Madde Detay
ALÎ
(d. ?/? - ö. ?/?)
divan şairi
(Divan/Yazılı Edebiyat / Başlangıç-15. Yüzyıl / Anadolu-Osmanlı-Türkiye)
ISBN: 978-9944-237-86-4
Sehî Bey’in “Şu’arâ-yı mütekaddimîn’dendir” dediği Alî, tezkiresine aldığı “kendisinden önce hayatta olan ve hakkındaki bilgilere büyüklerinden işiterek eriştiği” şairlerdendir (Kut 1978: 202). Ancak Sehî, onun ne zaman, nerede yaşadığına ve hayatına ilişkin diğer ayrıntılara değinmemiştir. Bu belirsizlik nedeniyle, şairin yaşadığı yüzyıl konusunda araştırmacılar da farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Nitekim Kocatürk (1970: 134), ilk divan şairlerinden kabul ettiği Alî’nin XIV. yüzyılda, Çelebioğlu (1999: 44) XIV. yüzyıl sonu ile XV. yüzyıl başlarında yaşadığını, diğerleri ise XV. yüzyıl sanatçısı olduğunu belirtmiştir. Şairin Dîvân’ında bilinen bir kişiye sunulmuş kasidesinin bulunmaması da hangi dönemde yaşadığına dair bir tahminde bulunmaya imkân vermemektedir. Sehî Bey’in, fazilet ve kemal tahsil ettiğine, marifet kazandığına değindiği Alî, “ehl-i ilmdendür” demesine bakılırsa muhtemelen müderristir. Dîvân’ındaki şiirlerinden de sık sık gurbette bulunduğu, yerinden yurdundan ayrı kaldığı ve pirliği dışında şairin hayatına dair bilgi elde etmek ise mümkün değildir.
Alî’nin eserleri şunlardır:
1. Dîvân: 3 kaside, 7’si Farsça, 2’si müstezad olmak üzere 207 gazel, 3 murabba, 19 tuyug, 1 müfred yer alan Dîvân’ın yazma nüshası Ankara Milli Kütüphane Yz. F.B. 222’de kayıtlıdır. Eser üzerine bir yüksek lisans tezi yapılmıştır (Sona 2005). Bu çalışmada hazırlanan metne şairin Eğirdirli Hâcı Kemâl’in Câmi’ü’n-Nezâir’inde yer alan gazelleriyle Kocatürk (1963)’teki tuyugları da eklenmiştir.
2. Derd-nâme: Sehî’nin Derd-nâme-i Alî demekle itibar bulduğunu söylediği mesnevînin nüshası tespit edilememiştir.
Sehî Bey, Alî’nin şairliğini ve şiirini değerlendirirken “şiir üslubunda ve söz vadisinde kudret bulduğuna, sözlerinin akıcı ve edasının nefis olduğuna, yer yer güzel gazeller yazdığına” değinmektedir (Kut 1978: 203). Kocatürk’e (1970: 134-135) göre şairin “çeşitli vezinlerde gösterdiği nazım kudreti ve dil düzgünlüğü hemen hemen mükemmeldir. Herhangi bir taklit kokusu göstermeyen ifadesinde şahsiyet ve samimiyet vardır. Alî, divan şiirinin gazel vadisini ilk geliştirenler arasındadır.” Şiirlerinin en dikkat çekici yönü Türkçe kelimelerin fazlalığı ve dilinin sadeliği olan şair, Türkçeyi kullanmada ustadır. Divan edebiyatının bilinen mazmunlarına yer veren, zaman zaman lafız oyunları yapan Alî’nin, kendini Selmân-ı Sâvecî’ye (öl. 778/1376-77) benzetmesi ve şiirlerinin kemal ehli katında Selmân’ınkilerle denk olduğunu ileri sürmesi ise şiirde takip ettiği tarzı göstermektedir.
Kaynakça
Alî. Dîvân. Millî Kütüphane Yz. F.B. 222.
Cumbur, Müjgân, S. Deniz (2002). “Ali (15. yy.)”. Türk Dünyası Ortak Edebiyatı, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. I. Ankara: AKM Yay. 314.
Çelebioğlu, Âmil (1999). Türk Edebiyatı’nda Mesnevi (XV. yy.’a kadar). İstanbul: Kitabevi Yay.
Eğirdirli Hâcı Kemâl. Câmi’ü’n-Nezâir. Bayezıt Devlet Kütüphanesi. no. 5782. vr. 27a, 73a, 231b, 248a-b, 269a-b, 287b, 311b, 317b, 335a, 407b-408a.
