Râhile Sırrı Hanım da tüm masrafları üstlenerek kendi hizmetinde bulunan iffetli bir çalışanını onunla evlendirmiştir. Son demlerinde inzivaya çekilmiş olan Tâ'ib Efendi 1274/1858 yılında vefat etmiştir. Alî Emîrî, mezarının Rumkapı dışındaki mezarlıkta, babasının güney kısmında bulunduğunu belirtir.

Tâ'ib Tâhir Efendi kanaat sahibi, içli, hoş sohbet, nüktedan ve münzevi bir şahsiyettir. Özellikle sanat ve müziğe meraklı olduğu için edebiyat ve sohbet mahfillerinin aranan ismi olmuştur. Alî Emîrî, Tâ'ib’in el yazısıyla kaleme alınmış, farklı şairlere ait onlarca şiir ve şarkının yer aldığı bir mecmuanın oğlu Abdulvahhâb Vehbî Efendi’de olduğunu bildirir. Şevket Beysanoğlu da söz konusu mecmuaya hâlâ ulaşılamadığını belirtir (Alî Emîrî 1328: 123; Beysanoğlu 1996: 328).

Kaynakça

Adak, Abdurrahman (2012). Ali Emiri’nin Gözüyle Diyarbakırlı Şairler. İstanbul: Kent Işıkları Yay.

Alî Emîrî (1328). Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid. Dersaadet: Âmidî Matbaası.

Beysanoğlu, Şevket (1996). Diyarbakırlı Fikir ve Sanat Adamları. C. I. Ankara: San Yay.

Güner, Galip ve Nurhan Güner (hzl.) (2003). Alî Emîrî, Esâmî-yi Şu’arâ-yı Âmid. Ankara: Anıl Matbaası.

Kadıoğlu, İdris (hzl.) (2014). Ali Emȋrȋ Efendi, Tezkire-i Şu’arȃ-yı Ȃmid. Ankara: Sonçağ Yay.

Tanyıldız, Ahmet (2013). “Akrabalık Yönüyle Diyarbakırlı Dîvân Şairleri”. VIII. Klâsik Türk Edebiyatı Sempozyumu (Alî Emîrî Hatırasına) Bildirileri. Diyarbakır: Diyarbakır Valiliği Yay. 334-343.

Madde Yazım Bilgileri

Yazar: DOÇ. DR. AHMET TANYILDIZ
Yayın Tarihi: 23.10.2014
Güncelleme Tarihi: 29.11.2020

Eserlerinden Örnekler

Gazel

Nâz u istignâ iden hûblarda şâhum var benüm

Hasretiyle dembedem bu dilde âhum var benüm

Başlarum her subh u şâm efgâna cânân gûş idüp

Anlasın kim firkatiyle âh u vâhum var benüm

Serv-kad bir şîveli mahbûbdur kim misli yok

Heft kişverde bulınmaz misli mâhum var benüm

Aklumı dîvâne itmiş leyli-i gîsûları

Neyleyüm âlemde bir baht-ı siyâhum var benüm

Tâibâ fursat bulunca rûberû ol dilbere

Hâlüni arz eyle di kim ne günâhum var benüm

(Alî Emîrî (1328). Tezkire-i Şuarâ-yı Âmid. Dersaadet: Âmidî Matbaası. 123.)


İlişkili Maddeler

Sn.Madde AdıD.Tarihi / Ö.TarihiBenzerlikİncele
1KUDSÎ, Müftî-zâde Mehmed Efendid. ? - ö. 1786Doğum YeriGörüntüle
2Osman Ocak Nakiboğlud. 1901 - ö. 23 Haziran 1984Doğum YeriGörüntüle
3BEKRÎ, Hacı Bekir Beyd. ? - ö. 1835Doğum YeriGörüntüle
4BÜYÜK İRŞÂDÎ BABA, Bayburtlud. 1790? - ö. 1865Doğum YılıGörüntüle
5ÂŞIK, Mehemmed Beyd. 1790 - ö. 1861Doğum YılıGörüntüle
6KÂHTÎ, Haçaturd. 1790 - ö. 1876Doğum YılıGörüntüle
7MİCMERÎ, Çankırılıd. ? - ö. 1857/1858Ölüm YılıGörüntüle
8RÂGIB, Es'ad Paşa-zâde Râgıb Bey, İstanbullud. ? - ö. 1858Ölüm YılıGörüntüle
9HÂLİS, Şeyh Abdurrahman Hâlis Talebânîd. 1797 - ö. 1858Ölüm YılıGörüntüle
10HASBÎ, Helvacı-zâde Hasbî Muharrem Efendid. 1862 - ö. 1912Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
11ŞEM’Î, Mehmed Efendid. ? - ö. 1855-56Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
12HAYRET, Mehmed Hayret Efendid. ? - ö. 1824Alan/Yüzyıl/SahaGörüntüle
13MOLLÂ LÜTFÎ, Sarı Lutfî, Deli Lütfî, Maktûl Lütfî, Lütfullâhd. 1446 civarı - ö. 1494 veya 1495Madde AdıGörüntüle
14HİKMETÎ, Hacı Mustafa Hikmetî Efendi, Bozkırlıd. ? - ö. 19. yy.Madde AdıGörüntüle
15KOCA RÂGIB PAŞAd. 1698-99 - ö. 8 Nisan 1763Madde AdıGörüntüle