Ergun, Sadettin Nüzhet (1936). Türk Şairleri. C. I. İstanbul.
İsen, Mustafa (hzl.) (1999). Sehi Bey Tezkiresi Heşt-Behişt. Ankara: Akçağ Yay.
Kocatürk, Vasfi Mahir (1963). Divan Şiiri Antolojisi, Başlangıçtan Sonuna Kadar Türk Edebiyatının Divan Şiiri Tarzında Yazılmış En Güzel Şiirleri. Ankara: Edebiyat Yayınevi.
Kocatürk, Vasfi Mahir (1970). Türk Edebiyatı Tarihi, Başlangıçtan Bugüne Kadar Türk Edebiyatının Tarihi, Tahlili ve Tenkidi. Ankara: Edebiyat Yayınevi.
Kut, Günay (hzl.) (1978). Heşt Bihişt The Tezkire by Sehî Beg. Duxbury: Harvard University Sources of Oriental Language & Literatures Turkish Sources V.
Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.
Sona, Fatih (2011). “Divan Edebiyatının İlk Dönem Şâirlerinden Olan Alî ve Divanı”. Journal of Turkish Studies, Festschrift in Honor of Walter G. Andrews 35/III: 145-161.
Tolasa, Harun (2002). Sehî, Lâtifi ve Âşık Çelebi Tezkirelerine Göre 16. yy.da Edebiyat Araştırma ve Eleştirisi. Ankara: Akçağ Yay.
Madde Yazım Bilgileri
Yazar: DR. ÖĞR. ÜYESİ FATİH SONAYayın Tarihi: 15.03.2014Güncelleme Tarihi: 05.11.2020Eserlerinden Örnekler
Gazel
Şehâ bu hüsn çağı böyle kalmaz
Bu şâd u dil ferâğı böyle kalmaz
Hazân bozar bahârun düzdügüni
Safâ gülzârı bâğı böyle kalmaz
Gülistânunda bülbüller yirini
Dutar bu dehr zâğı böyle kalmaz
Mahabbet ipi niçe muhkem ise
Keser mihnet bıçağı böyle kalmaz
Senün hüsnün benüm ışkum geçer dost
Karâr üzre bayağı böyle kalmaz
Fenâ câmı turur bâkî bizüm çün
İçürür devr ayağı böyle kalmaz
Alî’yi niçe hicrünle yakasın
Söyünür derd ocağı böyle kalmaz
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 13-14.)
Gazel
Cân u dilden ne aceb müştâk-ı cânân olduğum
Bir ten-i bî-cânem oldur tâlib-i cân olduğum
Cân virüp ben iremezem yol bulur zülfine bâd
Bu durur hâtır müşevveş dil perîşân olduğum
Gülşen-i hüsnine çeşmüm eşkbâr olduğı ol
Gül yüzin handân ider ben zâr u giryân olduğum
Âkıbet cân-ı azîzi benden alur çün gamun
Gel sana teslîm ideyüm bâri kurbân olduğum
Haddüne meyl itdügümce kâfirî zülfün bana
Virür îzâ ya’ni suçum ehl-i îmân olduğum
Boynuma zencîr-i zülfün takdı bend-i bendeni
Serserî midür sana bes bende-fermân olduğum
Ben Alî’ye âlemün sultânlığından yig durur
İtlerün ile şehâ kapunda derbân olduğum
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 42-43.)
Yayın Tarihi: 15.03.2014Güncelleme Tarihi: 05.11.2020Eserlerinden Örnekler
Gazel
Şehâ bu hüsn çağı böyle kalmaz
Bu şâd u dil ferâğı böyle kalmaz
Hazân bozar bahârun düzdügüni
Safâ gülzârı bâğı böyle kalmaz
Gülistânunda bülbüller yirini
Dutar bu dehr zâğı böyle kalmaz
Mahabbet ipi niçe muhkem ise
Keser mihnet bıçağı böyle kalmaz
Senün hüsnün benüm ışkum geçer dost
Karâr üzre bayağı böyle kalmaz
Fenâ câmı turur bâkî bizüm çün
İçürür devr ayağı böyle kalmaz
Alî’yi niçe hicrünle yakasın
Söyünür derd ocağı böyle kalmaz
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 13-14.)
Gazel
Cân u dilden ne aceb müştâk-ı cânân olduğum
Bir ten-i bî-cânem oldur tâlib-i cân olduğum
Cân virüp ben iremezem yol bulur zülfine bâd
Bu durur hâtır müşevveş dil perîşân olduğum
Gülşen-i hüsnine çeşmüm eşkbâr olduğı ol
Gül yüzin handân ider ben zâr u giryân olduğum
Âkıbet cân-ı azîzi benden alur çün gamun
Gel sana teslîm ideyüm bâri kurbân olduğum
Haddüne meyl itdügümce kâfirî zülfün bana
Virür îzâ ya’ni suçum ehl-i îmân olduğum
Boynuma zencîr-i zülfün takdı bend-i bendeni
Serserî midür sana bes bende-fermân olduğum
Ben Alî’ye âlemün sultânlığından yig durur
İtlerün ile şehâ kapunda derbân olduğum
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 42-43.)
Güncelleme Tarihi: 05.11.2020Eserlerinden Örnekler
Gazel
Şehâ bu hüsn çağı böyle kalmaz
Bu şâd u dil ferâğı böyle kalmaz
Hazân bozar bahârun düzdügüni
Safâ gülzârı bâğı böyle kalmaz
Gülistânunda bülbüller yirini
Dutar bu dehr zâğı böyle kalmaz
Mahabbet ipi niçe muhkem ise
Keser mihnet bıçağı böyle kalmaz
Senün hüsnün benüm ışkum geçer dost
Karâr üzre bayağı böyle kalmaz
Fenâ câmı turur bâkî bizüm çün
İçürür devr ayağı böyle kalmaz
Alî’yi niçe hicrünle yakasın
Söyünür derd ocağı böyle kalmaz
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 13-14.)
Gazel
Cân u dilden ne aceb müştâk-ı cânân olduğum
Bir ten-i bî-cânem oldur tâlib-i cân olduğum
Cân virüp ben iremezem yol bulur zülfine bâd
Bu durur hâtır müşevveş dil perîşân olduğum
Gülşen-i hüsnine çeşmüm eşkbâr olduğı ol
Gül yüzin handân ider ben zâr u giryân olduğum
Âkıbet cân-ı azîzi benden alur çün gamun
Gel sana teslîm ideyüm bâri kurbân olduğum
Haddüne meyl itdügümce kâfirî zülfün bana
Virür îzâ ya’ni suçum ehl-i îmân olduğum
Boynuma zencîr-i zülfün takdı bend-i bendeni
Serserî midür sana bes bende-fermân olduğum
Ben Alî’ye âlemün sultânlığından yig durur
İtlerün ile şehâ kapunda derbân olduğum
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 42-43.)
Eserlerinden Örnekler
Gazel
Şehâ bu hüsn çağı böyle kalmaz
Bu şâd u dil ferâğı böyle kalmaz
Hazân bozar bahârun düzdügüni
Safâ gülzârı bâğı böyle kalmaz
Gülistânunda bülbüller yirini
Dutar bu dehr zâğı böyle kalmaz
Mahabbet ipi niçe muhkem ise
Keser mihnet bıçağı böyle kalmaz
Senün hüsnün benüm ışkum geçer dost
Karâr üzre bayağı böyle kalmaz
Fenâ câmı turur bâkî bizüm çün
İçürür devr ayağı böyle kalmaz
Alî’yi niçe hicrünle yakasın
Söyünür derd ocağı böyle kalmaz
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 13-14.)
Gazel
Cân u dilden ne aceb müştâk-ı cânân olduğum
Bir ten-i bî-cânem oldur tâlib-i cân olduğum
Cân virüp ben iremezem yol bulur zülfine bâd
Bu durur hâtır müşevveş dil perîşân olduğum
Gülşen-i hüsnine çeşmüm eşkbâr olduğı ol
Gül yüzin handân ider ben zâr u giryân olduğum
Âkıbet cân-ı azîzi benden alur çün gamun
Gel sana teslîm ideyüm bâri kurbân olduğum
Haddüne meyl itdügümce kâfirî zülfün bana
Virür îzâ ya’ni suçum ehl-i îmân olduğum
Boynuma zencîr-i zülfün takdı bend-i bendeni
Serserî midür sana bes bende-fermân olduğum
Ben Alî’ye âlemün sultânlığından yig durur
İtlerün ile şehâ kapunda derbân olduğum
(Sona, Fatih (2005). Ali ve Divanı (14.-15. yy.). Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi. 42-43.)